Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz'ün iddianamede yer verdiği belirtilen iddiaya göre, Ergenekoncular Özdemir Sabancı suikastı ile 1988 yılında gerçekleştirilen bir başka olayın ardından sahte MİT belgesi düzenlemiş. Ergenekon organizasyonuna ilişkin ilginç açıklamalarıyla tanınan Tuncay Güney 2001 yılında emniyette verdiği ifadede, Sabancı suikastını Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı'nın yönettiğini, tetiği de resmî görevlilerin çektiğini iddia etmişti. Güney'in ifadesiyle örtüşen 'Gizli' kaşeli MİT belgesinin Ergenekon soruşturması kapsamında örgütün üst düzey yöneticisi olduğu iddiasıyla tutuklanan İşçi Partisi (İP) lideri Doğu Perinçek'in evinden çıktığı öğrenildi. Soruşturmayı yürüten savcılığın Sabancı suikastını anlatan belgenin doğru olup olmadığını MİT'e sorduğu ancak olumsuz cevap aldığı kaydedildi. Savcılığın, iddianamede, Ergenekon terör örgütünün suikastlar sonrası sahte belgelerle kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığı tespitine yer verildiği ileri sürüldü. Tutuklu Zihni Çakır da 'Kod Adı Darbe' isimli kitabında sözde MİT belgesine yer vermişti. İddianameye de girdiği kaydedilen 'Gizli' kaşeli ve 1996-1997 yıllarına ait hazırlık, esas ve iddia numaralarının verildiği 'sahte MİT belgesi'nde 9 Ocak 1996'da 10.29 sularında iki kişinin Sabancı Center'a geldiği ve içeriden üç kişinin de katılımıyla 25. kata çıkarak Özdemir Sabancı, Haluk Görgün ve Nilgün Hasefe'nin bürolarında öldürülme olayını gerçekleştirdikleri anlatılıyor. 25. katın incelenmesinde Dursun Bozkurt'un görüldüğü ancak Fehriye Erdal'ın bulunamadığı belirtiliyor. İnceleme sonucunda bu katta bulunmaması gereken ve personel olmayan Kıdemli Piyade Yüzbaşı Hüseyin Pepekal'ın teşhis edildiği bildiriliyor. Fehriye Erdal, Mustafa Duyar ve İsmail Akkol'un bu organizasyonda nasıl rol oynadıklarının araştırıldığında ise Türk istihbarat birimlerinin ortaklaşa kullandıklarının ortaya çıktığı dile getiriliyor. Ekleri de bulunan sözde MİT belgesinin devamında, organizasyonun planını Abdullah Çatlı, Hüseyin Kocadağ ve Hüseyin Pepekal'ın yaptığının saptandığı bilgisine yer veriliyor. Sözde MİT belgesinde ayrıca Sabancı'ya ait Akçimento'da uyuşturucu imal edildiği iddia ediliyor. Okkır, cezaevinde 26 kez doktor kontrolünden geçti TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, Ergenekon soruşturması kapsamında cezaevinden tahliye edildikten sonra hayatını kaybeden Kuddusi Okkır'ın 26 kez doktor kontrolünden geçirildiğini açıkladı. Eşinin Okkır'ın sağlık durumuyla ilgili kendilerine müracaatta bulunduğunu hatırlatan Üskül, "Bu derece hasta bir kişinin tutukluluğunun sürmesi insan hakları bakımından sorunlu bir durumdur." dedi. Zafer Üskül, Meclis'te yapılan komisyon toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Basında Okkır ile ilgili doğru olmayan haberler yayınlandığını belirten Üskül, şöyle devam etti: "Kuddusi Okkır'ın eşi, Okkır'ın sağlık sorunları olduğunu, yeterli ilgi gösterilmediğini, tutukluluk halinin devam ettiğini ve yardım istediğini belirterek 4 Haziran'da komisyona başvurdu. CHP'li Ahmet Ersin de dilekçe vererek komisyonun ilgilenmesini istedi." Kuddusi Okkır'ın 15 kez cezaevi hekimi tarafından muayene edildiği bilgisini veren Üskül, 11 kez de değişik hastanelere sevk edildiğini anlattı. Üskül, şunları söyledi: "Son olarak Edirne Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Yani tutuklu olduğu süre boyunca 26 kez doktor kontrolünden geçti." Alt komisyonun şu aşamada yapabileceği bir şey olmadığının altını çizen Üskül, Türk Tabipler Birliği'nin yapacağı incelemenin sonucunu beklediklerini dile getirdi. Üskül, birliğe inceleme yapmalarına ilişkin bir yazı yazdığını sözlerine ekledi. Ankara, aa Tanık koruma için bütçe sınırlaması yok Tanıkların kimliğinin saklı tutulması ve güvenliğinin sağlanmasına imkân tanıyan Tanık Koruma Yasası'nın yönetmeliği tamamlandı. Yasadan ilk kez Ergenekon terör örgütü soruşturmasının gizli tanıkları faydalanacak. İçişleri Bakanlığı'nca üç ayrı taslak halinde hazırlanıp görüşü alınmak amacıyla Adalet Bakanlığı'na gönderilen yönetmeliğin bir hafta içinde çıkması bekleniyor. Tanık koruma kapsamına alınacakların güvenliği için İçişleri Bakanlığı'nın örtülü ödeneğinden yapılacak harcamalarda herhangi bir limit belirlenmedi. Yasaya göre tanıklara geçimlerini sağlamaları için maaş bağlanabilecek. İş kurabilmesi amacıyla yüklü destekte bulunulabilecek. Eğitimine devam etmesi de sağlanabilecek. Uluslararası anlaşmalara ve karşılıklılık ilkesine uygun şekilde, geçici olarak başka bir ülkeye yerleştirilebilecek. Tanıkların fizyolojik görünümünün estetik cerrahi yoluyla değiştirilmesi ve buna uygun kimlik bilgilerinin yeniden düzenlenmesi sağlanacak. Sedat Güneç, Ankara |