Top Module Empty
Anasayfa arrow Gönül Özler arrow Ertaç Tınar: Türkiye bağırsak temizliyor
Ertaç Tınar: Türkiye bağırsak temizliyor PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazartesi, 04 Şubat 2008
Ertaç Tınar: Türkiye bağırsak temizliyor
Batman Valiliği'ne satılan silahların arkasından da ismi çıkan Hospro şirketinin sahibi Ertaç Tinar: Bazı arkadaşlarım "Türkiye bağırsaklarını temizleyecek. Sen bir süre Fransa'da kal" dedi

Haber Merkezi


hab01.jpg        Susurluk skandalının ardından, Batman'daki kayıp silahlarla adı yeniden gündeme gelen Hospro silah firmasının sahibi Ertaç Tinar, resmi kurumlar için ithal ettiği silahlar konusunda "Bundan ötesi devlet sırrı" dedi.
       Devletin kendisine kayıtsız kalmasını eleştirirken Fransa vatandaşlığına geçme başvurusunda bulunduğunu açıklayan Tinar, CNN Türk ve NTV'nin sorularını yanıtlarken şu açıklamaları yaptı:

       Sadece İçişleri'ne çalıştım: Ben kesinlikle İçişleri Bakanlığı'nın dışında, devletin hiçbir kurumuyla alışveriş yapmadım. Buna valilik de dahildir. Batman'dan beni arayan olmadı, telefon gelmedi. 'Ertaç Bey, şu konuda size danışmak istiyoruz' falan diye bir şey kesinlikle söz konusu değil. Ne Vali, ne Vali Muavini. Benim Susurluk'la ya da başka bir olayla hiçbir ilgim yok. Kişiler silah ithal edemez. Bu görevi devlet yapar. Bizim işlevimiz devletin istediği malları arayıp organize etmektir. Bu malların sevkini de görmeyiz.

       Bundan ötesi devlet sırrı: Bu konudaki herşeyi Başbakanlık Teftiş Kurulu'na ve MİT'e anlattım. Bunun dışına çıkamam, bunlar devlet sırrıdır. Ama devlet sırrından negatif şeyler anlaşılmasın, bunlar pozitif şeyler. Ben zaten hep pozitif bir insan olmuşumdur. Ben silahı İçişleri Bakanlığı'na vermişim. Benim rolüm malı teslim edinceye kadardır. Ondan sonra İçişleri bunu nereye vermiş, benim bilmem mümkün değil, fiziken mümkün değil. Sonrasından nasıl haberdar olabilirim.

       Yetkililerle golf oynarım: Devlet benden 1994'te aracı olmamı istedi. Mehmet Ağar'ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde yaptım. Benim Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'yle 7 Ağustos 1997'den beri hiçbir ticari faaliyetim olmadı. Ben üst düzey insanlarla golf oynayan, tenis oynayan birisiyim. Çok yetkili birini, Türkiye'de çok üst düzeydeki kişilerle tanıştırabilirim. Silah meselesi de bu arada geçer. Sadece aracılık yaparım.
hab011.jpg        Oyuncak da satarım: Ben sadece silah tüccarı gibi gösteriliyorum. Ama ben silah da satarım, oyuncak da satarım. Silah almak kanuni, mevzuata uygun yapılması gereken bir ticarettir. Aksi takdirde zaten uluslararası örgütler sizi kıskıvrak yakalar. Bakın, bugüne kadar hakkımda ne bir tahkikat, ne bir araştırma, ne de bir dava var. Herşey hukuka uygun yapılmıştır.

       Kullanıldım, korunmadım: Bu iş biraz da "tavşan dağa küsmüş" misali. Ben Türkiye'ye artık sadece buradaki bazı işlerimi takip etmek için geliyorum. Devlet beni korumadı. Kullandı, sonra bir kenara bıraktı, sahip çıkmadı. Devlet ricali herhalde bizden korkuyor. Bizi tehlikeye attı. Bazı şeyleri anlatamam, ama Başbakanlık Teftiş Kurulu'na verdiğim 20 sayfalık ifadelerimi açıklasınlar.

       Silah ruhsatımı uzatmadılar: Devletin beni koruması Anayasal hakkımdır, ama bunu sağlamadılar. Eylül 1999'da silah taşıma ruhsatımın süresini uzatmadılar. Kimseden çıt yok. Bir tek Sayın Mehmet Ağar 'Muteber adamdır' dedi. Clinton ziyaretinden sonra sonra bazı arkadaşlarım, "Bir süre burada (Fransa'da) kal. Türkiye bağırsaklarını temizleyecek galiba" dedi. Ramazan Bayramı'ndan önce 3 - 5 günlüğüne gelip döndüm. Artık gelmeyi düşünmüyorum. Bu temizlikten bize de bir şey düşer mi, düşmez mi bilmiyorum.

       Fransa vatandaşı olacağım: Bu (devlete silah ithal etmek) benim için son derece ulvi bir görevdi. Ama artık bitti. Fransız vatandaşlığına geçmek için başvuruda bulundum. Daha medeni, korunabileceğim, sosyal haklar sağlayan bir ülkede yaşamak istiyorum. Hakkımdaki iddialar, benim uluslararası itibarımı, aile yaşantımı zedeledi. Türkiye'ye hizmet gurur vericiydi, ama artık bitti. Artık toprağım Fransa'dır, belki de orada öleceğim."

Valiye ithalat iznini kim verdi?

       Batman Valiliği'nin özel silahlı birlik oluşturmak amacıyla gerçekleştirdiği silah ithalatının Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı onayıyla yapıldığı yönündeki açıklamalar, müsteşarlıkta ihtiyatla karşılandı. Eski Dış Ticaret Müsteşarı Ertuğrul Önen, Başbakanlık veya ilgili bakanlığın onayı olmadan bir valiliğin silah ithal etmesinin mümkün olmadığını söyledi.
       "Bir kamu kuruluşu böyle bir ihtiyaç bildirerek ithalat izni talebinde bulunmuş ise bu talep karşılanır, belge verilir" diyen Önen şu görüşleri dile getirdi:
       "Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın oradaki onayının, formaliteden öte anlamı yoktur. Muhtemelen, bunun öncesinde bir üst makamın ilgili bakanlık ya da Başbakanlığın oluru ve onayı mevcuttur. Batman Valiliği'nin kendiliğinden böyle bir silahlı kuvvet oluşturmak için silah ithalatı yapması kanımca mümkün değildir. Ancak İçişleri Bakanlığı ya da Başbakanlığın oluru olabilir, ithalat tutarı da, bir ihtimal olarak söylüyorum, örtülü ödenekten Başbakan talimatıyla karşılanmış olabilir."
       Bir özel sektör kuruluşunun talebi belki biraz daha ihtimamla ve ihtiyatla değerlendirilir. Ancak bir kamu kuruluşunun bildirdiği ihtiyaç listesi ve buna bağlı silah ithalatı talebinin karşılanması, izin belgesinin verilmesi tümüyle bir formalitedir. İznin verilmesi normaldir. Silahların ne olduğu, nereye gittiği, nerede kullanıldığı, hangi amaçla ithal edildiği konusunda ithalatı yapanın bir kamu kuruluşu olması, bizim için yeterli veridir."

Gözler Çiller'de

       Önen'in açıklamaları, dikkatleri Salih Şarman'ın Batman Valiliği sırasında sık sık görüştüğü ve kendisine özel birlik için yazılı başvuruda da bulunduğu dönemin Başbakanı DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'e çevirdi. Şarman'a, ithalat izninin Başbakanlık'tan verilmiş olabileceği kaydedildi.

İthalata yetkili olan kurumlar

       Türkiye'ye ithal edilen her türlü eşya için gümrük beyannamesi düzenlenmesi yasal bir zorunluluk. Ateşli silahlar için izin vermeye ise sadece İçişleri ve Milli Savunma bakanlıkları yetkili.
       Ateşli silahların, Gümrük Yasası'yla ithalatı izne bağlı eşya grubuna girdiğini kaydeden
       Gümrük Müsteşarlığı yetkililerine göre, ateşli silahları Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın ithal edebilir. Bu kuruluşlar, ithalat yapacakları zaman bağlı oldukları İçişleri ya da Milli Savunma bakanlıklarından onay belgesi alıyor. Dış Ticaret Müsteşarlığı da ilgili bakanlığın onayı olmadan ithal izni veremiyor.
       Olağanüstü Hal Yasası da OHAL Valiliği'ne yurtdışından silah ithal etme izni veriyor.

Hangi silahlar kaybolmuştu?

       Susurluk skandalından sonra yapılan araştırmalarda, İngiltere'de bulunan Ertaç Tinar'a ait Hospro Şirketi tarafından İsrail'den alınarak Emniyet Genel Müdürlüğü'ne hibe edilen 10 adet 9 milimetre Micro Uzi, 10 adet 9 milimetre Micro Uzi SMG ve 10 adet 22 kalibre Baretta marka tabancayla, bu tabancalara ait susturucuların kaybolduğu anlaşıldı.
       Susurluk'taki kazada DYP Miletvekili Sedat Bucak'a ait Mercedes'ten de 22 kalibre Baretta ve tabancanın susturucusunun çıkması üzerine inceleme yapan İstanbul DGM Savcılığı, "Silahların anlaşmayla Ocak 1994'te İsrail şirketince 10 ayrı kalem malzemeyle birlikte alındığını" belirledi.
       Ambalajlı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekat Daire Başkanlığı'na teslim edilen silahların, daha sonra yapılan araştırmada Özel Harekat Dairesi kayıtlarında yer almadığı ortaya çıktı.
       Dönemin Emniyet Genel Müdürü olan Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar, kayıp silahların emekli yarbay, eski MİT mensubu ve Emniyet Genel Müdürlüğü Danışmanı Korkut Eken'e senet karşılığı verildiğini söyledi.
       Kayıp silahlarla ilgili başlatılan ayrı bir soruşturmada, aralarında eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ile bazı depo görevlilerinin de yer aldığı sanıklar hakkında dava açıldı. Dava, Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam ediyor.

http://www.milliyet.com.tr/2000/02/10/haber/hab01.html
 
< Önceki   Sonraki >
© 2009 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi