|
Adalet Bakanına Açık Mektup, Büyükçekmece Adliyesinde Hukuk Katledilmiş Gibi, ve ANAP’ı koruyan AKP’dir, Acaba nedendir? Yazıları ve http://www.acikistihbarat.com/Yazilar.asp?yazi=336 adresinde yayınlanan; Başbakan'a İhaleye Fesat Yerine, Müzayedeye Fesat Suçundan mı İşlem Yapılıyor?
Sitemizdeki ; Adalet Bakanına Açık Mektup, Büyükçekmece Adliyesinde Hukuk Katledilmiş Gibi, ve ANAP’ı koruyan AKP’dir, Acaba nedendir? Yazıları ve http://www.acikistihbarat.com/Yazilar.asp?yazi=336 adresinde yayınlanan; Başbakan'a İhaleye Fesat Yerine, Müzayedeye Fesat Suçundan mı İşlem Yapılıyor?
Makalelerinden sonra Bakırköy 6.Ağır Ceza Reisi Büyükçekmece Adliyesindeki bazı savcı ve hakimler hakkında soruşturma yapmak üzere Adalet Bakanı tarafından görevlendirildi. Hukuk isteyen bazı mağdur olan şahıslar seve seve ellerindeki dosya ve belgelerle ifade vermeye gitti. Soruşturma açılınca insanı delirtecek gerçekler de bir bir gün yüzüne çıkmaya başladı.. Yolsuzlukla Mücadele Derneğinde kurucu üye olan Şakir Uçar b gelişmelerin çok manidar olduğunu kendilerinin yıllarca bugünleri özlemle beklediklerini söyledi. Eğer iç hukuk yollarından bir sonuç alamazlar ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gideceklerini ve yolsuzlukla sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi. Kendilerini asıl mağdur edenin ise Adaleti uygulayanların yasaları çarpıtarak uygulamaları olduğunu söyleyerek şöyle devam etti; eğer adalet hukuka uygun sağlansa idi yüzlerce insan mağdur olmaz idi. Maalesef menfaat temin etmek için her olanak ülkemizde kullanılmaktadır. İleride gelişmeleri kamuoyu ile paylaşarak mücadelesini devam ettireceğini söyledi. Ayrıca Büyükçekmece Adliyesinde aynı sanık hakkında şu ana kadar nedeni bilinmez şekilde bekletilen suç dosyalarından müfettiş raporlarından dava açılmaya başlandığını belirtti. Ve son olarak adaletin nasıl çarpıldığına örnek olması açısından Büyükçekmece Başsavcısının yıllar önce alına savunmasını olduğu gibi kamuoyuna sunarak buna örnek gösterecek diğer dosyaları ve belgeleri de kamu oyuna sunacağız dedi;
İşte Büüyükçekmece Başsavcısının Yolsuzluk Konusundaki Savunması;
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINABAKIRKÖY
İLGİ :07.06.2001 tarih ve Ceza M. 2001/328 sayılı yazınız. Büyükçekmece’den postaya verilen dış zarf üzerinde “Gön Cemal Güneşli” kaydını taşıyan Bülent Deniz ve arkadaşları yazılı tarihsiz dilekçe ile S.S.Esenkent Boğazköy Kooperatifler Birliği ve S.S. Esenyurt Esenevler kooperatifler birliği ile ilgili iddialar nedeniyle sanayi ve Ticaret Bakanlığının 20.05.1999 tarih ve 1999/33 sayılı onayı üzerine Teftiş Kurulu Başkanlığının 27.07.1999 tarih ve 1422 sayılı yazıları ile iddialar doğrultusunda inceleme yapılmak üzere Başmüfettiş Reşat Nadir Özsoğuk ve Müfettiş yardımcısı Naciye Öztürk görevlendirilmiştir. Her iki kooperatif Birliğinin tüm işlemleri defter kayıt ve belgeleri incelendikten sonra müfettişler 56 sahifelik inceleme raporu düzenlemişlerdir. 04.10.1999 tarih ve 4 sayılı inceleme raporlarının en son kısmında “.... ileri sürülen ancak subuta ermeyen iddialar hakkında yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.” Şeklinde ifadelere yer vererek işlem yapılmayı gerektirir bir hususun bulunmadığını açıkça yazmışlardır. Bu incelemeyi yeterli bulmayan Teftiş Kurulu Başkanlığı veya başka bir yetkili aynı iddialar nedeniyle Bakanlık Makamının aynı oluruna dayanarak (20.05.1999 tarih ve 99/33 sayılı) suç tesbitinde daha mahir oldukları düşünülen Mehmet Çakanlar ile Ali Taşçıoğlu adlı Başmüfettişlere görev verilerek Kooperatif Birlikleri hakkında yeniden inceleme yaptırmışlardır. Başmüfettişler Kooperatif Birlikleri nezdinde yaptıkları inceleme sonucunda. S.S.Esenyurt Esenevler kooperatifleri Yönetim Kurulu üyeleri ile Erdem İnşaat taahhüt Ticaret turizm ve san.A.Ş.Yönetim Kurulu Üyelerinin TCK.202 aynı birliğin bazı personelinin TCK.230 maddesine göre cezalandırılmalarına ilişkin 06.11.2000 tarih ve 9 sayılı suç ihbarı raporu yazdıkları bu evrakın 2000/8264 Hz. Kaydına kayıt edildiği. S.S.Esenkent boğazköy Konut Yapı kooperatifleri Birliği Yönetim kurulu üyeleri ile Barış İnşaat Taahhüt ticaret turizm ve Sanayi ltd.şti.Müdürleri, Erdem inşaat Taahhüt Ticaret Turizm ve San.A.ş.Yönetim kurulu Üyeleri ve yine Yeni Yükseliş İnşaat taahhüt ve San.Dış Ticaret Ltd. Kurucularının TCK.nun 202 ve aynı birliğin bazı personelinin TCK.230 ncu maddesine göre cezalandırılmaları yolundaki 08.11.2000 tarih ve 10 sayılı suç ihbarı raporuna ait evrak hazırlık defterinin 2000/8256 Hz.Sayısına kaydının yapıldığı. Sanayi ve Ticaret bakanlığı müfettişlerinin raporlarının birbirleriyle çelişik oluşu ve sonradan inceleme yapıp suç ihbarında bulunan müfettişlerin ihbar raporlarında; Birliğin gerçekleştirdiği işlere ait ihalelerin yasal şekil şartlara uyulup uyulmadığı, hakedişlerin yasalara 88/13181 sayılı malzeme fiat farkı ve eskalasyon kararnamesi hükümlerine uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, sözleşmeye aykırı davranılıp davranılmadığı sözedilmeden ve kooperatif birliklerinin muhasebe kayıtları ile yüklenici firma muhasebe kayıtları karşılıklı uygunluk göstermesine karşın, - Müteahhit firmanın ticaret sicilinde kayıtlı adresini terkederek, enerji santralı yanında bir barakada faaliyetini sürdürmesi, - İş alan firmada Çapan soyadlı kişilerin bulunması, -Firma kasa hesabında hayatın akışına uygun düşmiyecek miktarda fazla para bulunması , - Genel kurul toplantılarında işin büyük bölümü bitirildiği söylendiği halde sonraki,yıllarda fazla miktarlarda paraların ödenmiş olması, Gibi sebeplerle sözleşmede yazılı bedel üzerinde ödenmiş gözüken ödemelerin gerçekte ödenmediğinden bahisle zimmet, zimmete iştirak ve görevi ihmal suçları işlendiğini belirtmişlerdir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin 4.10.1999 tarih ve 4 sayılı raporları ile suç ihbarı raporlarının birbirleriyle çelişik olduğu zimmet suçunun belgelere dayalı olarak net biçimde açıklanmadığı varsayım izlenim ve kanaat gibi sözcüklerle zimmet suçunun isbat olanağı bulunmayışı gözetilerek suçun olup olmadığının varsa miktarının ne olduğunun tespiti için evrak ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmiştir. Suçun oluşması açısından hakediş raporlarının yapılan iş seviyesine, sözleşmeye ve 88/13181 sayılı malzeme fiyat farkı ve eskalasyon kararnamesi hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığının tespitide gerekmekte idi. Bu nedenle hazırlık evrakları, sanıkların savunma sadedinde verdikleri belgeler, kooperatif Birliklerinin hakediş raporları üzerinde inceleme yapıp rapor vermek için inşaat, makine ve elektrik mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti görevlendirilmiş ve evraklar tevdi edilerek rapor vermeleri istenmiştir. Bilirkişiler 28.01.2001 tarihli yazı ekinde sundukları kapsamlı raporlarında sonuç olarak işlerin yasalara uygun yapıldığı, yasalara aykırı bir husus ve işlem bulunmadığını belirtmişlerdir. Yapılan soruşturma sonunda sanık savunmaları, bilirkişi raporları, hazırlık evrakı kapsamı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettişliğinin 04.10.1999 tarih ve 4 sayılı inceleme raporu gözetilerek. 30.01.2001 tarihinde 2000/8264 Hz. Evrakına 2001/152 sayı ile 2000/8256 Hz. Evrakına 2001/153 sayı ile ortada suç bulunmadığından bahisle takipsizlik kararı verilmiştir. Adalet Bakanlığı Başmüfettişleri normal denetim sırasında ve şikayetler nedeniyle yaptıkları inceleme sonucunda bize göre Gürbüz ÇAPAN ile ilgili yoğun şikayetlerin etkisinde kalarak sırf konunun mahkemelere intikalini sağlamak için takipsizlik kararı verilen evrakların yeniden ele alınmasını istediklerinden gereği yapılarak 2001/152 takipsizlik evrakı 2001/-3857 Hz. Sayısına kayden 23.05.2001 tarih ve 2001/40 sayılı fezleke ile, 2001/153 takipsizlik evrakı 2001/3857 Hz. Sayısına kayden 23.5.2001 tarih ve 2001/41 sayılı fezleke ile Bakırköy Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmiştir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müfettişliğinin 04.05.2001 tarihli Mehmet Çakanlar İmzalı yazı uslup ve içerik itibariyle Cumhuriyet savcılarını baskı altına almayı amaçlayan ve kendilerini Cumhuriyet Savcıların üstü olduğu imajını vermeye çalışan bir yazı olduğu izlenimi vermektedir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı memuru olan müfettişin düzenlediği evrakın takipsizlik kararıyla sonuçlandırılması olayı için normal olarak yasal itiraz yolunu seçmesi gerekirken böyle yapmayıp görev sınırlarını aşarak suçlayıcı ifadelere yer vererek konunun Adalet Bakanlığına ve Başbakanlığa intikalini istemesi müfettişin kendisini olayda taraf gördüğü ve bu nedenle Cumhuriyet Savcılarını şikayetle korkutmaya çalışarak üzerlerinde baskı kurma çabasında olduğunun açık göstergesidir. Cumhuriyet Savcılarının verdikleri kararlar beğenilir veya beğenilmiyebilir. Kararlara karşı gidilecek yasal yollar vardır. Başka kurum mensubuna suçlayıcı tarzda kararı eleştiri hakkı vermez. Böyle bir durumun adliye adına kabulü olanaksızdır. Aksi halde gelecekte yargı kararları içinde aynı durumlar ortaya çıkabilir. Bu hususun hayali dahi vahimdir. Başsavcılığımızca yapılan işlemler usul ve yasaya uygun yapılmıştır. Konu Adalet Müfettişliğince de incelenmiştir. Başka yapılacak iş de yoktur. Arz ederim. Cemal DURGUN-19324 Başsavcı Adalet tecelli edeceği ümidiyle.. |