Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Ergenekon'u deşifre eden Kanadalı
Ergenekon'u deşifre eden Kanadalı PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cumartesi, 23 Şubat 2008
Ergenekon'u deşifre eden Kanadalı

Türk basını, bir süredir Ergenekon'u yakından tanıyan ve 7 yıldır Kanada'da yaşayan, artık Kanada vatandaşı olmuş kilit bir ismin peşinde: Tuncay Güney.

Ergenekon operasyonu ile tutuklananlardan JİTEM'in kurucusu olduğu ileri sürülen Veli Küçük, aysbergin görünen yüzündeki en kilit isim. Susurluk'ta oklar Küçük', göstermesine rağmen görünmeyen dokunulmazlık zırhı nedeniyle ifadesi bile alınamadı. O dönemde, Küçük'ün JİTEM personel kartı verdiği Akşam gazetesinde yazan gazeteci Tuncay Güney, 2000 yılında bürosuna yapılan polis baskınında gözaltına alındı. 3 gün süren sorgusunda 16 sayfalık itiraflarda bulundu. Küçük'ün sadece 15 defa görüştüğünü kabul ettiği ve ancak 16 sayfa ifadeyi çok bulduğu Güney, 28 Şubat postmodern darbesinden, çete yapılanmalarına, yürütülen psikolojik savaşa, dış istihbarat bağlantılarına, hatta aysbergin altındaki isimlere kadar pek çok konuda konuştu. Güney'in güven telkin etmeyen tavırları ve yukarıdan gelen talimatla dosya kapatıldı. Küçük'ün güçlü dostları vardı; ulusal güvenlik yine kirli bağırsaklarımızın temizlenmesinin önüne geçmişti.

Güney, söz konusu şok ifadelerden sonra alel acele ABD'ye kaçtı. Çünkü 'derin devlet'in kendisini öldüreceğinden emindi. Kullanıldıktan sonra kafasına kurşun sıkılan ve bir çukura atılan paçavralardan olmak istemiyordu. Aslen Çorumlu olan Güney, önce kendisini Yahudi sever bir Hristiyan Siyonist olarak tanıttı ve New York'ta Neoconların üssü olan kurumlara yanaşarak kısa bir süre orada yaşadı. Çok şey biliyordu. İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek'in PKK elebaşısı Abdullah Öcalan'a gül verdiği ziyaretinde fotoğrafını çeken gazeteciydi. Küçük ekibinde operasyonel görevler almıştı. Suikast, infaz timlerinde çalışmış, medya vasıtasıyla yürütülen karalama kampanyalarında kurye olmuştu.

ABD'de güvende olmadığına inanan Güney 2001 yılında Kanada'ya iltica etti. Türk derin devletini, Veli Küçük'ün faaliyetlerini, Yeni Ergenekonu en ince noktasına kadar anlattı ve hayatının tehlikede olduğunu öne sürdü. Toronto'da Bathurist Mason locası ve Yahudi toplumu içine giren Güney, koyu Yahudi grubuna dahil oldu ve kendisini Yahudi ilan etti. Mükemmel Arapça, İbranice, Türkçe ve İngilizce bilen Güney, İstanbul'da bulunduğu sırada da Üsküdar Müflüğü'en giderek şehadet getirmiş, güya müslüman olmuştu. Annesi beş vakit namazında bir müslümandı. Güney'in yaşadıkları ancak filmlerde olan cinstendi. Yalan söylemenin, iki yüzlülüğün, kıvırtmanın doktorasını yapmıştı, psikolojik bunalımlar ve travmalar içinde ' double double agent' olmaktan sıkılmıştı. İsrail, Türkiye ve Kanada vatandaşıydı. Kime çalıştığını bazen kendiside unutuyordu.

Kitaplarımı okuyan hayranlarımdan olan Güney ile son iki yılda bir kaç kez görüşüp, özellikle Veli Küçük'ün çalışmaları hakkında bilgi almıştım. Ayrıca İstanbul'da 1.5 yıl aynı evde yaşadıkları oda arkadaşından derin bilgiler edindim. Nasıl bukelemon gibi renk değiştiren biri olduğunu anladım. Eski ve yeni Ergenekon ile ilgili yazılarımı ilgiyle takip ettiğini söyleyen Güney, yüz yüze görüşmemizde ek bilgiler sunmuş ve yazdıklarımdan daha derin bir yapının olduğundan bahsetmişti. Kanada'da kullandığı isim Daniel Levi, Türkiye'de ise Tuncay Özbey veya Güney idi. Toronto'da Arap radikallerin finans kaynaklarını çözmek için Arap ajan devşirdi ve bu sırada Daniel ismini kullandı. 1 Ocak 2007'de Kahire'de yakalanan Mossad ajanı Mohamed Essam Ghoneim el-Attar, kendisini işe Daniel Levi'nin aldığını itiraf etti. İnterpol tarafından Daniel Levi, Kemal Kosba ve Tuncay Bubay hakkında kırmızı bülten çıkartıldı. Kanada istihbarat Teşkilatı CSIS, bu konu ve insanlarla ilgilendiklerini operasyonel olarak söylemeye ve yorum yapmaya yetkin olmadıklarını belirtiyor.
Mısır'dan Türkiye'ye 2001'de 3 yılını hapiste geçirmemek için kaçtığından beri Mısır istihbaratının takibinde olan El Attar, bir araba şirketine 20 bin dolarlık borcunu ödemediği için suçlu durumuna düşmüş sıradan biri. Mısır istihbaratına verdiği bilgiye göre, Mossad'a çalışmak istediğini Türkiye'de bildirince, İstanbul'da JİTEM elemanı Daniel Levi ile tanıştırılmış ve nasıl istihbarat toplayacağı öğretilmiş. Mossad, daha sonra onu Kanada'ya göndermiş ve burada yeni gelenlere iş ayarlayan Kosba ile tanışmış ve Araplardan bilgi toplaması için restauranta yerleştirmiş. Mossad onun hesabına 56 bin üçyüz dolar transfer ettikten sonra hesabını kapatmayı tavsiye eden ise, güya üçüncü tanıştığı Mossad elemanı Bubay'mış. İnterpol'un kafası karıştıran üç isminde aynı kişi olması muhtemel. El Attar fazla bilgi vermiş görünmek istemiş olabilir. El Attar'a Arap komitesini izleterek terör örgütlerine mali destek sağlayan Arapları tesbit ettirmeye çalışan Tuncay, bir zamanlar Ergenekon'un gözde elemanıydı.
Kanada istihbaratı Daniel Levi'yi yakından tanıyor. Dolayısıyla benden bilgi almaya ihtiyaçları yok. Levi, iltica mahkemesinde anlattığı hikayede Veli Küçük ekibiyle Mossad ve CIA üçgeninde 28 Şubat sürecinde neler karıştırdıklarını en ince ayrıntısına kadar anlatmış. Derin devletimiz konusunda edindiği derin bilgilerden memnun kalan Kanada istihbaratının, Türkiye'yi pekte tekin olmayan bir 3. dünya ülkesi olarak algıladığı kesin. Levi, bir istihbaratçıya yakışmayacak kadar çok konuşan, adam yerine konmak isteyen küçük bir muhbir. Boyundan büyük işlere kalkışan Levi'nin Mossad'dan aldığı para transferlerini takip etmek CSIS'in işi. Bir dekontu bana göstermişti. Bir gazeteciye Mossad'ta çalıştığını ispatlamak için belge gösterilir mi?
Türkiye'de yaptıklarından, özellikle dindar müslümanlar, tarikatlar, cemaatler üzerinde oynanan oyunlardan vicdanen rahatsız olduğunu, haklarını helal etmelerini istemişti. Anlattıkları burada yazılamayacak kadar iğrenç, provakatif ve mide bulandırıcı. Levi'nin pişmanlığının gelip geçici olduğunu söylemeye gerek yok. Bugünlerde Ermeni lobisiyle dirsek temasında Türkiye aleyhine sözde soykırımla ilgili çalışmaya devam ediyor. PKK'dan ayrılan güya ılımlı bir kanadı temsil eden kesim tarafından çıkartılan Yeni Hayat gazetesinde köşe yazısı yazıyor ve Kürt sorununu kaşıyor.
Okurlarım Daniel Levi veya Türkiye'de bilinen ismiyle Tuncay Özbey'in ülkemizde neler yaptığını belki merak ediyordur. Ergenekon'un işleyişini biraz anlamanız bakımından Levi'nin nerelerde görev yaptırıldığına bakmak yeterli:
İstanbul Üniversitesi'nde öğrenciydi; ama asla mezun olmadı.
Milliyet, Radikal, Sabah gibi gazetelerde servis haberleri çıkmış, Akşam gazetesinde çalışmış bir gazeteciydi, ama asla sürekli olmadı ve gazeteci değildi.
Üsküdar Müftülüğü'ne gidip numaradan kelime-i şehadet getirdi müslüman olmuş göründü; ama asla olmadı.
Talabani ve Barzani'ye Küçük ekibinden mesajlar götüren kuryelikte bulundu, ama mesajları kimin yararına ilettiğini Küçük bile bilemedi.
Pek çok sure ezberinde ve Kuran'ı tecvidiyle mükemmel okuyabiliyordu; ama asla boğazından aşağıya inip kalbine inmedi, inanmadı.
Tarikatlara sokularak iç yapısı ve çıkartılacak fitneler hakkında istihbarat toplatıldı; ama müslümanların Türkiyede tehlikeli olduğuna inanmadı.
JİTEM mensubu olarak Veli Küçük'ün emrinde örtülü operasyonlara katıldı; ama asla Türkiye'ye hizmet etmedi.
İşçi Partisi Başkanı Doğu Perinçek ile PKK elebaşısı Abdullah Öcalan'a giden ve Perinçek'in Öcalan'a gül verirken fotoğrafını çeken, fotoğrafları MİT'e verdi; ama asla MİT'de kadrolu olamadı.
MİT ve JİTEM'e yaptığı servisler ve JİTEM'in ona yaptığı servislerin çoğu 28 Şubat sürecinde gerçekleşmişti; ama Mossad'a bilgi kirliliği için çalışıyordu.
Ülkesine hizmet etmeye çalışan Türk polisiyle hep kavgalı oldu, gözaltılardan Küçük'ün yardımıyla kurtuldu; ama asla minnet duymadı.
Türkiye'yi bir çok iyi tanıyan, karış karış dolaşmış bir Çorumluydu; Türkiye sevdalısı olduğunu söyledi; ama asla Türkiye için sevmedi.
Homoseksüel olmayı bile denemiş, çifte kimliklerle yaşamaktan psikolojisi bozulmuş, ne oldum delisi bir şizofrendi, kişiliği, karakteri yerli yerine asla oturmadı, kimseye güven veremedi, hep itilip kakıldı.
Ergenekon'un kilit isminin portresi böyle... Ciddiye alınacak bir görünüm çizmiyor. Ergenekon operasyonunun 7 yıl gecikmeli yapılmasının nedeni, sanırım daha sağlam şahıs, bilgi ve belgelere ulaşılması gerekmesindendi. 


 http://www.platformdergisi.net/yazar/detail.php?id=672

 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi