| ASTSUBAYLARIN BİTMEYEN SORUNLARI | Tercüman gazetesinin nisan ayında yayına başlayan ve mayıs ayında da devam eden Çelik ÇELİKYAMAN’a ait yazı dizisinde de belirtildiği gibi Astsubayların birçok sorunları bulunmaktadır.
Astsubay çavuştan Astsubay Kıdemli Başçavuşa kadar Türk Silahlı Kuvvetlerindeki rütbeye sahip ve profesyonel kadronun çoğunluğunu oluşturan bir kesimin dile gelen sorunlarıdır bu. Bu sorunlar hizmete ve hiyerarşiye ilişkin olmayıp sadece sosyal haklara ilişkindir. Zaten Astsubaylar kendilerinin hiyerarşik sistemdeki yerlerini bilmekte ve çarkın içine bilerek girmektedirler. Bu sorunların birçoğu Uzman Jandarmalarda da bulunmaktadır. Bunların başlıcaları şunlardır;
OYAK üye aidatlarıdaki eşitsizlik ve haklardan adil olmayan bir şekilde yararlanma.
Sosyal tesislerden eşit bir şekilde faydalanamama, lojman dağılımında mevcuda göre değil hiyerarşiye göre dağılımın yapılması.
Astsubaylara akademik kariyerlerinin kullandırılmaması ve böylece astsubayların yüksek tahsillerinin engellenmesi, ya da akademik kariyerlerin geçersiz kılınarak bir öneminin bulunmaması.
1.nci derecenin 4.ncü kademesine inilmesi için gereken değişikliğin yapılmaması.
Astsubayların tamamen TSK’lerinin en ağır yüklerini taşımalarına rağmen ofis personeli ile aynı derece ve kademelerden görevlerine başlamalarının sağlanması.
Astsubaylara oda hapsi cezalarının verilmesi.
Astsubayların kendi astlarına ceza verme yetkilerinin bulunmaması.
Astsubayların makam tazminatı alamamaları.
Astsubayların bulunduğu makama göre kadro ve derecelerinin yükseltilmemesi.
Meslek yüksekokullarının lisans seviyesine çıkarılmaması.
926 sayılı Askeri Personel Kanununda yer alan 2 yıllık Harp okulları ile iki yıllık astsubay meslek yüksek okulları hakkındaki eşitsizlik.
Mücavir illerde görev yapan diğer devlet memurlarına verilen hiç bir hak Astsubay ve uzman Jandarmalara verilmiyor.
Hiyerarşinin olduğu yerde adalet ve eşitlik ilkesinin ne kadar geçerli olacağını zaten bilmekteyiz. Muvazzaf ve emekli astsubayların feryadı ulaştı dört bir yandan. Onların da maaşlarından yüzde 10'lar mecburi kesiliyor...
Onlar da vazife hayatları süresince OYAK'ın yüzde 60 kaynağını oluşturuyor... Lakin, nedense, bir türlü yönetime giremiyorlar.Oysa OYAK kanunu adalet ve eşitliği öngörmüştü.
Oysa "OYAK'ın ortak değerleri" arasında "adalet" vardı... Ama astsubaylara göre durum adil değildi. OYAK yönetimine göre "Bireysel eşitlik" vardı,... Ama astsubaylar bir türlü eşit olup yönetime gelemiyordu. "OYAK'ın ortak değerleri" arasında "üyelerin mutluluğu" vardı... Ama astsubaylar mutlu değillerdi. Davalar açıldı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yolu tutuldu.
Adalet ilkesiyle kurulan bir kurumun ne kadar adil olduğu da böylelikle AİHM kararından sonra ortaya çıkacaktır. Holdingin yönetimi nasıl oluşur derseniz; kağıt üstünde üç asker, dört sivil, bir de genel müdür olmalıydı ki... Askerin rütbesi, sivilin durumu ayrıca belirtilmemişti.
Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Korgeneral Yıldırım Türker (sadece isim benzerliği) ve bir emekli tuğgeneral, dört "sivil" üyeden ikisi idi; üç "asker" ( bir Jandarma tümgeneral, bir tuğgeneral, bir tuğamiral) üyeyle birlikte, OYAK yönetiminde fiilen beş "general" bulunuyordu. Astsubayların iddiası; holding bir yana, bağlı 40 kadar şirket ve iştirakin onca yönetim, denetleme vesair kurullarına da kimlerin nasıl tayin edildiğinin, hangi hiyerarşinin, rütbe ve yakınlıkların etkili olduğunun herkes tarafından bilinen bir eşitsizlik ilkesine dayandığının bilindiği idi.
Bu büyük "kapitalist sınai-ticari-mali performans"a karşın, epey önce bir astsubayın "zorunlu kesinti"ye karşı davasını Askeri Yüksek İdare Mahkemesi şu gerekçeyle reddetmişti:
* OYAK Kanunu'nun gerekçesi, Emekli Sandığı'ndan da yararlanan TSK mensuplarının istikbalini dahi iyi teminat altına almaktır.
* Emekli Sandığı'ndan ancak mütevazı geçim şartları sağlanmakta, küçük bir ev sahibi olmakta müşküllerle karşılaşılmaktadır.
* OYAK, ordu mensuplarını tasarruf fikrine alıştırmak amaçlıdır.
* OYAK'ın, TİCARİ KAZANÇ TEMİNİ DÜŞÜNCESİNİN TAMAMEN DIŞINDA, TSK mensuplarına sosyal yardım amacıyla kurulup daimi üyelerine Emekli Sandığı yanında ek bazı sosyal yardımlar sağlama amacı güttüğü açıktır.
* Kanun koyucu OYAK'ın kurulmasını sağlarken TSK MENSUPLARINA TİCARİ KAZANÇ SAĞLAMAK DÜŞÜNCESİYLE HAREKET ETMEMİŞ, aksine, devletin Anayasa gereği yapmakla yükümlü olup da yapamadığı sosyal yardımı TSK mensuplarının akçalı katkısıyla kurulacak sosyal yardım kurumu vasıtasıyla gerçekleştirmek noktasından hareket etmiştir.
* OYAK'ın belli özellikleri bulunan bir KAMU KURUMU OLARAK NİTELENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ sonucuna varılmıştır. OYAK'IN KAMU KURUMU OLDUĞU açıkça vurgulanmaktadır. (Karar No: 89'a 7 E.90'a 4K.) Kanunlar, yönetmelikler, eşitlik, adalet prensipleri filan... hiyerarşiler, fiili kuvvetler karşısında çok kırılgandır.
Belki yanlıştır.
Ordu düzeni mi hayata göre örgütlenmiştir, şirket hiyerarşileri mi orduyu örnek almıştır, bu sistemlerin temelde, esastan demokratik ve adil olabilmesi mümkün müdür, bilemem!
Astsubayların durumunu arz ettim.
Astsubayların (OYAK) sorununa Türkiye’deki yargı yolları şimdilik kapalıdır.
Derece ve kademe sorununu da verdiği kararı geriye alarak meclisin adaletsizliğine maruz kalan bir adalet ve kalkınma partisi adaletsizliği sonucu çözülmüş ve böyle bir hakkın verilmeyeceği kesinleşerek bu sorun şimdilik bitmiştir. Diğer sorunlar ise devede kulak gibi kalıp duyarlı bir yetkilinin bu zümrenin sorunlarını ele alarak çözebileceği güne kadar bekleyecektir.
Cumhuriyetten bu güne kadar birçok evreler geçiren Türk Silahlı Kuvvetleri sosyal refah düzeyi iyi ve kaliteli personel yetiştirerek kaliteli hizmet verme yarışındadır. Değişen teknolojiye ayak uydurmasını bilmiş, dünya devleri ile yarışır seviyeye gelmiş, dünyada etkinliğini kabul ettirdiği çarkın bir dişlisinin Astsubaylar olduğunun bilincindedir. Fazla mesaisini dahi düşünmeden vatanın her karış toprağında, görev yapan ve canını düşünmeden feda eden bu zümrenin toplumun en alt kademesinde ve sosyal seviyesi düşük bir biçimde moralsiz olarak görev yapmasının nereye kadar olduğunu düşünebilecek kurmaylarımız mutlaka mevcuttur ve bu durum en kısa sürede ele alınarak bu kangrenlerin basının elinde oyuncak olmasının engelleneceği kanaatindeyim. http://askerhaber.com/index.php?option=com_content&task=view&id=2458&Itemid=29 |