MİT belgesi gerçek, kardeşimi İsrail öldürdü Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu, cinayette Ergenekon bağına inanmıyor. Ancak, “Kanıtlanırsa savcının elini öper, müdahil olurum.” diyor. Mumcu, bir masondan Danıştay saldırısını önceden haber aldığını ileri sürüyor. | | AC_FL_RunContent( 'codebase','http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0','width','200','height','160','hspace','20','vspace','20','align','right','src','reklam/bankasya_0708_kredikarti_aksiyon_sitegeneli_200x160','quality','high','pluginspage','http://www.macromedia.com/go/getflashplayer','movie','reklam/bankasya_0708_kredikarti_aksiyon_sitegeneli_200x160' ); //end AC code <object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=7,0,19,0" width="200" height="160" hspace="20" vspace="20" align="right"> <param name="movie" value="reklam/bankasya_0708_kredikarti_aksiyon_sitegeneli_200x160.swf"></param> <param name="quality" value="high"></param> <ibed src="reklam/bankasya_0708_kredikarti_aksiyon_sitegeneli_200x160.swf" width="200" height="160" hspace="20" vspace="20" align="right" quality="high" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash"></embed> </object> Türkiye’nin aylardır konuştuğu Ergenekon iddianamesine göre, Gazi Mahallesi olaylarından Danıştay saldırısına, Dink cinayetinden Zirve Yayınevi katliamına kadar birçok kanlı eylemin arkasında bu örgüt var. Ayrıca Türkiye’nin yıllardır çözemediği faili meçhul cinayetler de iddianamede yerini aldı. Yıllardır bu cinayetlerin çözülmesini bekleyen Uğur Mumcu’nun avukat ağabeyi Ceyhan Mumcu’yla konuştuk. Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı’nın okul arkadaşı, Muammer Aksoy’un da avukatı. Aynı zamanda Ergenekon kapsamında tutuklu Doğu Perinçek’in İşçi Partisi’nde (İP) genel başkan yardımcısı. Mumcu, iddianamede yer alan delilleri bir hukukçu olarak ‘zayıf’ buluyor. Ceyhan Mumcu’yla hem iddianameyi hem de kardeşinin cinayetini konuştuk. DERVİŞ’İN GELİŞİ HÜKÛMETİ YIKMA GİRİŞİMİYDİ - CHP’de 43 yıl görev yaptınız. Neden oradan ayrılıp İP’ye geçtiniz? CHP üyeliğimi 1960’ta İsmet Paşa imzaladı. Baykal ve Önder Sav’dan eskiyim. Kemal Derviş geldiğinde onun yol haritasını takip ettim. Ekonomiyi düzeltmekten çok, ülkeyi parçalayacak bir yol haritasının vardı. Medyaya çıkan profesörlerce yanlış tanımlandı. Onlar siyasal operasyonu kriz diye anlattılar. Hükûmeti yıkma operasyonuydu o. Bu yüzden ayrıldım. - İşçi Partisi’ne geçiş nasıl oldu? Deneme Lisesi Mezunları Derneği’ni kurmuştum. İlk başkanı bendim, sonra Uğur oldu, ardından Doğu Perinçek. Doğu’yla burada tanıştık (1959). Öteden beri İşçi Partililer benim düşüncemi ifade ettiklerini söylüyorlardı. Benim bu partiye geçmemdeki temel amaç, İP’nin Atatürk’ün Bütün Eserleri kitabıyla ilgili çalışmasıydı. Tabii Ergenekon’da orayı da bastılar. - Güldal Mumcu CHP’ye geçtiğinde ‘yanlış adres’ dediniz? İP doğru bir adres mi sizce? CHP’nin bu krizleri çözeceği kanısında değilim. Bu bakımdan sadece Güldal için değil, herkes için CHP yanlış. İP, doğru bir adres, çünkü bu partinin kurulma temeli Atatürk devrimlerini tamamlamak. - Ergenekon’da partinizde Mumcu cinayetiyle ilgili belgelere ulaşıldı. Garip değil mi? Burada olmasından daha doğal bir şey olamaz. Diğer siyasi partilerde yoksa asıl o garip. O belgelerin bir kısmı benimdi. Diğerleri de Hikmet Çiçek ve Adnan Akfırat’ın topladığı belgelerdi. Zaten Doğu, Mumcu’yla ilgili bir şey bulursa bana getiriyordu. - Veli Küçük’ün evinde Mumcu cinayetiyle ilgili MİT’e gelen bir belgeden söz ediliyor. O belgenin gizli olduğu söyleniyor; ama gizliliği falan yok. Kardeşimin ölümünden 10 gün sonra MİT’e bu belge gelmiş. Kardeşimin İsrail timi tarafından öldürüldüğü, ülkeyi terk etmeyip elçilikte kaldıkları, bundan sonra Mehmet Ali Birand’ı öldürecekleri yazıyor. Sönmez Köksal imza atmış, Süleyman Demirel’e gönderilmiş. Ancak Köksal bu belgeyi yalanladı, ‘sahte’ dedi. Ben takipçisi oldum. Üç sene sonra Adalet Bakanı Şevket Kazan ‘belge doğruydu’ dedi. İsrail Büyükelçiliği’ne gittim, ama onlar reddettiler. - Size göre belge sahte mi, gerçek mi? Sahte değil; ama devletçe benimsenmemiş bir belge. Oradaki isimler geçerli olmayabilir; ama ben Mumcu suikastının iç kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. Ancak belge Meclis Kütüphanesi’nde de, Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu’nda da var. Dolayısıyla gizli belge olarak dava konusu olamaz. - Ergenekon ortaya çıktıktan sonra Sönmez Köksal ve Kazan’la görüştünüz mü? Köksal ısrarla sahte olduğunu söylüyor; ama Kazan gerçek diyor. Bu belgenin içeriğinin doğru olduğuna; ama müsteşarlıkça benimsenmediğine ya da sonradan fikir değiştirildiğine inanıyorum. Ya da Türkiye, İsrail’le ilişkilerini bozmayı göze alamadı. Kardeşimin cinayetinde İran bağlantısı olduğu söylenir. Ben İsrail bağlantısını görüyorum. İsrail, Barzani ve Talabani’ye 1. Körfez Savaşı’nda 50 milyon dolar yardım yapmış. Bunu tek yazan Mumcu. Öldürülmeden önce İsrail Büyükelçisi kardeşimi çağırıyor. - Neden? Öldürülmeden kısa bir süre önce İsrail Büyükelçiliği tarafından dört kere yemeğe çağrıldı. Uğur da yanında biri olsun istiyor. Yabancılarla yalnız görüşmeyiz. Ama adam ısrar ediyor. O görüşmede neler konuşulduğunu öğrenemedim. Birkaç gün sonra öldü. - Ne konuşulabileceğini araştırdınız mı? Sonradan ben İsrail Büyükelçiliği’ne görüşmenin içeriğini sormak istedim. Randevu alamadım. Bunları bir araya getirdiğinizde İsrail’in yaptığını düşünüyorum. Amerika karar verir, İsrail taşeronluğunu yapar, Türkiye de İslamcı görünüşlü örgütlere yaptırır. İran olamaz. Çünkü kardeşimin bir yıllık yazılarında İran hiç yok. Türban, laiklik yok. Bu yüzden dış kaynaklı olarak değerlendiriyorum. Danıştay da aynı şekilde. DANIŞTAY SALDIRISINI BİR MASON HABER VERDİ - Yavuz Donat’a Danıştay saldırısını önceden bildiğinizi söylediniz. Nasıl biliyordunuz? Saldırıdan kısa bir süre önce bana gelen bir kişi saldırılar olacağını söyledi. İsminin açıklanmasını istemiyor. 14. derecede mason kimliğine sahip. MOSSAD böyle bir şey yapacak. Büyük yerlere, resmî kurumlara falan dedi. Benim aklıma Yargıtay, Danıştay geldi. İki gün sonra olay oldu. - Danıştay’ın adı geçmedi yani. Tam telaffuz edilmedi; ama bunu düşündürdü. Yeniçağ Gazetesi’yle bunu haberleştirmek için anlaştım. Yeniçağ’a gönderdim, hatta Ulusal Kanal’a da telefon ettim. Cumhuriyet’e haber verdim. Ama saldırıdan önce ilgilenmediler. Hatta Mustafa Balbay bana sitem etti. “Abi niye bize göndermedin?” diye. Ben “gönderdim.” deyince araştırdı; haber Cumhuriyet’in taşra baskısında çıkmış. Yeniçağ sonra haber yaptı: “Haklısın Mumcu, yine tuzağa düştük” şeklinde. - Medya dışında resmî bir makama bu haberi bildirdiniz mi? Basına vermem yeterliydi. Bundan dolayı koruma polisi verdiler. Merak etselerdi kişinin adını verecektim. Kendisi “İsmimi verebilirsin, ama basına açıklama.” dedi. - Danıştay olayını nasıl yorumluyorsunuz? Mumcu cinayetine benziyor. Mumcu öldürüldüğünde ‘Mollalar Tahran’a’ diye bağırılmıştı. Danıştay’da o kadar olmasa da hükûmet ve İran suçlandı. İran bize suikast falan yaptığı zaman Türkiye bunun cevabını verir. Büyük ülkeler bunu yapıyor. Danıştay baskını, ABD’nin İran’a yapacağı saldırı için Türkiye’den destek istediği günlerdeydi. BİTLİS ÖLDÜĞÜNDE VELİ KÜÇÜK AYDINLIK’I ARADI - Ergenekon’u nasıl değerlendiriyorsunuz? Yakın arkadaşlarınız kurucu diye suçlanıyor? İP’nin ne olduğunu iyi biliyorum. Darbeler partileri kapatır, bunu hep gördük. Dolayısıyla darbe fikrini benimsemez. Perinçek, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de hapse girdi. O adam niye darbe istesin ki! Doğu; Küçük ve Sami Hoştan gibi isimlerle bir araya gelemez. - Neden? Birlikte fotoğrafları yayımlandı? Perinçek parti genel başkanı, üstünde bir isim istemez ki. Yapısını biliyorum. Başkalarının koyduğu kurallara göre hareket etmez. O anlamda bu yapılanmaya inanmıyorum. Eşref Bitlis’i bu örgüt öldürdü deniyor. Bitlis öldürüldüğünde Küçük, Aydınlık’ı arayıp bu olay kaza değil, suikasttır, diye bilgi verdi. Bunun üzerine Adnan Akfırat araştırma yapıp kitap yazdı. Nusret Senem de dava açtı. Bunların hepsi tutuklu. Böyle bir örgüt olabilir mi? Hem adamı öldürüyorlar hem de kaza değil, suikasttır, diyorlar. - İP’liler neden içeride o zaman? Bilemiyorum. İP ile bağdaşmayan insanlar yan yana getirilmiş. O yüzden örgüt fikri falan işlemez orada. Sevgi Erenerol’la olan kısımda bizimkilerin ilişkisi yok. Yani olacak gibi değil. İlhan Selçuk ile Veli Küçük’ün irtibatını Perinçek ve Alemdaroğlu sağlıyormuş. Bir sürü asker vardı Cumhuriyet’in yönetiminde, onlar niye sağlamıyordu, bunlar sağlıyor? Hikmet Çiçek, Adnan Akfırat biraz Uğur Mumcu arşivine benzer. Uğur Mumcu yaşasaydı şimdi Ergenekon’dan tutukluydu! Bu mantıkla bakarsanız böyle bence. - İspatlanırsa tepkiniz ne olur? O zaman bu bir cinayettir. Ülkeye alçakça bir suikasttır. Gider, müdahil olurum, savcının elini öperim. Yalnız inanmam lazım. - Güldal Mumcu ne düşünüyor? Güldal bir şey çıkacağını bekliyordur. Takip ediyordur olayı. O Mumcu cinayetinin bir gün çözüleceğine çok inanır. - Siz? Türkiye; ABD ve İsrail’le ilişkilerini bugünkünden farklı yapabilirse olabilir. kaynak: http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=30915 |