Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Haklarımızı biliyor muyuzı
Haklarımızı biliyor muyuzı PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cumartesi, 12 Nisan 2008

Haklarımızı biliyor muyuz�.?

 

Kyanak;

TÜRK İŞİ MORTGAGE kitabından alıntıdır;

 Türk İşi Mortgace  /  775 Sayılı Gecekondu Yasası ve Uygulaması Türk İşi Mortgace  /  775 Sayılı Gecekondu Yasası ve Uygulaması

Türk İşi Mortgace / 775 Sayılı Gecekondu Yasası ve Uygulaması
Zeki Bingöl
Togan Yayıncılık / Araştırma İnceleme Dizisi


http://www.zekibingol.com/content/view/2055/2/

Röportaj ve Fotoğraf: Elçin ALPTEKİN

 

- Oturduğumuz evlerin arsaları 775 Sayılı Yasa gereği fakir halka konut yapılması için tahsis edilen arsalardan mı?

 

- 1966 yılında çıkartılan Yasa ne diyor?

 

- Yasa 40 yıldır nasıl suiistimal edildi?

 

- Yasayı suiistimal ve ihlal edenler için yasa ne tür yaptırım getiriyor?

 

- Yasayı suiistimal edenler için zaman aşımı kurtuluş olabilir mi?

 

- Bir gün devlet yasaya dayanarak evlerimizden bizleri çıkartabilir mi?

 

- 775 Sayılı Yasa ile hak sahibi edilen fakir halk, kendilerine tanınan hakların ne kadarını biliyor? Ya da biliyor mu?

 

- Ev sahibi olmak isteyen ama olamayan fakir halk bir dilekçe vererek bağlı bulundukları belediyelerden arsa alabilir mi?

 

- 775 Sayılı Yasa nasıl suiistimal edildi?

 

- 40 yıldır ihlal edilen yasanın dedikleri ne zaman gerçekleştirilecek?

 

 

Hepimiz gecekondu yıkımlarının nasıl geçtiğini biliriz. Ağlayanlar, çığlıklar, kendisini yıkım araçlarının üstüne atanlar� Sirenler kulakları sağır ederken copların, taşların havalarda uçuştuğuna tanık olmuşuzdur.

Kızarız üstelik bu insanlara; �Neden kamu malının üstüne gecekondu yaptı?� diye�

Hiç düşünmeyiz, bu insanlar neden bu yola başvuruyor�

Ülke gerçeğinde emekli ikramiyesiyle bile konut almanın çok zor olduğunu biliriz oysa�

Yasa koyucu da biliyor�

Ve 1966 yılında, yani bundan tam 40 yıl önce sosyal barışı sağlamak için 775 Sayılı Gecekondu Yasası�nı çıkartıyor�

Çok açık ve net olan yasayı korumak için ağır yaptırım maddeleri ilave ediliyor yasaya�

Çünkü, barınma ihtiyacı çok önemli�

Aş kadar, iş kadar önemli�

Böylesine önemli konuyu �TÜRK İŞİ MORTGAGE� kitabın yazarı emekli Binbaşı Zeki Bingöl�le konuştuk. Bingöl, kitabında; yasanın ne olduğunu, 40 yıldır nasıl suiistimal edildiğini açıklıyor. Kitabı yazma amacının halkı bilinçlendirmek olduğunu belirten emekli Binbaşı Zeki BİNGÖL ile yeni çıkan kitabı üzerine bir söyleşi yapmayı biz de kendimize görev bildik�

 

 

Türk İşi Mortgage nasıl doğdu?

 

Biliyorsunuz, 2002 yılında Büyükçekmece�de merkez olmak üzere bir tahkikat başladı. Bu tahkikat ilk önce askeri şahıslar için başlatıldı. (3628 sayılı yasa gereği), bazı askeri şahıslarla ilgili; halk arasında �Gecekonduyu önleme yasası� diye bilinen 775 Sayılı Yasa�ya muhalefet ettikleri ve haksız kazanç sağladıkları konusunda şikayet dilekçeleri vardı. Özellikle eski İlçe Jandarma Komutanı M. Ş, hakkında bir uzman çavuş ve astsubay dilekçe verilmişti. Araştırma başlatıldı ve bir hafta içersinde bir tane villa, dört tane daire, iki tane ticari taksi gibi ve 100 bin dolarlık banka hesabı olduğu ortaya çıktı. Bu, bir devlet memurunun 30 yıllık emeğinin karşılığının çok çok üstündeydi. Sonra konu askeri tahkikat açısından değerlenmek üzere incelemeye alındı. Cumhuriyet Başsavcısı Yavuz Ersoy bu olayın çok ciddi olduğunu söyleyerek belgeleri intikal ettirilmesi gerektiğini söyledi.

 

Cumhuriyet Başsavcısını rahatsız eden şey neydi?

 

Örnek incelemeye aldığımız konu taksi duraklarıydı. Taksi durakları, Karayolları Kanunu ve İmar Yasası gereği vatandaşımızın her hangi bir taksiye binip-ineceği yerlerdir. Binip inerken trafik aksamaması gerekir ve can güvenliği olması gerekir. Ayrıca herkese ve orada bulunan bütün ticari taksilerin kullanımına aittir. Levhası dışında hiçbir şekil de başka bir şey olmaması gerekir. Ama görüyorsunuz ki her taksi durağında bir kulübe var.

Bunların durak müdürleri var. Bunlar taksilerden günlük para alırlar. O duraktaki sıraya girmek içinse 20-40 bin dolar paralar veriliyor. Yasaya göre bunlar tamamen suçtur. Halkın malını işgal etmek suçtur. Araştırmalarımızda gördük ki, çalıştırılan taksiler emekli asker ve polis gibi birilerinin� Ama hiçbir taksi durağında vergi levhası yok. Olamaz, çünkü resmi bir kazanç değil. Hepsi yasadışı�

 

Ama, hemen hemen her emniyet müdürlüklerinin, jandarmanın, kaymakamlıkların hatta adliyelerin önlerinde taksi durakları var�

 

Evet var. Hepsi yasadışı� Hatırlayınız, Ankara�da Danıştay�ın önünde bir durakta 3-4 kişi pompalı tüfekle vurulmuştu. Vuran da taksi durağından atılan taksi şoförleriydi  sanırım.

Kısacası birileri halkın malını gasp ediyor. Hatta bu belediye açısından da bu böyle� Bakıyorsunuz Beylikdüzü Belediyesi bu durakları ihaleye çıkarıyor. Bu külliyen yasadışı�ayrıca sonra bir bakıyorsunuz tekerlekli araçlardan işgaliye parası alıyor. Yasalara göre tekerlekli araçlardan işgaliye alamazsınız ama alıyor adam. Bir de duraktaki adamlar şikayet ediyor; �falan taksi bizim bölgede çalışıyor� diye�çalışır... Engelleyemezsin. Serbest ticaretin engellenmesi 4422 suçudur. Halkın malının işgal edilmesi 4422 suçudur.

 

775 Sayılı Yasa nedir?

 

En önemli konulardan bir tanesi halkımızın barınması konusudur. Deprem bölgesinde yaşıyoruz, yani şehirciliğimiz, konut imal edilmesi o kadar iyi olmalı ki yüzlerce-binlerce insanımız hayatını idame ettirsin.

Gecekondu Yasası çıkartmış devlet 1966 yılında�diyor ki bu yasaya göre, hazine arazileri şahısların veya vakıfların kanuna uygun şekilde, yani 775 Sayılı Yasa�nın emrettiği şekliyle belediyeler bu arazileri alacak ve ıslah edecek. Emlak Bankası�nda bir fon oluşturulacak. Bu fonla devlet, fakir fukara insanına �Sosyal Konut- dediğimiz ve 100 metrekareden küçük -daha sonra bu ölçü biraz daha arttırıldı- konutlar üretecek ve bu insanlarımızın insanca yaşaması sağlanacak�

İnsanlarımızı, insan haklarına uygun ortamda yaşatmak gerektiğini savunur yasa. Böyle ortamlarda büyüyecek olan çocuklar inanıyorum ki daha mutlu olacaktır, daha az suç işleyen insanlar olacaktır. Ayrıca yasadan yararlanan insanların 20 yıl evine dokunamazsınız. Buradaki amaç, o şahsın değil, o evde doğacak çocuğun reşit olmasına kadar geleceğini garanti altına almaktır.

Çok güzel bir kanundur. Ancak, yasayı çıkaranlar bunun suiistimal edileceğini düşündüğü için de çok katı önemler almıştır.

 

Yasa, suiistimaller için kendisini nasıl koruyor?

 

Kitabımda yasayı olduğu gibi verdim.

Yasanın 25. maddesi diyor ki; aynen okuyorum �Her ne sebeple olursa olsun, bu kanunun hükümlerince arsa  tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmayan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya herhangi bir yerde bir ev veya apartmanının ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır�. �Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı da yasanın yönetmeliğine göre belirlenir� diyor. Şu seviyede ki insanlar dar gelirli, bunlar yoksuldur diye...

 

Belediyenin, belli bir araziyi yasaya uygun şekilde alması için bölgesinde gecekondulaşma olması lazım. Bakıyoruz Beylikdüzü�ne, Büyükçekmece�ye� Gecekondulaşma yoktur ama her yer gecekondu bölgesi ilan edilmiş.

Yine yasa diyor ki; eğer siz gerçeğe aykırı bir beyan da bulunduysanız �ki fakir iseniz belge vermeniz lazım- 3 ay ila  1 yıl arasında hapis ve para cezası veriliyor. Madde 37;  500�den 1000 TL�ye kadar para cezası koyuyor. Tabi şuan daha şiddetli bu para cezası�

En önemli maddesi 27. Maddesidir ve aynen şöyle der; �Bu şartlara uymayanlardan, bu kanuna göre tahsis edilmiş veya edilecek taşınmaz mallar hiçbir hüküm alınmasına lüzum kalmaksızın geri alınır�. Yani, yasa öngörüsü içinde kullanılmadığında adalete ya da başka bir yere başvurmaya gerek bırakmadan amacı dışında kullanılan bu arsa ve araziler derhal geri alınır ve bunun da, bu suçun da zaman aşımı yoktur. Bu usul yasasıdır.  

 

Yasa suiistimal mi edildi buralarda?

 

Bu yasayı suiistimal etmişler. Bir yeri gecekondu bölgesi ilan ederseniz belediye olarak; bunu Bayındırlık ve İskan Bakanı�nın onaylaması ve takip etmesi lazım. Çok ciddi bir konu bu ama ne yazık ki takip edilmemiş. Sadece tapularda 775 Sayılı Yasa şerhi konmuş. Bunlara tapu vermen de mümkün değildir. Tahsistir çünkü�

Türk İşi Mortgage kitabımda yasayı olduğu gibi verdim. Amacım insanları bilgi sahibi etmektir. Bir de böylesine önemli bir yasa 40 yıldır nasıl suiistimal edildi onu gözler önüne koymaktı. Çünkü bu topraklar şehit kanlarıyla sulandı ve kimsenin şahsi çıkarları için kullanılıp talan edilemez. Yasa ile hak sahibi olanlar birileri tarafından mağdur edilmiştir. Sadece onlar değil, yasayı bilinçli bir şekilde suiistimal edip buralardan konut sahibi olanlar da zor durumda bırakılmış ve yasadışı işler yapmış durumuna düşürülmüştür.

Örneğin; Kanun diyor ki eğer belediyeler bu kanunları yazılı amaçlı tahsis edilmek üzere devraldıkları arazi ve arsaları bu amaçlar dışında ve arsaları bu amaçlar dışına tasarruf edemezler. Yani �ben bunu gecekondu bölgesi ilan ettim sonra da sanayi bölgesi yaptım� diyemezsiniz, �toplu konut bölgesi yaptım� diyemezsiniz, �ben meclis kararı aldım diyemezsiniz.� Çünkü yasaya aykırıdır, yasaya aykırı yapılan işlemler yok sayılır.

Yine yasanın bir diğer maddesi (23.) maddesi var, 11. maddesi var bu araziler başka amaçla kullanılamaz. 40 ve 41. maddesi �bu kanun uygulanması gereken yerlerde diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz� diyor.

 

775 Sayılı Yasa sadece konut düzenlemesi mi getiriyor?

 

Hayır. Söz konusu yasanın 8. maddesi var. �Siz, sosyal konutları yaptınız ama öyle araziler olabilir ki bunlar konut yapmaya müsait değildir. O zaman alışveriş merkezi, tiyatro, sinema, sosyal içerikli yine insanlarımızın medeni şekilde yaşamalarını sağlamak için bu gibi tesislere verebilirsiniz.�  Verdiğiniz taktirde de bunun parasını Emlak Bankası�ndaki fona yatıracaksınız, o parayla sosyal konutların alt yapısını herkesin ortak kullanımına açılan yollar kanalizasyon vs. yapacaksınız.

Ancak siz sosyal konut yapmadığınız halde ilan ettiğiniz gecekondu bölgesini şakır şakır satıyorsunuz. Örneğin, Hadımköy Yolu üzerindeki Metro Gross Market, Azim Çorap Fabrikası, Bayındır Holding, Tatilya gibi pek çok yerler�

Örneğin, Bayındır Holding buradan arazi alacağı zaman yönetim kurulu üyelerinin eşlerinin oluşturmuş olduğu bir kooperatif kurulu kuruyorlar. Bu kooperatifte de kocalarını vekil tayin ediyorlar. Bu adamlarda geliyor Beykoop�tan arazi alıyor 230 bin metrekare. Bunlar toplam 8-10 kişi� Fakir fukara olsa 8-10 tane dairelik  yer vermek lazım ama Beykoop veriyor. Babasının yeri değil ki? Kimse de sormuyor ki�

Tatilya�yı yaptılar. Sonra da burayı İş Bankası satın aldı. İş Bankası satın alamaz. Burası hepimizin malı, hiçbir şekilde bu insanların değil. İade etmeleri gerekir ve onurlu olduklarına inanıyorum. Kandırıldıklarını düşünüyorum. Ve kendileri de kandıran insanlardan hesap soracaklarına inanıyorum.

 

Belediyeler buralarda neler yapmışlar?

 

Burada belediyeler ne yapılar? Kitabımda anlatıyorum. Büyükçekmece Belediye Başkanı A. Ç. döneminden başlamak üzere günümüze kadar neler yapıldı? Tek tek var hepsi. BEYKOOP hadisesi var örneğin. Burada 775 Sayılı Yasa nasıl suiistimal ediliyor o var. A. Ç., o tarihte bu arazileri 775 Sayılı Kanun çerçevesinde kamulaştırmış. Çatalca�da Hakim A. O. imzalamış. Kitapta çok detaylı anlatılıyor ama 7 tane kooperatif kurmuşlar. Aynı adreste, aynı telefon numarasında ve belediye çalışanları ve akrabalar kurmuş bu kooperatifleri. Bu 7 kooperatif birleşip üstbirlik olarak BEYKOOP�u kurmuşlar. Bunlar toplam 49 kişiler. 49 kişiye 10 bin dairelik yer vermişler. Normal de fakir bile olsalar yasaya göre; 40 kişiyse 40, 49 kişiyse 49 dairelik yer verilmesi gerekmektedir. Ama yasa uygulanmamış.

 

Kitabınızda isim isim açıklıyorsunuz. Bundaki amacınız nedir?

 

Kitabımda da kimseyi rencide etmek istemiyorum, sadece uyarmak istiyorum. Gecekondu yasasına muhalif duruma düşen insanların haklarını yazdım �ki, belki bilmiyorlardır, öğrensinler diye�kendilerinin dolandırıldığını değerlendiriyorum. Hepsi bir araya gelip bir yolsuzluğun içersinde olduğunu düşünmüyorum.

Şimdi Beykoop�ta ve diğer kooperatiflerde baro başkanlarımız, avukatlarımız, millet vekillerimiz, basın yayında bulunanlar var. Ve bunlar elit insanlar �bilerek, bilmeyerek- olanları kendileri değerlendirirler. Burada kooperatif yasası yanlış uygulanmış.

 

Yanlış uygulamalar nedir?

 

Kooperatifler kat karşılığı veriliyor. 775 Sayılı Kanuna göre arsa alınıyor, belediye toplu konut bölgesi ilan ediyor. Sonra buraları, sanayi bölgesi, ticaret merkezi, yeşil alan yapamazsınız.  Sadece burası için söylemiyorum hemen hemen her yerde durum aynı.

Birer ikişer kooperatif ardından üstbirlik� Üstbirlik kurmaktaki gaye de şu; istediği kadar kooperatifi üye olarak alırsınız. Ona arazi tahsis edersiniz ve en önemlisi de birlik ilan ettiğiniz zaman KDV�niz düşer. Ondan da yararlanıyorsunuz. Harçlardan, ondan-bundan�

Yani devleti soyuyoruz, birbirimizi soyuyoruz.

Bu paralarda birilerinin cebine gidiyor.

 

İnsanlar bu işe nasıl bulaştırılıyor?

 

Onu da kitabımda açık açık yazdım. Şöyle yapılıyor; hemen gidiyor �sayın hakimim, savcım, müdürüm, komutanım falan gel seni kooperatife üye yapalım yavaş yavaş ödersiniz� deniliyor. Bu ekonomik şartlar içersinde insanlarımız ne yapıyor, çok güzel bir teklif, hemen derhal ve araştırmadan balıklama atlıyor. Örneğin Büyükçekmece Askerlik Şubesi�nin hemen altında Altınoluk Kooperatifi var. Bu kooperatife 256/17 parselde 3628 metre kare arazi tahsis edilmiştir. 775�e göre� Kooperatif 1996 yılında kurulmuş ve üyelerin hiç birisi fakir fukara değil. Kat karşılığı verilmiş. Bunların arasında; bizzat A.�ler olmak üzere, İstanbul Başsavcısı askerlik şube başkanı, kaymakamı, orduevi müdürü, generalimiz, jandarma karakol mensubumuz, jandarma komutanımız, emniyet müdürümüz ve bir sürü A. Akrabası� Başka bir kooperatifte ise 153 tane gazeteci� Yine söylüyorum bunların hiç birisi fakir fukara değil. Bir sürü akraba ve bu suçtur.

Yasa çok açık ve diyor ki; �eğer siz gerçeğe aykırı bir beyan da bulunduysanız -fakir fukara belgesi vermeniz lazım- 3 ay ila  1 yıl arasında hapis ve para cezası verilir�. Şimdi bu kadar adamı böyle suçlu duruma düşürmüş�

 

Bu ülkenin jandarması, kaymakamı vs. hepsi bir araya gelip bu yasaya aykırı hareket ediyorsa bu çok ciddidir.

 

775 Sayılı Yasa bir tek Büyükçekmece ve çevresinde mi suiistimal edilmiş?

 

Hayır, sadece burası değil. Araştırıyorsunuz, bakıyorsunuz ki çok daha farklı yerlere iniyorsunuz. Kadıköy�de bir kooperatif var aynı durumda. Orayı sorduğumuz da ise ilginçtir DGM savcısı  ve İçişleri Bakanlığı�nın müfettişleri çıktı. Bunlar da 775�e muhalefet durumunda olanlardan.

Hatta Kastamonu Taşköprü�de belediye başkanlığı yapmış  millet vekillerinden bir tanesi var aralarında. M. S. Kendisi ile görüştüğümüzde �yasayı bilmiyoruz� dedi. Yasama organında görev yapıyor, daha öncede belediye başkanlığı yapmış ve yasayı bilmediğini söylüyor. Bu kabul görür mü bilmiyorum bunu da topluma okuyucuya bırakıyorum.

 

Kanunu bilmemek mazeret teşkil eder mi?

 

Kanun bilmemek mazeret teşkil etmez. Burada bir yasa var 775 Sayılı Yasa. Halkımızın yüzde 80�i aç veya fakir. Memurumuz, 30 sene çalışıp 30 milyar emekli ikramiye alıyor.. Bununla ev alabilir mi, araba alabilir mi? Bu duruma nasıl gelmişiz? Sosyal eşitliği sağlayan çok önemli bir yasa var ve 40 yıldır suiistimal ediliyor. İnsanlarımızı başka seçeneklerde yaşamaya mahkum ediyoruz sonra da gidip o dört tane duvarın üzerindeki damını da yıkıyoruz. Kitabım da çok net olarak açıklıyorum.

 

Buradaki rant sizce ne kadar?

 

Olan biten o kadar çok şey var ki� Birisi geliyor, proje sunuyor; şu kadar otel motel vs yaptıracağım diyor ve 1.750 milyar Türk lirası -o zaman- kredi alıyor. Bu arazi ise fakir fukaraya verilecek arazi. Devlet bunları fakir fukara kabul etti ve o zaman 600-700 milyon dolar para veriyor. 775 Sayılı Yasa çerçevesinde alınan, fakir fukaraya verilmesi gereken araziler evler ya da fon talan edilmiştir.

Bu sadece burası için değil tüm ülkede  böyle. Sadece Beylikdüzü�nde 24 milyar doları buluyor. Diğer yerleri de kattığımda çok fazla olabilir.

Yalnız Saadettin Tantan�la bu konuyla ilgili görüşmemizde, kendisi bu konuyla ilgili yaptırmış olduğu araştırmada talanın ve vurgunun tüm Türkiye�de en az 300 milyar dolar diye ifade etmiştir. Bu korkunç bir rakamdır.

 

Türk İşi Mortgage kitabını yayınlamanızdaki amacınız daha net ortaya çıkıyor�

 

Evet. Bilinsin istedim, hak sahipleri kendi haklarını öğrensin istedim. Kandırılanlar da kendisini kandıranlardan hesap sorsun istedim.

Düşünün bir kere, 40 yıl önce sosyal adaleti sağlaması açısından çok güzel bir yasa çıkartılıyor ve bu yasa ne yazık ki birileri tarafından 40 yıldır suiistimal ediliyor ve bunu bilenlerimizin sayısı çok çok az.

 

Geçen 40 yıl içinde ekonomik gidişat iyileşmemiş üstelik her geçen yıl daha geri gitmiştir. Eskiden hatırlarım; pazara insanlar erken saatte giderdi en iyi sebze ve meyveleri almak için. Zaman içinde öğleden sonra, akşamüzeri gitmeye başladılar. Fiyatların düşmesini beklemek için. Günümüzde ise artık Pazar kalktıktan sonra gidip atık malzemeleri seçip almak için kavgalar çıktığı için Bayrampaşa gibi cezaevleri doluyor.

 

Ayrıca sabah 04�te  şu kadar kuruş ucuz diye Halk ekmeği büfesinin önünde kuyruk oluşturuluyor. Bunları görmezden gelemeyiz hiçbirimiz. Birazcık insafa gelmek lazım. Bu ülke 600 milyon dolar için diğer ülkelere neredeyse eğilir duruma gelmişken; örnek vereyim Alkent2000�de 2 bin tane villa var. Bu villa 1 milyon dolar olsa 2 milyar dolar yapar.

 

775 Sayılı Yasa hiç suiistimal edilmeseydi, ülkemiz bugün neler kazanacaktı?

 

Ben tüm kalbimle şuna inanıyorum; eğer sosyal konutlar yapılmış olsaydı -ki yapılanlar var- Ataköy, İkitelli hepsini ben kitapta yazdım burada yaşayan insanlar hakikaten dar gelirli insanlar olsaydı, şuan öyle bir sıcak yuvaları olsaydı, o sosyal ortamda hiç değilse bir tane eksik teröristimiz, bir tane eksik hırsızımız, bir tane eksik katilimiz, bir tane eksik kapkaççımız ve bunlara bağlı olarak birer tane de eksik mağdurumuz olacaktı.

Aynı zamanda şehircilik de çok önemli bir şey. Örneğin, sizin çocuğunu okula gidecek kaç cadde geçmesi lazım? Bu şehircilik böyle yapılmış olsaydı o zaman kaç tane trafik kazasında sakat kalmayan çocuğumuz olurdu.

Kişisel görüşüm bunlar ama ranta bağlı olunca ev yapılamayacak yerlere bile ev yapılmıştır. Toprak kaymaları devam ediyor. Deprem olduğunda istemiyorum ama çok ciddi sıkıntılar olacaktır.

 

775 Sayılı Yasanın suiistimali nasıl durdurulur?

 

Size çok iddialı bir şey söyleyeceğim. Bakın, 1994�te kurulan eski ismiyle Kavaklı, şimdiki ismiyle Beylikdüzü Belediyesi�nin bugüne kadar aldığı kararların hiçbiri kanuna uygun değil. Yanlışın üstüne doğru yapamazsınız. Olay baştan yanlış başlamış. Seçim listesini incelediğimiz de �ki, CHP noter tutmuş demiş ki; �bu seçmen listelerini inceleyin böyle vatandaş var mı, böyle evlerde oturuyor mu?� diye. Biz de araştırmıştık o zaman. Baktık ki hakikaten yok. Demek ki bunu bugüne kadar seçilen, şuanda bile yönetimde bulunan kişiler kendi realitesini ortaya koyması lazım.

Yani Türkiye Cumhuriyeti�nin Yüksek Seçim Kurulu Başkanı bile Kavaklı�da kooperatif üyesi olarak 775 Sayılı Yasa�ya muhalif durumdaysa Büyükçekmece İlçe Seçim Kurulu Başkanı muhalif durumdaysa sormak lazım; �Bu ne biçim bir iştir ki herkes bulaşmış?�

Düzgünlüğü veya dürüstlüğü konusunda Türk halkında belli bir çizgisi olan yazarlarımız, çizerlerimiz de aynı durumda ise �Ne biçim bir beladır ki bulaşmış?�

 

Bir de şu yön var; insanlar bugün araba aldığı zaman evrakına bakıyor Mercedes almışsa Mercedes yazıyor mu diye, kaç modelse o model yazıyor mu diye, şase numarasına bakıyor. �Bu arazide size tahsis� diyorlar, �fakir fukara olduğunuza dair belge vereceksiniz� diyorlar�yani birazcık da ihmalkarlıkları oldukları kanaatindeyim ya da bir çoğunun haberi yoktur böyle evlerin olduğundan.

 

Yasa dışılıktan kimler ne şekilde dönmeliler?

 

Adli makamlara görev düşüyor. En önemli görev de mülki idare amirleri, mal müdürleri, tapu müdürlerine düşüyor. 775 Sayılı Yasa�ya göre hangi arazilerin üzerinde ne var, bunu biran önce tespit edip kimlerin neler yaptığı, yapılanların yasaya uygun olup olmadığı araştırılmalı. Hem de derhal. Yasaya uygun olmayanlar için derhal suç duyurusunda bulunulmalı.

Şimdi burada şöyle bir özellik daha var; bakınız bu yasaya göre zaman aşımı yoktur. �Yapılan suiistimal 3-5-10 sene önce yapılan bir ihaledir� diye geçemezsiniz.

775 başlı başına çok  özel bir kanundur ve sosyal adaleti sağlamak için, sosyal barışı sağlamak için, insanlarımızın rahat, mutlu, hür yaşamaları hedeflenmiştir bu yasayla...

 

Bugün geçim derdine düşmüş insanlar �neden evim yok� diyorsa bu yasanın suiistimalindendir.

 

40 senelik bir suiistimalin kitabını yazmak zorunda kaldım. Çünkü, bu benim görevimdi. Bu yasaya muhalif düşmüş insanları rencide etmek değil uyarmak, bilgilendirmek için yazmalıydım ve yazdım. Bunu da kitabımda da çok açık seçik ifade ediyorum.

 

Bu ülke çok şey gördü, bu millet çok şey yaşadı. Bu millet yoktan var oldu. Şuan hukukun üstünlüğünü kabul etmiş ve buna önem veren sivil toplum örgütlerimiz var. Biz, �bir Atatürk daha gelecek bizi kurtaracak� diye beklersek inanın gelmez, mümkün değil. Oysa hepimiz birer Atatürk�üz.

Kitabın önsözünde onun Gençliğe Hitabına onun için yer verdim. Diyor ki; ��memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müskevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarında ki asil kanda mevcuttur!�

Her şeyimiz var yani.

Basına da burada çok önemli görev düşüyor. Çünkü, basın demokrasinin vazgeçilmez güçlerinden bir tanesidir. Demokrasiyi yaşatacaksak, demokrasiyi yaşayacaksak, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğü etkin kılacaksak öncelikle basının da bu konuda ağırlığını koyması lazım.

40 sene önce doğan bir çocuğun hakkı gasp edilmiştir. Onun torununun hakkı gasp edilmiştir.

 

Ya, kaymakamlıklara bağlı olan İnsan Hakları Komisyonları ne yapabilir ya da yapmalıdır?

 

Evet var ve Büyükçekemce Kaymakamlığına bağlı İnsan Hakları Komisyonu�nun çalışmalarını merak ettim ve sordum; �ne kadar müracaat var� diye� yok denilecek kadar az. Biz, Ataşehir�den veya Bahçeşehir�den baktığımızda onların hakkını gasp ettiğimizi lütfen bilelim. Kitabın sonuna bir dilekçe örneği koydum bu dilekçeyle herhangi bir vatandaşımız bir dairelik arazi talebinde bulunabilir. Hatta vatandaşımız hak sahibi olmayanlara tahsis edilmiş bu yerlerin iadesi talebinde bulunabilir. Ben TBMM�ye İnsan Hakları Komisyonu�na bu konuda resmen başvuruda bulundum.  

 

Bu yasa o kadar ihlal edilmiş ki Cumhurbaşkanlığı Denetleme Başkanlığı�nın raporunu da kitabıma ekledim. Raporda, �fonlara da biriken paralar maalesef başka amaçlarda kullanılmıştır� diyor. Aynı zaman şuanda Cumhurbaşkanımızın da imzası olduğu kanun ve yönetmelikle ilgili hususları ekte ifade ettim. Bir de, bu işin nereden nereye geldiğini ve şuanda nerede olduğumuzu ifade etmeye çalıştım. Amacım bilgilendirmek. Bilen insan hakkını arar, bilmeyen insan hakkının olduğu dahi bilmez. Yasanın gereği için bir kişiyi bile kazansak bu benim kazancım ve vicdani olarak rahatlamam olur� Amacıma ulaşmam demek olur.

 

Teşekkür ederim�
Son Güncelleme ( Cumartesi, 12 Nisan 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi