Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Türkiyede Karşı Devrim Nasıl ve Ne Zaman Başladı?
Türkiyede Karşı Devrim Nasıl ve Ne Zaman Başladı? PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 25 Şubat 2008

Türkiye’de Karşı Devrim Nasıl ve Ne Zaman Başladı?

 

Çetin Yetkin: Günler günleri kovaladıkça, yaşım ilerledikçe gördüm ki, Türkiye de yaşanan Karşı Devrim'in başlangıç gün ve saati,          10 Kasım 1938, 09.05'tir

  Bu karşı devrimin ilk yılları II.Dünya Savaşı dönemine denk geldiği için, o günlerin ölüm - kalım kaygısı içinde pek anlaşılamamıştı, anlayanlarda seslerini duyuramamışlardı. Savaşın bitiminde ise, karşıdevrim, demokrasi, çok partili düzen, demokratikleşme yaygaralarının arkasına ustaca gizlendi. Bu sürecin kaçınılmaz sonucu, Türkiye’nin emperyalizme teslim edilmesi olacaktı.

 Kısacası, bugünün Türkiyesi’nde yaşanan tüm olumsuzlukların temeli, Atatürk'ün öldüğü gün atılmaya başlandı ve 1945-1950 arasında da bu temel üzerine ülkemizin kara yazgısının taşları teker teker örüldü.. 

Genç subayların çektiği ikilemleri ancak şimdi anlayabiliyoruz. Bir tarafta “Atatürk yanında devrimlere imza atmış  bir İsmet İnönü” diğer tarafta “karşı devrimlere yol açmış bir İsmet İnönü.” Ne yaman diyalektik bir çelişki. Keşke her şey hayal edildiği gibi olsaydı. İnönü, Atatürkçülerinin dediği gibi “İkinci Adam” olsaydı. Devrimler kökleşseydi ve sürseydi.

 

2. ADAM İNÖNÜ’NÜN SEYİR DEFTERİ:

 

22 Ocak 1945: ABD Başkanı Truman, Kongrede yaptığı konuşmada, Birleşik Amerika’nın iktisadi dış siyaseti, kendi refahını ve aynı zamanda dünya pazarlarının yeniden kurulmasını ve genişlemesini sağlamak olduğunu  söyledi.

23 Şubat 1945: Türkiye, Almanya ve Japonya ya savaş ilan etti. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e kurucu üye olabilmesi için bu savaş ilanı gerekliydi.

ABD Ödünç Verme ve Kiralama Kanunu çerçevesinde Türkiye’ye verilen malzeme için ABD ile 10 yıl vadeli 10 milyon dolarlık kredi açma anlaşması imzalandı.

19 Mart 1945: SSCB,Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi’ne bir nota vererek 17 Aralık 1925 tarihli Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Antlaşması’nın uzatılmayacağını bildirdi.

19 Mayıs 1945: İnönü, 19 Mayıs nedeniyle yaptığı konuşmada savaş zamanlarının gerektirdiği sıkı önlemlerin kaldırılacağını ve ülkede demokrasi ilkelerinin yaşama geçirileceğini söyledi.

11 Haziran 1945: 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu TBMM de kabul edildi.

29 Haziran 1945: Türkiye; San Francisco’da Birleşmiş Milletler Antlaşması’nı imzaladı

9 Temmuz1945: Ormanların devletleşmesine ilişkin 4785 sayılı yasa TBMM’nde kabul edildi.

15 Ağustos 1945: Adnan Menderes, Birleşmiş Milletler Antlaşması TBMM de görüşülürken, Türkiye’deki rejimin, uygulamada, buna aykırılıklar taşıdığını söyledi.

Birleşmiş Milletler Antlaşması, TBMM’de 4801 sayılı yasayla

onaylandı.

12 Ekim 1945: ABD Senato üyesi Claude Pepper   Çankaya da İsmet İnönü tarafından kabul edildi.

1 Kasım 1945: İnönü  bir muhalefet eksikliğini dile getirdi.

8 Kasım 1945: İnönü’nün 1 Kasım TBMM’ni açış söylevi ABD de Congressional Record da yayınlandı.

7 Ocak 1946: Celal Bayar, Refik Koraltan, Fuat Köprülü ve Adnan Menderes, DP yi kurdu

23 Mart 1946: Türk Sosyal Demokrat Partisi Hükümet tarafından  kapatıldı

6 Nisan 1946: Amerikan Missuri zırhlısı ve iki savaş gemisi İstanbul Limanına geldi.

ABD Başkanı Truman, Amerikan Ordu Günü nedeniyle yaptığı konuşmada, “Ortadoğu’da muazzam tabii kaynaklar vardır ve en işlek kara, hava ve deniz yolları bu bölgeden geçmektedir.  Binnetice bu bölgenin büyük iktisadi ve stratejik önemi vardır, dünya ticaret  sisteminin temellerini  kurmak istiyoruz” dedi.

13 Nisan 1946: Hükümet, ABD den 500 milyon dolar kredi istedi

21 Temmuz 1946: Genel seçimler yapıldı.

7 Ağustos 1946: SSCB, ikinci notayı verdi.

7 Eylül 1946: Türk parasında ilk devalüasyon yapıldı

25 Eylül 1946: Üçüncü Sovyet notası verildi

23 Kasım 1946: Bir Amerikan Filosu İzmir’e geldi.

4 Aralık1946: Sıkıyönetim 6 ay daha uzatıldı.

3 Mart 1947: Truman Doktrini gereğince Türkiye ve Yunanistan’a yardım yapılması kararlaştırıldı.

11 Mart 1947 : Türkiye, Uluslararası İskan ve Kalkınma Bankasın (Dünya Bankası) ile Uluslararası Para Fonu’na (IMF) katıldı

9 Nisan 1947: Köy Ensititüsü  öğrencilerinin enstitü yönetiminde söz sahibi olmalarına son verildi..

12 Nisan 1947: İncelemeler yapmak üzere bir ABD Heyeti geldi.

22 Nisan 1947: Truman doktrini Amerikan Senatosu’nda kabul edildi.

2 Mayıs 1947 : Bir Amerikan Filosu  İstanbul’a geldi, filo komutanları ile görüşmek için  İsmet İNÖNÜ  Ankara’dan İstanbul’a gitti.

9 Mayıs 1947: Köy Enstitülerinde kız ve erkek öğrenciler ayrıldı.

Truman Doktrini Amerikan Meclisi’nde onaylandı

20 Mayıs 1947: Köy Enstitüleri kitaplıklarında  sakıncalı görülen kitaplar ayıklandı ve yakıldı

22 Mayıs 1947: 20 Kişilik bir ABD askeri yardım kurulu General  Oliver başkanlığında geldi,

24 Mayıs 1947: Kara Kuvvetleri’nde Subay Üniformaları Amerikan modeline göre değiştirildi

28 Mayıs1947: Sıkıyönetim 6 ay daha uzatıldı.

14 Haziran 1947: Amerikan İktisadi Heyeti, Türkiye’ye geldi.

12 Temmuz 1947: ABD ile yardım anlaşması imzalandı.

8 Ağustos 1947: Bir grup subay eğitim görmek için ABD’ye gitti.

4 Eylül 1947: Köy Enstitüsü yasasında değişiklik. Yüksek Köy Enstitüsü kapatıldı.

21 Eylül 1947: Bir Amerikan yardım kurulu geldi.

2 Ekim 1947: ABD Kongre üyesi Mundt Türkiye’deki demokratikleşme sürecini öven demeci Ulus gazetesinde yayınlandı

5 Ekim 1947: Genelkurmay başkanı Salih Omurtak Başkanlığında  bir heyet ABD ye gitti.

31 Ekim 1947: Bir ABD yardım kurulu daha geldi.

31 Ocak 1948: Din konusunda yapılacaklar için  İnönü başkanlığında  Şemsettin Günaltay, Tassin Banguoglu ve Nihat Erim toplandılar

5 Şubat 1948: Mason dernekleri yeniden açıldı.

19 Şubat 1948: CHP  Meclis Grubu’nun okullara din dersi konulmasına ilişkin bildirisi gazetelerde yayınlandı

9 Haziran 1948: Toprak Ağası Cavit Oral, Toprak reformunu  da uygulamakla görevli Tarım Bakanı oldu.

4 Temmuz 1948: ABD ile Ekonomik ve İşbirliği Anlaşması imzalandı

12 Temmuz 1948: Bayındırlık Bakanı Nihat Erim, Amerikalı uzmanların bakanlıkta çalıştığını ve Türkiye’yi topoğrafik, ekonomik ve askeri açılardan incelediklerini açıkladı.

8 Ekim 1948: Dünya Bankası’ndan 50 milyon dolar kredi alınması için girişimde bulunuldu.

22 Ocak 1949: Türk Hükümeti’nin  istediği borç için Dünya Bankası’ndan iki kişilik bir kurul incelemelerde bulunmak için geldi.

15 Şubat 1949: İlkokullarda  din dersi, okutulmaya başlandı

 

28 Şubat 1949: IMF heyeti geldi.

31 Ekim 1949: İlahiyat Fakültesi  Ankara da açıldı.

1 Mart 1950: Türbelerin açılmasına ilişkin yasa kabul edildi.

14 Mayıs 1950 DP seçimleri kazandı.

“Seçimler bitti. Demokrat Parti, Halk Partisi’ni korkunç bir bozguna uğrattı. Oysaki Halk Partisi, halkı kazanacağını umarak, fikirleriyle, prensiplerinden son zamanlarda ne fedakarlıklar etmişti. Bütün yayınlarına göz yumulan din dergileri, okullara konan din dersleri, yeniden açılan ilahiyat fakülteleri, imam hatip kursları, türbeler, şahsi sermayeye sağlanan imtiyazlar, her türlü irticaa tanınan haklar.. Hiçbiri kar etmedi. Zavallı Halk  Partisi” ‘(Orhan Veli 15 Mayıs 1950 Yaprak)’

 

11 YIL SONRA - ESKİ TAS ESKİ HAMAM

15 Ekim 1961 Genel Seçim sonuçları açıklandığında Meclis ve Senato’daki koltukların dağılımı aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi oluşmuştu

            Meclis Senato

CHP             173       36

AP                158       70

YTP                65       28

CKMP            54       16

Toplam          450     150

 

Metin Toker:

“600 kişilik - Meclis 450, Senato 150 - TBMM'de çoğunluk, Osman Bölükbaşı'nın CKMP'si hariç tutulsa bile ‘27 Mayıs’a karşı güçlerin’ egemenliğinde bulunuyordu. Bu güçler 15 Ekim gecesi ilk neticelerin gelmesiyle bir zafer havasına girmişlerdi. Kendi kendilerine Cumhurbaşkanı, Senato Başkanı, Meclis Başkanı seçiyorlar, hükümetler kuruyorlar, Başbakan tayin ediyorlardı.  En radikallerin Cumhurbaşkanı adayı Ord. Prof. Ali Fuat Başgil'di.

Gerçi AP, parti olarak daha ihtiyatlıydı. Kendi adaylarının, genel başkanları Ragıp Gümüşpala olduğunu söylüyorlardı. Başgil olsa olsa “Havadis Grubu"nun ortaya sürdüğü isimdi. Ama onun etrafında estirilen hava gittikçe taraftar buluyor, ‘Hoca’yı 27 Mayıs hengamesinden sonra kaçıp gittiği İsviçre'den bu sefer döndüğünde alayıvala ile karşılamak üzere görkemli törenler hazırlanıyordu. Ankara'ya gelişi 27 Mayıs karşıtı güçlerin bir gövde gösterisi olacaktı.”

Tabii, bu sonuçlar CHP için şok etkisi yapmıştı. Damat Metin Toker'in CHP'yi “27 Mayıs yanlısı gösterme” demagojisi, aslında “ordu umacısıyla” diğer partileri korkutup CHP'yi iktidara getirmenin bildik sinsi amacını güdüyordu.

 Şüphesiz seçim sonuçları, genç subayları da etkilemişti. Siyasi ortam neredeyse 27 Mayıs öncesine geri dönüşmek üzereydi.

 

Talat Aydemir:

“Seçimler bilindiği gibi sonuçlanınca Millî İrade’nin tam olarak gerçekleşmediği inancına varmıştık. Bu anda Türk Silahlı Kuvvetleri içinde bir fikir ayrılığı belirmeye başladı.

Kanaat o idi ki, memleketin muhtaç bulunduğu ekonomik ve sosyal reformlar ilmî tarzda değil, gelişi güzel uygulanacak siyasî kavgalarla memlekette 27 Mayıs’tan öncesine nispetle daha gergin bir hava yaratılacak, bu durum profesyonel politikacılara maişet (geçim) endişesine dayanan bir post kavgasından başka bir sonuç vermeyecekti.

Bu fikirlerle bir grup subay yol yakın iken memleketin geleceği bakımından idareye el konulması fikrini savunuyordu.

İkinci fikre göre ise, seçimler arzu edilen şekilde olmamıştı, şimdi askerî bir müdahale hareketine de lüzum yoktu. Tecrübe edilmeli, başarısızlıkları görüldükten sonra müdahale edilmeliydi.

Bu fikri savunanlar daha ziyade Hava Kuvvetleri’nin temsilcileri olan Kurmay Albay Halim Menteş, Hava Albayı Fevzi Arsın idi. Bunlar C.H.P.’liler ile devamlı surette temasta oldukları için bu memleketi ancak, başta İnönü olmak üzere, C.H.P.’nin kurtaracağına inanıyorlardı. Bu fikir gerek Ankara Grubu’nda, gerek İstanbul Grubu’nda tartışıldıktan sonra birinci fikir ekseriyet kazandığı için İstanbul'da 21 Ekim 1961 günü Harp Akademileri’nde yapılan büyük toplantıda 10 General ve 28 Albay şu protokolü imzalamışlardı:

21 EKİM PROTOKOLÜ

Harp Akademisi

21 Ekim 1961

Zabıt Varakası

1)         Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları - aşağıda açık imzası bulunanlar - 21 Ekim 1961 günü saat 14:30'da toplanmışlar ve gündemlerinde mevcut olan konuları müştereken müzakere etmişler ve ittifakla aşağıdaki karara varmışlardır.

1.         Türk Silahlı Kuvvetleri 15 Ekim 1961 günü yapılmış olan seçimlerden sonra, gelecek yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanmadan evvel, duruma fiilen müdahale edecektir.

2.         İktidarı, milletin hakiki ve ehliyetli mümessillerine tevdi edecektir.

3.         Bütün siyasi partiler faaliyetten men edilecek, seçim neticeleri ile Milli Birlik Komitesi feshedilecektir.

4.         Bu kararın tatbiki 25 Ekim 1961'den sonraki bir güne tehir edilmeyecektir.

2)         İşbu Zabıt Varakası üç nüsha olarak tanzim edilmiş ve bütün üyeler tarafından aynı anda imza edilmiştir.  21 Ekim 1961

 İmza sahipleri:

Korgeneral Refik Tulga - Tümgeneral Fikret Esen - Tümgeneral Rafet Ülgenalp - Tümamiral Bahaddin Özülker - Tuğgeneral Faruk Gürler - Tuğamiral Celal Eyiceoğlu - Tuğgeneral Yusuf Alpmansu, Tuğgeneral Faruk Güventürk - Tuğamiral Kemal Kayacan - Tuğamiral İsmail Sarıken - Kurmay Albay Behçet Özdemir - Kurmay Albay Doğan Özgöçmen - Kurmay Albay Suat Aktulga - Kurmay Albay N. Kemal Ersun - Kurmay Albay Burhan Hunoğlu - Kurmay Albay Halim Kural - Kurmay Albay Recai Baturalp - Kurmay Albay Mehmet Bora - Kurmay Albay Vecihi Akın - Kurmay Albay Emin Aytekin - Kurmay Albay Ferit Erdoğan - Kurmay Albay Necati İşcan - Hava Kurmay Albay Rıfat Erenulu - Top. Alb. Celal Baykam - Kurmay Albay Cemal Öçal - Dz. Kurmay Albay Bülent Tarkan - Dz. Kurmay Albay Zarif Çetindağ - Kurmay Albay Bedrettin Demirel - Kurmay Albay Celal Ugan - Kurmay Albay Vahit Gürkan - Kurmay Albay Şerafeddin Olcay - Hava Kurmay Albay Emin Alpkaya - Kurmay Yarbay Ahmet Gergeç - Kurmay Albay Necati Ogan - Kurmay Albay Sadettin Cankır - Kurmay Albay Nihat Aslantürk - Hava Kurmay Albay Turan Çağlar - Kurmay Albay Fikret Göknar

 

Talat Aydemir:

“21 Ekim gecesi beni ve bir kaç arkadaşımı İstanbul'a çağırdılar. Ben, Merkez Komutanı Albay Selçuk Atakan, Hava Kuvvetleri'nden Kurmay Albay Halim Menteş, Albay Fevzi Arsın, Kurmay Yarbay Tufan Akkoç, saat 10'da kalkan bir uçakla İstanbul'a gittik.

İstanbul'da Akademi'de yapılan bir toplantıda general ve amiraller bize İstanbul'un kararını bildirdiler. Bu karara yalnız havacılar itiraz etti. Fakat neticede ekseriyete uyduklarını belirttiler ve gece O2.00 de Ankara'ya döndük. Ertesi gün, 22 Ekim günü, Mürted Hava Alanı'nda Ankara grubuna dahil arkadaşlar ve generaller büyük bir toplantı yaptık. Herkes tasvip etti. Aynı protokolü orada bulunanlar da imza ettiler.”

Alıntıdır…

Kaynak; Ben İhtilalciyim!  Fethi Gürcan isimli kitap..

(Kaynak; http://www.onergurcan.org/ )

 

 
< Önceki   Sonraki >
© 2009 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi