|
Kirlilik yapanlarla bile yolsuzluk yapılıyor, hem de uluslar arası.. Bir ihbar ve şikayet dilekçesini buradan sizlerle paylaşmak istiyorum; T.C. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanlığı, Özel Kalemliğine,
Çin Mafyası İstanbul’da Duyan Var mı? Kirlilik yapanlarla bile yolsuzluk yapılıyor, hem de uluslar arası.. Bir ihbar ve şikayet dilekçesini buradan sizlerle paylaşmak istiyorum; T.C. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanlığı, Özel Kalemliğine, Muhterem Beyefendi, Aşağıda isimleri zikredilen şahıslar ve onların idaresindeki firmalar hakkında bir ihbar niteliği taşıyan bu mektubumun içeriği hakkında gerekli birimlere talimat vermenizin yanında bir de, çok değerli sayın Bakan’ımıza da bir bilgi sunabilirseniz gerçekten önemli bir yurttaşlık görevinin tamamlanmasına katkıda bulunmuş olacaksınız. Öncelikler belirtmeyim ki bu şahıslar, sadece Türkiye’nin giderek iyileşme ve olumlu gelişmeler gösteren dış ticaret imajını değil, aynı zamanda Türk insanının da dünya milletleri gözündeki yerinin yerle bir edecek kadar zararlı işler gerçekleştirmekteler… Yaptıkları iş ve gerçekleştirdikleri sahtekarlık kısaca şu şekildedir: Firma, çöplerden toplanmış olan tüketici kullanımlı plastik pet şişeleri diğer yabancı malzemelerden ayrıştırıp temizliyor ve daha sonra da bunları küçük parçalar (çapaklar) halinde kırıyor ve torbalayıp polyester elyaf hammaddesi olarak yurtdışına pazarlıyor. Bu çapaklar polyester elyaf üreticileri tarafından elyafa dönüştürülüyor ve oradan da çeşitli evsafta mamuller (iplik, fiber, lif, izovat, vs.) elde ediliyor ve maalesef ithalat yoluyla bir şekilde yine ülkemize geri dönüyor. Aslında, bilinçli ve namuslu girişimciler olsalar, Türk ekonomisine ve çevre koruma ve geliştirme çalışmalarına son derece katkıda bulunuyorlar diyebilecekken, maalesef bu fırsatı ve imkanı kötüye kullandıkları için belki de pazarın yolunu tıkamaktalar. Yaptıkları sahtekarlığa gelince: bu iş için, gerçekten de, dünya üzerinde bu tarz dönüştürülmüş pet kırığına aşırı ihtiyaç olduğundan, satıcı tarafından rahatlıkla avans ödeme talep edilebilmektedir. Firma da öyle yapmış ve bir çok müşteriden avans para talep etmiştir; ve bununla da kalmayarak, hiçbir mal yüklemesi yapmadan, ‘’Photoshop’’ bilgisayar programı vasıtası ile sahte yükleme fotoğrafları düzenleyerek, sipariş edilen malları sanki yüklemiş gibi göstermiş ve de bakiye ödemesini de ‘’Bill of Lading’’ evraklarının ‘’draft’’ denilen kopyası ile karşı taraflardan alınmıştır. Aslında burada karşı firmaların da saflığı söz konusu olmuştur denebilir; zira ‘’Bill of Lading’’ belgesinin orginalini alabilmek için malın gerçekten de yüklenmesi zorunludur. En azından belgenin ‘’draft’’ halinin değil de orijinalinin fakslanması ile ödeme yapabilecek iken, bu firmalar maalesef tez canlılıklarının ve sözde uyanıklılıklarının bedelini ağır ödemiştir. Ama firma, böyle akıllı davranan müşteriler olduğu zamanlarda da, bunun da yolunu bulmuş ve bazen, parayı avans olarak çekebilme uğruna yüklemiş olduğu malı ihracat evraklarını yakma pahasına malları limandan geri almıştır. Yani yüklemeyi yapıyorlar ve para geldikten hemen sonra gemi kalkmadan malı geri çekiyorlar. Ben şahsen, aracılık yaparak yeni pazarlar ve müşteriler bulduğum bu firmadaki geçirdiğim süre zarfında, tüm bu olayları tespit ettiğim ilk anda, duruma derhal karşı çıkıp sakın böyle bir şeye tevessül edilmemesini hususunda uyardığımda onlar bana, çok masum bir amaçları olduğunu ve sadece malın ödemesini bir hafta beriye alacaklarını ve böylelikle nakit para ihtiyaçlarını bir nebze olsun gidereceklerini ama şartlar ne olursa olsun, en geç 1 hafta içerisinde bu malı kesin olarak yükleyeceklerini söyleyerek benim tepkimi savuşturdular. Daha sonra o bir haftalar iki haftaya, üç haftaya, vs. çıkarken bana söyledikleri bahane hep ‘’para kalmadı, şuradan gelecek parayla mal alıp yükleme yapacağız’’ veya ‘’çok kar yağdı, mal toparlayamadık’’ şeklindeydi. Hatta bu bahaneleri içim yana, yana, karşı tarafa sunan kişi dahi ben oldum. Hatta onlar daha da ileri giderek bu durumda bile benden yeni müşteri bulmamı ve de avans toplamamı istediler. Ben ise böyle ortamları oluşturduğum halde bilinçli olarak, bitme aşamasına gelmiş yaklaşık 10 işi bozdum ve onları ‘’fiyat pahalı geldi’’, ‘’kalite onaylanmadı’’ diyerek oyaladım ve Türkiye’deki hava şartları ve uzun bayram tatilleri, Hırıstiyan alemindeki Noel tatili, Çin’deki uzun yeni yıl tatili, filan derken de Ocağın ilk haftasını bulduk. Ben bu tarihten itibaren de onları mütemadiyen, aldıkları parayı geri ödemeleri konusunda uyardım ve hatta bayağı sıkıştırdım: zira karşı taraftaki müşteriler de beni oldukça sıkıştırıyorlar ve cep telefonumu kapatmak zorunda kalıyordum. Gel gelelim, onların her seferinde ‘’paramız yok, olunca veririz’’ cevabını alıyordum. Paralarının gerçekten de yok olduğu izlenimini bana da verme için, benim bile 2 aylık sembolik maaş ve aracılık komisyon bedelinden birikmiş alacağımı bugüne kadar ödemediler. Ellerinde taşınabilir ve taşınamaz varlıklar bulunmasına karşın, kesinlikle bunları satarak borçlarını ödemek gibi bir yol seçmediklerini ve de üstelik bu durumdan hiç de rahatsızlık duymadıklarını hissettiğim ve de beni müşterilerime karşı zor duruma soktukları için, bir an önce oradan ayrıldım. Şubat ortasından Nisan ortasına kadar dahi sık, sık kendilerini ziyaret ederek ikna etmeye çalıştım ama onlar ne müşterilerime paralarını iade ne de hakları olan malları yüklemek gibi bir niyet taşımadıklarını bana gösterdikleri için, alacağım hakkım olan bedelin yanması pahasına, yapmam gereken vatandaşlık görevi için harekete geçtim. Tüm potansiyel alıcılara internet vasıtasıyla ulaşıp, durumu izah ettim. Uluslar arası ticari internet sitelerine uyarı ilanları bıraktım. Şimdi de sizlere ulaşarak bu firmanın faaliyetinden haberdar etmek isterim. Şu anda haklarında açılmış (bildiğim kadarı ile) 2 dava mevcut ve sırada 3 dava daha açılacağını bana bildiren firmalar var. Sizlere bu durumu ispat edecek tüm bilgiler ve belgeler elimde mevcuttur. Durumlar bu şekildedir, bilginize sunarım. Saygılarımla, G.Ş. Not: Bana, İstanbul 3.Bölge milletvekili Sn.Mustafa Açıkalın’ın özel kalemi Sn.Kamil Adip Bey vasıtasıla ve de ayrıca 0532…… nolu cep telefonumdan ulaşabilirsiniz. Bahis konusu kişilerin isimleri: A.D., firma ortağı (firmanın diğer ortağının hep, derin devletten bir paşa olduğunu söyler) M.G., bütün bu dalavereleri A.D. adına düzenleyen kişi (A.D. adına bazı hissedarlık ve ortaklıkları temsil etmektedir) Firma İsmi ve Unvanı: B.P.E.İ.T.San.ve Tic. Ltd.Şti. Yukarıdaki dilekçe aynı zamanda Büyükçekmece Başsavcılığına da verildi ve dilekçe sahibinin ifadesi alındı. Hatta bu ifadede alınırken dilekçe sahibi şunu da anlatmıştı; Dolandırılan şirketlerden birinin de Çin Mafyasının sahibi imiş. Alacağı malı alamayınca verdiği parayı takribi 95.000 USD tahsil için bir Türkistanlı kadınla Çin Mafyasından iki kişi gelmiş ve Çin usulü parasını tahsil etmişler. Paraları alan kişinin Büyükçekmece, Mimaroaba’da iki dairesini sattırıp paralarını geri almışlar. Adliyenin lojmanları da yakınmış. Bu arada Çin usulü nasıl diye merak edenler varsa sadece çok kötü bir usul olduğunu söyleyebilirim. Hayalardan biri kavanozda Çin’e diğeri hatıra olarak ilgili şahsa bırakılmakta sanırım.. Asıl dikkat çekilmesi gereken şey ise çevre yasasına göre pet gibi malzemelerle üretim yapan firmalar doğayı temiz tutmak için ürettikleri malzemelerin belli bir yüzdesini takriben % 30’nu tekrar toplamak zorundalar ama sanırım bu Firmalar ki ülkemizde kartel olmuşları da vardır galiba yukarıdaki firmalar gibi yolsuzluk ve sahtekarlık yapan firmalardan fatura alarak bu işi halletmektedir. İşte ülkemize verdiğimiz değer. İşte bizim anlayışımız. İşte bir iş kolu ve devletin ve de milletimizin geleceğinden çalınan bir durum. Adı geçen dilekçede isimler, adresler ve telefon numaraları bende mevcuttur. İlgilenen devlet dairesine iletmek isterim ama sanırım devletin zaten bundan haberi var. Artık işimiz sayın bakan Pepe’nin talimatına kalmıştır. Hani varillerde gösterilen hassasiyeti beklemeyi lüks olarak da kabul etmemekteyim.. Saygılar.. |