Sol’un Ergenekon sessizliğiŞENOL KARAKAŞ* / Bugün sol Ergenekon terör örgütüne karşı sesini çıkarmıyor? Neden AKP ile Ergenekon’u aynı kefeye koyuyor? Neden “Darbeye hayır” dedikten sonra, ‘ama’ demek zorunda hissediyor? Bunun basit bir açıklaması var: Çünkü bu sol, kemalist! Susurluk rezaletinin üzerinden yıllar geçti. Ergenekon rezaleti ise Susurluk çetesinin dağıtılmadığının, örgütlenme yeteneğini arttırarak bugüne kadar geldiğinin açık bir kanıtı. Bu bir çete, ama mafyavari bir çete değil, siyasal hedefleri olan bir derin mekanizma. Arkası güçlü olan, cinayet işleyen, suikast yapan, kargaşa çıkartmayı amaçlayan bir suç örgütü. Ve sosyalistler derin bir sessizlik içinde! Sessizliğini bozanlar ise “yazıklar olsun” dedirtiyor. Zira ses çıkartanlar, Ergenekon’a yönelik operasyonu sola yönelik, emekçi haklarına yönelik yeni liberal saldırıların bir parçası olarak görüyor! Örneğin, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan 4 Temmuz tarihli bir yazıda şunu söyleyebilmiş: “Memlekette kendine yol arayan ‘Turkuaz Devrimi’ de bu dalganın bir parçasıdır. Devrim değildir. Hep söylediğimiz gibi emperyalizmin 1917 Ekim Devrimi’nin bütün sonuçlarını ortadan kaldırmak için giriştiği operasyonun mantıki sonucudur. Ekim Devrimi’nin bizim coğrafyamızda hiç sonucu olmadığı nasıl söylenebilirdi ki?” İster inanın ister inanmayın, AKP’nin iktidarı sırasında yapılan Ergenekon operasyonu da dahil tüm uygulamaların, 1917 Ekim Devrimi’nin Türkiye’deki sonuçlarına karşı yapıldığı söyleniyor! Deniyor ki, sanık sandalyesine oturtulan cumhuriyetin değerleridir. Sanık sandalyesinde oturan en bilindik isimler kimler? İlhan Selçuk, Hurşit Tolon, Veli Küçük. BİRAZ CİDDİYET LÜTFEN Demek ki, İlhan Selçuk Türkiye’de ‘Ekim Devrimi’nin en önemli siyasi simgesidir; Mustafa Balbay Buharin’in tuhaf bir devamcısıdır; Veli Küçük ‘Ekim Devrimi’nin üzerinde yükseldiği işçi konseylerinin devamcısıdır! AKP bir yandan Turkuaz bir devrim yaparken bir yandan da cumhuriyetin esas olarak bağımsızlık algısından ibâret olan kazanımlarını kimler simgeliyor acaba? Burada siyasi bir aymazlık var, Ergenekon’a karşı yapılan operasyonu sol adına eleştirmek için ele avuca sığmaz bir hınzırlık var. Burada, Susurluk’tan Ergenekon’a solun iflâsı var. Burada filmin sonuna gelindi ve solun bir kesimi sola veda etti. Susurluk kazasından sonra büyük bir toplumsal tepki yaşandı. Bu tepkinin önünde ve içinde sol, çetelerden mutlaka hesap sorulacağını haykırdı. Yürüyüşler yapıldı, süpürme eylemleri, basın açıklamaları yapıldı. Dönemin bir dizi çete ilişkisi açığa çıktı, kontrgerilla örgütü milyonlarca insanın gözünde teşhir oldu. SOLUN KEMALİST DAMARI Bir dizi siyasinin çete bağlantısı ortaya çıktı, kontrgerilla içinde yer aldığı söylenen ama açıktan ifade edilemeyen kurumların “derin” bağlantıları teşhir edildi. Sol bu dönemde etkin oldu, Susurluk çetesinin teşhir edilmesinde, “derin devlet” bağlantılarının eleştirisinde rol oynadı. Susurluk kazası, binlerce cinayet işleyen, her sıkıştığında darbe tertiplemek isteyen bir cinayet şebekesinin ipinin pazara çıkartılması, siyasal demokrasinin alanının genişletilmesi için çok önemli bir fırsat sunuyordu. Ama 1997 yılında, yüz binlerce insan çetelere karşı harekete geçmişken, bugün artık bize çok tanıdık gelen bir gelişme yaşandı. Ordu 28 Şubat’ta Erbakan hükümetine muhtıra verdi. Muhtırayla birlikte, çetelere karşı başlayan büyük tepki dalgası son buldu. Sol sesini kesti. Bugün Ergenekon karşısında sessiz kalan, hattâ Ergenekon’la AKP’yi aynı kefeye koyan, AKP’yi Ergenekon’dan daha tehlikeli bir güç olarak algılayan solun kaderi, 28 Şubat muhtırası karşısındaki tutumuyla belli olmuştu. Susurluk günlerinde avazı çıktığı kadar “Çeteler halka hesap verecek” diyenlerin, Susurluk’tan çok daha ayrıntılı bir biçimde cuntacı bir terör örgütü olarak teşhir olan Ergenekon karşısında sesi çıkmıyor. Sol neden Susurluk’a karşı 28 Şubat muhtırası gerçekleşene kadar politik motivasyonu yüksek bir mücadele örgütlerken, bugün Ergenekon terör örgütüne karşı sesini çıkartmıyor. Neden AKP ile Ergenekon’u aynı kefeye koyuyor? Neden “Darbeye hayır” dedikten sonra, “ama...” demek zorunda hissediyor kendisini? Basit bir açıklaması var: Bu sol Kemalist! Mevcut solun kullandığı sınıflar mücadelesi argümanı, tepeden inmeci ezbere bir yaklaşımın ürünü. Bu sol, özgürlükçü değil, elit. Özgürlüklere yaklaşımı, ezilen sınıfların talepleri ve her günkü mücadelesinde şekillendirdiği istekleriyle değil, 1923 yılında kurulan cumhuriyet değerleriyle sınırlı. Ermeniler üzerinde şiddet uygulayan, Kürtler üzerinde şiddet uygulayan, işçiler üzerinde şiddet uygulayan, siyasal İslamcılar üzerinde şiddet uygulayan bir rejimin ilerici olarak algılanması, bu rejimin en sağlam ayağı olan ordunun “şeriata karşı” ilerici olacağı düşüncesini beslemekle kalmıyor sadece. Gerçek bir terör örgütü olan Ergenekon neredeyse meşrulaştırılıyor. Yaşayan en eski sosyalistlerden biri olan Mihri Belli, hastane yatağından bakın ne diyor: “Operasyon tamamen ABD merkezli. Operasyonda alınan kişiler arasında gerici unsurlar da var. AKP’nin muhalefeti tasfiye hareketidir. Belli bir süre içinde gerici unsurlarla AKP’nin anlaşması yüksek ihtimaldir.” YOLDAŞLARDAN CEVAP BEKLİYORUZ Solun, Ergenekon operasyonunun hangi muhalefete karşı yapıldığını ve bu muhalefetin solla ne ilişkisi olduğunu açıklamak gibi bir görevi var. Aynaya bakıp Susurluk’tan bu yana geçirdiği milli dönüşümü açıklamaya ihtiyacı var. AKP’nin operasyon yaptığı bu muhalefetin Hrant Dink suikastıyla ilişkisini açıklamaya ihtiyacı var. Bunu en başta kendisine, kendi tabanına açıklamaya ihtiyacı var. Yine de eski yoldaşlara bir ipucu vermekte fayda var: Eğer gerçekten sol adına bir açıklama yapmaya çalışacaklarsa, “cumhuriyet kazanımlarının elden gittiği” ve “AKP’nin şeriatçı bir karşı devrim peşinde olduğu” öcülerinden vazgeçsinler. Sola Kemalizm yağı bulaştırmadan bir açıklama bekliyoruz. Ekim Devrimi ile Veli Küçükgiller ve bilcümle Ergenekon sanığı arasındaki ince teorik-politik bağ açıklanmaya muhtaç çünkü! * DSİP Üyesi - Aktivist /
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=12994 |