|
Beco lakaplı Behçet Cantürk`ün parası Beylikdüzü`de mi? Beco’nun ortağı Akif Barmak… Cumhuriyet Tarihinin Eb Büyük ve En Uzun Süren Yolsuzluğunu Anlatan ve Halen Devam Eden Kitaptan;
İçişleri Bakanlığının 15.01.2003 gün ve B050MAHO400000/6 sayılı onay, Kontrolörler Başkanlığı’nın 17.01.2003 gün ve B050MAHO400000/163 sayılı kış teftiş görev emirleri İçişleri Bakanlığı, Bakanlık Makamı’nın 13/05/2003 gün ve B050MAH0400000/1498 sayılı onay, Kontrolörler Başkanlığı’nın 16/05/2003 gün ve B050MAH0400000/1521 sayılı araştırma görev emirleri gereği tarafımdan inceleme-araştırması yürütülen İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi Beylikdüzü Belediyesinin Genel Teftişi ve araştırma sırasında alınan beyan aşağıda ve bu beyanın olduğu rapor da ; (3) örnek olarak düzenlenen bu raporun (1) örneği ekinde Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı’nca 18.07.2003 sayılı yazı ile Kontrolörlüğüme intikal ettirilen toplam 40 klasör evrak ile birlikte içerisinde resim ses ve data kayıtlarının bulunduğu 237 adet VCD,4 adet VHS video kaseti ile birlikte inceleme araştırma dosyasını ilgilendiren (31) sırada (3951) parçadan oluşan ekleri ile birlikte gereği için İstanbul 4 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na, eksiz iki örneği de bilgi için İçişleri Bakanlığı Kontrolörler Başkanlığı’na sunulmuştur.01.10.2003 Megakent Kooperatifler Birliği eski yöneticisi Akif DUMAN 27.09.2003 tarihli ifadesinde; “Ben 1992 yılında Ömer Lütfü OKUTAN ‘ın Müteahhitliğini yaptığı kooperatifin (Bey Koop. Bölgesi) İnşaatlarında şantiye şefi olarak çalışmaya başladım.Böylece Beylikdüzüne adım atmış oldum.Daha sonra 1993 yılında S.S. ADAKENT KONUT YAPI KOOP. Birliğinden 60 dairelik bir arsa tahsisi alarak S.S. KLAS KONUT YAPI KOOPERATİFİ adıyla bir kooperatif organize ettim. Bu Kooperatif inşaatını yaparken 1994 yılında beldemiz KAVAKLI adıyla Belediye oldu.Belediye Başkanlığına ANAP’tan ORHAN TIRAŞOĞLU seçildi.1994 yılının sonlarında Adakent’ten sonraki arazilerde yeni bir birlik kurulduğunu ve arsa satışına başlandığını duydum.Bunun üzerine Belediye Başkanını tanıyan Talat ÇAKIR ve bir yakını ile beraber Başkanı ziyaret ettik.Beni Başkan Orhan TIRAŞOĞLU ile tanıştırdılar.Başkana yeni kurulan birlikten arsa almak istediğimizi söyledim.Başkanda henüz çalışmalar tamamlanmadı, bir süre sonra satışa çıkacak tekrar gelirsiniz dedi.Bu arada zaman zaman arsaların satışa çıkıp çıkmadığını kontrol ettim.Aynı dönemde Gürpınar Belediyesinden tahsis aldığını öğrendiğim Pınarkule Kooperatifler birliğine de giderek arsalar hakkında bilgi aldım.Benzer örgütlenme orada da vardı. Projeler daha büyük arsalar daha pahalı olduğu için oradan almaktan vazgeçtik.Nisan 1995 yılında arsaların satıldığı hatta kalmadığı haberi üzerine bir daha Başkan Orhan TIRAŞOĞLU’nun yanına gittim.Kendisinden 1 Adet 60 dairelik blok ve 20 villa arsası istedim.60’lık blok olur ancak villa arsası kalmadı dedi ve bana Gayrettepeye Birliğe git dedi.Kendisine teşekkür edip çıktık.Daha sonra Meclis üyesi Emel BAYRAKTAR ‘ın eşi Fikret BAYRAKTAR’la eczanelerinde yine Talat ÇAKIR aracılığı ile tanıştım ve arsa alımını konuştum.Bana kartını imzaladı ve eşi Emel BAYRAKTAR nedeni ile ödemede kolaylık sağlanacağını söyledi.Bende kartı aldım ancak Birlik merkezi Gayrettepe’deydi ve yerini bilen yoktu.Köydeki Belediye binasının karşısındaki Karadeniz Emlak’tan Mehmet Ali KARADENİZ beni 75.000.000 TL.karşılığı birlik merkezine getirdi.Böylece birlik merkezine arsa alımı için ulaşmış oldum.Birlik merkezinde isminin Nurdoğan BÖLÜKBAŞI olduğunu öğrendiğim şahıs tarafından karşılandım.Başkanı ve Fikret BAYRAKTAR’ı tanıdığımı söyledim.Fikret BAYRAKTAR’ ın bana verdiği kartı ilettim.Kendiside benim şartlarıma uygun olarak 60 dairelik bir blok ve 12 villa arsa tahsisi yapabileceğini söyledi.Bende nakit olarak peşinatı ve vadeli çekleri verdim.Bu arada arsa tahsisi ile ilgili bilgiler aldım.Bana Belediye Başkanı Orhan TIRAŞOĞLU imzalı tahsis belgesini gösterdi.Sadece arsa fiatlarını kapatmışlardı.Onun dışında birliğe arsa tahsisini görüp ondan sonra ödeme yaptım.Ben ödemeleri yapıp senet bodrolarını alacağım sırada odaya bir kişi girdi.Odada bulunan 4-5 kişi hemen odayı terk ettiler.Nurdoğan BÖLÜKBAŞI ayağa kalktı.İsminin Cahit DOĞAN olduğunu daha sonra öğrendiğim kişi masaya oturdu.Benim peşinat ve çeklerimi gördü.Siz ne yapıyorsunuz?dedi.Burayı peşkeş mi çekiyorsunuz?Bu şartlarla tahsis yapılır mı? diye bağırdı. Bende beni Orhan TIRAŞOĞLU ve Fikret BAYRAKTAR gönderdi dedim.Masadaki kartı uzattım.Kartı yere attı,kim bunlar dedi,ne karışıyorlar diye yine bağırdı.Bana peşinatı artırmam ve vadeleri azaltmam karşılığında tahsis yapabileceğini söyledi.Bende söylediği gibi peşinatı artırmak için bir haftalık çek daha verdim ve vadeleri kısaltarak 1 blok ( 60 dairelik ) ve 12 villa arsa tahsisini aldım. (18.04.1995).Arsaları alırken inşaatlara Eylül 1995’de başlayabileceğimiz sözünü de Cahit DOĞAN’dan aldım. Eylül 1995 tarihinde Megakent’in Gayrettepe deki merkezine giderek inşaatlara başlamamız için gereken projelerin, yer teslimi ve yolların açılarak inşaatlara başlanmasının sağlanmasını istedim.Cahit DOĞAN ve Nurdoğan BÖLÜKBAŞI bana henüz projelerin tamamlanmadığını kısa sürede tamamlanacağını söylediler.Bende inandım.Bu arada arsa ödemelerini düzenli olarak yapmaya devam ediyoruz. Ekim 1995 tarihinde tekrar birlik merkezine giderek yer teslimi ve projeleri istedim.Yine aynı şahıslarca projelerin henüz hazır olmadığı Erol beyin çalışmalarının devam ettiği belirtildi. Bende yağmurlar başlamadan temellerden çıkmamız gerektiğini,geç kaldığımızı belirttim.Ancak bir süre daha bekledim.Tekrar yer teslimi ve proje istemeye gittim.Hala hazır değil dediler.Ben de İnşaat Mühendisiyim bizde bol miktarda Mimar ve Mühendis var,projeleri biz yapalım ve İnşaatlara bir an önce başlayalım diye zorlamaya başladım.Benim ve diğer Kooperatif yöneticisi arkadaşların baskılarıyla proje yapımını bize vermek zorunda kaldılar ve projelerin mimarisini, Mimar Mehmet YAZICIOĞLU’na, statikleri İnşaat Mühendisi Rıza HAYAT’a hazırlattık. Kasım 1995 tarihinde birlik yöneticileri Cahit DOĞAN ve Nurdoğan BÖLÜKBAŞI kerhen izinleri ile Bölgede temel atma çalışmalarına başladık. Kepçeleri sahaya (Beylikdüzü Megakent bölgesi) getirdik.Harfiyat almaya başladık.Kavaklı belediyesi zabıta ekibi geldi ve siz burada ne yapıyorsunuz ?dediler.Ben de inşaat yapacağımı belirttim.Zabıta ekibi bana burada inşaat yapamazsının dediler.Önce şaka yapıyorlar sandım.Ancak ısrarla arsanın bizim (Megakentin ) olmadığını ve inşaat yapamayacağımızı söylediler.Bende kendilerine arsayı Megakente Belediye Başkanı Orhan TIRAŞOĞLU’nun sattığını, hatta kendimin Orhan TIRAŞOĞLU ile iki kez görüşüp arsa aldığımı,kendilerinin yanlış anlamış olabileceğini söyledim.Zabıta ekipleri bu arsa Vakfa ait ve mahkemelik, burada inşaat yapamazsınız diye direndiler.Bende ilk kez arsaların bir vakfa ait olduğunu ve mahkemelik olduğunu anladım ama ne olduğunu anlayamadım. Bunun üzerine önce belediyeye gidip Başkan Orhan TIRAŞOĞLU ile görüşmeye çalıştım,fakat benimle görüşmedi.Bende birlik merkezine gittim.Nurdoğan BÖLÜKBAŞI ile görüştüm.Bana önemli bir şey değil; vakıf dava açmış ama biz kazanıyoruz , önümüzdeki ay mahkeme var dava bitiyor, merak etme dedi.Ancak zabıta inşaat yapmamıza müsaade etmedi.Bu gelişmeler üzerine bölgeden arsa almış kooperatif yöneticileri bir araya gelmeye,tanışmaya ve ne olduğunu anlamaya çalıştık.Daha sonra kooperatif yetkilileri olarak toplantılar yapmaya ve kendi aramızda örgütlenmeye başladık.Bu şekilde örgütlü olarak Belediye Başkanı Orhan TIRAŞOĞLU ve birlik yöneticisi Cahit DOĞAN’ la görüşmelerimiz devam etti.Bu görüşmeler sırasında Orhan TIRAŞOĞLU ve Cahit DOĞAN birbirlerini suçlamaya başladılar.Orhan TIRAŞOĞLU Cahit DOĞAN’ın yüzünden arsada sorun olduğunu iddia etmeye başladı.Cahit DOĞAN ise Orhan TIRAŞOĞLU’nun namussuzluk yaptığını,rüşvet yediğini,hatta Ensari ÇEÇEN’in peşinat verdiği Bir Milyar TL.’nin Orhan TIRAŞOĞLU tarafından alındığını,kendisinin makbuz verdiğini,Ensari’nin şahit olduğunu söyledi.Böylece karşılıklı birbirlerini suçlamaya devam ettiler.Biz yine ne olduğunu tam anlayamadık.Ancak Belediye Başkanı Orhan TIRAŞOĞLU eliyle ve Cahit Doğan aracılığıyla DOLANDIRILDIĞIMIZI kesin olarak anladık.Bu aşamadan sonra kooperatif yöneticileri kendi aramızda daha sık toplantılar yaparak organize olmaya çalıştık.Birlik Merkezine giderek Cahit DOĞAN’la toplantılar yaptık.Bu toplantılarda arsa kamulaştırmasının yanlış ve eksik yapıldığını,kamulaştırma bitmeden birliğe tahsis yapıldığını,birliğinde kooperatiflere tahsis yaptığını, yapılan tüm bu tahsislerin problemli olduğunu öğrendik.Bu noktadan sonra çıkış yolları aramaya başladık.Çünkü birliğe ödediğimiz İki yüz Milyar’dan fazla para yok olmuştu ve ortada arsada yoktu. Gelişmeler bu aşamaya geldiğinde bizler Birlik Merkezinde düzenli toplantılar yaparak birliğe müdahale etmeye başladık.1996 yılı şubat ayında yapılan toplantıda ben ve iki arkadaş temsilci seçildik ve ondan sonraki görüşmeleri Kooperatiflerin ortak temsilcisi olarak ben yürüttüm.Bu arada bizler birliğe olan arsa ödemelerini durdurduk.Birliğe para girmeyince Cahit DOĞAN ve ekibi sıkıştı.Öte yandan Belediye Başkanı Orhan TIRAŞOĞLU bizden eski yöneticileri kovun,sizinle anlaşalım diyordu.Bizde Cahit DOĞAN ve ekibinin çekilmesini istedik.Cahit DOĞAN bizim baskılarımıza dayanamadı ve birlikten ayrıldı. Cahit DOĞAN birlikten ayrıldığı gün beni odasına çağırdı.Çetin AYDIN ‘la beraber bana ellerinde video kaset ve ses kasetleri olduğunu,bunları bana vermek istediklerini,Orhan TIRAŞOĞLU’na karşı kullanmamı,Orhan’ın namussuz,esrarkeş biri olduğunu,Orhan olduğu sürece bizim sorunumuzun çözülemeyeceğini iddia etti.Haklı çıktı. Ben ise önerilerini reddettim.Karşılıklı güvene dayanan bir anlayışla hareket etmek istediğimizi belirttim. Cahit DOĞAN ve ekibi birlikten ayrıldığında birlik merkezine bir kişi geldi,benimle tanışmak istediğini söyledi.İsminin Akif BARMAK olduğunu ve birliği satın aldığını,arsa alımında kullanılan paraları kendisinin bulduğunu ve İki Yüz Milyar zararı olduğunu söyledi.Ben çok ciddiye almadım.Çünkü birlik arazisi kamulaştırılırken paranın 11 Milyar TL’sini Orhan TIRAŞOĞLU Bahattin KELEŞ’den borç aldığını ve 22 Milyar TL olarak geri ödediğini iddia etmişti.Yine Ömer GÜLTEKİN’den önemli paralar alındığı söylenmişti.Oysa şimdi Akif BARMAK diye biri çıktı ve kamulaştırma paralarının kendisi tarafından faizle alındığını ve mağdur olduğunu iddia etti. Ben kendisine birliği satın alamayacağını,birliğin tüzel kişilik olduğunu ve sahibi olamayacağını anlattım. Ancak birliğin o tarihe kadar topladığı para 250 Milyar TL civarındaydı.Birlik 3040 konut 232 villa tahsisi yapmış ve toplam 550 Milyar cirosu vardı.Aradaki farkın Cahit DOĞAN ve onlarda olduğunu,o parayla sorunları çözmesi gerektiğini,borç yada faizlerin bizi ilgilendirmediğini söyledim.Bu arada birliğe İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü olduğu söylenen Turgut PEHLİVAN’da gelmeye başladı.O’da birliğe borç para verdiğini ve organizatörlerden olduğunu söyledi.Akif BARMAK bizlere 15 gün içinde arsa işini çözeceği,Başkan Orhan TIRAŞOĞLU ile görüştüğünü söyledi.15 gün sonunda Akif PARMAK bizlere Orhan TIRAŞOĞLU’nun adam olmadığını onu öldürmek zorunda kalabileceğini,bu nedenle bizim devreye girmemizin daha doğru olacağını söyledi, yine kendilerince Boğazköy Belediye Başkanı Cemil SEÇKİN’le yeni bir birlik kurduklarını istersek Boğazköy’den bize yer vereceklerini söyledi.Bizde Boğazköy’den arsa istemediğimizi kooperatif ortaklarına Beylikdüzü’nden arsa aldığımızı anlattık.