|
Küresel seçkinler arasındaki hiyerarşiyi anlayabilmek için önde gelen üç örgüte üyeliklerine bakmak gerekir. CFR, Bilderberg ve Trilateral’in her üçüne birden üye olanı üç yıldızlı, ikisine üye olanı iki yıldızlı, tekine üye olanı tek yıldızlı şeklinde değerlendirebiliriz. Bir de tabii farklı Mason Locaları, Rotary, Lions vs. gibi kuruluşlara üyelik varsa bunlar ek puan kazandıracaktır. Bunların yanı sıra, Skulls&Bones benzeri tamamen gizli topluluklara üyelikler vardır.
Yahudilerin “Küresel Çete”deki yeri Gizli örgütlenmeler, ABD derin devleti yapılanmasının yapıtaşlarıdır. Şöyle söyleyebiliriz ki; bunları parça parça bir araya getirdiğimiz vakit ABD karar mekanizması ortaya çıkmış olur. Bu örgütlerde yer alan seçkin kişiler karar mekanizmasını oluşturur. Kararlar bunlar tarafından alınır. Tüm bu gizli örgütlerden ve istihbarat teşkilatlarından gelen öneriler, çekirdek kadro dediğimiz bir merkeze gelir. Son sözü onlar söyler. Çekirdek kadro 15-20 kişiden fazla değildir. Bu kadroya dahil olmak için tek koşul şudur: Bilderberg üyesi, Trilateral Komisyonu (TC) üyesi, bir de aynı zamanda CFR üyesi olmaktır. Bu çekirdek kadroya yan örgütler ve istihbarat örgütleri hizmet ediyor. CFR, Bilderberg veya Trilateral Komisyon’un aldığı tüm kararlar genellikle tasarı halindeki kararlardır. O öneriler toplanır karar merkezine gelir. Karar merkezinin aldığı mutlak karar, savaş kararı, işgal kararı, savaşı durdurma kararıdır. Bu karar alındıktan sonra görünürdeki ABD Devleti bunu uygulamakla yükümlüdür. Özet olarak şunu söyleyebiliriz, eğer çekirdek kadro içinde değilse, ki çekirdek kadro içerisinde olan ABD Başkanı benim bildiğim kadarıyla hemen hemen yoktur, bu kararları uygulamak zorunda olan Başkan kukladan başka birşey değildir. Buna tek bir istisna verilebilir: Bill Clinton. Hem Bilderberg, hem Trilateral, hem de CFR’ye üye olan tek Başkandır. Küresel seçkinler arasındaki hiyerarşiyi anlayabilmek için önde gelen üç örgüte üyeliklerine bakmak gerekir. CFR, Bilderberg ve Trilateral’in her üçüne birden üye olanı üç yıldızlı, ikisine üye olanı iki yıldızlı, tekine üye olanı tek yıldızlı şeklinde değerlendirebiliriz. Bir de tabii farklı Mason Locaları, Rotary, Lions vs. gibi kuruluşlara üyelik varsa bunlar ek puan kazandıracaktır. Bunların yanı sıra, Skulls&Bones benzeri tamamen gizli topluluklara üyelikler vardır. Sonuçta şöyle bir şema çıkıyor karşımıza: Bir uygulayıcı işlevini üstlenen legal kuruluşlar, bir de gizli çalışmakla birlikte legal görünüşte olan kuruluşlar -ki kamuoyu da son dönemde bunları tartışmaya başladı- mevcuttur. Bilderberg, Trilateral Komisyon, CFR örgütleri gibi aslında bilinen, tanınan; ama aslında faaliyetlerini gizli yürüten, etkinlikleri tam olarak bilinemeyen kuruluşlardır. Bunlar hakkındaki iddialar aslında çok da yeni değildir. Bundan yıllar önce bir CIA ajanı olan David Ross tarafından yazılmış olan kitapta bu mekanizma açık olarak ortaya kondu. ABD’nın bir görünen yüzü vardır, bir de görünmeyen yüzü. Buna aysberg de denilir. Aysberg’in 1/3’ü açıktadır, 2/3’ü gizlidir. Görünen yüz dipteki yapılanmadan emir alır. Yani gizli yapılanma idare eder. İşte en dipte de Skulls&Bones ve Illuminati gibi hem gizli faaliyet yürüten, hem de hiçbir legal kılık giymeyen örgütler vardır. ABD Başkanlarından Franklin Roosevelt, 1933’teki bir yazışmasında “İşin gerçeği şu ki (bunu sen de ben de biliyoruz), büyük merkezlerdeki bir finans unsuru ta Andrew Jackson’ın günlerinden bu yana yönetime sahip olmuştur.” demektedir. ABD Başkanı, kendisini de yöneten ABD’deki Gizli Hükümeti bizzat itiraf etmektedir. Aslında dünyadaki bütün faaliyetleri yöneten ekonomidir. Ekonomiyi yöneten güç de paradır. Bundan dolayı bütün dünyayı yöneten güç bankalar ve bankerlerdir. Olaya bu açıdan baktığımız vakit, ikiyüzyıldır dünyayı yöneten iki büyük bankerlik grubunu tespit ediyoruz. Bu iki grup dünyaya egemen. Diğer gruplar hiyerarşide daha alt sıralarda. Amerika’daki grup, Rockefeller grubudur. Avrupa’daki ise Rothschild ailesidir. Rakama döküldüğünde, bu iki grubun elde ettiği sermaye birikimi, dünya ekonomisinin çok büyük bir bölümünü oluşturmaktadır. Çokuluslu şirketleri de bu finans tekelleri finanse etmekte ve dolayısıyla yönetmektedir. Çokuluslu şirketlerin perde arkasındaki sahipleri bu finans tekelleridir. Dünya ekonomisinin %50’ye yakını aslında bu iki ismin doğrudan ve dolaylı kontrolü altındadır: Rockefeller ve Rothschild. Dolayısıyla ilk önce bankerler vardır. Sonra çokuluslu şirketler. Bankerleri de bu iki aile temsil eder. Atlantiğin iki yakasındaki birkaç oligarşik aile, bunların liderliğinde dünyayı yönetmektedir. Yahudi Rothschild ailesi, aristokrat ve köklü bir hanedandır. Bizzat İsrail devletinin milli kahramanlarından olan Baron M. A. Rotschild’in 19. yy’da söylediği şu sözler, bu hanedanın dünyayı nasıl yönettiğini ortaya koymaktadır: “Bana bir ülkenin parasının kontrolünü verin. Kanunlarını kimin yaptığı umrumda değil.” (“Küresel Çete” kitabından alınmıştır) http://www.turksolu.org/78/turhan78.htm |