APO'YA UÇAKTA MEMLEKETE HOŞ GELDİN DİYEN PİLOT NECATİ'YMİŞ!
Ergenekon Terör Örgütü iddianamesinin ayrıntıları netleştikçe inanılmaz ilişkiler ağı ve 'derin' iddialar bir bir ortaya çıkıyor.
Sanıklardan Aydınlık dergisi Ankara temsilcisi Hikmet Çiçek'in flash diskinde ve İşçi Partisi Basın Bürosundan elde edilen bilgisayar hard diski içinde ele geçirilen "Prov mekt Oğuz" adlı word dokümanında Abdullah Öcalan'ın avukatı ile Özel Kuvvetler Komutanlığı'nda görevli Oğuz adlı bir subayın konuşma çözümleri yer alıyor. İddianamede belgeyle ilgili olarak şöyle deniyor: "Yapılan incelemede metnin başında "Provakasyon Mektubu" yazdığı, devamında bunun "Avukat" ve "Oğuz" olarak belirtilen iki kişinin konuşma çözümü olduğu, metnin içeriğinden "Avukat"ın Abdullah Öcalan'ın avukatı olduğu, "Oğuz"un Özel Kuvvetler'de görevli birisi olduğu anlaşılmaktadır." Deniyor.
İddianame dosyasına birebir alınan belgede, Oğuz adlı ÖKK subayı, avukata hitaben Öcalan'ın ekibini her konuda bilgilendirmediğini belirterek, yakalandığında uçakta kendisine "Memlekete hoş geldin!" diyenin de Pilot Necati olduğunu söylüyor:
"Abdullah Öcalan bunları iyi bilir. Size bunları söylemiyor. Nasıl yakalandığını da anlatmıyor. Öcalan gözlerini açtığında uçakta ona "Memlekete hoş geldin" diyen de pilot Necati idi. Başından beri girdiği ilişkileri biliyoruz. Örgütü kursun diye Öcalan'a 10 milyon lira verildi. Biz bunları bilerek konuşuyoruz. Ancak Öcalan biz ona siyasilerden elçi gönderdik onları tartakladı. Cemil Bayık'la birlikte M. Fırat'ı küfürle, tartaklayarak geri yolladı."
İddianamedeki belgeye göre, "Oğuz" adlı kişi, "PKK ile daha önce de görüşmeler yapılıp, protokollar imzalandığını belirterek, 1995-96'da Şam'da Öcalan'ın bilgisinde hazırlanan bir protokol sürecinde bizzat kendisinin de yer aldığını belirtiyor. Daha sonra 1997'de E. Org. Ç. B'ye bağlı Osman adlı albayın yine PKK'lılarla Brüksel'de görüştüğü ancak Apo henüz Şam'da olduğu ve kendisini "Kartal" olarak gördüğü için görüşmelerin başarılı olmadığı kaydediliyor.
Oğuz, avukata ayrıca çok daha ilginç bilgiler veriyor: "Açıktan ilişki olmaz. Bu ilişkiyi kabul etmeye kamuoyu henüz hazır değil. Bu girişimi yayarsanız bir sonuç alınmadığı gibi, barışçı yolları da tıkamış olursunuz. Siz her şeyi propaganda için kullanıyorsunuz. Şemdin Sakık'la da ilişkimiz vardı. Çok iyiydi. Yeşil kanalıyla silah alış verişi yapanlar da vardı. Öcalan sıkıştırdığı için Kuzey Irak'a geçip Barzani'ye teslim oldu. Öcalan yakalanmasaydı, TSK içinde büyük sorun çıkacaktı. Çünkü komutanlardan bir grup, PKK'ya silah sattı, uyuşturucu trafiğini birlikte yürüttü. Siz belki bilmiyorsunuz ama Barzani ve Talabani'ye verilen 3 bin kalaşnikofun Osman Öcalan'a verileceğini biliyorduk. Ayrıca başka bir parti silahın teslimatı için bir ekip Şam'a ve Bekaa'ya gitti. Silopi Tugay Komutanlığı, bu işbirliğini belgeledi. Gece görüş dürbününe varıncaya kadar askeri malzeme satışı yapanlar ortaya çıkarıldı."
Pilot Necati kim?
Devlet eski Bakanı ve emekli hâkim Albay Baki Tuğ, Pilot Necati'nin gerçek adının İlyas Aydın olduğunu ileri sürüyor. Abdullah Öcalan'ı SBF öğrencisi iken gözaltına aldıktan sonra soruşturmasını yürüten savcı olarak bilinen, Öcalan'ı MİT'ten gelen bir bilgi notuyla serbest bıraktığı ileri sürülen ve bunu sürekli reddeden Baki Tuğ, Kırmızı Çizgi dergisinin Ocak-2008 sayısında şu bilgileri veriyordu:
"84 öncesi Abdullah Öcalan diye birisi yoktu. Türkiye'de Kürt kökenli vatandaşların temsilciliğini yapan, onları örgütleyen Gazi Üniversitesi'nde Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde iki tane militan talebe vardı birisi Mehmet Demir'di diğeri de Ahmet Demir. Bu Abdullah Öcalan'ın o zamanlar esamisi dahi okunmamaktadır. Sonradan gündeme gelmiştir. İlyas Aydın (Pilot Necati) ile uzun süre beraberliği olmuştur. Sonradan onunla da ipleri kopartmıştır. Pilot Necati Kaya olarak tanınmaktadır, o müstear bir isimdir, gerçek ismi İlyas Aydın'dır. İlyas Aydın ordu bünyesinde genç subayların içerisinde havacı bir subaydır o da örgütlenmelerin içerisindedir. Bunlarla askerler arasındaki irtibatı sağlayan genç bir subaydır. Abdullah Öcalan'ın kayınpederi olan Ali Yıldırım Milli İstihbarat Teşkilatında çalışmaktadır. Kesire'nin babasıdır, o nedenle kayınpederi MİT'te çalışıyorsa Abdullah Öcalan'ın da MİT'le bağlantısı vardır diye yakıştırılır.
Çayan ve Öcalan finansörü: Pilot Necati
Baki Tuğ, "Mahir Çayan'ı da Abdullah Öcalan'ı da finanse eden aynı kişiydi. Bu kişi 12 Mart'ta İlyas Aydın olarak tanınıyordu. 1970'li yılların sonunda ise Pilot Necati Kaya olarak bilindi." diyor:
"Havacı Yüzbaşı İlyas Aydın, Mahir Çayan'ın örgütlenmesinin baş mimarı. Çayan ve arkadaşlarına kalacakları yerleri tuttu, para verdi, silahlı mücadeleye geçmesi için kışkırttı. İsrail'in İstanbul Başkonsolosu Elrom'un kaçırılması olayının baş aktörü ve tetikçisi olduğu biliniyor. Aydın'ın en önemli görevlerinden birisi de cunta liderlerinden Muhsin Batur ile Mahir Çayan arasındaki istihbaratı yürütmesiydi. Daha sonra Mahir Çayan ve arkadaşlarının Kızıldere'de yakalanıp öldürülmelerinde gündeme geldi İlyas Aydın. Emniyet güçleri bölgeyi kuşatmadan on dakika önce buradan ayrılmıştı."
İddialara göre Yıllar sonra kanlı 1 Mayıs 1977 olaylarında İlyas Aydın ismi bambaşka bir şekilde gündeme geldi. Taksim'deki Sular İdaresi'nin çatısından ateş edenlerden birisinin İlyas Aydın olduğunu söyleyen çok sayıda tanık vardı."