Önerisini kabul etmedik. Daha sonra aynı birliğe de problemli olarak tahsis yapıldığını öğrendik. Akif BARMAK bizlere yardımcı olmak için Cahit DOĞAN ve ekibine vermiş olduğumuz, ancak tahsil edilmeyen ve tamamen tefecilere kırdırılmış olan kooperatiflerimize ait çek ve senetleri piyasada ki tefecilerden toplayarak bana ve Hüseyin DOĞAN’ a teslim etti.Yaklaşık 280 Milyar TL. değerinde ki evrak herhangi bir bedel ödemeden Birliğimize teslim edilmiş oldu. Aynı dönemde Kooperatiflerin temsilcileri olarak ben,Hüseyin DOĞAN ve diğer arkadaşlar özellikle yönetim kurulu üyesi olan Osman DİNÇ hem ANAP’lı olması hem de birlik yöneticisi olması nedeniyle toplantıların çoğuna katıldı. Arsa sahibi olduğunu öğrendiğimiz Mustafa Enver Adakan Vakfı yöneticileri bizim görüşme taleplerimizi hep geri çevirdiler.Biz kendilerine,bizimde mağdur olduğumuzu,sorunları görüşerek çözebileceğimizi söyledik.Ancak bizi muhatap kabul etmediler.Bunun üzerine bölgede ağırlığı olan ve Adakan Varislerince çok güvenilir bulunan Ali ÇEBİ beyden aracılık yapmasını ve yardımcı olmasını istedik. Bu arada Belediyece kamulaştırılan 1.000 dönüm arazi içinde bulunan ve Adakan varislerine ait olan 133 ada 2 parsel gizli bir anlaşma ile kamulaştırma dışına çıkarılıp Ali ÇEBİ’ ye satılıyor.Adakan Çiftliğinin merkezi olan bu alanı kendilerince açılan İstanbul 6.İdari Mahkeme dosyalarında ki iddia ettikleri gibi tamamen Çamlık ve Meyve ağaçları ile dolu ve emsal 0.10 iken üzerine Çiftlikkent Konut Yapı Kooperatifi Birliği kuruluyor ve emsal 3.00’a çıkarılıyor. Ayrıca eğer bize İnşaat yaptırmazlarsa bizde Çiftlikkent’te İnşaat yaptırmayız dedik.Ali ÇEBİ bey Adakan Vakfı avukatı Yücel DOĞRUEL ile görüşmelerimizi sağladı. Bir yandan da Belediye Başkanı Orhan TIRAŞOĞLU ile görüşmelerimiz devam etti.22 Mart 1996 tarihinde Hüseyin DOĞAN’ın Yakupluda ki bürosunda Kooperatif yetkilileri ve Başkan Orhan TIRAŞOĞLU ‘nun katıldığı bir toplantı yaptık. Bu toplantıda başkan Orhan TIRAŞOĞLU Belediyenin kamulaştırma kararı aldığını bir meclis üyesinin finansör bulduğunu bu finansörden 50 Milyar TL.borç alındığını,kendisinin de 11 Milyar TL borç aldığını 22 Milyar TL olarak geri ödediğini dolayısıyla kendisinin de mağdur olduğunu belirtti.Yine Başkan Orhan TIRAŞOĞLU Megakent yöneticilerinin kendisi hakkında olumsuz konuştuklarını anlattı ve bizlerden isteklerini yaparsak 1 Mayıs 1996 tarihinde inşaatlara başlayabileceğimizi söyledi.Hatta bir Kooperatif 1 Mayıs 1996 tarihinde temel atma töreni bile düzenledi.( S.S. Seyir Sitesi Konut Yapı Kooperatifi. Eyüp ÇEVİK ) Orhan TIRAŞOĞLU’ nun istekleri ise şöyleydi: Vakfın arazileri dışındaki şahıs arazilerine bina yapılmayacak. Şahıs arazileri terk edilecek. Belediyeye 100 Milyar TL ödenecek. Bu şartları kabul edersek arazinin tekrar alınması için çaba harcayacağını söyledi. Bu toplantıdan sonra diğer görüşmelerimiz devam etti.Vakıf avukatı Yücel DOĞRUEL,Ali ÇEBİ, Av.Vural ÇEBİ,Osman DİNÇ, Orhan TIRAŞOĞLU ve benim katıldığım toplantılar yapıldı. Megakentten arsa almış kooperatif yöneticileri olarak bizler bir yandan da Megakentte genel kurul yaparak yönetimi ele almak için çabaladık.Çünkü henüz hiçbir kooperatif birliğe üye yapılmamıştı.Zorla bir gün, para ödeyen bütün kooperatifleri birliğe üye yaptırdık ve 7 Mayıs 1996 tarihinde yapılan genel kurulla Megakentte yasal yönetimi ele aldık. Bütün bu çabalar sonucunda 15 Temmuz 1996 tarihinde Ali ÇEBİ beyin Beykent teki bürosunda, Adakan vakfı avukatı Yücel DOĞRUEL, Orhan TIRAŞOĞLU,Av.Vural ÇEBİ, Osman DİNÇ, Ali ÇEBİ ve benim katıldığım toplantıda ortak bir mutabakata vardık. Bu sözlü anlaşmaya göre: 1) Megakent, Vakfa ait 138 ada 1,2,3 parseller ile 139 ada 1,2 parseller dışındaki arazileri terk edecek ve herhangi bir hak talebinde bulunmayacak. 2) Megakent,Vakfın bu arazilerine karşılık Vakfa ait 28.000 m2 okul,yurt,yaşlılar yurdu,meslek lisesi inşaatlarını anahtar teslimi yapıp,vakfa teslim edecek. 3) Megakent,Vakıf ve varislerine ait tüm bölgenin yeni imar planını hazırlatacak.( Eski plan mahkemece iptal edilmişti.) 4) Belediyenin ikna edilmesi Megakent’e ait olacak. 5) Bunlara karşılık Vakıf ve Belediye,Megakent’e üye kooperatiflerin ve onların ortaklarının daha fazla mağdur edilmemesi için,yasal prosedür eksik bile olsa inşaatların yapımına izin verilecek Kısaca özetlemeye çalıştığımız bu centilmenlik antlaşmasına Megakent olarak bizler tamamen uyduk. Bu centilmenlik antlaşmasına Adakan Vakfı da uydu. Daha sonra belirteceğim gibi , inşaatları yapmamıza izin verdiler, ve ruhsatları (kendi adlarına da )olsa almamıza kolaylık sağladılar. Anlaşma içindeki belediyenin iknası ise hiç kolay olmadı. Sonuçta hala ikna edemedik. Öncelikle belediye başkanı Orhan TIRAŞOĞLU kendisi için 20 blok yeri ve 500 milyar TL istedi. Çeşitli görüşme ve zorlamalarla bu rakam 2 blok yeri ve 100 Milyar TL olarak anlaştık. Bu anlaşma karşılığı Başkan Orhan TIRAŞOĞLU belediyeyle olan bütün sorunlarımızı çözecek ve bize kolaylık sağlayacaktı. Megakent olarak bizler sözlü anlaşma gereği üzerimize düşen yeni imar planı hazırlanması ve Vakfa ait yapacağımız okullar ve yurtların proje hazırlıklarına başladık. Vakfa 5 adet okul,yurt projesini hazırladık. İmar planlarını hazırlama görevi Megakent olarak bize verildi bende bunun zor olduğunu söyledim. Ali ÇEBİ imar planı değişikliği dediğin nedirki bir jilet bir rapidoya bakar on dakikada istediğin plan değişikliğini yaparsın dedi.Bunun üzerine imar planı hazırlanmasını Megakent olarak biz üstlendik. Maliyetlerini Megakent olarak biz ödedik. İmar planlarının belediyece onaylanacağı aşamada başkan Orhan TIRAŞOĞLU Meclis üyelerinden 7 kişinin kendisine muhalif olduğunu (Mecliste 9 üye var.) onların ikna edilmesini bizden istedi. Bende 7 muhalif meclis üyesi ile Muammer BOZTEPE’ ye ait Gürpınar kavşağında ki ofiste toplanarak imar değişikliğinin neden gerektiğini anlattım. Daha önce ki kamulaştırma ve İmar planlarının iptal gerekçelerini anlattım ve yeni bir imar planının zorunlu olduğunu belirttim. Başta Osman BİLGİN ve Emel BAYRAKTAR olmak üzere kendilerinin de mağdur olduklarını, kendi mağduriyetlerinin de giderilmesini istediler. Ben de başkanla anlaştığımızı söyledim. Bizi ilgilendirmez,planlar bizim oylarımızla geçiyor dediler. Ben de arkadaşlarla görüşüp sonucu ileteceğimi söyledim. Arkadaşlarla durumu değerlendirdik. Kişi başı 1’er Milyar’dan 7 Milyar TL. Önerdik. Meclis üyeleri kesinlikle kabul etmediler ,ben de görüşmelerden çekildim. Daha sonra hem birliğimizde delege olan, hem de meclis üyeleri ile araları iyi olan İsmail KARABİBER ve Ensari ÇEÇEN birlik adına görüşmeleri yürütmek istediler. Bu görüşmeler sonucunda İsmail KARABİBER ve Ensari ÇEÇEN Meclis üyeleri ile 32 Milyar TL. karşılığı anlaştıklarını bu parayı ödersek istediğimiz her şeyi yapabileceğimizi söylediler. Biz de başka çaremiz kalmadığından kabul etmek zorunda kaldık. Bu anlaşma ile 7 meclis üyesine 4’er Milyar ve Yakup ÇEBİ’ye de 4 Milyar olmak üzere toplam 32 Milyar ödenecekti. Ancak Yakup ÇEBİ, ben ,Meclis üyeleri ile beraber değilim,bu anlaşma beni bağlamaz dedi. Biz de Meclis üyeleri ile 28 Milyar TL’ye anlaşmış olduk. Bu pazarlıklar ve yeniden zorla rüşvet vermek zorunda kalışımız beni çok rahatsız etti.Yönetim kurulu üyemiz olan aynı zamanda birliğin kurucu yönetim kurulu üyesi olan ve ANAP İst İl yönetim kurulu üyesi olan Osman DİNÇ ‘den İl yöneticileri ile görüşmek istediğimizi söyledim.Osman Dinç’ in aracılığı ile Beyoğlunda bulunan ANAP İl Merkezinde o tarihte İl teşkilat başkanı olan Sühan ÖZKAN ile görüştük. Ben kendilerine yaşadığımız sıkıntıları ayrıntıları ile anlattım.Ve partilerinin bir belediye başkanı ile meclis üyelerinin bizden açıkça ve zorla rüşvet almaya çalıştıklarını söyledim ve bu durumun açığa çıktığında partilerine zarar vereceğini belirttim.Sühan ÖZKAN bana siyasi olarak yardımcı olurum bu ticari bir iştir,ben bu işe karışmam dedi.Bunun üzerine yapabileceğim bir şey olmadığını anladım.Ve istenilen paraları vermeye razı oldum. Bu arada bir yandan da İnşaat çalışmalarına devam ediyorduk. Adakan vakfının müdahale etmemesine rağmen belediye zabıtası ve jandarma bizlerin çalışmasını sürekli engelliyordu. Jandarma kazı yapan kepçeleri bağlıyordu. Hatta bir keresinde çalışan işçilerin üzerine jandarma ateş açtı.Belediye ve Jandarmanın bu baskılarından bıkmıştık. Birliğimiz üyelerinden İsmail AKGÜN,Yakup ÇEBİ’ yi tanıdığını,onun bize yardımcı olabileceğini söyledi. Bir Pazar günü sabahleyin İsmail AKGÜN ‘le beraber Yakup ÇEBİ’nin Gürpınar kavşağında ki bürosuna gittik,derdimizi anlattık. Yakup ÇEBİ bunun üzerine telefonla Orhan TIRAŞOĞLU’nu aradı. Başkan kızıyla beraber kısa bir süre sonra geldi. Yakup ÇEBİ bizim şikayetlerimizi Orhan TIRAŞOĞLU’na anlattı. Orhan TIRAŞOĞLU ise abi sen nasıl istersen öyle olsun, dedi ve izin isteyip gitti. Yakup ÇEBİ bizden Hafriyat işlerinin kendilerinin yapacağını böylece zabıta ve jandarmanın dokunamayacağını söyledi. Öyle de oldu. Bir daha zabıta ve jandarma bizi rahatsız etmedi. Tabi Hafriyat paraları biraz fazla oldu ve Yakup ÇEBİ’ye 28 dairelik bir blok arsası yerini de bedava verdik. (S.S. Yeşil Bahçecik Konut Yapı Kooperatifi.) Bu çabalar sonucunda 1996 yılı Haziran ayında Belediye Meclisince yeni hazırladığımız İmar planları onaylandı.Bu planlarla vakfın okul –yurt ve yüksek okul yerleri de onaylandı. İmar planı onayından sonra Vakıf bizlere güvenmediğini belirterek Ali ÇEBİ beyle 30.10.1996 tarihinde bir ön protokol yaparak vakfa ait bütün araziler için bir anlaşma yaptılar.Bu anlaşma içinde bizim vakfa yapacağımız 28.000 m2 inşaatlarda vardı. Adakan Vakfının başvurusu üzerine vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğü Ekspertizleri bu anlaşmayı hem idari açıdan hem de maddi açıdan yetersiz buldular ve Adakan vakfının yöneticilerinin vakıf çıkarlarını korumadığını belirterek vakıf adına yapılacak inşaat m2. toplam 46.000 m2’ den 71.600 m2’ye çıkardılar. Megakent olarak bizim yapacağımız inşaat m2’si 28.000’den 52.000 m2’ye çıktı.Biz buna rağmen bu anlaşmaya sadık kaldık.Ancak Adakan vakfı Vakıflar genel müdürlüğünden aldığı yetkiyi kullanmayarak anlaşma yapmadı. Belediye cephesinde ise İmar planı değişikliğinden sonra imar durumu alarak projelerimizi onay için belediyeye verdik ve ruhsat müracaatında bulunduk.Başkan Orhan TIRAŞOĞLU bizden öncelikle hakkında dava açmayacağımıza dair garanti ve kamulaştırma için bankaya yatan paranın geri alınmasını istedi.Bizde bizim yasal haklarımızı verirse dava açmayacağımızı söyledik. Çeşitli tartışma ve görüşmelerden sonra ortak bir ibraname hazırladık ve aslını yediemin olarak ANAP İstanbul İl Teşkilat Başkanı Sühan ÖZKAN’ a verdik.Hala onda duruyor olması gerekir. Daha sonra ruhsatları imzalamasını istediğimizde Başkan Orhan TIRAŞOĞLU bizden söz verdiğimiz paraları istemeye başladı.Bizde hiçbir kooperatifin haklı olarak artık para ödemediğini ancak ruhsatlar imzalanırsa para toplayabileceğimizi anlattık. Ancak ruhsat harçlarını yatırmak içinde para gerekiyordu.Ruhsat harçları 21 Milyar TL’den fazla tutuyordu ve bizim bu parayı toplamamız mümkün değildi. Megakent yönetimi olarak bankada yatan kamulaştırma bedelini çekerek ruhsatları almamızın bir zorunluluk olduğu kararını aldık.7 Şubat 1997 tarihinde teminat olarak duran paranın 21.701.736.000 TL’ nı belediye hesabına ruhsat harcı olarak yatırdık.Bu bedel 27 Adet 60 dairelik blok 27 Adet 28 dairelik blok ve 106 Adet villanın ruhsat harcıydı. Ancak daha sonra ruhsat fotokopilerini alırken öğrendik ki Belediye bizden ruhsat harçlarını almasına rağmen 16 blok ve 106 villanın ruhsatlarını vermemiş.Orhan TIRAŞOĞLU bu eksik ruhsatları bizim üzerimizde sürekli baskı aracı olarak tuttu.Daha sonrada istediği paraları alamayınca kooperatiflere cezalar yazarken eksik ruhsatları bahane etti. Yine bu dönemde özellikle 1996-1997 ve 1998-1999 yıllarında bölgemizde bulunan iki adet dere yatağına kaçak toprak dökümü sektör haline geldi.Sözlü ve yazılı olarak defalarca uyarmamıza rağmen kaçak toprak dökümleri yüzünden dere yatakları tepeler haline geldi.Özellikle Migros çarşısının hafriyatı derelere dökülürken ben sürekli direndim.Zabıtayı,Başkan yardımcısı Mustafa TÜRKMEN ‘i,İmar müdürü Ali HAYDAR AK’ ı bölgeye getirmeme ve yazılı dilekçeyle başvurmama rağmen dere yataklarına ve Vakıfça okul yapılacak alanlara toprak dökümüne engel olamadım.Ne yazık ki Adakan vakfı yöneticileri de tüm ikazlarımıza rağmen kendi arazilerine toprak dökümüne seyirci kaldılar. Meclis üyelerine ise söz verdiğimiz paraları ödemeden önce Ensari ÇEÇEN’ in yöneticiliğini yaptığı Kooperatif çeklerini verdik.Daha sonra benim yöneticiliğini yaptığım S.S.Klas konut yapı kooperatifi ve S.S. Mira konut yapı kooperatifi çeklerini Meclis üyesi Osman BİLGİN’e teminat olarak verdim.Elimize para geçtikçe ödedik.Toplam ödediğimiz para yaklaşık 26 Milyar TL olduğu dönemde 1997 yılı başlarında bir gün.Avcılarda ki büroma girerken bina kapısında iki kişi Akif bey sen misin? Dediler.Bende evet dedim.Biri sağıma diğeri soluma geçti.Kendilerini reis’in gönderdiğini söylediler,benimle beraber büroma geldiler ve kendi telefonlarından Reis’lerini aradılar.Adının Ayhan YILDIRIM olduğunu söyleyen bir kişi bir sürü küfür ve tehdit ederek elinde 6.600.000.000- TL çekim olduğunu,bu çeke karşılık 25 Milyar TL. istediğini söyledi.Yine çeşitli küfürler ve tehditlerle telefonu kapattı.Daha sonra adamları da onları bir daha getirmek zorunda bırakmamamı söyleyip gittiler. Bu olay üzerine Orhan TIRAŞOĞLU’nun akrabası olan,zaman zaman korumalığını yaptığını söyleyen ve benim yanıma da gelip giden Ahmet Remzi HIRA’yı aradım.Beraber çekleri teslim alan Osman BİLGİN’in evine gittik.Osman BİLGİN çekin kendisinde olmadığını,Niyazi ELBASANLI’ ya verdiğini söyledi.Ayrıca Ayhan YILDIRIM’ ı tanıdığını kendisine de problem çıkardığını söyledi. Ayhan YILDIRIM ise her gün telefon açarak tehditlerini sürdürdü. Bizler ise Megakent’ de toplanarak olayları değerlendirdik.Kooperatif temsilcileri toplanarak 20 kişi kadar Osman BİLGİN’ in Kavaklı köyünde ki bürosuna gittiler, oraya Ayhan YILDIRIM’ da gelerek hesap mutabakatı yapıldı.Meclis üyelerine ödememiz gereken 28 Milyar’ dan eksik kalan 2 Milyar TL’ nin ödenmesi karşılığı ayrıca bir ödeme yapmamak üzerine anlaştılar.Ancak kalan parayı ödememize rağmen Ayhan YILDIRIM S.S. Klas konut yapı kooperatif’ ine ait 6.600.000.000 TL’ lık çeki vermedi.Daha sonra 14 Şubat 1997 tarihli Büyükçekmece Noteri Mahmut USTAHALİLOĞLU imzalı bir belge ile bu çeki kaybettiğine dair yazıyı Ensari ÇEÇEN aracılığı ile tarafıma gönderdi. Belediye Meclis üyelerinden Muammer BOZTEPE ile birkaç kez görüştüm.Kendisi kişilik ve davranış olarak rüşvet alacak tarzda biri değildi.Bu görüşmeler sonucunda rüşvet almaktan rahatsızlık duyduğunu,kendisine yakışmadığını söyleyerek daha önce meclis üyelerine ödediğimiz paralardan kendisine geçen 2.650.000.000 TL’ sını 22.01.1997 vadeli Toprak bank Beylikdüzü Şube çeki ile bana iade etti.Ben de Megakent te 15 arkadaşla toplanarak çeki iade alıp almayacağımızı tartıştık ve bu çeki tahsil ederek iade aldık. Aynı dönemde başkan Orhan TIRAŞOĞLU’ na ise söz verdiğimiz ödemeleri yapmaya başladık.Öncelikle başkan bankadan çektiğimiz arsa teminat parasının hepsini istedi.Bizde bunun mümkün olmayacağını muhasebeleşmesinin mümkün olmadığını söyledik ve kendisinden ödemelerimize karşılık Kavaklı imar dayanışma vakfından makbuz istedik.Ancak kabul etmedi. İlk önce ruhsatlarımızı imzalaması için 07.02.1997 tarihinde köy içinde ki eski belediye binasında nakit olarak 5 Milyar TL. başkan Orhan TIRAŞOĞLU ‘na teslim ettik ve aynı gün ruhsatlarımız imzalandı.Daha sonra çeşitli tarihlerde nakit + çeklerle ve Hüseyin DOĞAN’ lara ait Kırklareli Demirköy’ de ki orman arazisi (8.250.000.000 TL karşılığı )olmak üzere yaklaşık 55 Milyar TL ödeme yaptık.Yine teminat olarak başkan Orhan TIRAŞOĞLU şahsına ait Yurtbank Avcılar şube çeki olarak 50 Milyar TL teminat verdim.Daha sonra Megakent adına Garanti Bankası Avcılar Şubesinden aldığımız çeki kendi çekim karşılığı teminat verdim.Ancak hala kendi çekimi iade alamadım. 1998 başlarına geldiğimizde belediye başkanı Orhan TIRAŞOĞLU her fırsatta inşaatlarımızı durdurmaya, bizlere engel çıkartmaya devam etti. Eksik verdiği ruhsatları bahane edip villaları yapmamıza engel oldu.16 blok eksik ruhsatı bahane edip sürekli bize zorluk çıkarıyordu.Bir miktar ödeme aldığında bir süre izin veriyordu.Bu durum karşısında ben kendisi ile mücadeleye başlamamız gerektiğini söyledim.Megakentte, hem yönetimde hem de delegelerle görüşmelerimde Orhan TIRAŞOĞLU ile direkt mücadele etmemizi önerdim.Bu durum karşısında Orhan TIRAŞOĞLU bizim yönetim kurulu üyelerimize,benim Megakentin sorunlarının çözümüne engel olduğumu,ben başkanlıktan ayrılırsam Megakentin bütün sorunlarını çözeceğini söylüyor.Yönetim kurulu üyelerinden Ömer ŞATIR ve İhsan KUDAY 18.02.1998 günlü yönetim toplantısında bana istifa edersem Megakentin sorunlarının iki gün de çözüleceğini,benim birliğin önünde engel olmamamı istediler.Ben kendilerine bunun Orhan TIRAŞOĞLU ve Ali ÇEBİ’ nin bir oyunu olduğunu ve sorunların çözümsüzlüğünü onların istediğini ve benden çekindiklerini bu yüzden benden kurtulmak istediklerini anlattım.Ancak yönetim kurulu üyesi arkadaşların ısrarı üzerine benim Megakentin önünde engel olmadığımı yada engel olmamın mümkün olmadığını, sorumluluğun onlara ait olmak üzere istifa etmeyi uygun bulduğumu söyleyerek aynı anda istifa dilekçemi yönetim kuruluna sundum. Hala Megakentin sorunları çözülecek. Benim istifa etmemden sonra yeni yönetimler döneminde Orhan TIRAŞOĞLU baskısı devam etti. İstediği paraları alamayan Orhan TIRAŞOĞLU kooperatifler üzerinde baskı oluşturmak amacıyla bütün kooperatifler,birlik ve tapu sahibi Adakan vakfına önce 1996 yılında daha sonra 2002 yılında çeşitli imar cezaları keserek sindirmeye çalıştı.Kooperatifler haksız ve zora dayalı bu cezalara itirazlar ettiler ve çoğunlukta davalar kooperatifler lehine sonuçlandı.1995 yılı başında başlayan ve kamu kurumunu yöneten kişilerin kişisel eksiklik,hırs ve yasa tanımazlığı sonucu ortaya çıkan Megakent Konut Yapı Kooperatifi Birliği sorunu hala çözüm bekliyor.” Beylikdüzü Belediye Başkanı Vehbi Orakçı bunları biliyor…. Haftaya ikinci bölüm… Kaynak: http://zekibingol1965.sitemynet.com/YOLSUZLUK/ Türk İşi Mortgate ve 775 Sayılı Gecekondu Yasası ve Uygulaması Kitabı |