|
Gürkan Hacır’ın Çok İzlenen Programın Konuğuna Sorulan Soru, Sayın Gürkan Hacır, Programınızı ilgi ile takip etmekteyim. Konuğunuza bir sorum olacaktır. Umarım bu soruyu sorar ve tarihe bir not düşersiniz. Sorumun amacı kimseyi kötülemek yada suçlamak değildir. Tek bir gayem vardır, o da Türk Milletine yasal hakkını bu şekilde duyurabilmektir. Ayrıca bu yasal hakkın 1966 yılından beri mevcut olması konusuna dikkat çekmek zorundayım. Dar gelirli vatandaşlarımızın faizsiz ve vergiden muaf şekilde kredi alarak ev sahibi olması amaçlanmıştır. Yani ZATEN MORTGAGE’den çok daha güzel yasa mevcuttur. Keza konuğunuz tarafımdan değerli bir şahsiyet olması nedeniyle belki de bilmeyerek bir yolsuzlukta adı geçmekte olduğunu insanlık vazifem olmasındandır. Kendisinin haberi olursa sanırım böyle bir hukuk dışı olayın üzerine gidecektir. Keza Büyükçekmece ilçesinde 775 Sayılı yasaya aykırı şekilde 8.400 YTL ile 130 metrekarelik ev edinenler arasında ismi geçmekte ve bu durum mülkiye müfettiş raporuna da yansımıştır. Şu an bu evler 800.000. YTL olarak değerlendirilmektedir. Şöyle ki yasanın 25 maddesi açıkça hak sahiplerini belirtmektedir; Madde 25 - Her ne sebeple olursa olsun, bu kanun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmıyan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya her hangi bir yerde bir ev veya apartmanın ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır. Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı, kendisine arsa tahsis edileceklerin öncelik sırası ve yukarda sözü geçen diğer hususların esasları yönetmelikte belirtilir. Öyle ki yasanın emrettiği kişilerin dışındakilere tahsis yapılarak suiistimal olursa herhangi bir mahkeme kararına lüzum kalmaksızın arazinin ve taşınmazın geri alınacağını hükme bağlamıştı. Madde 27: Bu şartlara uymıyanlardan, bu kanuna göre tahsis edilmiş veya edilecek taşınmaz mallar hiçbir hüküm alınmasına lüzum kalınmaksızın geri alınır. Kısaca; Altınoluk isimli kooperatifte hissesi vardı. Bu kooperatife 256/17 parselde 3628 metrekare arazi tahsis yapılmıştı. Kooperatif 1996 yılında Alattin Akgün, Bülent Akgün, Fatih Akgün, Yusuf Baycan, Tuğrul Türkeş, Atilla Suakar, Mehmet Emin Öztürk, tarafından kurulmuştu. Daha sonra 23.06.1999 tarihinde yeni yönetim ve ortaklara devredilmişti. Bu kişiler ise: Kaymakam Nizamettin Güven, Büyükçekmece Başsavcısı Cemal Durgun, As.Ş.Bşk.Albay Ferit Çelik, Orduevi müdürü Albay Turgay Bayar, General İdris Koralp, emekli jandarma karakol mensubu Yüksel Çolak, Emniyet Müdürü Nurettin Kubuş, İlçe Jandarma komutanı Binbaşı Mustafa Şimşek, Zeki Akgün, Gönül Akgün, Günay Akgün, İbrahim Akgün, Süleyman Akgün, Yakup Akgün, Remziye Akgün, Yusuf Akgün, Hasan Akgün, Fatih Akgün ve Hakan Gümüşoğlu gibi isimler vardı. Bunlar 775 sayılı yasaya göre fakir ve dar gelirli olması gerekirdi. ( Türk İşi Mortgage Kitabı S.20) Bunlar 775 sayılı yasaya göre fakir ve dar gelirli olması gerekirdi. Sizce bu şahıslar her ne kadar fakiriz diye beyanname verse de yasaya uygun mu sayılır? Yasanın gereği olarak kendisi bu durumda 37 maddede 3 ay ila 1 yıl arasında yargılanması gerekmektedir. Ama öncelikle kendisinin taşıdığı soy isim ve siyasi misyon gereği Türk Milletinin büyük kısmı tarafından yararlanacağı bu yasayı neden gerek partisi gerekse kendisi millete duyurmamaktadır? Gerçekte ne sağ ne de sol insan eksenli her siyasi görüşte kendi milletini soyma suçu ve onun en doğal barınma hakkını elinden alma suçu kabul görmeyeceğini belirtmem lazım. Ve neden bu şekilde bir olayda isminin geçmesine müsaade etmektedir? Yaklaşık 240.000 konut bu şekilde hak sahibi olmayanlara tahsis edilmiştir. Şu an da TOKİ tarafından yasaya aykırı şekilde yabancılara da tahsisler yapıldığı basında yer bulmaktadır. (NOT 1’de sadece bazı basın mensupları belirtilmektedir ki bu liste yüksek yargı mensupları ve bazı milletvekillerine kadar uzanmaktadır) Umarım bu programda halkımıza bu vesileyle 775 sayılı yasaya göre dar gelirlilerinin ev sahibi olabileceğini duyurmuş olursunuz. 1 Mayıs nedeniyle yıllardır hak talep eden milletimize yasal hakkını değil de onları meydanlarda perişan edilmesine seyirci kaldığımızı burada bir çığlık şeklinde belirtmeyi umuyorum. Size ve konuğunuza saygılar sunarım.. Zeki Bingöl Yazar (Bu yazı program adresine ve http://www.kalemlervekiliclar.com/ adresindeki foruma yazılmıştır.) http://www.zekibingol.com/ YASANIN TAMAMI; http://www.zekibingol.com/content/view/1071/2/ KONUYLA İLGİLİ TBMM’NE VERDİĞİM DİLEKÇE; http://www.zekibingol.com/content/view/2109/2/ NOT 1 ; Bu şekilde dar gelirli ve fakir olmadıkları halde 775 Sayılı yasaya aykırı olarak ev ve arazi alanlardan sadece gazetecileri belirtirse; (Türk İşi Mortgage Kitabı S.396-397) MELİS BAŞPINAR, HASAN ÜNAL SAKMAN, KENAN AKIN, HASAN ÇAKKALKUT, F.ZAFER ATAY, ŞAKİR SÜTER, MUSTAFA L.SENYÜCEL, N.TOLGA GÖZÜTOK, SEMRA KARAİBRAHİMGİL, FUAT UZUN, CELAL ŞANSAN, SEDAT ÜRETEN, BEHİÇ KILIÇ, PEYYAMİ TANERİ, M.HALİT ÇAPIN, CUMHUR ATALAY, NURCİHAN KESİM, NÜKHET TATARİ, DOĞAN SATMIŞ, ALİ GÜNDÜZ ÇINAR, SADULLAH USUMİ, İSLAM ÇUPİ, CUMHUR BAHADIR, BİLGİN ŞENTAY, SAADETTİN TEKSOY, EMEL ANIL, BÜLENT ÇÖLTEKİN, SEMİH BALCIOĞLU, A.KASIM ÖNGEN, LALE EREN, TÜLİN KOLUKISA, ÖZKAN SAÇKAN, KAMİL TURAN, ULVİ YANARDAĞ, AYŞEGÜL DORA, BÜLENT ÖZVEREN, MAZLUM GÖKNEL, MUSTAFA EŞMEN, A.HAYDAR NERGİS, ASIM ERTAN, KEMAL KARTAL, PERİHAN ÇAKIROĞLU, YALÇIN KAMACIOĞLU, CENGİZ GÜNTEKİN, BEHÇET KEDEROĞLU, ERDOĞAN ERENTÖZ, HÜLYA ŞİMŞEK, METİN AŞÇIOĞLU, SUAT YALAZ, C.YAVUZ ÖZÇELİK, GÖKÇE ENİS, M.ÖZDEN AKBAL, ŞULE ZEYBEK, SEMA YAPRAKÇI, FAZIL DURUKAN, NURTEN UZER, KEMAL GÜLMÜŞ, NEVZAT DEMİR, A.VAHAP MUNYAR, İLHAN ÖMÜR, İPEK DARGA, HANİFE TOKER, TUNCAY ÖZKAN, M.ALİ KAYABAL, MUAMMER ÖZTAT, YÜKSEL DEMİRKOL, RAMAZAN BAKKAL, İBRAHİM KAYMAK, TAYFUN OMAY, SERDA ADYIN, YALÇIN TÜRK, DURSUN DİNSER, SEVİLK RAVALİ, ÜNAL ÖZMEN, HALUK OĞUZBEYOĞLU, OSMAN BOZKUŞ, M.ALİ BULUT, MEHMET ERENTÖZ, CANAN DİNÇER, BAKİ ÖZİLHAN, BARBAROS NEBİOĞLU, BURCU HACIBEDEL, ALPAY KABACALI, NİLÜFER BALKIR, İLHAMİ POLATAY, HASAN YAZANLAR, HULUSİ YAVAŞLAR, MEHMET ÖZŞAHİN, CAVİT TUNA, AYHAN BÜLBÜL, MUSTAFA CENGİZ, OLCAY KUNAL, TÜRKAN AKIN, ÇETİN HOPALI, VASFİYE ÖZKOÇAK, AYSEL OKAN, ŞAHİN ALPAY, FUAT ERCAN, SUZİDİL TULPA, SERPİL EKİCİ, NEDRET ÇATAY, EKRAM ÇATAY, ŞENOL GEZER, TEVFİK BERBER, ERCAN ÖZTÜRK, ALİ ORALOĞLU, BÜLENT UĞUR, METİN ÖZER, NURAY BİBER, TUNCER CEBECİOĞLU, LEVENT KORKUT, YALÇIN PEKŞEN, GÖKHAN KUBİLAY, TOSUN YAVUZ, MUHARREM KARGIN, HALUK ÖZÖZLÜ, MUSTAFA MUTLU, ÖMER ÇAPIN, MUHİTTİN K.OĞLU, NURAN ÖZSUZ, FATMA SAPÇI, METİN AYTULUN, AYŞE H.ALPAY, GÜLEN TÜRKER, TURGUT ASLAN, HÜSAMETTİN ACAR, YELDA EREN, BİRSEN TOLON, TURGUT KOLOĞLUGİL, MUSTAFA CERİT, KADRİ YURDATAP, SERGÜL YOLCU, HATİCE KAMBUROĞLU, EBRU ADANALI, ŞEHNAZ KURDĞLU, MEVLÜT ATİK, CİHAT YILMAZ, SONGÜL ASLAN, SEZAİ BALCI, ETEM YÜKSEL, ÖZLEM SARICA, HALUK ŞAHİN, SEDAT DERMAN, FUAT ÖZTÜMER, MUSTAFA AKÖZ, AYŞE N. İÇKAM, HAYRİ HİÇLER, HAYRİ ÜLGEN, CAN KAYA İSEN, ŞARE YILDIZELİ, COŞKUN AYDIN, NİLÜFER TOKAY, LEYLA YETER, NOT 2 ; Öncelikle konu anlaşılması için Türk İşi Motgage kitabımdan bir alıntı yapmak zorundayım; 775 Sayılı Gecekondu Yasası TBMM tarafından 20.07.1966 tarihinde kabul edilmiş, 30.07.1966 tarihinde 12362 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği Bakanlar kurulunca yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Peki bu yasa neyi emrediyor? Fakir ve gecekonduda yaşayanları ev sahibi yapmayı amaçlıyor. Nasıl mı? Yasa diyor ki ; Belediyeler kendi bölgelerinde eğer gecekondu yerleşim yeri varsa, hazineden, vakıflardan, özel şahıslardan yasaya uygun temin ettikleri arazileri bakanlığın onaylamasıyla beraber gecekondu önleme bölgesi ilan edecek. Bu arsaları ise yasanın 4 üncü maddesine göre temin edecekti. Yasanın ilgili maddelerinin tamamını kitabın sonuna aldık. Ve bazı kısımları anlatım kolaylığı için burada yazmayı uygun gördük. Madde 4 - Gecekonduların ıslah, tasfiye ve önleme bölgeleri içinde bulunan binalı ve binasız vakıf taşınmaz mallardan 3 üncü maddenin ikinci fıkrası kapsamı dışında kalanları, bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere, aşağıdaki şartlarla ve genel hükümlere göre bedeli ödenmek suretiyle ilgili belediyelerin mülkiyetine geçer: Yine aynı yasa gereği Emlak bankasında fon hesabı açılacak ve burada biriken paralarla alt yapısı yapılacak, bütün devlet teşkilatları bu evlerin yapımında bedelsiz olarak , özel kuruş ve kişiler de istekli olanlarda yardımcı olacak ve yüz metre kareden büyük olmayan sosyal konutlar yapılacaktı. Madde 12 - Bu Kanundaki hizmetlerin yürütülebilmesi için aşağıdaki kaynaklardan sağlanacak gelirler, Türkiye Emlak Kredi Bankasında, ilgili belediyeler adına açılacak özel hesaplarda toplanarak birer fon teşkil edilir: Bu konutlar ise yasanın emrettiği fakir ve dar gelirlilere verilecekti.Yasanın yönetmeliği ise fakir ve dar gelirlilerin nasıl tespit edileceğini izah ediyordu. Yasada kısaca ilgili maddesinde: Madde 25 - Her ne sebeple olursa olsun, bu kanun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmıyan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya her hangi bir yerde bir ev veya apartmanın ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır. Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı, kendisine arsa tahsis edileceklerin öncelik sırası ve yukarda sözü geçen diğer hususların esasları yönetmelikte belirtilir. Öyle ki yasanın emrettiği kişilerin dışındakilere tahsis yapılarak suiistimal olursa herhangi bir mahkeme kararına lüzum kalmaksızın arazinin ve taşınmazın geri alınacağını hükme bağlamıştı. Madde 27: Bu şartlara uymıyanlardan, bu kanuna göre tahsis edilmiş veya edilecek taşınmaz mallar hiçbir hüküm alınmasına lüzum kalınmaksızın geri alınır. Yani TBMM 1966 yılında sosyal hukuk devleti olarak fakir ve dar gelirli vatandaşlarını ev sahibi yapmayı amaçlamıştı.Büyük bir atılımdı. Bir de yasayı çıkaran meclis, yasa çerçevesinde alınan araziler amacına uygun kullanılmaz ise ve suiistimal edilirse diye çok katı önlemler almıştı. Madde 11 - Belediyeler, bu kanunda yazılı amaçlara tahsis edilmek üzere devraldıkları arazi ve arsaları bu amaçlar dışında tasarruf edemezler. Yani araziler başka amaçla kullanılamazdı. Başka yasaların bu yasaya aykırı maddeleri uygulanamazdı.Yani bu yasaya göre belediyelerin tasarrufuna geçen araziler hiçbir şekilde başka amaçla kullanılamazdı. Madde 40 - Bu kanun gereğince yapılan kamulaştırmalarda 6830 sayılı İstimlak Kanununun 23 üncü maddesi uygulanmaz. Madde 41 - Bu kanunun uygulanması gereken yerlerde, diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz. Hatta konut yapılamayacak yerler var ise buralar sosyal amaçlı alışveriş yeri, sinema gibi yerler yapılacak ve elde edilen gelir yine bankadaki fona aktarılacak ve yasanın amacına uygun olarak değerlendirilecekti. Madde 8 - Bu kanun gereğince belediyelere devrolunan arazi ve arsalardan, şehir ve kasabaların ticari, İktisadi, sınai faaliyet merkezlerinde veya kesif iş bölgelerinde bulunan, bu ve sair sebeplerle alımsatım değerleri yüksek veya imar planlarına göre belirli bir kamu hizmetine ayrılmamış olan veya ucuz konut yaptırılması uygun görülmiyenler, belediye meclisi kararı ve İmar ve İskan Bakanlığının tasvibi halinde, belediyelerce, karşılığı bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere 12 nci madde ile kurulan fon hesabına yatırılmak şartiyle ve yönetmelik esaslarına göre kiraya verilebilir veya satılabilir veya başka şekil ve surette kıymetlendirilebilir. Ülkede sosyal adalet sağlanacaktı. Yasa bu günlerde Morgate diye bilinen ve insanları ev sahibi yapmayı amaçlayan sistemden çok daha iyiydi. Hatta bu yasa ev sahibi olanların evlerini, o evde doğacak çocukların da geleceklerini garantiye almak için devir, satış, haciz gibi durumlara yirmi yıl müsaade edilmeyeceğini hükme bağlamıştı. Madde 34 - (Değişik fıkra: 02/03/1988-3414/4 md.) Bu Kanun hükümlerine göre belediyelerce tahsis olunan arsalar, yapılar ve bu arsalar üzerinde yapılan bina ile meydana gelen taşınmaz mallar, tahsis tarihinden itibaren 10 yıl süre içinde: a) Devir ve temlik olunamaz. b) Rehin, ve diğer ayni haklarla takyidedilemez. c) Satış va'di sözleşmesine konu teşkil edemez. d) Taksim ve satış suretiyle şüyuun giderilmesi talebine konu olamaz. e) Haczedilemez ve işgal olunamaz. Birde hak sahibi olmayan yani fakir ve dar gelirli olmayıp da bu yasaya göre alınan arazi veya konut edinen olursa hapis cezası getirilmişti. Madde 37 - Bu kanun hükümlerinden faydalanmak amaciyle yalan beyanda bulunan veya hakikate aykırı beyanname verenler ile bu kanunun yayımından sonra belediye sınırları içinde veya dışında belediyelere, Hazineye, özel idarelere veya katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalar üzerinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde izinsiz yapı yapanlar, yaptıranlar, bu gibi yapıları satanlar, bağışlıyanlar, rehin edenler veya diğer şekillerde devredenler ve bilerek devir ve satın alanlar, fiilen ağırlık derecesine göre 3 aydan 1 yıla kadar hapis ve 500 liradan 1000 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar. Bu suçların tekerrürü halinde cezalar bir misli artırılabilir. Bu araziler Tapu dairesinde şerhli idi ve devlet tarafından takibi yapılıyordu. Gerçekten yapılmış mıydı? Tabi ki, hayır. Atatürk ne demişti: Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Evet maalesef ülkemizde bu yasaya göre belediyelerin tasarrufuna geçen araziler talan edilmişti. İnsanlarımız arasında sosyal ve maddi uçurumlar meydana gelmiş ve haksız kazançlar, rant cinayetlere, çatışmalara sebep olmuştu. Geçim derdine düşen halkımız yolsuzluğun meydana getirdiği yoksulluk batağında çırpınır duruma düşmüştü.Tabi ki cezaevleri dolup taşarak Bayrampaşa gibi ucubeler meydana gelecekti, Maliye depremzedelerin prefabrik evlerini dahi satarak gelir sağlanmaya çalışırken Etiler"de bu yasaya uygun olarak gecekondu önleme bölgeleri ilan edilmiş olabilir miydi ve bilin bakalım kimlere tahsis edilmişti? Kitabımızda arazi tahsisi yapılan herkesin yasayı bilerek ihlal ettiğini kesinlikle söylemiyoruz. Belki onlar da kandırıldılar. Ama acı olan gerçek; bu yasaya aykırılık o kadar çok ki, eski iç işleri bakanı Saadettin Tantan üç yüz milyar doları bulur diye iyi niyetli tahminde bulunmuştu. Gençlik ülkenin bu sorununa mutlaka sahip çıkmalı. Çalınan, onların gelecekleri değil artık çocuklarının geleceğidir. Yönetmelikte ise kanunun nasıl uygulanacağı yazıyor, nasıl bir ev, nasıl arazi tahsisi yapılır. Yönetmelik incelendiğinde maalesef ne kadar büyük bir yolsuzluk yapıldığı anlaşılıyor. Yönetmeliğin bazı maddelerini kitabın sonuna yazmakta fayda vardı ve yazdık. Bu öyle bir soygundur ki Anayasa Mahkemesine bu yasanın maddelerinin değişmesi yönünde dava konusu olmuştu. Hangi maddesi mi? Tabi ki 40, 21nci maddeleri. Ama mahkemenin kararı oy çokluğu ile bu talebi red etmişlerdi. Kararnın tam metni kitabın sonundadır. Peki bu maddenin iptaline konu olan arazi neresiydi? Neden buna gerek duyulmuştu. O araziyi araştırınca anlaşılırdı belkide. Cumhuriyetin karşılaştığı en büyük tehdit kimine göre irtica, bölücülük, terör yada suç çeteleri olabilir. Ama asıl tehdit bunların yeşerdiği yoksulluk batağını meydana getiren yolsuzluktu. |