Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow DSP Milletvekili Recai Birgün, DSP'siz ve MHP'siz Türkiye hedeflendi
DSP Milletvekili Recai Birgün, DSP'siz ve MHP'siz Türkiye hedeflendi PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 21 Temmuz 2008
DSP’siz ve MHP’siz Türkiye hedeflendi

Ceviz Kabuğu’nda şok açıklamalar yapan DSP Milletvekili Recai Birgün, 57. Hükümet’in Başbakanı Ecevit’e darbe yapılarak AKP’nin iktidara getirildiğini öne sürdü. Birgün, operasyon amacının DSP’siz ve MHP’siz bir Türkiye olduğunu söyledi. 


Karakutudan şok iddialar
Eski Koruma Müdürü Recai Birgün, Başbakan Bülent Ecevit’e darbe yapılarak AKP’nin iktidara getirildiğini ileri sürdü. Birgün, “O dönemde önce Ecevit’e sonra da DSP’ye operasyon yapıldı. Amaç DSP ve MHP’siz bir Türkiye’ydi” dedi


Hulki Cevizoğlu’nun Avrasya Televizyonu’nda(ART) canlı olarak yayınlanan Ceviz Kabuğu programı, bu hafta iki önemli tartışmayı ekrana taşıdı: Ecevit Hükümeti’ne darbe yapılıp yapılmadığı ve hakkında soruşturma açılan “Allah’ın Kızları” adlı roman.. Ecevit’in “karakutusu” olarak tanınan ona en yakın kişi olan eski koruma müdürü, yeni DSP İzmir Milletvekili Recai Birgün, “Biz bunu 2002’den bu yana 6 yıldır haykırıyoruz. O dönemde önce Ecevit’in şahsına, sonra da DSP’ye operasyon yapıldı. Bu operasyon sonrasında AKP iktidara getirildi” dedi.


Medya ve işadamları vardı
O dönemde Ecevit’e yapılan operasyon hakkında sadece Cem Uzan yönetimindeki Star gazetesinin haber yaptığını, bu nedenle onlara da bir operasyon yapıldığını söyleyen Recai Birgün, “Gittiğimiz her programda bunu anlattık ama duyuramadık sesimizi. 2002’den bu yana bas bas bağırıyoruz. 2002’de önce Sayın Bülent Ecevit’in şahsına yönelik, olmayınca DSP’ye yönelik bir operasyon yapıldı. Amaç DSP ve MHP’siz bir Türkiye yaratmaktı” diye konuştu. DSP Milletvekili Birgün, tüm bunlar yaşanırken medyanın Bülent Ecevit’in sağlık durumu ile ilgili haberleri çarpıtarak bu olayı körüklediğini söyledi. Birgün, “Medya, Sayın Bülent Ecevit’in kelimeleri karıştırdığını, bunadığını, bu yüzden bu ülkeyi yönetemeyeceğini hiç böyle bir şey yokken büyük puntolarla, hatta flaş haber olarak verdi. Sürekli olarak bunu tekrar etti” dedi ve o dönemde basına yansıyan olaylardan bazılarının iç yüzünü şöyle anlattı: “Ben beyefendiden sadece evime yatmaya gitmek için ayrılıyordum. Her anını biliyorum. Kelimeleri karıştırdığı, bunadığı falan hiç olmadı. Bir iki saatlik konuşmada belki iki üç yerde dili sürçtüyse medya bunu dakikalarca haber yaptı. Bülent Ecevit bunadı, Türkiye’yi yönetemez dendi. Sayın Ecevit’e gittiğimiz yerlerde yolu ben tarif ediyordum. Benim bir anlık görevi ihmalim Sayın Ecevit’in şaşırmasına neden oluyordu. Tamamen benim hatam olan böyle bir olay hastalıkla bağlanıp yolunu bulamıyor diye yansıtılıyordu. Ağzı kapalı su şişesini içmeye çalışması da benim yüzümden. Çünkü, örneğin yurtdışında sodalı (gazlı) su içmesin diye ben kontrol ediyor, kapağını da ben açıp veriyordum. Bir gün bunu unuttum. O da hep ağzı açık olarak verdiğim için bakmadan şişeyi ağzına götürdü. Bu kadar basit olayları bile medya büyüttü.” Recai Birgün, “O günlerde bunları yapan büyük medya şimdi AKP’den dert yanıyor. Bu işin içinde bir kısım medya, iş adamları, bürokratlar ve siyasiler vardı” dedi.


Özkök keşke hiç konuşmasaydı
Birgün, Ümraniye soruşturması hakkında da, “Bu davanın sonunda bir şey çıkacağını düşünmüyorum” dedi. Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün, “Darbe var da diyemem yok da diyemem” sözlerini eleştiren Birgün, “Koskoca Genelkurmay Başkanı susup hiçbir şey söylemese daha iyiydi” yorumunu yaptı.


Ev hapsi uygulandı
Bülent Ecevit’in hastaneye ilk gittiği günlerdeki doktorlarının da hatalı olduğunu dile getiren Birgün, “Doktorları Sayın Ecevit’e normal vatandaş muamelesi yaptılar. Hastanın başbakan olduğunu düşünmediler. Başbakan bu ülkede bir gün sokağa çıkmasın kriz çıkıyor. Halbuki sokağa çıkmasına, basınla görüşmesine izin verilmeli. Neredeyse, evde ev hapsi uyguladılar. Evraklara koruması imza atıyor diye saçma şeyler çıktı o dönemde” dedi.


Cenazeye gitmeseydi ölmezdi
Recai Birgün, ART’deki Ceviz Kabuğu’nda Bülent Ecevit’in ölümündeki suikast şüpheleri ile ilgili şu önemli açıklamaları yaptı: “Ecevit’e doğrudan bir suikast yapılmadı ancak Danıştay saldırısı ile dolaylı bir suikastın kurbanı oldu denebilir. Ecevit, Danıştay saldırısında çok duygusal anlar yaşadı. Kendisini, saldırıda hayatını kaybeden Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in cenazesine gitmemeye ikna edemedik. Bunun için yalanlar söyledik. Kocatepe’ye giden yolu uzatmak dahil her şeyi yaptığımız halde cenazeye gitti. Ve buradaki üzüntü ölümüne neden oldu diye düşünüyorum. Danıştay saldırısı Ecevit’e dolaylı bir suikast kabul edilebilir.”

 

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=8336 

Son Güncelleme ( Perşembe, 31 Temmuz 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
© 2009 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi