Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Başbakan ve başkanlara ihaleye fesat yerine müzayede veya münakasaya fesat suçundan işlem mi yapılıy
Başbakan ve başkanlara ihaleye fesat yerine müzayede veya münakasaya fesat suçundan işlem mi yapılıy PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 14 Nisan 2008
Başbakan ve başkanlara ihaleye fesat yerine müzayede veya münakasaya fesat suçundan işlem mi yapılıyor? 
 

HUKUK NE HALE GELMİŞ? 
 

Büyükçekmece Adliyesinde Dava; İhaleye Fesat Mı? Müzayedeye Fesat Mı? 
 

Büyükçekmece’de görülen bir dava yıllarca ülkemizdeki soyguna neden dur denemediğini ortaya koyacak ilginç bir örnek olarak incelenmeye değer..

Dava İhaleye Fesat Karıştırmak..

Eski TCK’da karşılığı 205 inci maddede 10 yıldan aşağı olmamak üzere cezalandırılması istenmek üzere yargılanması gerekirken bakın ne oluyor..

İddianamede savcı İhaleye Fesat diye suçu tespit etmektedir. Ama uygulanacak maddede aynı iddianamede 366 ncı madde gösterilmektedir. Neden mi?

Biz yasanın bu maddelerini olduğu gibi yazalım ve onun üzerinden dava dosyasına şöyle bir bakalım…    
 

Eski TCK madde 205;

    Madde 205 - (Değişik: 9/7/1953 - 6123/1 md.)                               

        Bir kimse Türkiye Devleti hesabına olarak almaya veya satmaya yahut yapmaya memur olduğu her nevi eşyanın alım veya satımında veya pahasında veya miktarında veya yapmasında fesat karıştırarak her ne suretle olursa olsun irtikap eylerse on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis cezasiyle cezalandırılır ve zarar  kendisine ödettirilir. 

     

Ve Eski TCK madde 366 ise;

    Madde 366 - Her kim Hükümet hesabına olarak icra kılınan müzayede ve münakasada şiddet veya tehdit ile veya hediye vait ve itasiyle veya sair menfaatler teminiyle veya gizli ittifak yahut sair hileli vasıtalar ile rekabeti meni veya ihlal yahut müzayede ve münakasada pey sürenleri çekilmeğe sevkederse üç aydan bir seneye kadar hapse ve otuz liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayi nakdiye mahküm olur.                                                                   

        Eğer fail kanunen veya Hükümet tarafından müzayede veya münakasaya memur olan kimse ise bir seneden üç seneye kadar hapis ve elli liradan dört yüz liraya kadar ağır cezayi nakti hükmolunur.      
     

İşte buradan da açıkça anlaşılmaktadır İhaleye Fesat başkadır ve çok büyük bir suçtur. Hatta bu nedenle ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılması gerekmektedir. Bu durum Terörle Mücadele, Çıkar Amaçlı Suç Örgütleri ile Mücadele Yasasında da açıkça ifade edilen suçlardandır. Hatta uluslar arası anlaşmalar nedeniyle kara para sayılmalı ve mal varlığı dondurulması gerekmektedir. Ama öyle mi yapılıyor. Bu suçu işlediği düşünülen kişiler en azından idari tedbir olsun diye görevden alınması gerekirken o bile yapılmıyor…

Nedenini uzun uzun düşünmeye gerek yok çünkü bu yolsuzluklara o kadar çok kişi karışmış ki sanki körler sağırlar birbirini ağırlar gibi devam etmektedir… 
 

Biz yine dava konusuna gelirsek Büyükçekmece Başsavcılığının 2004-441 Haksız mal edinmek, ihaleye fesat karıştırmaya eksik teşebbüs, dolandırıcılığa eksik teşebbüs suçlarından 2.Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış, savcı TCK 366 ncı maddesine göre cezalandırılmasını talep ediyor… budara hemen şunu sormak lazım, eylem yukarıda anılan maddede ‘müzayede veya münakasaya’ diye tarif etmektedir. İhale adı dahi geçmeyen bu maddeye göre cezalandırılmasını istemek mümkün müdür?

Madem suçu savcı ihaleye fesat demektedir o zaman içtihatlarda ve hatta Yüce Divanda görülen İhaleye Fesat Karıştırmak Davalarında bile örneğin ‘TBMM Soruşturma Komisyonu'nun, Yılmaz ve Taner'in, Türk Ceza Kanunu'nun 'Devlet alım satımına fesat karıştırmak' suçunu düzenleyen 205. maddesinden yargılanmak üzere Yüce Divan'a sevk edilmesi yönündeki kararı’ derken basından bile bir çok insanın İhaleye Fesat Karıştırmanın böylesine ağır bir suç ve  uygulanacak maddenin TCK madde 205 olmasını bildiği halde neden Büyükçekmece Başsavcılığı bu yanlışlığı yapmıştır?

Savcı acaba yanlışlıkla mı bunu yapmıştır?

Bakalım bu davadaki sanıklar hakkında aynı suçtan aynı savcılıkta başka iddianame var mı? O da mı böyle?

Evet baktık aynı adliyede aynı sanıklar hakkında aynı suçtan aynı savcı tarafından 2003-12397 hazırlık numarasında yapılan soruşturma sonunda düzenlenen bir başka iddianamelerde aynı durum var.. yani ihaleye fesat suçundan TCK 205 yerine 366 uygulanması talep edilmiş…

Sanırım adliyede ihaleye fesat karıştırma suçu ile müzayede veya münakasaya fesat suçu karıştırılmaktadır… bu da bir eğitim eksikliği olmalı diyebiliriz.. belki de başka bir şey denilir kim bilir!!

Aynı davada aslında diyelim ki savcı yanlışlık yaptı yada o suçtan yargılanmasını istedi bu durumda hakimin suçun özelliğine göre mahkemenin uygulanacak maddeyi tayin etmesi gerekirdi… ama yapmamış.. bu durumda bir de hüküm tesisi etmiş… beraat..

İşte durum daha da ciddi oldu.. bu durumda mahkeme asliye ceza olduğundan yargılama yetki ve görevine girmeyen bir davada hüküm vermesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin adil yargılama şartına aykırı davranılmıştır. Tabii bu durumu göz önüne alınacağını ve temyizde buna dikkat edileceğini ummaktan başka diyecek bir lafım yok.

Temyizde de bu durum göz önüne alınmaz ise vay halimize demek zorunda kalacağım..

Bu davanın en ilginç yanı aslında mahkeme bilir kişi tayin etmiş ve suç oluşmuş mu diye sormuş..

Yukarıda anlattığım durumu göz ardı ederek bir de bilirkişiye sormuşlar ve dosya no:2004-2220 esas numaralı bilirkişi raporu ise hukuk biliminin merkezlerinden biri olan Marmara Hukuk Fakültesinden bir profesör, bir doçent ile bir araştırma görevlisi ihaleye fesat karıştırmayı TCK 366 ncı maddesi olarak ele alması da beni gerçekten dehşete düşürdü.. yukarda izah ettiğim gibi ihaleye fesat karıştırmak suçu diye uygulamaya çalıştıkları maddenin hiçbir yerinde ihale adı dahi geçmediği halde nasıl olurda böyle bir hukuki hata yada cinayet işlenebilir?

Hatta bu durumu aynı davaya müdahil olan Şakir Uçar isimli vatandaş da verdiği dilekçede dile getirmiş ve Mahkemeye açıkça sormuş ‘ görülen davada ihaleye fesat suçuna TCK 366 uygulanması yasal mıdır? Mahkeme buna karar versin..’ diye ama hakim savcının beraat talebi sonra gereği düşünüldü diyerek kararı mahkeme salonunda yada ileriki bir celsede değil de odasında sonradan vermesi çok ilginçtir.

Bu konuyu yazdığım kitabımla ilgili olarak görüştüğüm Marmara Hukuk Fakültesinde Bölüm başkanı Prof.Dr.Selçok Demirbulak’a da sormuştum… umarım tekrar karşılaşır ve bu durumu ona tekrar sorma imkanım olur.. acaba Avrupa bu duruma ne der bilemem ama ben vatandaş olarak dehşete düştüm..

Yine bir görüşmemde sayın Hüseyin Boyrazoğlu da bana sayın Başbakanın İstanbul’daki davalarında durumun aynı olduğunu söylemişti… demek ki bu uygulama bilinçli yapılıyor.. Sayın savcımız daha sonra müsteşar yardımcısı ve başkentin başsavcısı olması buna mı bağlı diye de kendimi düşünmekten alamıyorum..

Bu arada Cumhuriyet gazetesinde 18 Mart 2006 günkü 82. sayısında ‘Yargının Yoksulları’ diye manşetten verdiği habere dikkat çekmek isterim.  
 
 

Bu haber maalesef ülkemizde işlenen en büyük ve en uzun süreli insan hakları ihlalinin ve 83 yıllık cumhuriyet tarihimizin 40 yılından beri işlenen insan hakları ihlalidir.

  417289 / 0 ticari sicil numaralı S.S.DEFNE DALI KONUT YAPI KOOPERATİFİ ve Yönetim Kurulu Üyeleri; Mehmet Akıncı, Mehmet Akova, Mesut Mahmutoğulları ve  Eski Yönetim Kurulu Üyeleri; Hüseyin Boyrazoğlu, Naci Ayaz, Nurettin Turan, A.Nevzat Aygün, A.Kemal Doğan, Mustafa Adagül, Ali Altıntürk, Ahmet Tayfun Balyemez, Mehmet Selçuk olan kooperatife Kadıköy Belediyesi arsa tahsisinde bulunmuş. Ama tahsis ettiği arsa fakir ve dar gelirliye verilecek arazidir. Yani 775 sayılı yasaya tabidir. Burada adı geçenler dar gelirli midir? Yoksa başsavcı mıdır? Artık merak edenler bu isimleri araştırınca öğrenir.

  Bunun yanında bir başka kooperatife de dikkat çekmek isterim; S.S.Şirin yapı kooperatifi, 17583-8 ticari sicil numaralı, yöneticileri A.Eray Atay, Ahmet Taş, Ramiz Çeştepe, Yunus Akçamollaoğlu, Emin Alkılıç, Kudret Çelik, Celal Abbas Leşanoğlu, Ramiz Çeştepe, Harun Sertbaş, Nejdet Zımba, Müzmer Yüce sanırım iyi bir örnek olacaktır. Evler villa tipi, yada daireler yüz metre kareden büyük ve üyelerin bir kısmı müfettiş ve DGM hakimi idi. Adresi Halitağa cad.Derya ap. B blok. No:82-4 Kadıköy. İşte 775 sayılı yasaya göre suiistimal edilen bir yer.

  Bilgi isteme yasası çerçevesinde sorduk.

  Kadıköy belediyesinin cevabı aynen şöyle oldu:

Sn……. 18.01.1994 T.T'li 1/1000 ölçekli İmar planında Gecekondu Önleme Bölgesi olarak belirlenen bölgeden S.S.Şirin Yapı Kooperatifine 775 Sayılı Gecekondu Kanunu gereğince 10.04.2000 tarihinde tahsis yapılmış olup,  Kooperatif üyelerinden 775 sayılı yasa gereğince beyanları alınmıştır.Bilgilerinizi rica ederim. Emlak Kamulaştırma Müdürlüğü 
 

İşte böyle sevgili halkım; bana yapılan röportajda ‘namuslu bir adam arıyorum’ dememi eleştirenlere tekrar söylüyorum gerçekten bu arayışımı sürdürüyorum.  
 

Biz yine Büyükçekmece’ye dönersek orada da bir kooperatiften bahsetmeden edemeyeceğim. 
 

Altınoluk Kooperatifi 
 

  Büyükçekmece merkezde Altınoluk kooperatifi 256/17 parselde 3628 metrekare arazi belediye başkanlığınca tahsis yapılmış. Kooperatif 1996 yılında Alattin Akgün, Bülent Akgün, Fatih Akgün, Yusuf Baycan, Turgut Türkeş, Atilla Suakar, Mehmet Emin Öztürk, tarafından kurulmuştu. Daha sonra 23.06.1999 tarihinde yeni yönetim ve ortaklara devredilmişti.

  Bu kişiler ise: Kaymakam Nizamettin Güven, Büyükçekmece Başsavcısı Cemal Durgun, As.Ş.Bşk.Albay Ferit Çeliktürk, Orduevi müdürü Albay Turgay Bayar, General İdris Koralp, emekli jandarma karakol mensubu Yüksel Çolak, Emniyet Müdürü Nurettin Kubuş, İlçe Jandarma komutanı Binbaşı Mustafa Şimşek, Zeki Akgün, Gönül Akgün, Günay Akgün, İbrahim Akgün, Süleyman Akgün, Yakup Akgün, Remziye Akgün, Yusuf Akgün, Hasan Akgün, Fatih Akgün ve Hakan Gümüşoğlu gibi isimler görürüz.

  Bunlar 775 sayılı yasaya göre fakir ve dar gelirli olması gerekirdi. Sizce bu şahıslar her ne kadar fakiriz diye beyanname verse de yasaya uygun mu sayılır?

  Belediye başkanı da fakir ise ben ne diyeyim artık..

  Hatta biraz da bu konuda detaya girelim bakalım nerelere kadar uzanacağız…

  Bu kooperatif de fakir ve dar gelirlilere ev yapılması maksadıyla belediyece tahsisi yapılmış ama kooperatif üyeleri 775 sayılı yasanın 25 nci maddesinde tarif ettiği kişilere verilmediği zaten bellidir. Bu durum üzerine  27.06.2005 tarihli isimsiz dilekçe ile İlçe Kaymakamlığına şikayet edilmiş. Ama görüyorsunuz ki bu yolsuzluğa ilçenin kaymakamı da ve hatta ilçenin devlet adamlarının neredeyse hepsi aynı yolsuzluğa dahil olmuş görünüyor…

  Tabi tahkikatı da yapılmış ve kaymakamlık belediye başkanlığına sormuş bu insanlar fakir midir diye…

  El cevap belediyeden gelmiş;

     İlgi dilekçede belirtilen kooperatif, 16.07.1999 tarih ve 3023 sayılı dilekçeleri ile, üyelerinin 775 sayılı yasa kapsamına uygun, dar gelirli, kamu kurum ve kuruluşlarında görevli kişilerden oluştuğunu belirterek, üyelerini konut sahibi yapabilmek amacı ile belediyemize müracaatta bulunmuşlardır.

                  Belediye Başkanlığımız, Komisyon ve Belediye Meclisimizce yapılan tetkikte kooperatif üyelerinin tamamının dar gelirli olduğu tespit edilerek, Belediyemiz Gecekondu Bölgesinde kalan 256 ada 17 parsel sayılı 3628.26 m2 arsa konut yapılmak üzere 775 sayılı yasa doğrultusunda ilgili kooperatife 30.07.2000 tarihinde tahsis edilmiş ve Kooperatif Arsaları ruhsatlandırılarak bitirilmiştir.

                  Ayrıca söz konusu kooperatifle ilgili işlemler Mülkiye Müfettişlerince denetlenmiş ve herhangi bir eksikliğe rastlanmamıştır.

                  Gereği için bilgilerinize arz ederim. 
 

  Görülüyor ki körler sağırlar birbirini aklar gibi düşünmemek elde değil. Tabi düşünce özgürlüğü çerçevesinde bunu söylemek lazım.. biz yine kayıtların incelenmesinden devam edelim…

  Bakın tahsis belgesinin üstünde ne yazıyor;

  Tapu tahsis tarihinden itibaren en geç bir yıl içerisinde inşaata başlanmış, iki yıl içerisinde inşaata bitirilerek oturulur vaziyete getirilmesi şarttır.Aksi takdirde 775 sayılı yasanın 27.maddesi gereğince hiçbir tebligat yapılmadan tapu tahsis belgesi iptal edilir.Yatırılan arsa bedeli hiçbir surette geri iade edilemez.Ayrıca Belediye sınırları içinde adınıza ikinci bir defa arsa tahsisi yapılamaz. BÜYÜKÇEKMECE 2 NOLU                 Gecekondu önleme bölgesindeki  arsalardan  yukarıda  ada, parsel ve kıymeti bildirilen arsa775 sayılı yasanın 25.maddesi gereğince tahsis edilmiştir.

