Anasayfa Haberler Son Haberler YENİ ÇAĞ SAVUNDU, CUMHURİYET "ÇETENİN ÜSTÜNE GİDİLSİN" DEDİ!
|
|
YENİ ÇAĞ SAVUNDU, CUMHURİYET "ÇETENİN ÜSTÜNE GİDİLSİN" DEDİ! |
|
|
|
|
Yazar admin
|
|
Cumartesi, 23 Şubat 2008 |
| ERGENEKON, KUVVACI İTTİFAKI DA BÖLDÜ... YENİ ÇAĞ SAVUNDU, CUMHURİYET "ÇETENİN ÜSTÜNE GİDİLSİN" DEDİ! |  | | | |  | | Ergenekon operasyonu, 22 Temmuz öncesi basında, ulusalcı-milliyetçi cephenin oluşturduğu 'Kuvvacı' cephede bölünmeye yol açtı. |  | | 24 Ocak 2008 Perşembe |  | |  | 'Ergenekon Operasyonu' Türk siyasi tarihi için de bir dönmü noktası olmaya aday görünüyor. Hatırlanacağı gibi, 22 Temmmuz seçimleri öncesinde, ulusalcı ve milliyetçi cephenin basın yayın organlarında bir ittifak projesi ortaya atılmıştı. AK Parti'nin seçimlerden tek parti iktidarı olarak çıkmaması için; "sağ seçmen MHP'ye, sol seçmen CHP'ye oy versin" çağrıları yapılmıştı. Ancak 22 Temmuz seçimlerinin ardından MHP'nin önce cumhurbaşkanlığı seçimi, ardından da türban sorunu konusundaki yaklaşımı, bu ittifakın yürümeyeceğini açıkça ortaya koymuştu.
'ERGENEKON' BASINDAKİ İTTİFAKI DA SARSTI 'Ergenekon Operasyonu' ile , siyasi cephede derinleşen bu ayrılık, ittifakı savunan basın kuruluşları arasında da yaklaşım farkını ortaya koydu. 'Kızılelma ittifakı' olarak tanımlanan ittifakın 'milliyetçi' cephedeki en büyük destekçisi konumundaki Yeni Çağ gazetesi ile, 'ulusalcı' cephedeki destekçisi Cumhuriyet gazetesi, 'Ergenekon Operasyonu' konusunda farklı tavır aldı.
CUMHURİYET: ÇETENİN ÜSTÜNE GİDİLSİN İki gazete arasındaki bu görüş farklılığı, gazetelerin bugünkü köşe yazılarına yansıdı. Cumhuriyet yazarı Hikmet Çetinkaya; "Cumhuriyet gazetesi olarak "Susurluk'un ayak izlerini" taşıyan bu "büyük gözaltının" üzerine gitmeliyiz...
Demokrasiyi, insan haklarını, yaşam özgürlüğünü savunan Cumhuriyet, bu "büyük gözaltı" nın ayak izlerini mutlaka görecektir.
CHP de "büyük gözaltı" nın peşini bırakmamalı, çeteciliği, mafyacılığı, cinayetleri "ulusalcı kimlik" le saklamaya çalışan "devlet içinde örgütlü silahlı güçlerin" peşini bırakmamalıdır." diye yazdı.
BUNLAR GLADİO Çetenin peşi bırakılmamalı diyen Çetinkaya, işin bir başka boyutuna daha dikkat çekiyor. Çetinkaya'nın dikkat çektiği bu nokta, ulusalcı ve milliyetçi ittifak arasındaki çatışmanın nedenini de açıkça ortaya koyuyor.
"Devlet içinde örgütlü bu çeteler "vatansever" liği kullanıp, dinci-faşist örgütlenmeyi "Türk-İslam Sentezi" yle örtmeye çalışırlar...
11 yıl önce ortaya çıkan Susurluk çetesini anımsayın, göreceksiniz...
...Kendilerini "vatansever" ya da "milliyetçi" gören, ancak Kuran ve silah üzerine yemin ettiren bir düşüncenin "Gladyo Okulu" nun Türkiye ayağını oluşturduklarına inananlardanım...
YENİ ÇAĞ ERGENEKON'U SAVUNDU
Cumhuriyet'te durum böyle iken, 'Kızılelma ittifakı'nın ikinci ayağını oluşturan Yeni Çağ'da durum çok farklı. MHP'nin milliyetçi politikalarını yetersiz bulan radikal milliyetçi çizgideki Yeni Çağ gazetesi, operasayon kapsamında gözaltına alınanları "Vatansever" ilan etti.
Yeni Çağ yazarı Yavuz Selim Demirağ, operasyon kapsamında gözaltına alınan Güler Kömürcü'ye sahip çıktı. Kömürcü'den 'Bizim Keziban' diye bahseden Yeni Çağ yazarı, "Sorumluluk sahibi bir gazeteci, araştırdığı konulardan tutun da okuyucularına kadar günde yüzlerce kişiyle telefonda görüşür. E- postanıza binlerce mesaj gelir. Mektup ve belgegeçerleri okumaya bazen fırsat bulamaz. Ziyaretçileri ile bir çay içmek için didinir. Bazen okuyucularının özel sıkıntılarına çare bulmaya çalışır ve bir gazeteci haber kaynaklarını açıklamak zorunda değildir. Yukarıda ifade etmeye çalıştığım olayları gazeteci kimliği taşıyan her kişi yapmasa da günlük hayatımızda, yakın çevremizde bunlara her an tanık oluyoruz.
Güler Kömürcü bunlardan biridir. Türkiye’de terör örgütü mensuplarıyla, uyuşturucu; kaçakçı, kara paracılarla yemek yiyip röportaj yapan gazeteci kılıklı kişilere soruşturma açılmaz. Ama milyonlarca okuyucunun güvenini kazanmış, memleket meselelerine kafa yormuş, yurt içi ve yurt dışında Türk vatandaşlığı kimliği ile tavır koymuş Keziban’ı adı geçen muameleye reva gördüler.
...Bu yüzden Güler Kömürcü’ye geçmiş olsun demiyorum. Güler’e uygulanan, onun meslekteki şeref madalyonudur. Onur apoletidir. Güler gibi gazetecilerin sayıları arttığı sürece milli ve duyarlı gazetecilere böylesi muamelelerin uygulanamayacağını umut ediyor, başta Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere Basın Konseyi’ni göreve davet ediyorum." diyerek, operasyonda gözaltına alınnaların tek suçlarının 'vatanseverlik" olduğunu savundu.
ROMA'YI DA BUNLAR YAKTI Bir diğer Yeni Çağ yazarı Vedat Yenerer de, "Roma'yı da bunlar yaktı, Kennedy'yi de bunlar öldürdü!" diyerek, gözaltına alınan kişilerin büyük bir komplo ile karşı karşıya bırakıldıklarını ve hepsinin ortak özeliklerinin anti-emperyalist olmak olduğunu savundu.
GLADİO OKULU MU, ANTİ_EMPERYALİST Mİ? Bu durumda Cumhuriyet gazetesi yazarı, 'Ergenekon Çetesi'ni 'Gladio Okulu' olarak tanımlıyor. Ancak Yeni Çağ yazarı, aynı kişileri "Anti-emperyalist vatanseverler" olarak. Bu durum bile, 22 Temmuz öncesi kurulmaya çalışılan 'Kızılelma İttifakı'nın sonuna yaklaşıdığını gösteriyor. Soruşturmanın seyri ve ortaya çıkacak sorunlar, ittifakın geleceği konusunda tarafları kesin bir karar verme aşamasına getirecek gibi görünüyor. ENSONHABER |
http://www.turktime.com/default.asp?page=haber&id=14877 |
|
|