|
İddianameden: Cumhuriyet gazetesinin bombalanması talimatını emekli General Veli Küçük, bombaları da emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin verdi. Davanın Danıştay cinayeti ve Cumhuriyet’in bombalanmasıyla ilgili bağlantısı Danıştay davasında ağır müebbete mahkûm olan Osman Yıldırım’ın ifadesiyle kuruldu. Yargıcın görmezden geldiği bu ifade, karar duruşmasından önce ilk kez Taraf’ta yayımlanmıştı. Yıldırım, Ergenekon Savcısı Öz’e de tekrarladığı ifadesinde üç bombayı Alparslan Arslan’la birlikte Ataşehir’de Muzaffer Tekin’den aldıklarını, bombalama emrini ise Veli Küçük’ün verdiğini, ancak vaat edilen 500 bin doların kendilerine ödenmediğini söyledi GAZİ OLAYLARININ EMRİ VELİ KÜÇÜK’TEN GELDİ • Ergenekon üyesi olmakla suçlanan Sedat Peker’in 2004 yılında yaptığı telefon konuşmalarında eskiden kahve tarama gibi olaylar yaptıklarını ve Gazi olaylarını doğrular nitelikte konuştuğu ifade edildi. İddianamede yer alan 9 nolu tanığın da ifadesinde 1995 yılında Gazi Mahallesi’nde meydana gelen kahvehane tarama ve adam öldürme olayının talimatının bizzat Veli Küçük tarafından verildiği belirtildi.
TETİKÇİLER TUTUP CEPHANE DEPOLADILAR • Ergenekon iddianamesinde örgüt üyelerinden bazılarının TİT (Türk İntikam Tugayı) adı altında eylem yapmayı planladıkları belirtildi ve tetikçilerin adı sıralandı. Operasyon kapsamında 39 adet el bombası, 2 adet içi boşaltılmış el bombası, 11 kg C-3 patlayıcı, 1160 gr tahrip kalıbı, 1 adet gaz bombası, 1 adet gaz bombası, 10 adet fünye, 5 adet işaret fişeği, 3 adet sisbombası, 21 adet TNT kalıbı, 1 adet yangın bombası, 84 adet kapsul, 24 adet ateşleme çakmağı, 50 metre infilak fitili, 35 adet çeşitli boylarda infilak fitili, 1 adet eğitim bombası, 2 adet demirçubuk içerisinde patlayıcı, 18 gram Emolite marka patlayıcı, 13 cm uzunluğunda infilak kapsulu için irtibatlık fitil, 3 adet plastik tüp içerisinde hidrolik asit, 3 adet uzun namlulu tüfek, 4 adet ruhsatsız av tüfeği, 21 adet ruhsatsız tabanca, 3 adet kuru sıkı tabanca, 34 adet şarjör, 1074 adet dolu fişek, 73 adet av fişeği, 1 adet susturucu, 2 adet içi boşaltılmış havan mermisi, 9 adet içi boşaltılmış uçaksavar mermisi, 2 adet kasatura, saniyeli fitil, çok sayıda demir bilye, bomba yapımında kullanılan malzemeler, telsiz ve 7 adet bıçak, 3 adet muşta’nın ele geçirildiği de iddianamede yer aldı.
MERSİN’DE TÜRK BAYRAĞI YAKTIRDILAR • Gizli tanıklardan birinin Mersin’deki Kuvvayı Milliye Derneği ile ilgili ifadesinde şöyle dediği iddianameye yansıdı: “Vatansever Kuvvetler Güç Birliği tarafından Mersin’de organize edilen bayrak mitinglerinde yer aldığını, bu miting öncesi iki adet Türk bayrağını VKGB tarafından halkın galeyana getirilmesi için özellikle yaktırıldığını, bundan dolayı da 10 bin kişinin tepki amaçlı Türk bayrağı açtığını bizzat kendisinden duydum.”
PAPA’NIN ZİYARETİNDE KAOS YARATACAKLARDI • İddianamede Papa’nın Türkiye’yi resmi ziyaretinde kaos ortamı oluşturup, her türlü eylemi planlayıp yapabilecek ve doğacak kaos ortamını örgütün çıkar amaçları doğrultusunda kullanıp, devleti ele geçirme sürecinde kullanmayı amaçladığı; bu eylem için şüpheli Muammer Karabulut’un bazı yazılar yazdığı ve bu yazıları Veli Küçük’e faksladığı, görüşünü aldığı, Sevgi Erenerol ve Kemal Kerinçsiz’in talimatlarına göre hareket ettiği yazıldı.
BARTHOLOMEOS, MUTAFYAN VE ALATON’A SALDIRI PLANI • İddianamede Kuvayyı Milliye Derneği’nin Genel Merkezi’nde yapılan aramada elde edilen bilgisayarda kayıtlı bir dosya içerisinde Başbakan Erdoğan veya AKP’den herhangi birinin cumhurbaşkanı olması durumundaki simülasyonda; 1 • Fener Patriği Bartholomeos’un öldürülmesi, 2 • Ermeni Patriği Mutafyan’ın öldürülmesi, 3 • İşadamı İshak Alaton’un öldürülmesi senaryolarına yer verildi.
HİZBULLAH’I ERGENEKON KURMUŞ, PKK VE DHKP-C İLE BAĞLANTI KURMAYA ÇALIŞMIŞ • İddianame “Terör Örgütleriyle Bağlantılar” başlığında Hizbullah, PKK ve DHKP-C örgütleriyle olan bağlantılara yer veriyor. Hizbullah’ın Teoman Koman Paşa ile Veli Küçük tarafından kurulduğu, örgütlenmenin de Teoman Koman tarafından yapıldığı vurgulanıyor. PKK-Kongra/GEL başlığında ise Ferid İlsever’in Sosyalist Parti Başkanı olduğu dönemde Abdullah Öcalan ve Doğu Perinçek’in ittifak yaptıkları yazıldı. Veli Küçük’ün Giresun’da görev yaptığı sırada DEHAP ve Abdullah Öcalan’ın DHKP-C Lideri Dursun Karataş ile arasının iyi olduğu ve yaptıkları ittifağın Veli Küçük tarafından bozulmasının istendiği belirtildi. Doğu Perinçek ve Abdullah Öcalan’ın beraber çektirdikleri fotoğrafların şimdi Edirne Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunan Hanefi Avcı tarafından basına verildiği Veli Küçük’ün de Hanefi Avcı’yı hiçbir zaman sevmediği ifade edildi. http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=13222 |