Halk Bankası'nı 350 trilyon lira dolandırdığı iddiasıyla İstanbul 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Yahya Murat Demirel hakkında verilen beraat kararının bozulması ve 'zimmet' suçundan mahkum olması gerektiği yönünde tebliğname yazan emekli Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gündel, Demirel'in avukatı oldu. Gündel, Demirel hakkındaki tebliğnamede, "Halk Bankası'nın Genel Müdür Yardımcısı Demirel'e önemli miktarda haksız menfaat sağlamıştır. Bankanın bu işlemlerden zararı 350 trilyon lira civarındadır. Sanıklar, nitelikli zimmet suçuna iştirak etmişlerdir" görüşünü dile getirmişti. Pek çok banka davasında yazdığı tebliğnamelerle gündem yaratan Gündel, emekli olduktan sonra avukatlık yapmaya başladı. Demirel, mahkumiyetini isteyen emekli savcı Gündel ile beraber çalışmaya ikna ederek vekalet verdi. Demirel'in avukatlığını yapan Gündel, mahkumiyet istediği davaya bakmama konusunda da anlaştı. Yargıtay çevreleri, Gündel'in etik kurallara uygun davrandığını belirttiler. Demirel'in yaklaşık bir buçuk yıl avukatı olarak görev yapan Gündel'in geçtiğimiz günlerde görevi bıraktığı öğrenildi.
'AVUKATLIK BUDUR'
Ankara Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık yapan Gündel, Demirel ile kısa bir dönem beraberliği olduğunu ama görülmekte olan ceza davalarına girmediğini söyledi. Gündel, "Banka hortumlamış, devleti 2-3 milyar dolar dolandırmış bir insana nasıl avukatlık yapıyor' diyebilirsiniz. Avukatlık budur işte. Avukat, zaten suç işlediği iddia edilen veya suç işleyen kişiyi savunur. Bankayı dolandıranı da savunursunuz, ırza geçeni de savunursunuz" dedi.
Demirel ile avukatlık ilişkisinin danışmanlık düzeyinde olduğunu belirten Gündel, "Biz serbest çalışan insanız. Herkesle avukatlık ilişkimiz olur. Yeter ki etik dışı dosya olmasın" dedi.
'Yahya Demirel beni silahla rehin aldı' Şefik DİNÇ-Ayşegül USTA / İSTANBUL
TMSF görevlisi Ahmet Ocak, tebligat için gittiği Yahya Murat Demirel'in evinde 45 dakika süreyle rehin alındığını söyledi. Ocak, "Yahya Murat Demirel kafama silah dayayıp, beni alıkoydu" dedi. BATIK Egebank'ın eski sahibi Yahya Murat Demirel'in evine tebligat için giden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) görevlisi Ahmet Ocak, Demirel tarafından rehin alınarak kafasına silah dayadığını iddia etti. Ocak, Demirel'in ağza alınmayacak küfürler ederek kendisini tehdit ettiğini ve kafasına dayanan silahın Uzi olabileceğini söyledi.
Ulus Enver Paşa Korusu'ndaki Yahya Murat Demirel'in evine dün saat 14.15 sıralarında tebligat için gittiğini söyleyen TMSF görevlisi Ahmet Ocak, Demirel'in avukatları tarafından içeri alındığını söyledi. Ocak, ofisinde avukatlarla tebligat konusunu konuşurken, arkadan uzun boylu, siyah montlu ve kafasında siyah bere olan bir kişinin ensesinden tutarak bir odaya götürdüğünü ifade etti. Bu kişinin ‘Ben Yahya Murat Demirel'im. Hangi cesaretle buraya geliyorsun. Sülalenizi kuruturum' diyerek tehdit ettiğini ve ağza alınmayacak küfürler ettiğini söyleyen Ocak, ‘Beni duvara dayayıp üzerimi aradı. Cep telefonumu ve cüzdanımı aldı. Kafama silah dayadı. Büyük bir silahtı. Uzi olduğunu tahmin ediyorum. Ben sakin bir şekilde tebligat için geldiğimi ve ölüm tehditlerinden korkmadığımı söyledim. Yaklaşık 45 dakika boyunca tehdit ve küfürleri devam etti ve beni odada rehin tuttu.'
Saat 15.00 sıralarında eve üç polisin geldiğini söyleyen Ocak, polisler içeri girdiğinde Demirel'in silahı beline koyduğunu ve yaşanılanları polise anlatmasına rağmen polisin herhangi bir şey yapmadığını iddia etti. Emekli Başkomiser olduğunu belirten Ocak, gelen polislerin TMSF'ye telefon açtığını ve kendisinin TMSF'nin elemanı olduğuna dair bir tutanak tuttuklarını belirterek, ‘Polisler Demirel'in üzerini bile aramadı.
Bana ‘bu işlerle boşuna uğraşıyorsun' dediler. Derdimi polise anlatıncaya kadar da yaklaşık bir saat geçti.' diye konuştu.
Daha önce de Ali Balkaner ve Erol Aksoy'a da tebligatları kendisinin yaptığını belirten Ocak, böyle bir durumla ilk defa karşılaştığını belirterek, Demirel hakkında şikayette bulunacağını da sözlerine ekledi.
Hareketleri şüpheliydiYAHYA Murat Demirel, geçen hafta çarşamba günü evine gelen bir kişinin polis kimliğini göstererek kapıcıyı tehdit ettiğini ve plaka numaralarını aldığını söyledi. Şahsın şüpheli hareketleri üzerine polise haber verdiğini ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirten Demirel şunları söyledi: "Bugün tekrar geldi. Adama diyoruz ki 'Geçen ben polisim diye geldin. Sen kimsin? Nereden geliyorsun, gayen ne?' Adam diyor ki ben TMSF görevlisiyim. Biz de geçen hafta bizimle ilgilenen polise haber verdik. Adamla karşılaşmam ve polisin gelmesi 2 dakika mı ne? Polis olaya el koyarak adamı kelepçeleyip götürmek istedi. 'TMSF'nin adamı ise bırakın' dedim. Adam bırakıldı gitti. Polis olayla ilgili tutanak tuttu. Gelen kişi TMSF'nin taşeron şirketinde çalışan emekli polis, ama adam kendini emekli polis diye tanıtmıyor, TMSF'nin memuru diye tanıtmıyor, ben polisim diyor ve şüpheli hareketler içine giriyor. Bu hareketlerden şüphelenerek polisi çağırma hakkına sahibim.
"
TMSF'ye borcu nedeniyle Yahya Murat Demirel'in evine haciz işlemleri başladı. Demirel eşyaların eşine ait olduğunu söyleyerek işlemin yasal olmadığını iddia etti.