Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow Vitali Hakko,bütün servetini şapka devrimine borçluymuş.
Vitali Hakko,bütün servetini şapka devrimine borçluymuş. PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Cuma, 14 Aralık 2007

Vitali Hakko "şapka devrimi"nden çıkmış!


Ünlü hazır giyim markası Vakko'nun kurucusu Vitali Hakko, meğer bütün servetini şapka devrimine borçluymuş. "Şapka devrimi olmasa, Vakko olmazdı" diyen Vitali Hakko, bakın devrimi nasıl fırsata çevirmiş...




Vitali Hakko

Bay Vitali, "Şapka Devrimi olmasaydı, Vakko olmazdı" derdi

Meral Tamer  - Milliyet


Türk sanayiini yoktan var edip bugünlere getiren, iş dünyasına aynı zamanda bir "Cumhuriyet ideolojisi" ve "Cumhuriyet tarihi" perspektifiyle bakan işadamları kuşağının son temsilcilerinden biri daha, 94 yaşında aramızdan ayrıldı.

Vitali Hakko, kendi kuşağının tüm işadamları gibi müthiş işkolikti. Her zaman işinin başındaydı. Ne zaman Vakko'ya gitsem, elinde hayranlıkla tuttuğu desenli bir kravat ya da eşarpla karşıma çıkıverir, bana heyecanla o desenin ya da kumaşın serüvenini anlatırdı.
Son olarak Merter'deki fabrikaya oğlu Cem Hakko ile görüşmeye gittiğimde Bay Vitali, 4 tekerlekli bir aracın içinde çıkmıştı karşıma. Artık sağlığı bozulmuştu, ama fabrikayı her hafta teftiş etmekten de geri durmuyordu.

Cumhuriyet çocukları
Her fırsatta "Bizler genç Cumhuriyet'in ilk kuşağıydık. Atatürk, Şapka ve Kıyafet Devrimi'ni yapmasaydı, bugün Vakko da olmazdı" derdi.

"Bizler" dediği Vehbi Koç ve Nejat Eczacıbaşı'ydı. Ankara'da küçük bir bakkal dükkânında iş hayatına atılan Koç, Türkiye'de ilk yerli buzdolabı ve yerli otomobilin üretilmesini sağlamıştı.
Eczacıbaşı'nın İzmir'de başlayan hayat çizgisi, Koç ve Bay Vitali'ninkinden farklıydı. Yurtdışında en iyi yüksek eğitimi almış olan Eczacıbaşı, yerli ilaç sanayiinin kuruluşuna öncülük etmişti.

Şapka Devrimi olmasaydı


Eczacıbaşı ile yaşıt olan Bay Vitali, Cumhuriyet kurulduğunda 10 yaşındaydı. 2 yıl sonra Compagnie de Chemin de Fer millileştirilince ailesi beş parasız kaldı. İlk gençlik yıllarında Mahmutpaşa'da vitrin düzenleyerek, tezgâhtarlık yaparak ailesinin geçimine katkıda bulundu.
Bu arada Kıyafet Devrimi ile erkeklerde fesin yerini şapka almış, kadınlar çarşafı-peçeyi atarak eşarp takmaya başlamıştı. Ancak Hakko'ya göre "Simsiyah başörtüler, kadını çok kötü gösteriyordu."

O bir fark yaratmak istedi. Tezgâhtarlık yaptığı mağazada şapka bölümünde çalıştığı için, sermaye olmadan yapabileceği tek işin şapkacılık olduğunu öğrenmişti. Sultanhamam'da şapka satmak için küçük bir dükkân kiraladı.

Şen Şapka'dan Vakko'ya

Şen Şapka markası 30'lu yılların başında, böyle bir ortamda doğmuştu. Sonra, 2. Dünya Savaşı patladı. Savaş bittikten sonra ise...

Bay Vitali'nin "Hayatım Vakko" kitabından aktarıyorum:

"Türkiye'de kadınlar çalışmaya başladı. Terziye gitmeye vakitleri yoktu. İstanbul'da o yıllarda ya çok pahalı terziler ya da gündelikçiler vardı. Annem ve ablam gündelikçi olarak çalışırlardı. Sabahtan akşama kadar 5 - 6 elbise keser, dikerlerdi. Çalışan kadının hazır giyime geçmesi kaçınılmazdı..." Ve Bay Vitali, Cumhuriyet Türkiyesi'nde 'pret - a porte'yi işte böyle icat etti!

Beyoğlu'nda Vakko adlı çok katlı yeni bir mağazanın açılması, bir anda Türkiye çapında olay olmuştu. Pahalı ama çok şık giysiler satan bu mağazanın uzun ömürlü olacağına inanan pek yoktu. Ama Vakko, kısa zamanda Türk sosyal ve moda yaşamına damgasını vuruvermişti.
Dünkü gazetelerde Devlet Planlama Teşkilatı DPT'nin kurucularından Osman Nuri Torun'un ölüm ilanıyla karşılaştım. 1923 doğumluymuş.

Cumhuriyet'in yetiştirdiği ilk neslin son temsilcileri de birer ikişer aramızdan ayrılırken, onlarla birlikte neleri kaybettiğimizi de düşünmeden edemiyorum.

http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=46319
 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi