Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Ergenekon'dan kan damlıyor
Ergenekon'dan kan damlıyor PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazar, 27 Temmuz 2008

Ergenekon’dan kan damlıyor

Danıştay saldırısı, Dink cinayeti, Malatya katliamı, Rahip cinayeti, Hablemitoğlu’nun katli, Gazi olayları... Bunlar Ergenekon İddianamesinde örgütle ilişkili ‘kaos’ eylemlerinden en dikkat çekenleri. Suikast yapılacakların listesi ise bir hayli kabarık


ERGENEKON terör örgütü ile ilgili iddianame daha önce pek çok değişik gruba mal edilen cinayet ve katliamların aslında kimler tarafından tezgahlandığını gözler önüne serdi. Ergenekon’un daha çok ‘dinciler öldürttü’ diye kamuoyu oluşturduğu isimleri aslında kendisinin katlettiği de gün ışığına çıkmaya başladı. Özellikle ‘başörtüsü için yapıldı’ denilen Danıştay saldırısı ile Ergenekon arasındaki bağlantılar ortaya çıkarıldı.

500 BİN DOLARA BOMBALADIK

DANIŞTAY
katili Alparslan Arslan’ın Ergenekon yöneticileri ile olan ilişkileri tek tek belgelendi. Danıştay hükümlülerinden Osman Yıldırım, 30 Nisan 2006 günü Alparslan Arslan’la bir villaya gittiğini, villada Muzaffer Tekin ve Oktay Yıldırım ile birlikte kendisinin tanımadığı 10-15 kişinin de olduğu bir toplantıya katıldığını anlattı. Yıldırım, Zafer kod adlı Muzaffer Tekin’in 3 adet el bombasını Alparslan Arslan’a vererek ‘Bu işin sonunda 500 bin dolar alacaksın. Sen işi yaptıracağın kişilere kaç para verirsin bilmem’ dediğini söyledi.

TEKİN’İN AVUKATI ARSLAN

İDDİANAMEDE
Tekin ile Alparslan Arslan arasındaki ilişki ‘...Arslan’ın uzun yıllardır Muzaffer Tekin ile tanıştığı ve sıkı bir ilişki içerisinde olduğu, hatta bir dönem Muzaffer Tekin’in uyuşturucu kaçakçısı olarak bilinen Ertuğrul Yılmaz’la ortak Doğuş Factoring şirketini işletirken bu şirketin avukatlığını Arslan’ın yaptığı’ şeklinde anlatıldı. Tekin’in, Semih Tufan Gülaltay ile çok iyi ilişkilerinin olduğu, Arslan’ın da Danıştay saldırısından bir süre önce Gülaltay’ın işyerine gittiği de vurgulandı.

NASIL SERBEST KALDI?

DANIŞTAY
saldırısının ardından intihar girişiminde bulunan Muzaffer Tekin’in nasıl serbest bırakıldığı da sorgulandı. İddianamede ‘Sonuç olarak örgüt yöneticisi Muzaffer Tekin gerçekleştirdiği intihar girişimi ile amacına ulaşmış ve Danıştay faili Alparslan Arslan ile defalarca telefon görüşmesi olduğu halde serbest kalmıştır’ vurgusu yapıldı.

KATİBİM BULUŞMASI

DANIŞTAY
hükümlüsü Osman Yıldırım ifadesinde ‘Veli Küçük’ü 1993 yılından itibaren tanıdığını, Veli Küçük ile Alparslan Arslan’ın Üsküdar ilçesinde bulunan Katibim Restoran’ın yanındaki çay bahçesinde buluştuklarını bildiğini, zaman zaman kendisinin de yanlarında bulunduğunu, Alparslan Arslan’ın 2004 yılında yurt dışına çıktığını bildiğini’ anlattı. HABER MERKEZİ


Halkı birbirine kırdırma planı 


İDDİANAMEDE ‘Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik,halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı siláhlandırarak,birbirini öldürmeye tahrik eylemleri’ başlığı altında 5 olay sıralandı. İşte o olaylar:

1-Rahip Andrea Santora Cinayeti, 2-Danıştay Saldırısı, 3-Hrant Dink Cinayeti, 4-Zirve Yayıncılık Cinayeti,

5-YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’e yönelik silahlı saldırı.


Kaos yaratacak suikast listesi


ERGENEKON’UN suikast listesinde Başbakan Erdoğan, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Fener Patriği Bartholomeos, Ermeni Patriği Mutafyan, Musevi Cemaati önderlerinden İshak Alaton, DTP’liler Ahmet Türk, Sebahat Tuncel ve Osman Baydemir, gazeteci yazarlar Fehmi Koru, Orhan Pamuk, Ergenekon tutuklusu emekli Orgeneral Şener Eruygur, Süleyman Demirel, Deniz Baykal, Erdoğan Teziç, Sabih Kanadoğlu, Ahmet Necdet Sezer, Bülent Eczacıbaşı, Vural Savaş, Kemal Anadol, Kemal Gürüz, Bekir Coşkun, Emin Çölaşan, Tuncay Özkan, Türkan Saylan, Mustafa Süzer, Ruhat Mengi, Jost Lagendik, ABD Büyükelçisi Wilson da vardı.


Bize Ogün Samast gibi adamlar lazım


KENDİSİNİ Türk İntikam Tugayı ve Ergenekon üyesi olarak tanıtan şüpheli Vatan Bölükbaşoğlu’nun hem telefon hem de dijital ortamda yaptığı görüşmeler de iddianameye girdi. Bölükbaşoğlunun silah teminine çalıştığı da belirtilerek ‘Ergenekon terör örgütünün talimatları gereği Başbakan ve Ramazan Akyürek’in öldürülmesi ile alakalı istihbari bilgiler topladığı belirtilerek şöyle deniliyor. Ogün Samast misali bu işi gerçekleştirecek kişileri ayarlamaya çalıştığı belirlenmiştir’ denildi.


Tetikçi asla slip don giymeyecek


İDDİANAMEDE Ergenekon’un tetikçilerinde hangi özellikleri aradığı da ayrıntılarıyla yer aldı. Buna göre tetikçi şunlara dikkat etmeli: ‘Pantolonun ağ kısmı derin ve bol olacak’, ‘ayakkabı kaymamalı ses çıkarmamalı koşmaya müsait olmalı’, ‘ceket kabalarından aşağıda uzun olur dışarıya hafif bombe verilir tabanca tamamen kaybolur’, ‘takım elbiselerin astarları düğmeleri kolay sökülmeyecek cinsten olmalı kavgada sökülenler ileride yakalandığında mahkemede delil olarak kullanılabilir’, ‘büyük ve sağlam pamuk mendil çok önemlidir, her işe yarar yaranın üzerine bastırsan kan kaybını önler’, ‘iç çamaşırı slip olmaz, bokser gibi şort olmalıki aleti yani tabancayı rahat koyabilesin külotunun lastikleri elinin kalınlığında olmalıki alet düşmesin’...


Çatlı’nın sır dolu çantası Veli Küçük’e verildi


SUSURLUK kazası sonrası Abdullah Çatlı’nın kaybolan çantasının Drej Ali lakaplı olan ve Veli Küçük ile yakın ilişkisi bulunan Ali Yasak tarafından alınarak Veli Küçük’e verildiği de iddianamede yer alıyor. Veli Küçük’ün olay sonrasında ‘Allahtan biz o çantayı şey yaptık, eğer çanta başkalarının eline geçseydi mahvolurduk, bizi bertaraf ederlerdi’ dediği de ileri sürülüyor.


Gazi olayları için emir Küçük’ten


İDDİANAMEDEKİ 9 nolu gizli tanık, Gazi olaylarının emrinin Veli Küçük tarafından verildiğini anlattı. Tanık ifadesinde ‘Gazi olaylarının başlamasına neden olan Gazi Mahallesi’ndeki kırathanenin taranması ve bir alevi dedesinin öldürülmesi emrini, Veli Küçük verdi’ dedi. Gizli tanık Dilovası, Ergenekon örgütü liderlerinden Veli Küçük’le bağlantısı olan Dev-Sol örgütünün Gazi Mahallesi’nde kahvehane tarayarak halkı sokaklara döktüğünü iddia etti.



Duyar emri Küçük’ten 


GİZLİ tanık ‘Yüksel’ 30.05. 2008 tarihinde verdiği ifadede Nuri ve Vedat Ergin çetesinin, Sabancı Suikastı sanıklarından Mustafa Duyar hangi cezaevine nakledilirse peşinden o cezaevine nakledildiklerini ve sonunda da Duyar’ı öldürdüklerini anlattı. 2000 yılında Uşak Cezaevi isyanı sırasında Nuri Ergin’in ‘Bu devlet bana Mustafa Duyar’ı öldürttü, Ben öldürttüm, şimdi canlı söylüyorum’ dediği video görüntüleriyle belgelendi. Nuri Ergin’in gazetecilere ‘Veli Abi’yi ara, Veli Küçük’ü ara. Bizi sor! Başka bir şey söylemiyorum. Allaha Emanet olun!’ dediği belirlendi.


Eşi ve Ağabeyi tanıklar arasında 


ERGENEKON iddianamesinde hakkında 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 500 yıla kadar hapis cezası istenen Muzaffer Tekin’in eşi Fatma Müge Tekin de tanıklar arasında yer aldı. Müge Tekin’in tanık olarak verdiği ifadede neler anlattığı ise iddianamede yer almadı. Tanıklardan birisi de Muzaffer Tekin’in ağabeyi Ahmet Rıza Tekin.

 

http://www.stargazete.com/politika/ergenekon-dan-kan-damliyor-116516.htm 

Son Güncelleme ( Perşembe, 31 Temmuz 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
© 2009 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi