|
Hüseyin Kıvrıkoğlu'na yönelik bir suikast |
|
|
|
|
Yazar admin
|
|
Pazartesi, 28 Temmuz 2008 |
Hedefteki Paşa |  | Ergenekon iddianamesinde 11 yıl önce “kaza kurşunu” denilen bir olayın aslında, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı olan Hüseyin Kıvrıkoğlu’na yönelik bir suikast olduğu da yer aldı
Kod Adı Darbe ve Ergenekon’un Çöküşü adlı kitapların yazarı olan Zihni Çakır’ın 25 Şubat 2008’te verdiği tanık ifadesinde yaptığı çarpıcı açıklamalar iddianameye girdi. Çakır, 1997 yılında Kıbrıs’ta yapılan Toros-2 tatbikatında dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Komutanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’na suikast düzenlendiğini iddia etti. Toros-2 tatbikatının son gününde, 5 Kasım 1997’de, protokol çadırında tatbikatı izleyen Albay Vural Berkay göğsüne saplanan bir kurşunla yaralanmış, hastaneye kaldırılan Berkay tüm müdahalelere rağmen kurtulamamıştı. O tarihte bu olay gazetelere “Kıbrıs’ta ateşli gün”, “Kıbrıs’ta acı kaza”, “Suikast şüphesi” ve “Albayın şüpheli ölümü” başlıklarıyla yansıdı.

Komutan önde oturuyordu
Albay Vural Berkay’ın tatbikat alanına 2 kilometre uzaklıktaki protokol çadırında tek kurşunla vurulup şehit olması ilk anda şüphe uyandırdı. Anadolu Ajansı’nın o gün geçtiği haber ise şüpheleri artırdı. Berkay’ın hemen sol önünde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Kıvrıkoğlu’nun oturduğunu belirten ajans “Kurşun doğrudan şehit albayın göğüs kafesine girdiği için bir suikast ihtimali gündeme gelmiş bulunuyor” satırlarına yer verdi.
Aksaz kavgasının sonucu
Toros-2 tatbikatındaki sır ölüm 11 yıldır gizemini koruyordu. Ergenekon iddianamesinde yer alan yazar Çakır’ın ifadesinde, olayın Kıvrıkoğlu’na yönelik suikast olduğu açıkça belirtiliyor. İşte Zihni Çakır’ın ifadesi... “ (...) 1998 yılında Bir Numara’nın kendisine ordu içerisinde bir mezhep yapılanmasından söz ettiğini, 1997 yılı Ocak ayında TSK’da mezhep yapılanması başlıklı 40 sayfalık rapor getirdiğini, bu raporda tek tek isimlerin yer aldığını, belgeye göre en tepede Doğu Aktulga’nın yer aldığını, 1997 yılı Haziran ayında Marmaris Aksaz Deniz Üs Komutanlığı’nda bir toplantı yapıldığını, bu toplantıya orduda komuta kademesi ve istihbarat birimlerinde yer alan bazı isimlerin katıldığını, Güven Erkaya ve Doğu Aktulga ile bir tartışmanın yaşandığını Bir Numara’nın söylediğini, bu tartışmadan sonra Ankara Çayyolu semtinde bir evde 1998 yılı Ağustos ayında şekillenecek olan komuta kademesini etkileyecek bazı kararlar alındığını, bu kararların 05.11.1997 tarihinde yapılan Toros-2 tatbikatında uygulanmak istendiğini söyleyerek, Albay Vural Berkay’a isabet eden kurşunun asıl hedefinin Hüseyin Kıvrıkoğlu olduğunu, amacının Kıvrıkoglu’nun yerine aynı mezhepten ve aynı kanada bağlı bir ismin Genelkurmay Başkanı yapılması olduğunu anlattığını, tatbikatta seken kurşun olarak anlatılan merminin bir M-16 dan çıkmış olsa bile etkili menzilinin 500 metre olduğunu, tatbikat alanı ile izleyici çadırlarının ise 1.500 metre olması nedeniyle söz konusu merminin ancak bir suikast silahından çıkmış olabileceğini...”
 Suikastçi yüzbaşı hâlâ yok
İddianamade yukarıdaki sözleriyle yer alan Zihni Çakır “Ergenekon’un Çöküşü 2” adlı kitabında da eski Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’na Kıbrıs’ta düzenlenen suikastın Ergenekon’un sol kanadı tarafından planlandığını iddia etmişti. Çakır, Genelkurmay eski Başkanı Kıvrıkoğlu’na kara kuvvetleri komutanı iken düzenlenen suikast planının komutanlar arasındaki mezhebe dayalı tartışmalardan kaynaklandığını savunuyor, Kıvrıkoğlu’nun vatanseverler tarafından öldürülmek istendiğini ileri sürüyor. Teamüllere göre Kıbrıs’taki tatbikatı cumhurbaşkanı, başbakan ve savunma bakanının da izlemesi gerekirken üçünün de o gün orada olmamasını kuşku verici bulan Çakır “edindiği bilgilere dayanarak” olayın bir kaza olmadığını “silahı yanlışlıkla ateş aldı” denilen yüzbaşının Kanas’la (suikast silahı) bilinçli olarak ateş ettiğini söylüyor. “Amaç Kıvrıkoğlu’nu öldürmekti” diyen Çakır, suikastçı olduğu ileri sürülen yüzbaşının olayın hemen ardından askerlikten firar etmesine ve halen de bulunamamasına dikkat çekiyor. | http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Hedefteki_Pasa_191002_1&Newsid=191002
‘Kıvrıkoğlu ölse yerine Bir geçecekti’ iddiası | Anka Ajansı’nın 2005 yılı Temmuz ayında geçtiği bir haber, Toros-2 tatbikatında yaşanan olayla ilgi hayli ilginç cümleler içeriyordu. Habere göre 28 Şubat’ın hemen ardından Mart 1997’de bir kurmay yarbay, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e ‘Kişiye özel ve gizli’ bir mektup yazdı. Yarbay mektubunda, Silahlı Kuvvetler’de bir etnik kadrolaşmanın yanı sıra, Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’na Kıbrıs’ta düzenlenen suikastın ‘Allah’ın bir lütfu ile atlatıldığı’nı yazarken, Org. Çevik Bir’in Genelkurmay Başkanı olması için ya Kıvrıkoğlu’nun ortadan kaldırılacağı ya da görev süresinin uzatılacağı öne sürüldü. Mektupta 2’nci teşebbüsün Cumhurbaşkanı’nın katkısını gerektirdiği belirtilerek bu senaryonun engellenmesi istendi. http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=191004&Categoryid=45 Takbikat kaset ortadan kayboldu | Şehit Albay’ın eşi Jale Berkay: Takbikatın çekildiği kaset ortadan kayboldu Toros-2 tatbikatında şehit düşen Albay Vural Berkay’ın eşi Jale Berkay ise 3 yıl önce şunları söylemişti:
“Tatbikat alanında dayanılmaz derecede mermi gürültüsü vardı. Daha sonra birden bire her şey durdu sesler kesildi. O sessizlik anında ‘Bir albay vuruldu’ dediler. Ben ‘Benim Albayım mı vuruldu?’ diye ayağa fırladım. ‘Hayır’ deyip geçiştirdiler ve benden eşimin şehit olduğu tatbikat bitimine kadar saklandı. Kendi çırpınmalarımla olayı araştırmasaydım daha da saklanacaktı. Otopsi için uzmanlar geldi. Bunlardan biri de aile dostumuz Nevzat Yamaç Albay’dı. Olay sonrası Nevzat Albay’la görüştüğümüzde bana suikast şüphesi olmadığını, eşimin bir M-16 ile vurulduğunu söyledi. Daha sonra bana eşimi vuranın Bordo Bereliler olarak bilinen özel kuvvetlerde görevli bir astsubay olduğu söylendi. Ama bu resmi bir açıklama değildi.
Ayağı takılan bir asker, tetiğe basmış!.. Dönemin kolordu komutanı Korgeneral Ali Yalçın bana eşim öldükten iki saat sonra ‘Vural şehit oldu. Ayağı taşa takılan bir askerin yanlışlıkla tetiğe basmasıyla kaza kurşunuyla vuruldu’ dedi. Ancak bu cümle bir daha asla tekrar edilmedi. Olay günü tatbikat anının filme çekildiğini biliyorum. Hatta eşimin birliğinden bir astsubayın elinde kamera vardı ve ‘Albayımın vurulduğu anı çektim’ dedi. Sonra dediler ki o astsubay tüm tatbikatı çekmedi. Çekilen kaset de sonra ortadan yok oldu.” |
http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=191003&Categoryid=45 |
|
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 31 Temmuz 2008 )
|