  Burada hemen yasanın 25 nci maddesi yazmakta fayda var;

  

Madde 25 - Her ne sebeple olursa olsun, bu kanun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmıyan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya her hangi bir yerde bir ev veya apartmanın ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır.

    Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı, kendisine arsa tahsis edileceklerin öncelik sırası ve yukarda sözü geçen diğer hususların esasları yönetmelikte belirtilir.

Tabi bir de ev sahibi olanların verdikleri belgeyi de olduğu gibi buradan görmekte fayda var;

TAAHHÜTNAME

           Bu taahhütname 775 sayılı gece kondu kanunun 25-7 maddesi ve aynı yasanın uygulama yönetmeliğinin 13.maddesine göre tahsis edilen arsaları kapsar.

            Büyükçekmece Belediyesince 775 sayılı yasaya göre ........ imar adası, .....imar parseli adıma tahsis edilmiş olup yasa ve yönetmelikte belirtilen aşağıdaki şartlara uyacağımı kabul ve taahhüt ediyorum.

            1-Arsa tahsis beyannamesinin yasaya uygun olarak düzenlendiğini kendinin eşinin veya ergin olmayan çocuğumun evi veya arsası olmadığını,

            2-Tarafıma tahsis edilen bu arsayı 34.maddede belirtildiği gibi on yıl süre içinde satmayacağımı ve devretmeyeceğimi ve herhangi bir suretle değiştirmeyeceğimi,

            3-Ödemeleri zamanında ve taksitlendirme durumuna uygun olarak ödeyeceğimi,

           4-Tarafıma tahsis edilen arsaya bir yıl içinde inşaata başlayıp, kabasını  iki yıl içinde  bitirerek ikamete hazır hale getireceğimi,

            5-Arsanın bulunduğu bölgedeki belediyece hazırlanan alt yapı giderlerine iştirak edeceğimi,

           6-Yapılacak tespitlerde beyanlarımın yanlış olduğunu tespit edilirse yapılan tahsisin iptal edilmesini,

          7-Kooperatifimize tahsis edilecek yerlerin ilgili beyannameleri belediye arsa tevzii komisyonunca onanacağından tahsisi iptal edilenlerin yerine üye almak için müracaat edenlerin arsa beyannameleri belediyeye teslim edip onanan kişilere tahsis yapılacağını,

           8-Tahsis alan kooperatifimizin 775 sayılı yasa ve yönetmeliklerine uyacağını taahhüt ederim. 

 TAAHHÜT EDEN: 
 

  Evet şimdi belediyenin yazısı ve tahsis belgesinde yazanı olduğu gibi yukarıda görünce şunu sormadan edemeyiz; 
 

  Ülkemizde 30 yıl çalışıp bir emekli olup da ev alamayanları ve İstanbul gibi bir yerde ev fiyatlarını düşününce bakalım yolsuzlukla ev almak kaç liraya oluyormuş? 
 

  Fiyatlar uygun gelirse sevgili halkım neden siz de bir ev almıyorsunuz buralardan? Vallahi ben size bu yerlerin listesini de yazdığım Türk İşi Mortgate kitabımda da verdim hatta örnek dilekçe de ekinde var hadi bakalım fiyatlar aşağıda umarım beğenirsiniz; 
 
 
 

   

  
       S.S ALTINOLUK B.ÇEKMECE KONUT YAPI KOOPERATİFİ ÜYE LİSTESİ                  
   Üyenin Oda Ödenecek Ödenen Bakiye  Blok 
Sıra no Adı-Soyadı Sayısı Bedel Bedel    Daire No:
                    
1    SERKAN KORALP 3 8.250.000.000 7.850.000.000      
2    FERİT ÇELİKTÜRK (ALBAY) 3 8.250.000.000 7.450.000.000      
3    CEMAL DURGUN   (BAŞSAVCI) 3 8.250.000.000 8.250.000.000      
4    TURGAY BAYAR    (ALBAY) 3 8.250.000.000 7.850.000.000      
5    ŞULE ERGİN 3 8.250.000.000 8.250.000.000      
6    BEYAZIT AKYÜZ 3 8.250.000.000 7.450.000.000      
7    MUSTAFA ŞİMŞEK (BİNBAŞI) 3 8.250.000.000 7.850.000.000      
8    YEŞİM KAYNAK 3 8.250.000.000 4.000.000.000 3.850.000.000   
9    BÜLENT AKGÜN 3 8.250.000.000 7.850.000.000      
10    FAHRİ GÜNAY 3 8.250.000.000 8.500.000.000      
11    NİHAT KUBUŞ 3 8.250.000.000 7.450.000.000      
12    RAMAZAN KURTCEBE 3 8.250.000.000         
13    ŞENEL ESEN 3 8.250.000.000 7.850.000.000      
14    FATMA PORSUKLU 3 8.250.000.000 7.850.000.000      
15   AYLİN ŞAHİN 3 8.250.000.000 7.450.000.000      
16    PAŞA 3 8.250.000.000    8.250.000.000   
1    EROL KADİROĞLU 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
2    BAYRAM KURT 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
3    SİNEM CİHANGİR 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
4    ŞİRİN GÜNAY 2 6.700.000.000 6.700.000.000      
5    SEVİNÇ ERGİYDİREN 2 6.700.000.000 6.700.000.000      
6    NURETTİN KUBUŞ 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
7    KEMAL BEKTAŞ 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
8    CENGİZ KAHRAMAN 2 6.700.000.000 4.400.000.000 2.300.000.000   
9    ZÜLFÜ ALTAN 2 6.700.000.000 3.800.000.000 2.900.000.000   
10    SUZAN SÜRMELİ 2 6.700.000.000 6.400.000.000      
11    NİHAL GÜNGÖR 2 6.700.000.000 5.500.000.000 1.200.000.000   
12    AYHAN BOĞATEKİN 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
13    TANER KOÇ(Osman Özer) 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
14    YÜKSEL ÇOLAK 2 6.700.000.000 5.450.000.000 1.250.000.000   
15    İLKNUR-ATİLLA ÖZCAN 2 6.700.000.000 6.700.000.000      
16    NECDET TOZOĞLU 2 6.700.000.000 6.400.000.000      
17    ASLI ÇAVUŞOĞLU 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
18    HAKAN BOLELLİ 2 6.700.000.000 5.000.000.000 1.700.000.000   
19    HAMMAT BACIOĞLU 2 6.700.000.000 4.450.000.000 2.250.000.000   
20    KİBAR ÇEBİ 2 6.700.000.000 6.100.000.000 450.000.000   
21    FİKRİ YAYLACI 2 6.700.000.000 6.400.000.000      
22    FİKRET GÜNAYDIN 2 6.700.000.000 6.135.000.000 565.000.000   
23    NİZAMETTİN GÜVEN (KAYMAKAM) 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
24    CELAL ÖRS 2 6.700.000.000 5.400.000.000 1.300.000.000   
25    ALİ EMRAH ÜNLÜ 2 6.700.000.000 5.850.000.000 850.000.000   
26    CEMAL AYDIN 2 6.700.000.000 1.000.000.000      
27    AHMET ŞAHİN 2 6.700.000.000 5.800.000.000 1.100.000.000   
28    BEDİR GÜRSES 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
29    ASİYE ÖZKAN(Serpil Öngel) 2 6.700.000.000 6.700.000.000      
30    İZZET İSKENDER 2 6.700.000.000 5.600.000.000 1.100.000.000   
31    SAMİ YAZICIOĞLU 2 6.700.000.000 6.100.000.000      
32    AYDIN ELİDAR 2 6.700.000.000 4.660.000.000 2.040.000.000   

   

    
 

 

Görüyorsunuz ya 6.700.000.000.TL yani 6.700.YTL’den başlayan ve 8.250.000.000.TL  yani 8.250.YTL olan 2+1 ve 3+1 deniz ve göl manzaralı evlerin fiyatı bu imiş…. Tabi fakiriz diye sahtekarlık yapanlara bu fiyat… aynı şahıslar satarsa ne kadar biliyor musunuz?

180.000.YTL ve daha fazla.. ama yasa ne diyor biliyor musunuz?

775 sayılı yasanın 27 nci maddesi;

Madde 27: Bu şartlara uymıyanlardan, bu kanuna göre tahsis edilmiş veya edilecek taşınmaz mallar hiçbir hüküm alınmasına lüzum kalınmaksızın geri alınır.

Aynı zamanda anılan yasanın 37 nci maddesi ise yalan beyan verip bu evleri alanlar hakkında cezai işlem yapılmasını öngörüyor;

      Madde 37 - Bu kanun hükümlerinden faydalanmak amaciyle yalan beyanda bulunan veya hakikate aykırı beyanname verenler ile bu kanunun yayımından sonra belediye sınırları içinde veya dışında belediyelere, Hazineye, özel idarelere veya katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalar üzerinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde izinsiz yapı yapanlar, yaptıranlar, bu gibi yapıları satanlar, bağışlıyanlar, rehin edenler veya diğer şekillerde devredenler ve bilerek devir ve satın alanlar, fiilen ağırlık derecesine göre 3 aydan 1 yıla kadar hapis ve 500 liradan 1000 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar. Bu suçların tekerrürü halinde cezalar bir misli artırılabilir. 

Hadi bakalım şimdi bu kadar suçun içinde olanlar gelsin de hukuku işletsin.. bir de yeniden müfettiş görevlendirmişler. O da diyormuş ki daha önce müfettiş incelemiş benim yapacak şeyim yok.. ben de diyorum ki inceleyen müfettiş suç unsuru bulamamış ise o da suçludur. Yahu bu ülkenin sahibi yok mu? Hadi sayın müfettişim sen de böylesine bir hukuksuzluğu görme ama unutmayın tarih bugünleri de yazacaktır.. hepimizi yazacaktır..

Ama bizim başkan ne de olsa kimsesiz köpeklere ev dahi yaptı.. hatta tayyare bile parka koydu diye övünürüz sonra..

Yine başta anlattığım mahkeme konusuna dönersek orada sanık olan belediye başkanı yine geçmişte 2003 yılında AKP seçimleri kazanmış ve hükümet olmuş ama parti genel başkanı henüz TBMM’nde olmadığı zamanda bile R.Tayyip Erdoğan ile İçişleri Bakanı beraberken Ankara havaalanında o tarihte hakkında DGM tarafından yakalaması olan bir başka belediye başkanı ile gidip görüşüyor ve kendisinin mahkeme tarafından arandığını söylüyorlar ve daha sonra İçişleri Bakanı biri mahkeme tarafından yakalaması olan kaçak bir belediye başkanı olan ve diğeri de yukarıdaki mahkemenin sanığı olan diğer belediye başkanına Adalet bakanından randevu alıyor…

Adalet bakanı da bu kaçak belediye başkanı ve diğer olayın sanığı olacak belediye başkanı ile görüşüp onların yanında DGM savcısını arıyor.. buyur buradan yakın… Anap’lı belediye başkanlarının durumu bu… sizce bu muhabbet particilik de olmadığına göre nereden kaynaklanıyor? Öyle kirlenmişiz ki…

Bizim bahsini ettiğimiz biri kaçak belediye başkanları daha sonra Ankara DGM Başkanını da ziyaret etmesine dersiniz bilmiyorum ama ben pesss diyorum.. ama gerek başbakan gerekse başkanlar ihaleye fesattan yargılanmasında TCK 205 yerine TCK 366 yani ‘müzayede veya münakasaya’  fesattan yargılanırsa ve buna da hukuk denirse ben de ‘namuslu bir adam arıyorum’ demem garip gelmesin diye bu uzun yazıyı yazdım…

Bakan Pepe Acarlarla ilgili durumda gösterdiği gayreti saygıyla karşılıyorum ama yukarıdaki durum içinde hükümete soruyorum HUKUK VAR mı?

Adalet istiyorum…

Soruyorum… namuslu bir adam var mı?

Saygılar…

 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi