Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow KİM BU DARBECİLER?
KİM BU DARBECİLER? PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 01 Nisan 2008
"YÜKSEK MAHKEME YILDIRILAMAZ"
Karakter boyutu : Normal Büyük Daha Büyük En Büyük
1 Nisan 2008 18:35
CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, bağırıp, çağırarak Anayasa Mahkemesini yıldırmanın mümkün olmadığını, görevini yapan Cumhuriyet Başsavcısına linç uygulamanın, insafla bağdaşmadığını belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek,

bağırıp, çağırarak Anayasa Mahkemesini yıldırmanın mümkün olmadığını,

görevini yapan Cumhuriyet Başsavcısına linç uygulamanın, insafla

bağdaşmadığını belirterek, "AKP, telaş içinde, kendisiyle ilgili bir

davayı düşürmek üzere anayasa değişikliği yaparsa, bu hukuk devletine,

Anayasaya aykırı olur, AKP'nin hukuki meşruiyeti tartışılır hale gelir"

dedi.

Özyürek, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ile TBMM'de

düzenlediği basın toplantısında ekonomideki ve siyasetteki gelişmeleri

değerlendirdi.

Geçen yılki işsizlik oranının yüzde 9,9 olduğunu ifade eden Özyürek,

buna, umudu kalmadığı için iş aramayanların dahil edilmesi halinde

işsizliğin yüzde 17,6'ya ulaştığını savundu.

AK Parti'nin enflasyon hedefini tutturamadığını belirten Özyürek, bu

yılın ocak-şubat aylarında enflasyonun yüzde 2 gerçekleştiğini, yıl

sonunda bu oranın yüzde 10'un üzerinde olacağının anlaşıldığını kaydetti.

Özyürek, İMKB'nin 2008'de dolar bazında yüzde 32 gerilediğini, bu

gerilemenin Arjantin, Brezilya, Rusya ve Meksika'da daha az olduğunu

dile getirdi.

Uluslararası dalgalanmanın, en büyük etkisinin Türkiye'de hissedildiğini

ifade eden Özyürek, AK Parti'nin, hiçbir şey yapmayarak, içerdeki

bozulmayı, uluslararası dalgalanmaya yüklediğini savundu.

Özyürek, AK Parti'nin, seçimlerden bu yana hiçbir önlem almadığını,

ciddi bir iş yapmadığını, bunu kendilerinin değil, sermaye çevrelerinin

söylediğini belirterek, "AKP, sadece geriye dönük yaptıklarını tekrar

tekrar anlatarak vakit geçiriyor, ileriye dönük önlem almıyor, yeni bir

çare düşünmüyor. Kim şikayet ederse, 'Nereden nereye geldik, oturup dünü

düşünün' diye karşılık veriyorlar" diye konuştu. Özyürek, AK Parti'nin,

ekonomik sıkıntıları görmezlikten geldiğini ya da görüp, bir önlem

almadığını iddia etti.

-"FRENİ TUTMAYAN KAMYON GİBİ"-

Özyürek, CHP'nin daha önce, AK Parti'nin, kendisini iktidara getiren

anayasal düzeni tahrip etmemesi, Anayasanın temel ilkesi olan laikliği

zorlamaması gerektiğini söylediklerini anlattı.

"AKP, her vesileyle laiklik ilkesini ortadan kaldıran, Türkiye'yi

giderek laik cumhuriyetten, ılımlı İslam cumhuriyetine dönüştüren

adımları atmaktan çekinmedi" görüşünü savunan Özyürek, Başbakanın,

"Laiklik elden gidiyor diyorlar, millet istedikten sonra elbette elden

gidecek" şeklinde konuştuğunu öne sürerek, bu sözün, Başbakan ve AK

Parti'ye hakim olduğunu ifade etti. Özyürek, bu nedenle her fırsatta

laikliği ortadan kaldıracak adımlar atıldığını, türban düzenlemesinin

bunlardan birisi olduğunu kaydetti.

Özyürek, AK Parti'nin, kapatma davasıyla karşı karşıya kaldığı andan

itibaren, bütün dengesinin bozulduğunu, "freni tutmayan bir kamyon

gibi" hızla gittiğini, herkesin, nereye çarpacağını, nasıl duracağını

merakla izlediğini söyledi.

-"KİM BU DARBECİLER?"-

CHP'li Özyürek, AK Parti'nin özeleştiri yapmak, ders çıkarmak yerine,

Erdoğan'ın, il il dolaşarak, yargıya, Cumhuriyet Başsavcısına ve kendisi

gibi düşünmeyen herkese yönelik bir linç uygulamasına gittiğini öne

sürdü. Özyürek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Haksız, insafsız şekilde yargıçları suçladı. Siyasi Partiler Kanunu ve

Anayasada partilerin hangi şartlarda kapatılacağı öngörülmüşken, bu

konuda görevini yapan Cumhuriyet Başsavcısını suçlamak, linç uygulamak,

insafla bağdaşmamaktadır. AKP, bunu yapmıştır ve yapmaya devam

etmektedir.

Sürekli darbe edebiyatı yapılıyor. Kim bu darbeciler? Türkiye'de darbeye

teşebbüs suçtur. Sayın Başbakanın bütün güvenlik güçleri elindedir. Bu

kişileri yakalayıp, emniyete teslim etmeliler. Bula bula bir Ergenekon

davası buldular, İlhan Selçuk'u, 12 Mart şartlarını aratmayan bir

yöntemle gözaltına aldılar. 9 aydır ortada bir iddianame yoktur. Ama

AKP'ye yakın medyada, bu dosyada neler olabileceğinin bilgilerini

edinebiliyoruz."

-"BİZ İDDİANAMEDE ÖNGÖRÜLEN PARTİ DEĞİLİZ, SAVUNMASI"-

Anayasa Mahkemesinin, kapatılma davasına ilişkin iddianameleri kabul

etmesinin "son derece rutin bir işlem" olduğunu ifade eden

Özyürek, "Bir Cumhuriyet Başsavcılığı düşünün ki usulüne uygun bir dava

açamamış olsun" dedi.

Özyürek, başta AK Parti olmak üzere, herkesin yapması gerekenin; sükunet

ve saygıyla yargının işlemesini kolaylaştırmak, sağlamak olduğunu

vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi:

"Bağırarak, çağırarak, tehditle linç uygulayarak, Anayasa Mahkemesini

yıldırmak, korkutmak mümkün değildir. AKP, bu telaş içinde, kendisiyle

ilgili bir davayı düşürmek üzere, kendi çoğunluğuna dayanarak, bir

anayasa değişikliği yaparsa, bu hukuk devletine, Anayasanın 138.

maddesine aykırı olur ve toplumda büyük tartışmaları getirir. AKP'nin

hukuki meşruiyeti tartışılır hale gelir. Umarım ve dilerim, AKP bu yola

gitmez, kendisiyle ilgili davayı değiştirmek üzere anayasa değişikliği

yapmaz. Yaparsa, Anayasa Mahkemesinden döner. Yapılması gereken,

sağduyunun hakim olması, olup bitenleri soğukkanlılıkla karşılamasıdır.

AKP'nin bütün enerjisini, çabasını, 'biz iddianamede öngörülen bir parti

değiliz' şeklinde savunmasını yapmaya vermelidir.

AKP'nin, Başbakanın çevresinde sürekli onu tahrik eden yakınları var.

Bazı köşe yazarları sürekli Başbakanı dolduruyorlar, 'Siz Menderes,

Erbakan gibi değilsiniz, siz yıkar geçersiniz' diyorlar. Bu söylemlerin

kimseye faydası yok. Şimdi sükunet, sağduyu zamanı, herkesin aklını

başına alıp, hukuk sürecini sağlıklı işlemesini sağlama zamanı."

 http://www.haber10.com/haber/117693/

 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi