Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Ergenekon'un sonu Susurluk gibi olmasın
Ergenekon'un sonu Susurluk gibi olmasın PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 25 Mart 2008
[HABER YORUM] Ergenekon'un sonu Susurluk gibi olmasın  
Ortada bir terör örgütü var. Savcılar aylardan beri titiz bir çalışma içinde. Kanunların kendilerine verdiği yetki çerçevesinde işlerini yapıyorlar. Ancak, son operasyon birilerini tedirgin etti.
 
 

Bu güne kadar her soruşturmada (Susurluk skandalında olduğu gibi) 'Ucu nereye varırsa varsın' diyenler, şimdi hep beraber 'Artık bitsin' noktasında. İdeolojik yakınlık ve eski arkadaşlık dayanışması, görülmez bir dokunulmazlık zırhı olarak karşımıza çıktı. Soruşturmanın başında 'Ergenekon terör örgütü' tanımını yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, dün 'sürecin sonuna yaklaşıldı'ğını bildirdi.

Başka ülkelerde örneği görülmeyen bir süreç yaşanıyor. Savcı, sağlam deliller bulmak için çaba sarf ettikçe, birileri 'Neden uzatıyorsun?' diye soruyor. Şimdi olduğu gibi dün de aynı şeyler söylendi. Örneğin Kemal Kerinçsiz. Tutuklanmadan önce, 'Davayı uzatıyor' diye savcı için demediğini bırakmamıştı. Hatta, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikayette bulunmuştu. Bununla yetinmeyip soruşturma savcısını tam 7 ayrı adrese şikayet etmişti. Şark kurnazlığı içine girip, ilgisi olmamasına rağmen aynı şikayet dilekçesini Genelkurmay Başkanlığı'na göndermişti.

Bunlar yıldırma taktikleri. Emniyette yapılan sorgu sırasında, şüphelilerden biri avukatı aracılığı ile kamuoyuna duyuru yaptı. Neymiş efendim, 'askere ikinci çuval geçirme girişimi' yaşanıyormuş. Adam en zor zamanında bile, tahrikçi sözler söylemeden edemiyor. Farkında değil, sorgu anında bile isnat edilen suçu işliyor.

Başsavcı, dünkü açıklamasında 'Ergenekon adı verilen soruşturma kapsamında yapılan operasyon ve işlemlerin, kamuoyu gündeminde yer alan diğer davalarla hiçbir ilişkisi bulunmadığını' belirtiyor. Yani, son gözaltıları kapatma davasının rövanşı olarak değerlendirmek yanlış. Ancak gazetelere yansıyan başka iddiaları da görmek gerekiyor. Örneğin İlhan Selçuk, sorgu sürecini anlatırken, kendisine sorulan sorular için, 'Çoğu telefon dinlemelerine dayanıyor.' diyor. Sabah ve Star gazeteleri önceki gün telefon konuşmalarında neler olduğunu yayınladı. Selçuk'un oradaki sözleri şöyle: "Bugüne kadar ekonomik kriz çıkmadı. Davayı açtırıyoruz. Kapatma davasından sonra mutlaka kriz çıkar. Ak Parti'den kurtulmak lazım."

Büyük bir soruşturmayı tek bir kişiye indirgeyerek karşı çıkmak yanlış. Yoksa millet, örgütün liderini o kişi sanacak. Yargıyı rahat bırakalım, en doğru kararı onlar verecek.

ALİ AKKUŞ

25 Mart 2008, Salı

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=668818 

 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi