|
Reşat Nuri Güntekin- Ruşen Eşref Ünaydın- Reha Oğuz Türkkan Ömer Fahrettin Türkkan : Korgeneral, I. Dünya Savaşı’nda Kork. Komutanı, Medine Müdafaii, Büyükelçi; General Selim Türkkan ile General Orhan Türkkan’ın babasıdır. Aşiyan Mezarlığı’na gömülmüş."Yazar, büyükelçi ve milletvekili Ruşen Eşref Ünaydın'ın teyzesinin oğlu olan Reşat Nuri Güntekin, 1931'den 1939 senesine kadar Milli Eğitim müfettişliği yapar. 1939'da ise milletvekili seçilerek Çanakkale'yi temsilen bir dönem Meclis'te bulunur: "Parti (CHP) adına Çanakkale'ye gidip teşkilatın düzensizliğini rapor ederek Çanakkale'nin CHP için elden gitmekte olduğunu anlattığı bir belge geçmişti elime. Ama babamın aktif bir siyasi hayatı olduğunu düşünmüyorum." Piyes de yazan Reşat Nuri Güntekin milletvekilliğinden sonra 1947 yılına kadar Milli Eğitim Başmüfettişliği yapar. Bundan sonra 1954'e kadar da Paris Kültür Ataşeliği görevinde bulunur. UNESCO'da Türkiye Temsilciliği ve talebe müfettişliği onun son resmi görevidir." İlhami Soysal da, Hür ve Kabul Edilimiş Masonlar’ın İnternet’teki siteleri de Reşat Nuri Güntekin için mason diye yazıyorlar. İlhami Soysal, Ruşen Eşref Ünaydın’ı da ünlü mason olarak yazmış. Ruşen Eşref, 1918’de Mustafa Kemal’le ilk röportajı, 1918 yılında, yapan ve kamuoyuna tanıtan kişidir de. Cemal A. Kalyoncu, Aksiyon’da bu kez Reşat Nuri Güntekin’in kızıyla konuşmuş. Yukarıdaki alıntı o yazıdan, alıntı yapayım yine: "Hadiye Güntekin, sıtma konusunda yapmış olduğu mücadeleleri ile bilinen İzmitli Dr. Feyzullah İzmidi'nin torunudur: "Hiç birikimi olmayan bir adamın gidip burjuva ailesinin kızıyla evlenmesi sıradan bir şey değil. Babam halk adamı ama kendisini yetiştirmişti." Feyzi Paşa ailesinin diğer fertleri soyadı kanunundan sonra 'paşaoğlu' dememek için Generalfeyzioğlu soyadını alır. Aileden Erol ve Feyzi iş adamı olur. Reşat Nuri'nin kayınpederi, yani Hadiye Hanım'ın babası ise damadının Güntekin olan soyadını alacaktır. (…) 25 Kasım 1889 yılında İstanbul'da doğan Reşat Nuri Güntekin'in babası askeri doktor olan Nuri Bey'dir. Annesi ise Anadolu'da valiliklerde bulunmuş Çerkez Yaver Paşa'nın kızı Lütfiye Hanım. (…) Askeri doktor Nuri Bey'in peşinde Reşat Nuri de Anadolu'nun bir çok yerini dolaşır. İlkokula Çanakkale İptidai Mektebi'nde başlar. Bir süre de sadece gayrimüslimlerin okuduğu İzmir Frere'ler Okulu'nda okur. Kızı Ela Güntekin anlatıyor: "Müslümanları almıyorlar oraya. Ancak babam bir gayrimüslim adıyla kayıt yaptırıyor. Bir süre sonra da hiç bir neden olmadan babası oradan alıyor ve 'Oğlum sen gez, dolaş. İnsanlara bak, doğayı tanı' diyor. Bunun üzerine babam köylere gidiyor, üzüm bağlarını dolaşıyor, insanlarla konuşuyor ve böylece başıboş bir yıl geçiriyor. Sonra babam bunu niye yaptı? diye aklına takılıyor. Farisice bilen, Arapça ve Fransızca büyük bir kütüphanesi olan babası, yani dedem de utana sıkıla 'Ben seni Rousseau'nun Emil'i gibi yetiştirmek istedim' cevabını veriyor ona." Reşat Nuri'nin yazar olmasında bu hadisenin önemli rolü olmuştur herhalde: "Bu olay babamı, birtakım olayları düşünmeye, izlemeye yöneltmiştir diye düşünüyorum." Reşat Nuri daha sonra İstanbul'a gelir ve Saint Joseph'ten mezun olur. (…) Mısır veya Araplar'ın Türkler'e karşı birtakım girişimlerinden söz eder, kendi yaptığı birtakım müdahalelerden bahsederdi. (…) Ela Güntekin annesinin etkisiyle girdiği Dame de Sion'dan babasının vefatından iki yıl sonra, 1958'de mezun olur: "Sonra yurt dışında siyaset bilim okumak istiyordum, annem bir şekilde onu engelledi." Sonra İstanbul Üniversitesi Sosyoloji ve Felsefe Bölümüne girer. Ardından Sorbonne'da edebiyat üzerine eğitimine devam eder. Ela Güntekin bu yıllarda evlidir. Dışişleri'nde çalışan teyzesi Gaye Güntekin vesilesi ile tanıştığı, diplomasi merdivenlerini henüz tırmanmaya başlayan Tanşuğ Bleda ile evlenir (1961). Bleda, Mithat Şükrü ile akraba olmayıp, Paris, Tiran, Roma, Bonn'da görev yapan, Tahran'da büyükelçi, Paris'teki OECD'de Daimi Temsilci olan ve Paris Büyükelçiliği sırasında meslekte 42 yılını doldurarak emekliye ayrılan bir hariciyecidir. Ela Güntekin, Bleda ile 1967—68'e kadar evli kalır. "
S. Yeşilyurt’un yazdığına göre Reşat Nuri Güntekin’in kızkardeşinin eşi de meşhur bir zat : Reha Oğuz Türkkan. (S. Yeşilyurt, Türkiye’nin Büyük Masonları, s.23) Reha Oğuz Türkkan, 1944’te ünlü Irkçlık davalarında Türkeş, Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Orhan Şaik Gökyay, Sait Bilgiç ve Tarkan’ın dedesinin kardeşi Fethi Tevetoğlu gibi isimlerle birlikte yargılananlardan birisi. Uğur Mumcu’nun Büyüklerimiz isimli kitabındaki porterlerden birisi de Reha Oğuz Türkkan. Türkkan’ın babası Tapu Kadastro Genel Müdürlerinden Halit Ziya Bey. Büyükada köşkleri var ve Türkkan da orada büyümüş. Reşat Nuri de zaten yazları Büyükada’ya gidiyor. Reha Oğuz Türkkan, yayıncılık hayatına "Ergenekon" isimli bir dergiyle başlamış. Ondan sonra çıkardığı derginin adı Bozkurt. Uğur Mumcu, Türkkan’ın, Reşat Nuri’nin baldızıyla evlendiğini yazıyor ki bu doğrudur, Süleyman Yeşilyurt’un verdiği bilgi yanlış; çünkü Reşat Nuri’nin kızkardeşi küçük yaşta ölmüş. Reha Oğuz, askere çağırılınca askere gitmemiş elbette ve kardeşi Atilla Türkkan gibi kapağı ABD’ye atmış, ABD turttaşı olup, Konstantinidis isimli birisiyle; Türkkan-Konstantinidis denizcilik şirketinin ortağı. Askerliğini yapmadığı için vatandaşlıktan da atılan bir milliyetçi teorisyen. Böylece köşeyi dönerken, Turancılığı da bırakmamış elbette. Kızılderililer Türktür iddiası işte bu meşhur zatın iddiası. Ne dersiniz, Çalıkuşu da Kızılderili olmuyor mu bu durumda…
Mavera-Gökyüzü http://www.sabetay.50g.com/Irk/irk.html |