|
Asala, PKK ve Beco’dan sonra; Titan, Topal, Kamber Ocaklı, İbrahim Genç, Kürşat Yılmaz, Savcı ve Yargıtay Üyeleri Beylikdüzü’nde Buluştular Mı? Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinden Gülka Konut Kooperatifine tahsisi yapılan bu arazi her ne kadar Gülka Konut Yapı Kooperatifi adına görülüyor ise de bu yer, %50 Ömer GÜLTEKİN’e ile %50 Ömer Lütfü TOPAL’a aittir. Yazılı idi İçişleri Bakanlığının 15.01.2003 gün ve B050MAHO400000/6 sayılı onay, Kontrolörler Başkanlığı’nın 17.01.2003 gün ve B050MAHO400000/163 sayılı kış teftiş görev emirleri İçişleri Bakanlığı, Bakanlık Makamı’nın 13/05/2003 gün ve B050MAH0400000/1498 sayılı onay, Kontrolörler Başkanlığı’nın 16/05/2003 gün ve B050MAH0400000/1521 sayılı araştırma görev emirleri gereği tarafımdan inceleme-araştırması yürütülen İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi Beylikdüzü Belediyesinin Genel Teftişi ve araştırma sırasında alınan beyan aşağıda ve bu beyanın olduğu rapor da ; 1994 yılında Cahit DOĞAN isimli arkadaşım vasıtasıyla Kavaklı’ya geldim. Recep Cahit DOĞAN daha önceden Eskişehir’de ES Çelik fabrikasının genel müdürü idi. Recep Cahit DOĞAN aslen Ordu’lu dur. Bu şahsı da Kavaklı’ya getiren Ordu’lu ağır ceza hakimi Adil GÜREŞÇi isimli şahıstır. Adil GÜREŞÇİ Ordu’lu olduğu için Kavaklı Belediye Başkanı Orhan TIRAŞOĞLU ile memleketten tanışırlar ve sıkı bir dostlukları vardır. Kavaklı Beldesi Belediye olduğunda Orhan TIRAŞOĞLU’nun belediye Başkanlığına aday olması fikri de Adil GÜREŞÇİ’den çıkmıştır. Adil GÜREŞÇİ Kavaklı ve bölgede bulunan boş arazilerde yapılmakta olan ve ilerleyen zamanlarda yapılacak olan inşaat sektörünün canlılığını görmüş, binlerce dönümlük boş arazilerde yatan rantın farkına vararak buradan elde edebileceği rantı daha o zamandan hesaplamıştır. Bu ranta ortak olabilmek için de rahatlıkla kullanabileceği birinin Belediye Başkanı olmasını hesaplayarak bu iş için kendisine göre en iyi kişi olan Orhan TIRAŞOĞLU’nun Belediye Başkanlığına aday olması için büyük çaba harcamış ve onun akıl hocalığını yapmıştır. Adil GÜREŞÇİ o yıllarda Büyükçekmece bölgesinde sözü en çok geçen siyasilerden Ali ÇEBİ ile Orhan TIRAŞOĞLU’nu tanıştırarak Orhan TIRAŞOĞLU’nun ANAP. dan Kavaklı Belediye Başkanı adayı olması için icazet almıştır. Recep Cahit DOĞAN isimli şahsı da Adil GÜREŞÇİ iyi tanımaktadır. Hatta Recep Cahit DOĞAN ile Adil GÜREŞÇİ’nin akrabalıkları da vardır. Recep Cahit DOĞAN’ın kızkardeşi Cahide GÜREŞÇİ, Adil GÜREŞÇİ’nin yeğeni Bülent GÜREŞÇİ ile evlidir. Orhan TIRAŞOĞLU ile Recep Cahit DOĞAN’ı tanıştıran da Adil GÜREŞÇİ’dir. Yine o yıllarda Recep Cahit DOĞAN’ın yurt dışından getirdiği beş milyon mark tutarındaki kara parası nedeniyle mahkemelik olunca davaya Beyoğlu savcılarından İbrahim AVCI bakmıştır. Savcı İbrahim AVCI Adil GÜREŞÇİ’nin çok iyi arkadaşıdır. Bu davada Recep Cahit DOĞAN ilk olarak tutuklanmış ve Bayrampaşa cezaevinde kalmıştır. Adil GÜREŞÇİ aracılığı ile İbrahim AVCI Recep Cahit DOĞAN’ın serbest bırakılmasını sağladı. İbrahim AVCI’nın Bu davadan da Recep Cahit DOĞAN’ın kurtulması için menfaat karşılığında Recep Cahit DOĞAN’a çok büyük yardımları olmuştur. Örneğin benim size getirdiğim belgeler arasında bulunan Siyah kapaklı kapak sayfası çıkarılıp takılabilen iç kapağı siyah, yeşil ve eflatun renkli kumaştan yapılı siyah kapak üzerinde Özkar İnşaat Sanayi Ticaret Limited şirketi yazılı ve altında şirketin adresleri bulunan 1995 yılı ajandasının 20 Haziran tarihli sayfasında Savcı İbrahim AVCI’ya Megakentin muhasebesini yürüten Recep Cahit DOĞAN’ın öz dayısı Hicabi Ekşi’den alınan Megakentin 144 nolu makbuzu ile kırkmilyon TL. ödeme yapıldığı, aynı ajandanın 10 TEMMUZ tarihli sayfasında yine megakentin kasasından 216 ve 217 nolu makbuzları ile alınan on millyon tL. ve kırk milyon tL. tutarındaki paraların Savcı İbrahim AVCI’ya ödeme yapıldığı, yine aynı ajandanın 21 temmuz tarihli sayfasında İbrahim Avcı’ya Megakentin 253 nolu kasa fişi ile alınan Otuz Milyon Tl. paranın ödeme yapıldığı, görülmektedir. Orhan TIRAŞOĞLU 1994 yılında Kavaklı da yapılan ilk Belediye Başkanlığı seçimini kazandıktan sonra, hemen bir rant kapma, kısa yoldan zengin olmak için planlı bir çalışma içine girmişlerdir. Bu şahısların bu anlamda yaptıkları ilk çalışmalardan birisi de Megakent Konut yapı Kooperatifleri Birliğini kurmaktır. Bu kooperatif birliğinin kurulması fikri de Hakim Adil GÜREŞÇİ ve Recep Cahit DOĞAN’dan çıkmıştır. Orhan TIRAŞOĞLU Belediye Başkanı seçildikten sonra seçimde ikamet etmediği halde Recep Cahit DOĞAN Meclis üyeliğine aday oldu. Adil GÜREŞÇİ’nin isteği doğrultusunda Belediye Başkan yardımcılığı görevine getirilerek rantın kolayca elde edilip paylaşılması için hazırlanan plan yürürlüğe girdi. Recep Cahit DOĞAN, Orhan TIRAŞOĞLU’na Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği kurulması fikrini verdikten sonra birliğin kurulması için bütün çalışmaları da bizzat Recep Cahit DOĞAN kendisi yapmıştır. Ardından Recep Cahit DOĞAN bana bir kooperatif kurduğunu bu kooperatifin idaresi için güvenilir birinin gerektiğini anlatarak. Dostluğumu da kullanarak benim bu kooperatifin başına geçmemi istemiştir. Benim o zamanlar kooperatifçilik hususunda bir bilgim yoktu. Recep Cahit DOĞAN benim yanıma gelerek bana; kendisinin Adil GÜREŞÇİ aracılığı ile Ali ÇEBİ ve Orhan TIRAŞOĞLU ile tanıştığını, Orhan TIRAŞOĞLU’nun Ali ÇEBİ aracılığı ile Kavaklı Belediye Başkanı olduğunu kendisinin de Ali ÇEBİ ve Orhan TIRAŞOĞLU vasıtasıyla Kavaklı Beldesinde Anap’dan meclis üyesi olduğunu anlattı. Bana; yedi tane kooperatifin bir araya getirilmesi ile Kavaklı’da bir kooperatif birliği kuracaklarını bu birliğe de Kavaklı Belediyesi olarak tahsis yapacaklarını anlattı. Bu işte iyi para olduğunu, ancak finansmana ihtiyaç duyduklarını anlatarak, Birliğin yönetimi için güvenilir birine ihtiyaç duyduklarını anlattı. Ben ne kadar para lazım olduğunu sordum. Bana 73 Milyar TL. para lazım olduğunu söyledi. Birlikte gidelim seni de Orhan TIRAŞOĞLU ile tanıştıracağım dedi. 1994 yılında Belediye Başkanlığı seçiminden yirmi gün kadar sonra Kumkapı’da bir akşam yemeğinde Talip Restoran da buluştuk. Benim o sıralarda arabam yoktu. Bu nedenle arkadaşım Atilla BAŞARAN’a ait olan Mercedes S320 marka araç ile gittim. Orhan TIRAŞOĞLU ile ilk kez bu restoranda bir araya geldik ve bu restoranda tanıştık. Restoranda tanıştıktan sonra Orhan TIRAŞOĞLU ne güzel araban var keşke benim de böyle bir arabam olsa dedi. Bende teşekkür ettim. Bu sırada Cahit DOĞAN kulağıma eğilerek, bana bak, bu adam sayesinde iyi para kazanacağız sen bu arabayı Orhan TIRAŞOĞLU’na ver dedi. Ben nasıl olur araba benim değil arkadaşımın dedim. Cahit DOĞAN’da Başkandan bir arabayı mı kıskanıyorsun sen anahtarları ver, beraber parasını öderiz dedi. Bende olayı fazla ciddiye almadım ve aracın anahtarlarını masaya koyarak şaka yollu; Başkanım bir otomobil senden kıymetli mi al senin olsun dedim. Aaa birde ne göreyim Orhan TIRAŞOĞLU o kadar insanın içinde hiç utanmadan anahtarları ciddi ciddi aldı ve cebine koydu. Sonra bana dönerek bu aracın satışını da yarın hemen yapalım arabayı Abim Cemil TIRAŞOĞLU üzerine yaparsınız dedi. Ben ne diyeceğimi şaşırdım. Cahit DOĞAN araya girerek tamam başkan yarın satışı hallederiz sen merak etme dedi. O gece Orhan TIRAŞOĞLU arabanın anahtarlarını aldıktan sonra bizi gece eve bile bırakmadı otomobil ile birlikte evine gitti. Bende taksi tutarak eve döndüm. Böylece ilk tanıştığımız gece Orhan TIRAŞOĞLU’na bir oldu bitti ile arkadaşım olan ve galericilik yapan Atilla BAŞARAN’a ait olan 34 UUT 07 plakalı 1991 model mercedes marka aracı hediye etmiş olduk. Ertesi gün Orhan TIRAŞOĞLU telefon etti. Arabanın satışını alda satışı yapalım dedi. Ben Atilla BAŞARAN’a gittim. Abı böyle böyle oldu arabanın parasını ödeyelim aracın satışını ver dedim. Tamam dedi. Aracın parasını daha sonra Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine tahsis edilen bir araziye mahsup ettik. Otomobilin satışını aldım. Aracın devrini Cemil TIRAŞOĞLU adına yaptık. Devir parasını bile Orhan TIRAŞOĞLU ödemedi ben ödedim. Aracın devrini Cemil TIRAŞOĞLU adına yaptık. Bu aracın parasının ödenmesine ilişkin kendi tuttuğum kayıtlarda size getirdiğim ajandalar içinde bulunmaktadır. Ruhsat Cemil TIRAŞOĞLU adına çıktı.Trafikten tetkik edildikten sonra bunu göreceksiniz. Orhan TIRAŞOĞLU ile tanıştıktan sonra Kavaklı Beldesine Recep Cahit DOĞAN ile birlikte gittik. Recep Cahit DOĞAN bana Belediyenin tahsis edeceği arazileri gösterdi. Tabi o zamanlar şimdiki gibi binalar falan yok, Kavaklının aşağıları bataklık yerlerdi. Arazilere baktık. Recep Cahit DOĞAN kurulacak olan üst birliğe belediye olarak tahsisler yapacaklarını bana anlattı. Bu iş için yetmiş üç milyar TL. para lazım olduğunu da yineledi. Ben tamam dedim. Sirkecide de faizcilik yapan Genç Faktoring firmasının sahibi İbrahim GENÇ’den bir milyon Dolar faizle borç para aldım. Para için senet yaptık. İpotek falan vermedim. Bir de Sarıyer de Fuat paşa otelinin sahibi olan Antep’li Mustafa ÖZYARDIMCI ’dan da faizle epey bir borç para aldım. Birde Kapalı çarşıda tefecilik yapan Kanber OCAKLI ile ortağı Akif BARMAK isimli şahıslardan da faizle borç paralar aldım. Aldığım paraları Büyükçekmece Ziraat bankasından Kavaklı Belediyesi adına Yetmişüç milyar TL. para yatırdım. Parayı yatırdıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanı Erol ÖZBEK’e gittim. Durumu anlattım. Bana Çetin sen parayı bulmuşsun zengin oldun zengin dedi. Cahit DOĞAN ile de Erol ÖZBEK tanışıyorlarmış. Erol ÖZBEK aracılığı ile Osman DİNÇ, İrfan KARAKAŞ, Mehmet İhsan KUDAY isimli şahıslarla tanıştım. Bu şahısları da Recep Cahit DOĞAN da tanıyordu. Ayrıca birde Recep Cahit DOĞAN’ın Eskişehir’de Es Çelik fabrikalarında Genel Müdür yardımcılığını ve gizli kasalık görevini yapan Nurdoğan BÖLÜKBAŞI ile tanıştırıldım. Osman DİNÇ Anap İstanbul İl sekreteri idi. İrfan KARAKAŞ ise ANAP Genel Başkanı Mesut YILMAZ’ın köylüsü ve çocukluk arkadaşı Mesut YILMAZ’ın çok samimi görüştüğü sağ kolu dedikleri kişi idi. Kurulacak olan Kooperatif Birliğini bu şahıslarla kuracağımı söylediler. Hatta Cahit DOĞAN Birlik yönetimi başkanlığına Nurdoğan BÖLÜKBAŞI’nın getirilmesini istedi. Çünkü Eskişehir’de de Nurdoğan BÖLÜKBAŞI Cahit DOĞAN’ın gizli kasalığı görevini yapmıştı. Ancak yetmiş üç milyar TL. parayı ben ödediğim için bunu kabul etmedim. Başkanı ben olacağım dedim. Bu şahıslar beni daha sonradan Okan Holdingin Sahibi aslen Antepli olan Bekir OKAN’a götürdüler. Bu sırada daha kamulaştırma işlemi ve arazi tahsisi de yapılmamıştı. Hatta Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği bile henüz kurulmamıştı. Bekir OKAN ile görüşüldükten sonra Cahit DOĞAN Bekir OKAN’a kurulacak olan Kooperatiflerden tam dokuz yüz adet dairenin arsa tahsisini yaparak arsayı sattı. Ortada ne kooperatif ne arsa nede daire vardı. Bu satış işlemi de Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanı Erol ÖZBEK’in Şile’de kurduğu Ağlayan Kaya Konut Yapı Kooperatifi isimli kooperatifi tarafından yapılmış gibi sözleşme yapıldı. Dokuz yüz daire için Okan Holdingin sahibi Bekir OKAN’dan altı milyon Dolar tutarında senet ve çek alındı. Zaten Bekir OKAN’dan alınan çeklerden sonra iş büyüdü. Okan Holdingin Okan inşaat, Okan tekstil, İsot İnşaat gibi bünyesinde bulunan firmalara ait çekleri kime götürülse nakit para muamelesi görüyordu. Bu Cahit DOĞAN ve ekibine nakit akışı sağladı, bu arada Orhan TIRAŞOĞLU başladı ben para istiyorum demeye. Bir milyon Dolar parayı nakit olarak iki poşete doldurduktan sonra, Bu paraları Osman DİNÇ ve Nurdoğan BÖLÜKBAŞI’na teslim ettim. Bunlar da bu parayı, Kavaklı’da Büyükşehir Mahallesinin içindeki Orhan TIRAŞOĞLU’nun abisi olan Cemil TIRAŞOĞLU’na ait olan Ortaş EMLAK isimli iş yerinde Orhan TIRAŞOĞLU’na verdiler. Ben daha sonraki günlerde arsa tahsisi yapılacağı için sık sık Kavaklı Belediyesinin Bulunduğu Kavaklı Köyüne gidip geliyordum. Orhan TIRAŞOĞLU ve Recep Cahit DOĞAN belediyede de ayrı bir şirket kurmuşlardı. Yeni yeni yapılaşma olduğu için inşaat yapmak üzere başvuran herkesten hem Cahit DOĞAN hem de Orhan TIRAŞOĞLU ayrı ayrı para koparıyordu. Fabrika inşaatlarının üç tanesinin inşaatlarını yapan şahıslardan bu şekilde benim yanımda para aldılar. Bu fabrikalardan biri tanrıverdi isimli fabrika diğeri de Çorap fabrikası idi. Ben belediyeye gidip geldikçe Orhan TIRAŞOĞLU’nun da istekleri hiç bitmiyordu. Bana bir gün kendisine bir milyon dolar lazım olduğunu söyledi. Bu isteğini daha sonradan Cahit DOĞAN’da defalarca yineledi ve Orhan TIRAŞOĞLU’na mutlaka bir milyon Dolar para verilmesi gerektiğini yoksa arsaların Belediyeden tahsisinin yapılmayacağını söyledi. Bende tekrardan biraz önce isimlerini söylediğim şahıslara Okan Holdingten aldığımız senetleri bir kısmını kırdırarak nakit para temin ettik. Yine aynı dönemde Şişli ilçe emniyet müdürü olan İlhan ÖKER’den de Yüz bin dolar borç para aldım. Bu konuda da size getirdiğim defterlerimde aldığım notlar bulunmaktadır. Yine bu şahsa Megakentin kasasından yapılan ödemelere ilişkin aldığım notlarda bulunmaktadır. Daha sonra aynı günlerde Bir gün Bakırköy Adliyesinde Ağır Ceza Hakimi olarak görev yapan Adil GÜREŞÇİ ile Recep Cahit DOĞAN ikisi birlikte benim yanıma geldiler. Bana; Orhan TIRAŞOĞLU’nun başında sıkıntısı var. Orhan tehdit ediliyor, bu işi sen hallediver dediler. Ben durumun ne olduğunu sordum. Bana; Ömer Lütfü TOPAL’ın ortağı olan Ömer GÜLTEKİN isimli şahsa Orhan TIRAŞOĞLU’nun bir arsa sattığını ancak daha sonradan bu arsanın tapusunu veremediklerini, Orhan TIRAŞOĞLU’nun Ömer GÜLTEKİN ve dolaylı olarak Ömer Lütfü TOPAL tarafından tehdit edildiğini bu nedenle bu arsanın parasını Ömer GÜLTEKİN’e ödememi istediler. Daha sonra arsanın tahsisinin kurulacak kooperatif birliğine yapılacağını söylediler. Bahsettikleri arsa 5 blok 300 dairelik bir konut tahsis arsası olduğunu söylediler. Bende tamam dedim. Ömer Gültekin’in Haramiderede yol üzerindeki yazıhanesine gittim. Ömer GÜLTEKİN’e Orhan TIRAŞOĞLU’ndan aldığı arsayı bana satmasını istedim. Ömer GÜLTEKİN bana; “Orhan TIRAŞOĞLU sahtekarın birisi ben bu adamı mahvedeceğim, elimdeki evrakla onu görevden aldıracağım” dedi, bende hayırdır hele şu olayı bana bir anlat dedim. Ömer GÜLTEKİN’de bana; Kavaklı’dan arsa almak için Ali ÇEBİ’nin yanına gittiğini, Ali ÇEBİ’nin de kendisini Orhan TIRAŞOĞLU’na götürdüğünü, burada Orhan TIRAŞOĞLU’nun kendisine bir tapu gösterdiğini ve bu arsayı sana satabilirim dediğini anlattı. Ancak karşısındaki bir belediye başkanı olduğu için tapuyu isteyip bakmadığını itimat ederek kendisine gösterilen tapunun gerçek olduğu zannıyla bir milyon iki yüz bin dolar para ödediğini ancak parayı ödedikten sonra Orhan TIRAŞOĞLU’nudan tapuyu istediğinde, ne tapuyu nede arsayı alabildiğini ortada tapunun da arsanın da olmadığını, sadece kendisine bir belge verildiğini bu belge üzerinde ise, Belediye Meclisinin şu tarih sayılı kararı ile kamulaştırılan arazi Gülka konut kooperatifine tahsis edildi. Yazılı olduğunu anlattı. Ancak o tarihte tahsis falan yapılmamıştı. Bu nedenle verilen belgede sahte idi. Bu yüzden Orhan TIRAŞOĞLU bu belgenin savcılığa götürülüp kendisinin şikayet edilmesinden korkuyordu. Ben Ömer GÜLTEKİN ile anlaştım ve yine İbrahim GENÇ’den bir milyon iki yüz bin dolar parayı faizle borç aldım. Ömer GÜLTEKİN’e elli iki milyar TL. karşılığı bir milyon iki yüz bin doları çeklerle ödedim. İbrahim GENÇ’den bu ödeme için aldığım faizli borca ilişkin olarak tuttuğum kayıtlar size getirdiğim kapağında Özkar inşaat, Sanayi ticaret yazılı deri kaplı 1995 yılı ajandası içinde 16 Mayıs 1995 tarihli sayfada yazılı bulunan hesaplardır. Bu parayı nakit olarak Ömer GÜLTEKİN’e vermedim. Parayı günlü çeklerle Kentbank Merkezindeki hesabıma ait günlü çeklerle ödedim. Çek tarihleri size getirdiğim çek defterimde Ömer GÜLTEKİN ismi karşısında numaraları ile birlikte bulunmaktadır. Gülka konut yapı kooperatifine daha sonradan Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından yapılan arsa tahsisine ilişkin tahsis yapıldığına dair tanzim edilen tahsis belgesini de size ibraz ediyorum. Ayrıca beraberimde ki, benim verdiğim çeklere ilişkin olarak tuttuğum çek kayıt defteri üzerinde Ömer GÜLTEKİN ve Orhan TIRAŞOĞLU’na yaptığım çek ödemeleri ve bu çeklerin vadeleri ile numaraları da yazılı bulunan defterimden fotokopi de veriyorum. Ben bu kayıtları dün tutmadım. Bankadan çeklerin asıllarını isteyebilirsiniz. Ben parayı Ömer GÜLTEKİN’e çeklerle ödeyerek belgeyi kendisinden aldım. Daha sonra Adil GÜREŞÇİ ve Cahit DOĞAN benden Orhan TIRAŞOĞLU’nun Gülka konut yapı kooperatifine düzenlediği sahte arsa tahsisi belgesini istediler, ancak ben çeşitli bahaneler uydurarak belgeyi vermeye yanaşmadım. Bu belge tamamen sahte bir belge idi. Bu nedenle belgeyi ısrarla istediler sonuçta Cahit DOĞAN belgeyi benden aldı. Halen de kendisindedir. Bu arsa adakentin içinde bulunan üzerine beton dökülmüş demir filizleri bulunan arsadır. Aradan bir süre geçtikten sonra, Ömer GÜLTEKİN’e ödediğimiz bir milyon iki yüz bin dolar tutarındaki paraya karşılık olarak bize tahsis edileceği söylenen arazi, bir türlü belediye tarafından Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine tahsisi yapılmıyordu. Bu sıralarda bize tahsis belgesi ile tahsisi yapılan elli iki parsellik arazilerin tapularının Belediye adına çıkarıldığı ve Orhan TIRAŞOĞLU’nun da yeni bir rant olarak bize tahsisi yapılan arazileri tapularını aldıktan sonra başka şahıslara satılmak üzere görüşmeler yapıldığını öğrendik. Bunun üzerine ben bu duruma çok kızdım. Ömer GÜLTEKİN’in haramiderede yol üzerinde bulunan bürosuna gittim. Kendisine Ömer Bey, bu iş böyle olmuyor. Ben size parayı ödedim. Ancak yerin tahsisi yapılmıyor. Ben bu işten vaz geçtim benim paramı geri verin araziyi siz alın dedim. Ömer GÜLTEKİN de bunun üzerine bu konuyu karşılıklı görüşelim, dedi ve beni Gürpınar Belediye Başkanı Veliddin KÜÇÜK’ün makamına götürdü. Ömer GÜLTEKİN’in Gürpınar Belediye Başkanı Veliddin KÜÇÜK ile araları çok iyi imiş. Birlikte Veliddin KÜÇÜK’ün makamına gittik. Veliddin KÜÇÜK Orhan TIRAŞOĞLU’na telefon etti. Telefonda bir gün sonrasında Ömer GÜLTEKİN’in ofisinde buluşulmak üzere konuşuldu. Bir gün sonra ben, Ömer GÜLTEKİN’in bürosuna gittim. Benden hemen sonra da Veliddin KÜÇÜK, Recep Cahit DOĞAN ve Orhan TIRAŞOĞLU isimli şahıslar birlikte geldiler. Burada ben Orhan TIRAŞOĞLU’na ve Cahit DOĞAN’a hitaben; Cahit Ağabey beni Megakente sen bulaştırdın. Bize arsa tahsis edeceğinizi söylediniz. Ödemeleri de istediğiniz şekilde yaptık. Ancak şimdi bize tahsis ettiğiniz arsaların tapuları çıkınca tekrar satışa çıkardınız. Biriniz belediye başkanı biriniz yardımcısısınız bu işi halledin yakışıkalıyormu? Orhan Beyin sayesinde zaten iflas durumuna getirdik. Daha ortada bir tane inşaat yok, üyelerimiz bizlere para ödediler. Bizde size misli ile para ödedik, ama ortada ne arsa nede tapu var. İnsanların Megakente ilk günden güveni kalmadı. Bu işi halletmemiz lazım. Ben üyelerden yeniden para toplamam, dedim. Ben böyle konuşunca Orhan TIRAŞOĞLU söze girerek bana, biz size tahsis yaptık. Ama bu arsaların değeri arttı. Sen Ömer Gültekin’den aldığın arsayı bir milyon dolara almışsın. Bu arsaların değeri iki milyon dolar. Eğer bu şartlarda almak istiyorsanız bir milyon dolar daha vereceksiniz. Yoksa benim size borcum yok. Ama madem mağdur oldum diyorsunuz o zaman ben arsaları satarım, size bir milyon dolarınızı veririm dedi. Bu arada Ömer GÜLTEKİN de lafa girerek ben yerleri biliyorum. Bu arsaları satın alabilirim dedi. Ben de en azından verdiğimiz parayı kurtarırız düşüncesi ile tamam siz bana ya paramızı veya arsalarımızı verinde kime neyi satıyorsanız satın dedim. Bundan sonra Orhan TIRAŞOĞLU iyi ama bu arsaları önce Megakente satışı yapılması lazım. Megakentin üzerinden geçmezse satışı yapılamaz ben şimdi itham edilince bu insanlara güvenemem. Bana verilecek bir milyon Dolar paranın garantisini isterim dedi. Bunun üzerine Ömer GÜLTEKİN’de Orhan Bey ben paranın bir milyon dolarını Megakente bundan önceki arsanın parasına karşılık öderim. Kalan para için bir milyon doları da çeklerimle ödemek üzere çekleri Veliddin KÜÇÜK’e tapuları alana kadar yedi emin olarak bırakırım. Eh artık Gürpınar’ın Belediye Başkanına da güvenmem demezsiniz herhalde dedi. Orhan TIRAŞOĞLU bir süre konuşmadı epey bir düşündü ve daha sonra tane tane konuşarak tamam öyleyse anlaştık kabul etmeyen varmı dedi. Herkes kabul edince, Ömer GÜLTEKİN hemen orada çek defterini çıkararak üç veya dört yaprak çek kesti ve konuşulduğu gibi yedi emin olarak Veliddin KÜÇÜK’e teslim etti. O halde görüşürüz dedi ve Cahit DOĞAN ile Orhan TIRAŞOĞLU birlikte ayrıldılar. Ardından Bu elli iki parsellik tapulu arazi ilk olarak Avcılar’da Noterden satış yapılarak Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği üzerine tapu kaydı geçirildi. Daha sonra aynı gün Büyükçekmece Tapu dairesine gidilerek elli iki parsel tapular Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği üzerine geçirildi. Tapular Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği üzerine geçtikten sonra Orhan TIRAŞOĞLU hemen Veliddin KÜÇÜK’de bulunan çekleri almak istedi, Veliddin KÜÇÜK Ömer GÜLTEKİN’e telefon etti, Ömer GÜLTEKİN onay verince çekleri Orhan TIRAŞOĞLU aldı. Ardından Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından da bu arsalar Gülka konut yapı kooperatifi üzerine tahsis yapılarak tapuların devri de yapıldı. Bu arsaları biz, Gülka konut yapı kooperatifine devir yaptıktan sonra aradan epey bir zaman geçtikten sonra, biz bu arsaların devrini yaptık. Karar defterine de işlemi yazdık. Ancak biz satış bedelini kasa defterine işlememiş olduğumuzu uzun bir süre sonra fark ettik. Bunun düzeltilmesi için, Ömer GÜLTEKİN ile görüşmek üzere Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin yeni yöneticileri ile birlikte görüşmeye gittik. Uzun bir süre iş yerinde görüşme yaptık. BU görüşmeler sırasında Ömer GÜLTEKİN bir ara neyi istiyorsunuz alın işte Gülka’nın bütün kayıtları var. Diyerek üzerinde Gülka yazan klasörü önümüze bıraktı. Ben bu klasörü alıp satış işlemine ilişkin kayıtlarına bakarken klasör içinde, bilgisayar veya daktilo ile yazılmış bulunduğu anlaşılan bir evrak üzerinde “Ortaklık sözleşmesi başlıklı bir evrak üzerinde; özetle, Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinden Gülka Konut Kooperatifine tahsisi yapılan bu arazi her ne kadar Gülka Konut Yapı Kooperatifi adına görülüyor ise de bu yer, %50 Ömer GÜLTEKİN’e ile %50 Ömer Lütfü TOPAL’a aittir. Yazılı idi (Bu belgeyi görünce dosyanın içinden çekerek aldım. Ve cebime koydum. Bahsettiğim bu belge 05.09.2000 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce gözaltına alınmam sırasında evimde yapılan aramada el konularak benden alınan iki adet çantamın birisinin içerisinde diğer evraklarımın arasında bulunuyordu. Bu çantalar, yapılan arama tutanağına da geçirilmişti. Size yapılan aramaya ilişkin polisin hazırladığı ev arama tutanağının bir örneğini de veriyorum. Organize suçlar şube müdürlüğünden istediğinizde çantalarımın arasında bu belgeyi de göreceksiniz. Tüm bu olaylar olup biterken, Cahit DOĞAN; Mehmet İhsan KUDAY, Osman DİNÇ, İrfan KARAKAŞ ve Nurdoğan BÖLÜKBAŞI’na talimat vererek Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğini kurdurdu. Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği 27 Mart 1995 günü kuruldu. Ancak ben daha Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Kurulmadan önce 1994 yılı Aralık ayından itibaren henüz kurulmamış olan bir kooperatif birliğine tahsis edilecek arsa için Cahit DOĞAN’ın isteği doğrultusunda Orhan TIRAŞOĞLU’na ödemeler yapmaya başlamıştık. Yine aynı günlerde, 1995 yılında Ramazan Ayı içinde iftar yemeğinde Orhan TIRAŞOĞLU ve Recep Cahit DOĞAN ile bir araya geldik, Orhan TIRAŞOĞLU yapılan tahsis işlemi ile ilgili olarak Belediye Meclis üyelerinden Niyazi ELBASAN’ın zorluk çıkardığını, kendisine pay istediğini bu nedenle de meclis kararını imzalamaya yanaşmadığını, pürüz çıkardığını anlattı. Ben de o imzalamazsa ne olacak diye sordum. Bana; sen merak etme imzalayacak, imzalamasını sağlayacağız dedi. Birkaç gün sonra yine bir iftar yemeğinde bir arada bulunduğumuz sırada, Orhan TIRAŞOĞLU’na bir telefon geldi. Orhan TIRAŞOĞLU bizim yanımızdan ayrılarak telefonla konuştuktan sonra tekrar geri geldi. Geri geldiğinde pis pis sırıtıyordu, benim kulağıma eğilerek Niyazi’yi biraz önce bizim çocuklar ikna ettiler, evrakı imzalayacak dedi. Kısa bir süre sonra da yemekten kalktı ve ben artık gidip bir geçmiş olsun diyeyim dikkat çekmesin dedi. Ben ilk önce ne demek istediğini anlamadım. Ancak daha sonradan Meclis Üyesi Niyazi ELBASAN’ın ayaklarından vurulduğunu öğrendim. O zaman Orhan TIRAŞOĞLU’nun Niyazi ELBASAN’ı vurdurduğunu anladım. Niyazi ELBASAN Yeşilköyde Polat otelin karşısında ki, İnternational Hospitalda tedavi gördü. Daha sonradan Recep Cahit DOĞAN’dan bu işi Orhan TIRAŞOĞLU ile birlikte planladıklarını öğrendim. Hatta bu işi yaptırdıkları şahsın adının Canip TURNA olduğunu öğrendim. Bunu da şöyle öğrendim. Canip TURNA isimli şahıs adına Recep Cahit DOĞAN banka havalesi ile paralar gönderdiğini muhasebe kayıtlarında gördüm. Ben Canip TURNA’yı tanırım. Bu paraların niye bankadan havale edildiğini Sorduğumda Recep Cahit DOĞAN bana; arsa tahsislerinin belediye meclisinden çıkmasını sağlamak için Niyazi ELBASAN’a küçük bir ders verildiğini dersin hocasının da; Canip olduğunu aynen bu ifadelerle anlattı. Ben Canip TURNA isimli şahsı daha önceden tanırım. Recep Cahit DOĞAN da bu şahsı benim yanımda tanımıştı. Ancak ben böyle bir olayı gerçekleştirdiklerini bilmiyordum. Muhasebe kayıtlarını sorduğumda öğrenmiş oldum. Hatta benim aracılığım ile tanıştığı bir kişiye Recep Cahit DOĞAN’ın bu tür bir iş yaptırmış olması nedeni ile de aramızda tartıştık. Bu olaydan sonra; Orhan TIRAŞOĞLU Cahit DOĞAN’a yani Megakente Niyazi Elbasan için Beyaz renkli Uno marka aracı aldırdı. Özkar ajandasının 16 Haziran tarihli sayfasında Niyazi Elbasanlı’ya on milyon TL. paranın Megakentin 129 nolu kasa fişi ile ödeme yapıldığı, yine aynı ajandanın 15 Haziran tarihli sayfasında yine Niyazi Elbasanlı’ya Megakentin 122 nolu kasa fişi ile yüz milyon TL. elden ödeme yapıldığı görülmektedir. Recep Cahit DOĞAN’ın Canip TURNA’ya banka havalesi ile Niyazi ELBASAN’ın vurulması karşılığında gönderdiği havale dekontlarını da size getireceğim. Bunu takip eden günlerde, Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine Belediye olarak arsa tahsisi yaptıklarını Cahit DOĞAN bana söyledi. Bu arada kurulan Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin merkezi de Gayrettepe semtinde idi. Megakentin muhasebesini tutması için Cahit DOĞAN öz dayısı Hicabi EKŞİOĞLU isimli şahsı getirdi. Akabinde de arsaların üye kooperatiflere tahsisi için üye kooperatiflerin kayıt işlemleri ve arsa tahsis işlemlerini hızla yaptırmaya başladı. Bütün hesapları Cahit DOĞAN takip ediyor arsaları kendisi satıyordu. Büyük miktarlarda paraları topluyordu. Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin tüm para işlerini adı bu kooperatif birliğinde hiç geçmemesine rağmen Recep Cahit DOĞAN yürütüyordu. Paraların tamamı Cahit DOĞAN’ın denetiminde idi. Paranın kendisin denetimi dışında hareket etmesine engel olmak için, kendi dayısı Hicabi EKŞİOĞLU’na kasanın başına getirdi. Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği kurulduktan hemen sonra Recep Cahit DOĞAN megakentin parası ile hemen kendisine 34 D 1176 plakalı Mersedes S320 marka otomobili kendisine aldı. Recep Cahit DOĞAN hesap işlerinde çok titiz idi. Megakentin tüm alındı verildi işlerini kendisi yaptığı için kime ne kadar para ödedi, kimden ne kadar para aldı, aldığı avantalarda dahil olmak üzere hepsini kelimesi kelimesine, günü gününe yazdı. Bu yazdığı ajandaların bir kısmı kendi evinde, bir kısmı şoförü Okan SARIGÜL’de bir kısmı İstinye’de oturan annesinin evinde, bir kısmı da sevgilisi Ferda isimli bayanın Mecidiyeköydeki evinde bulunmaktadır. Bu işler olurken, Orhan TIRAŞOĞLU ve Recep Cahit DOĞAN arasında rantın paylaşılmasından kaynaklı bir kavga çıktı ve ters düştüler. Araları açıldı. Yine bu sırada bu arsa tahsis işlemi için Necati GÜNGÖR isimli Belediye Meclis üyesi, Emel BAYRAKTAR ve Muammer BOZTEPE isimli meclis üyelerine de belirli miktarlarda para ödemeleri yapıldı. Size getirdiğim Bordo renkli üzerinde Ajanda 95 yazılı 1995 yılına ait ajandanın 14 Aralık 1995 tarihli sayfasında o günlerde Kavaklı Belediye Meclis üyesi Necati GÜNGÖR’e elden verilen yetmiş milyon TL. ve 28.02.1995 tarihinde yine elden verilen üçyüz yirmibeş milyon TL. Özkar inşaat isimli firma tarafından hazırlanan 1995 yılı ajandasının 07 OCAK tarihli sayfasında yine Belediye meclis üyesi Necati GÜNGÖR’e elden ödenen yetmiş milyon TL., Yine Özkar İnşaat firması ajandasının 14 Haziran tarihli sayfasında 119 nolu kasa fişi ile yüzyirmibeş milyon TL.nın Necati GÜNGÖR’e çekle ödeme yapılan yüz yirmi beş milyon TL. para olduğu görülmektedir. Hatta Emel BAYRAKTAR kayınbiraderi olan İsmet BAYRAKTAR için de Seyhankent Konut yapı kooperatifi için Daha sonradan Necati GÜNGÖR’ü Orhan TIRAŞOĞLU’nun kardeşi Erol TIRAŞOĞLU darp etti ve tehdit etti. En sonunda Necati GÜNGÖR’e belirli miktarda bir para vererek bu şahsı Kavaklı’dan kovdular. Hatta Necati GÜNGÖR Kavaklı Köyünden bir bayan ile evlenmişti, köyün içinde de bir arsası vardı. Neati GÜNGÖR kaçmak zorunda kalınca Neati GÜNGÖR’ün Kavaklı Köyünün içindeki bir arsası Recep Cahit DOĞAN’ın adına kaldı. Sonradan Cahit DOĞAN’dan duyduğuma göre Necati GÜNGÖR Kıbrıs a yerleşmiş. Araları açıldıktan sonra Orhan TIRAŞOĞLU bana Recep Cahit DOĞAN’ı yönetimden uzaklaştırılması gerektiğini, Recep Cahit DOĞAN’ın yönetimden uzaklaşması durumunda büyük bir arazi daha olduğunu bunu da tahsisini yapacağını söyledi. Ancak ben bu teklifini kabul etmek istemediğimi söyledim. Bunun sonucunda Orhan TIRAŞOĞLU bana yaptığı teklifi ben kabul etmeyince, bu arada ortaya çıkan arsalarla ilgili problemleri koz olarak kullanarak Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin üyelerini benim yönetimden uzaklaştırılmam durumunda problemleri çözeceğini söyleyerek benim yönetimden uzaklaştırılmam için yönlendirildi. Sonuçta Genel Kurulda ben yönetimden uzaklaştırıldım. Ben yönetimden uzaklaşmadan önce Orhan TIRAŞOĞLU belediyenin Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine yaptığı arsa tahsisine ilişkin arsa tahsis sözleşmesini benden isteyerek bunu karşılıklı olarak iptal etmemizi istedi. Bunu yaparsak Ziraat bankasında bloke edilen benim yatırdığım yetmişüç milyar TL. o günün şartlarında bir milyon sekiz yüz bin dolar tutarındaki parayı da alıp gidebileceğimi söyledi. Ben kendisine nasıl olur Başkan Bunu iptal edersek biz üyelere yaptığımız arsa tahsisini üyelerden Reep Cahit DOĞAN’ın topladığı paralar karşılığı karar defterine kayıt yapılan arsa tahsislerini nasıl açıklarız, bunun imkanı var mı. Bu sözleşme bizim sigortamız bu söylediğinizin imkanı yok. Bunu yaparsak bizim nasıl bir yükümlülük ve sorumluluk altında kalacağımızı bilmiyor musunuz, bu para Megakent üyelerinin parası yani bizim paramız dedim. Biz yönetimden uzaklaştıktan sonra bizden sonra yönetime Akif DUMAN ve ekibi geldi. Orhan TIRAŞOĞLU bana yaptıramadığını bunlara yaptırarak belediye ve Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiler ve sözleşmeyi karşılıklı olarak fesh ettiler. Bahsettiğim Ziraat bankasındaki bir milyon sekiz yüz bin dolar tutarındaki para yeni yönetim tarafından çekilerek Belediye Başkanı Orhan TIRAŞOĞLU’na verildiğini Akif DUMAN bana kendisi söyledi. Ben yönetimden uzaklaştıktan sonra benden yönetimin başına Akif DUMAN geldi. Ancak gerçekte perde arkasında tıpkı Recep Cahit DOĞAN gibi, Akif BARMAK perde arkasında işleri yönetmeye başladı. Akif BARMAK bizim ilk başlarda belediyeye yaptığımız ödemeleri toparlamak için faizle para aldığımız tefecidir. Megakentin görünürde yöneticisi de Akif DUMAN oldu. Bu arsa tahsisi işleminden sonra Recep Cahit DOĞAN paraları toplarken Orhan TIRAŞOĞLU Kavaklı Belediyesinin yeni kurulmuş olduğunu bu nedenle araç ve gerecinin olmadığını, iş makinaların ihtiyaçlarının olduğunu söyleyerek belediyeye iş makinası almamız gerektiğini söyledi. Bende bunun üzerine Kavaklı Belediyesine Hibe edilmek üzere yine Atillla BAŞARAN aracılığı ile beş adet iş makinası aldım ve belediyeye hibe ettim. Bu iş makinaları bir adet asfalt silindir makinası, bir adet çöp kamyonu, greyder, eskavatör ve paletli yükleyici idi. Ancak Orhan TIRAŞOĞLU bu iş makinalarının faturalarının Belediye adına yapılmamasını ısrarla istediği için iş makinalarının faturaları belediye adına yapılmadı. Ben Orhan TIRAŞOĞLU’na, iş makinalarını belediyeye hibe ettiğimizi faturalarını da belediyeye vermemiz gerektiğini söyledim. Ancak o fatura kesilmesini ısrarla istemedi. Daha sonradan Orhan TIRAŞOĞLU bu aldığımız iş makinalarının dört tanesini sattı. Bir tanesini de Recep Cahit DOĞAN Ordu Mesudiyeli olduğu için Mesudiye Belediyesine götürüp törenle hibe etti. Bunu Atilla BAŞARAN’a sorduğunuzda size anlatacaktır. Bunu takip eden günlerde de farklı tarihlerde Orhan TIRAŞOĞLU’nun kendisine elden bir çok defalar nakit para verdim. Bunun yanısıra birkaç defa Cahit DOĞAN Orhan TIRAŞOĞLU’na cep telefonları aldı. Zaten Orhan TIRAŞOĞLU son derece utanması sıkılması olmayan bir adamdı. Örneğin yemekte veya ofiste karşılaştığımızda üzerimde para yok sen biraz para ver üzerimde para olsun derdi. Ben örneğin üç yüz milyonum var dediğimde bana; tamam sen ikiyüz ellisini bana ver ellisi sana kalsın gibi bir çok defa elden benden para aldı. Ayrıca yine biraz önce gösterdiğim kapağında Özkar inşaat yazan 1995 yılı ajandasının 11 Ocak tarihli sayfasında Faizle Akif BARMAK’dan aldığım yedi yüz kırk iki bin yedi yüz seksen altı bin alman markı karşılığına tekabül eden on iki milyar TL. tutarındaki paranın dökümünü görüyorsunuz aynı miktarların14 Ocak tarihli sayfasında aynı tarihlerde aynı meblağlarda Orhan TIRAŞOĞLU’na ödenen paraların dökümü görülüyor. Bu paranın da Orhan TIRAŞOĞLU üzerine oturdu. Yine aynı ajandanın 17 Mayıs tarihli sayfasında Orhan TIRAŞOĞLU’na nakit olarak elden verdiğim bir milyar yüz milyon TL. tutarındaki parayı yazmış olduğum görülmektedir. Bu para da megakentin kasasından ödendi. Yine aynı ajandanın 20 Haziran tarihli sayfasında Orhan TIRAŞOĞLU’nun ağabeyi Cemil TIRAŞOĞLU’nun Tempra aracı için megakentin kasasından yapılan on milyon TL. lık harcamanın da yazılı bulunduğu görülmektedir. Bunun yanısıra size getirdiğim belgeler arasında bulunan üzerinde Ajanda 95 yazılı bordo renkli kapağı olan ajandanın 12 OCAK 1995 tarihli sayfasında Faizle tefeci Akif BARMAK’dan alınan paraların dökümü ve meblağı yaılı bulunmakta, aynı ajandanın 13 Ocak tarihli sayfasında ise; alınan bu paraların alındığı günlerde belediyeye yani Orhan TIRAŞOĞLU’na olduğu gibi aktarıldığı görülmektedir. BU paranın toplamı yirmi altı milyar üç yüz kırkbeş milyon TL. tutarındadır. Ayrıca Yirmi milyar TL. da Recep Cahit DOĞAN’a Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği tarafından verilmiş bulunduğu bunun da yine Cahit DOĞAN tarafından Orhan TIRAŞOĞLU’na götürüldüğü görülmektedir. tarihli sayfasında belediyeye yapılan ödemeleri gösteren hesaplar ve tarihleri de bulunmaktadır. Bu ödemelerin yapıldığı sırada henüz Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği ortada yoktu. Bu paralar faizle aldığım paralardır. Aynı defterin 17 Ocak tarihli sayfasında da Orhan TIRAŞOĞLU ile ilk tanıştığım zaman elimden anahtarlığını aldığı Atilla BAŞARAN’a ait Mersedes S320 marka araca ait hesaplar görülmektedir. Aynı defterin 23 Ocak tarihli sayfasında da Megakentin kurucularından olan Mehmet İhsan KUDAY’a ait olan hesaplar görülmektedir. Size getirdiğim Kentbank 1995 yılı ajandasının 03 Ocak tarihli sayfasında da Orhan TIRAŞOĞLU’nun elden aldığı kırk milyon L. Tutarındaki nakit paranın da kaydı görülmektedir. Bu tarihlerde amerikan doları otuz sekiz bin TL. civarında idi. Mehmet İhsan KUDAY Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinden18 adet villa yeri aldı, ayrıca Megakente girişte ki villaların karşısında 120 dairelik Osman DİNÇ ile ortak bu 120 dairelik blok yerine sahte alt yapı faturaları kesilerek bu arazilere bedel ödemeden sahip oldular. Kooperatifler kar amacı ile çalışan kuruluşlar değildirler. Bu kooperatifler birliği ise tamamen ranta dayalı olarak Adil Güreşçi, Recep Cahit Doğan’ın planları doğrultusunda Orhan TIRAŞOĞLU nun da iştiraki ile kurulmuştur. Arazi alımları ile arazilerin kooperatiflere satışı arasında uçurumlar fark vardır. Bu farkı kapatabilmek için Kooperatif Birliği muhasebesine Recep Cahit DOĞAN tarafından temin edilen, sahte yani naylon faturalar gider olarak konulmuştur. Bu faturalar yapılmayan alt yapı çalışmaları yapılmış gibi malzeme, boru, işçilik, harfiyat, nakliye (harfiyat nakliyesi) ve benzeri şeklinde alınmayan hizmet ve ürünler alınmış gibi düzenletilen sahte naylon faturalardır. Osman DİNÇ ve Mehmet İhsan KUDAY Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinden aldıkları yüz yirmi dairelik arsa tahsisinin birliğe borcunu da bu şekilde sahte faturalar ile kapatmışlardır. Böylece hiçbir bedel ödemeden arazilere sahip olmuş oldular. Megakentin hesapları incelendiğinde Osman DİNÇ üzerine para geçirebilmek için kardeşi ve kendisine ait olan İstanbul Fatih ilçesindeki şirketen alt yapı faturalarını naylon olarak gider faturası kestirdiği görülecektir. Mega kentin ilk projesini de Erol ÖZBEK çizdi. Bu çizimler için Erol ÖZBEK’e de yüklü miktarlarda paralar ödendi. Erol ÖZBEK’e sorduğunuzda size bu konuları o da anlatır. Ayrıca bir bilirkişe marifeti ile alt yapı çalışmasının olup olmadığı tespit edilebilir. Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğinin hiçbir alt yapı çalışması olmamıştır. Bu anlamda yapılan harcama kayıtlarının tamamına yakını sahte faturalardır. Bunun yanı sıra Recep Cahit DOĞAN Adil GÜREŞÇİ kendisine böyle bir rant kapısı açtığı için Adil GÜREŞÇİ’ye RCD. A.Ş. firması Kasasından Acarlar otomobile şirketin kasasından para verdi. Adil GÜREŞÇİ Acarlar otomobile yatırılan parayı Acarlar otomobile talimat vererek bu paranın 28.04.2000 tarihinde Kavacık Ziraat Bankası şubesindeki Acarlar Otomobil hesabından Adil GÜREŞÇİ’nin Bakırköy Şubesi hesabına havale edilmesi talimatını verdi. Bu havale işleminin makbuzunu da size veriyorum. Böylece Adil GÜREŞÇİ’ye de Wolksvagen Passat Marka bir otomobil alındı. Bu otomobil için şirketin kasasından yirmi dokuz bin dolar tutarında para çıktı. Yani Adil GÜREŞÇİ’ye de elde ettiği rantın yanında birde Passat marka bir otomobil hediye edilmiş oldu. Bahsettiğim havale talimatı ile havalenin dekontunu da size ibraz ediyorum. Ayrıca; Size getirdiğim Kapağında Özkar inşaat yazan 1995 yılı ajandasının 21 Haziran tarihli sayfasında belirtilen 150 nolu megakent avans fişi ile alındığı görülen beş yüz elli milyon TL. tutarındaki nakit para da aynı makbuzda da görüldüğü gibi Adil GÜREŞÇİ’ye elden verildi. Bunun yanı sıra; Adil GÜREŞÇİ’nin yakını olan Bülent GÜREŞÇİ’ye de 1995 yılında sıfır kilometre Opel Vectra marka bir otomobil alındı. Bülent GÜREŞÇİ Recep Cahit DOĞAN’ın kızkardeşi ile evlidir. Özkar Ajandasının 22 Haziran tarihli sayfasında ve devam eden sayfalarında, bu otomobil için harcanan paraların dökümleri görülmektedir. Ayrıca Yine Adil GÜREŞÇİ’nin yeğeni Bülent GÜREŞÇİ için eşi alınan eşi Cahide GÜREŞÇİ üzerine kayıt yaptırılan 1998 model mersedes C200 marka 34 TD 5078 plakalı otomobile ait ruhsat fotokopisini de size getirdim. Bu aracın satışı için vekillerden biri de Süleyman DİNÇ’dir. Bunun yanı sıra Adil Güreşçi’ye nakit olarak verilen paralara ilişkin kasa günlük dökümlerinde görülen kayıtları da size getirdim. Bu kayıtlardan bir kısmında Adil GÜREŞÇİ’nin adı şifreli olarak avukat adil veya Adilye şeklinde yazılmış bulunduğu görülmektedir. RCD. Şirketinden Recep Cahit DOĞAN tarafından Adil GÜREŞÇİ’ye verilen paralardan, yine size getirdiğim RCD. A.Ş. firmasının banka hesaplarının yazılı bulunduğu belge üzerinde Recep Cahit DOĞAN’ın el yazısı ile Adil GÜREŞÇİ karşısında; Dörtbin dolar yazılı bulunduğu belgenin arka sayfasında ise ; yine Adil GüREŞÇİ için verilen dörtbin dolar para karşısında avukat yazılı bulunduğu görülmektedir. RCD. A.Ş. firmasının 27.04.2000 tarihli USD. Günlük kasa fişi üzerinde Av. Adil parantez içinde Turgay karşısında beşbin dolar yazılı para da Adil GÜREŞÇİ’ye verilmiştir. Yine Cahit DOĞAN’ın kendi el yazısı ile yazdığı el yazısı belge üzerinde iki ayrı kalemde bin dolar ve dört bin dolar tutarındaki paraların muhasebeci Turgay aracılığı ile Adil GÜREŞÇİ’ye verildiği, RCD. A.ş. firmasının 28.02.2000 tarihli Recep Cahit DOĞAN tarafından düzenlenmiş bulunan Tediye Makbuzu üzerinde Adil GÜREŞÇİ’ye yapılan bin dolar tutarındaki ödeme için bağış yazılı bulunduğu görülmektedir. Yine Özkar inşaatın 1995 yılı ajandasının 21 Temmuz tarihli sayfasında Adil GÜREŞÇİ’ye megakentin kasasından 252 nolu kasa makbuzu ile çıkışı yapılan elli milyon TL. tutarında elden ödeme yapıldığı, ayrıca yine aynı ajandanın 28 Temmuz tarihli sayfasında Adil GÜREŞÇİ’ye elli milyon TL. havale yapıldığı görülmektedir. Tüm bu kayıtlardan da anlayacağınız gibi Adil GÜREŞÇİ megakent olayının planlanması aşamasında hatta daha öncesinde Orhan TIRAŞOĞLU’nun belediye başkanı olmasında da etkisi olduğu için elde edilen ranttan hakkına düşen payı almıştır ve almaya da devam etmektedir. Ayrıca Cahit DOĞAN megakent kurulduktan sonra kendisine bir jeep ve kızı Pelin DOĞAN’a da bir adet Wolksvagen marka otomobil aldı. Bu otomobilin de ruhsat fotokopisini size getirdim. Bize Megakenti kurdurduktan sonra Orhan TIRAŞOĞLU bize üç bin kırk iki adet konut yeri 232 adet villa yeri verecekti ancak tahsis de iki binbeş yüz konut yeri verildi. Bu tahsis yapıldıktan sonra birgün Orhan TIRAŞOĞLU, Cahit DOĞAN ve Hakim Adil GÜREŞÇİ birlikte geldiler. Ben Orhan TIRAŞOĞLU’na başkan bu arsa işini çözümleyin bakın insanlardan paralar toplanıyor, üç bin kırk konut idi, ikibin beşyüz konut yeri verildi. Bu insanları mağdur etmeyelim dedim. Orhan TIRAŞOĞLU’da bana, benim megakentten alacağım üçte bir oranında payımın teminatı, garantim ne olacak dedi. Bende kendisine size de tahsis yapalım garanti olsun dedim. Orhan TIRAŞOĞLU bana; ben tahsis falan istemem bana para veya yerine geçen bir şey vermelisiniz dedi. Hakim Adil GÜREŞÇİ araya girerek başkana teminat olarak bir bedel verilmeli yoksa Orhan Beyin alacağı para ne olacak bunu garantiye alalım ben hakem olurum siz teminat olarak çek verin dedi. Bunun üzerine Orhan TIRAŞOĞLU’na teminat olarak sekiz adet her biri kırk milyar TL. bedelli Şahsıma ait Kentbank hesabından çek kesildi. Bu çekleri de hakem olarak Adil GÜREŞÇİ’ye teslim ettik. Bu çeklerden bir tanesini Orhan TIRAŞOĞLU’nun kardeşi Erol TIRAŞOĞLU kullandı ve çekin arkasını yazdırdı. Bu çek Kentbankın merkez şubesindeki hesaptan kesilen 20.05.1995 tarihli 339128 numaralı çektir. O günkü şartlarda bu para bir milyon Dolar paraya tekabül ediyordu. Benim size getirdiğim çek defteri içinde bu çeklerin de vade ve numaralarını görüyorsunuz. Diğer çekleri ben Adil GÜREŞÇİ’ye sorduğumda bana, çeklerin güvende ve Almanya’da kasada bulunduğunu söyledi. Çeklerden bir tanesi kullanıldı, ancak diğer çeklerden bir haber çıkmadı ve bu çeklere ne olduğunu halen bilmiyorum. Bunun dışında Meclis üyelerinden Emel BAYRAKTAR’a elden bir çok kere paralar verildi. Ancak bunların kayıtlarını Cahit DOĞAN’ın tuttuğu ajandalarda bulunuyordu. Ayrıca Emel BAYRAKTAR’a ücretsiz blok yeri verildi. Recep Cahit DOĞAN ile Orhan TIRAŞOĞLU’nun araları elde edilen rantın paylaşımında yaşadıkları anlaşmazlık yüzünden açıldı. Orhan TIRAŞOĞLU Cahit DOĞAN’a karşı tavır aldı. Cahit DOĞAN’ın megakentten ayrılmasını istedi. Bu sıralarda Belediye Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliğine bir yazı göndermiş. İdare Mahkemesi Kamulaştırmayı durdurmuş, sonra bir gün Jandarmalar İnşaat sahasına gelerek inşaatları durdurmuşlar. İşte o zaman bu arsaların gerçekte Adakan vakfına ait olduğunu öğrenmiş olduk. Bir sonraki gün Adakan vakfı Hürriyet gazetesine ilan vermiş. Verilen ilanda Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği işgalci konumda olduğu bildiriliyor ve vatandaşlarımız bu konuda ikaz ediliyordu. Bunun üzerine durumu sorduk. Orhan Tıraşoğlu birlik üyelerine bu konuda yardımcı olacağını, inşaatların devam etmesini sağlayacağını ancak Cahit DOĞAN ve yönetimin Megakentten uzaklaşması gerektiğini söyledi. Ben bunun üzerine üyelerle toplantı yaptım. Üyelere durumu anlatarak bundan sonra ödemeleri gereken paraları ödememelerini söyledim. Ardından Orhan TIRAŞOĞLU’na giderek Ömer GÜLTEKİN’e verdiğim bir milyon ikiyüz bin doları geri istediğimi, ayrıca bu iş için üzerime aldığım faiz borçlarının kapatılması gerektiğini söyledim. Daha sonra biraz öne anlattığım gibi bu araziler Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği üzerinden Ömer GÜLTEKİN’e ait Gülka konut yapı kooperatifine tahsis yapıldı. Orhan TIRAŞOĞLU sonra bize ben sizin tapularınızı veririm ama sonradan bu işin zararını kim karşılayacak dedi. En sonunda Cahit DOĞAN ayrılmak zorunda bırakıldı. Orhan TIRAŞOĞLU benimde başkanlıktan ayrılmamı istedi. Bende bunun üzerine biraz önce söylediğim gibi genel kurulda ben yönetimden uzaklaşmış oldum. Bu sırada Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği kasası dolu o an için tahsil edilebilir durumda yaklaşık yedi milyon dolar tutarında çek ve senet vardı. Daha sonraki günlerde Cahit DOĞAN yanıma gelerek, aynı kooperatiflerden Boğazköy de bir tane daha yapacağız dedi. Ancak ben kabul etmediğimi söyledim. Cahit DOĞAN daha sonradan Boğazköy Belediye başkanı Cemil SEÇKİN ile anlaştı ve lüks villa tipi evler inşa ettirdi. Cemil SEÇKİN ve Boğazköy Belediyesi İmar Müdürü idris beye yapılan ödemelere ilişkin defter kayıtları Özkar 1995 ajandası içerisindeki notlarda ve kasa avans makbuzları üzerinde yazılı bulunmaktadır. Bu ajandanın 8 AĞUSTOS 1995 tarihli sayfasında Cemil SEÇKİN’e Megakentin 26 nolu kasa avans makbuzu ile Boğazköy Belediye başkanı Cemil SEÇKİN’e binyediyüz seksen dolar para verildiği, 07.09.1995 tarihli para makbuzu ile Gaziosmanpaşa Kadastro Müdürü İdris Beye otuz milyon TL., 07.09.1995 tarihinde 68 nolu Para Makbuzu ile üç yüz yirmi bir milyon Beşyüz bin Tl, 07.09.1995 tarihinde 72 nolu para makbuzu ile Kadastro müdürü İdris Beye Yüz elli milyon TL., 07.09.1995 tarihli 76 nolu para makbuzu ile Boğazköy Belediye Başkanı Cemil SEÇKİN’e seksen iki milyon Beşyüz bin TL., 07.09.1995 78 nolu fişle dörtyüz milyon Tl. paranın Kadastro müdürü İdris Beye nakit olarak Megakent Konut Yapı Kooperatifleri Birliği Kasasından ödeme yapıldığı, yine Özkar Ajandasının 16 Haziran tarihli sayfasında Kadastro müdürü İdris DİREĞEN beye Megakentin 130 nolu kasa fişi ile elli milyon Tl. ödeme yapıldığı görülmektedir. Bu fişleri de size veriyorum. Yine Özkar İnşaat Sanayi firması 1995 yılı ajandasının 06 Kasım 1995 tarihli sayfasında Boğazköy Belediye Başkanı Cemil SEÇKİN’e yapılan ödemelerin tarih ve tutarları yazılı bulunmaktadır. Bu paralar da Cemil SEÇKİN’e nakit olarak Recep Cahit DOĞAN tarafından ödenmiştir. Burada kurulan Kooperatif Birliğinin adı; Boğazköy Konut Yapı Kooperatifler birliğidir ve Birliğin başkanı da Recep Cahit DOĞAN’dır. Bu birlikte Recep Cahit DOĞAN’a ait olan Mesut Kent Konut Yapı Kooperatifi bulunmaktadır. Bu arada Cahit DOĞAN daha önceden Kürşat YILMAZ isimli şahsı tanımıyordu. Kürşat YILMAZ’ı Kadir İNANIR’In yeğeni olan Levent İNANIR vasıtasıyla tanıdı. Daha sonradan Kürşat YILMAZ ile tanıştıktan sonra çok sıkı bir dostluk kurdular. Bunun akabinde Kuşadası Belediye Başkanı Engin BERBEROĞLU ile ilişkili olarak Kuşadasında on bin konutluk bir projeye giriştiler. Bu sırada Kuşadası belediyesinden Kadınlar Plajından otel imarlı bir arsayı bir milyon dolar karşılığı elli iki milyar TL. bedelle ihale yoluyla satın aldılar. Ancak Kürşat YILMAZ ihaleye başkalarının girmesine engel oldu. Bu satışın üzerine yerel basın çok gidince ihale iptal edildi. Ben bu aşamadan sonra bir süre Recep Cahit DOĞAN’dan koptum. Kürşat Yılmaz Daha sonra Kenan ŞERANOĞLU tarafından organizasyonu kurulan kamuoyunda TİTAN Saadet Zinciri olarak bilinen Organizasyona Recep Cahit DOĞAN Kürşat YILMAZ ile birlikte katıldılar. Bu organizasyonun başında görünürde Kenan ŞERANOĞLU vardı. Kürşat YILMAZ Kenan ŞERANOĞLU’nun korumalığını üslendi, Recep Cahit DOĞAN’da organizasyonun kasasına geçti. Her hafta Cumartesi günleri yapılan toplantılarda Titan üyelerinden toplanan paralar Recep Cahit DOĞAN’ın organize ettiği silahlı ve telsizli adamları tarafından dört adet Daevoo Marka araçla her bir aracın üzerinde tepe lambası olarak bilinen ve polis araçlarına takılan lambalar olduğu halde silahlı adamlar tarafından Reep Cahit DOĞAN’ın taksimdeki ofisine getiriliyordu. Recep Cahit DOĞAN’da toplanan bu paraları hisseleri oranında Kürşat YILMAZ’a, Kürşat YILMAZ’ın adamı olan Ümit ŞİMŞEK’e, Kendisine, Kenan ŞERANOĞLU’na, Organizasyonun içinde yer alan ismini bilmediğim bir alman vatandaşa, dağıtıyordu. Daha sonraki günlerde, organizasyona yönelik polis operasyon yaptı. Kenan ŞERANOĞLU tutuklandı, ve her bir dosyadan ayrı ayrı cezalar aldı. Halen de Eskişehir Cezaevinde yatmaktadır. Recep Cahit DOĞAN ve Kürşat YILMAZ perde arkasında oldukları için bu davada isimleri hiç geçmedi ve yargılanmadılar bile. Bunları Eskişehir Cezaevinde yatan Kenan ŞERANOĞLU’na sorsanız işin doğrusunu anlatacağını düşünüyorum. Hatta bu organizasyonda paraların taşınmasında kullanılan beyaz renkli daevoo marka araçlar Recep Cahit DOĞAN adına kayıtlı idi. Bu araçlardan bir tanesini Recep Cahit DOĞAN halen daha kullanmaktadır. Aracın plakasını bilemiyorum ancak aracı şoförü Okan SARIGÜL kullanmakta olduğunu biliyorum. Hatta bu sırada paraları taşıyan silahlı korumaların kullandıkları telsizleri bile size gösterdiğim 27.04.2000 tarihli RCD. Aş. USD. Kasası günlük durumunu gösterir çizelge üzerinde Polis telsizleri için dört bin dolar yazılı bulunduğu görülen telsizler titan olayında kullanılan telsizlerdir. bulunduğu Bununla birlikte Titan olayı sonrasında Cahit DOĞAN kendi adının karışmasından çok korktu. Ancak polis Cahit DOĞAN Kürşat YILMAZ bağlantısını çözemedi. Yalnız sonradan duyduğuma göre Recep Cahit DOĞAN bu konuda ifade verdiğini ifadesinde Titan’a mali danışmanlık yaptığını, bunun için yedi yüz bin dolar para aldığını beyan ettiğini bana söyledi. Okan SARIGÜL Cahit DOĞAN’ın yanında uzun süredir şoför olarak çalışıyor. Titan olayında da Paraların naklinin yapılması işlemlerini Okan SARGÜL yapmıştı. Sonradan biz birlikte RCD: İnşaat. Tur. Ltd. ti. İsimli firmayı kurduk. Titandaki polis telsizlerinin rölesi olmadığı halde Recep Cahit DOĞAN bu telsizlere bile gider gösterdi ve dört bin dolar cebine indirdi. Daha sonradan da RCD inşaatın Bursa daki imalat firmasının başında kardeşi Ceyhun DOĞAN görünüyordu. Şirketten benim bir süre uzak kaldığım dönemde Recep Cahit DOĞAN kardeşi Ceyhun DOĞAN ile birlikte iş birliği içinde Bursadaki RCD. Otomotiv Montaj San. Ltd. Şti. nin evrak üzerindeki ortakları, Ceyhun DOĞAN ve Hakim Adil GÜREŞÇİ’nin yeğeni Bülent GÜREŞÇİ isimli şahıslarla da iş birliği içinde üç milyon dolarlık sahte yani naylon faturalarla dolaylı yönlerden RCD. Aş. Firmasının kasasını boşaltmışlardı. Bu sahte faturalarla ilgili sonradan araştırma yapıldığında faturayı kesen firmaların olmadığını, faturalarda yazılı malların alınmadığını gördük. Şirket iflas noktasına geldi. Şu anda da halen bir çok kişi ve kuruluşa borçlu durumdadır. Recep Cahit DOĞAN daha önce de yaptığı gibi bu işten kendisini sıyırmış gibi görünmekte ve kendisinin ibra edildiğini bu nedenle sorumlu tutulamayacağını söylemektedir. Ben ayrıca Recep Cahit DOĞAN, kardeşi Ceyhun DOĞAN, Hakim Adil GÜREŞÇİ’nin yeğeni Bülent GÜREŞÇİ hakkında sahte fatura düzenlemeleri, bunları kullanmaları, bu şekilde devletimizi ve firmalarını, firma bayilerini dolandırmaları sebebi ile ihbarda bulunuyorum. Ömer Lütfü Topal Megakentte Orhan TIRAŞOĞLU, Adil GÜREŞÇİ ve Recep Cahit DOĞAN ile Meclis üyeleri arasında paylaşılan ranta ilişkin kayıtların tamamı Recep Cahit DOĞAN’ın kendi evinde, annesine ait istinyedeki evde, şoförü Okan SARIGÜL’ün Gültepe’deki evinde, ve sevgilisi Ferda isimli bayanın Mecidiyeköydeki evinde gizlediği kayıtlardadır. Soruşturma duyulduktan sonra Recep Cahit DOĞAN’ın Amerika ya kaçacağı hususunda söylentiler çıktı. Birde 2002 Eylül ayı içinde İstanbul Emniyeti Organize suçlar şubesi benim iş yerime ve evime baskın düzenlediler. Beni gözaltına aldılar. Burada bana çantalarımı özellikle sordular. Deli gibi çantalarımı aradılar. Çantaların içinde Adil Güreşçi Orhan TIRAŞOĞLU ve Cahit DOĞAN’ın ortaklıklarına ilişkin kayıtlar ve Ömer GÜLTEKİN’in Gülka konut yapı kooperatifine ilişkin çok önemli kayıtlar vardı. Hatta bir evrakta, Gülka konut yapı kooperatifi üzerine tahsisi yapılan arazi her ne kadar Gülka konut yapı kooperatifinin ise de, sözleşme ile Ömer GÜLTEKİN ve Ömer Lütfü TOPAL arasında ki ortaklığa aittir yazılı belge de vardı. Ancak tüm bu belgeleri Organize suçlar şubesi ekipleri benden aldılar bu çantalar tutanağa geçildi ancak içindekiler geçilmedi, ben çantamı istediğimde ise beni terslediler devlete hesapmı soruyorsun dediler. Ayrıca; Ağır Ceza Hakimi olan Adil GÜREŞÇİ İstanbul Adliyesi Yedinci Ağır Ceza Hakimliğini yaptığı dönemde hemşerisi olan ve Ordu’da avukatlık yapan; Alptekin ERİBOL isimli avukatı İstanbul’a geirdi. Alptekin ERİBOL’a Bakırköy’de bir yazıhane açtırdı. Adil GÜREŞÇİ’nin baktığı tüm davalarda sanık veya sanıkların avukatlığını Alptekin ERİBOL yaptı. Hatta benim Ankara adliyesinde görülen bir davamda avukatlık yapması için de Alptekin ERİBOL’u gönderdi. Bu davada ben avukat Alptekin ERİBOL’a kırkbin dolar para ödedim. Benim ifademde anlattığım ve size verdiğim defterlerde gösterdiğim notlara ilişkin RCD. A.ş. nin hesaplarının bilgisayar çıktıları ve toplam dökümlerini getirdim. Bu dökümler üzerinde savcı hakim yemek ücretleri ve hakim ve savcılara verilen şeklinde notlarda göreceksiniz. Recep Cahit DOĞAN’ın İstanbul Adliyesi Başsavcısı .. başta olmak üzere bir çok hakim ve savcı ile ilişkisi vardı. Bunlardan bazı fotoğrafları da size verdim. Benim şu anda aklıma gelenler bunlar, bir süre kafamı toparladıktan sonra tekrar aklıma yeni gelen hususlar olursa gelip ek olarak bunları da anlatabilirim…” (3) örnek olarak düzenlenen bu raporun (1) örneği ekinde Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı’nca 18.07.2003 sayılı yazı ile Kontrolörlüğüme intikal ettirilen toplam 40 klasör evrak ile birlikte içerisinde resim ses ve data kayıtlarının bulunduğu 237 adet VCD,4 adet VHS video kaseti ile birlikte inceleme araştırma dosyasını ilgilendiren (31) sırada (3951) parçadan oluşan ekleri ile birlikte gereği için İstanbul 4 nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na, eksiz iki örneği de bilgi için İçişleri Bakanlığı Kontrolörler Başkanlığı’na sunulmuştur. | KİTAP İSTEK:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır | | TÜRK İŞİ MORTGAGE Türk İşi Mortgace / 775 Sayılı Gecekondu Yasası ve Uygulaması Zeki Bingöl Togan Yayıncılık / Araştırma İnceleme Dizisi KİTAP İSTEK:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır | |