|
Değerli arkadaşlar, peki, bu kanun çıktığından bu tarafa yapılan işler nedir bir de oraya bakalım. 1966'dan bugüne kadar, yani otuzdört yılda 775 sayılı Kanuna göre yapılan iş şu: 657 adet gecekondu önleme bölgesi ilan edilmiş, 30 742 adet konut yapılmış, 100 000 kişilik kooperatif arsası tahsis edilmiş ve 40 000 arsa tahsisi yapılmış. Bakanlığın yaptığı işin tamamı bu değerli arkadaşlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı 21. Dönem 3. Yasama Yılı 21. Birleşim 28/Kasım /2000 Salı Ulaşmak İstediğiniz sayfa aralığını giriniz. Tutanak toplam 69 sayfadır.
ödenmemektedir. İşte, bunun asıl sebebine indiğimiz zaman, yetkinin merkezî yönetimde olmasına bağlıdır. Halbuki, bu iş mahallinde olsa, yani, belediyeler ve özel idareler devrede olmuş olsa, yakın semtteki arazisine belediye veya özel idare sahip olacaktır. Yine, belediye mülkleri alınmış, bedelleri ödenmemiş; yani, belediye mülkleri istimlak edilmiş, paraları tespit edilmiş, bu da ödenmemiş. Yine, çeşitli illerde -bakınız, bu çok önemli- 775 sayılı Kanuna göre, gecekondu önleme bölgesi icat edilmiş, konutlar yapılmış, kiraya verilmiş, kiralar düşük, bunların da satılması gerekir. Bu cümle çok önemlidir. Yani, devlet konut yapar, kiraya verirse, başarılı olmaz anlamına gelir. Yani, bir yerde, aslında, Bakanlık diyor ki "bu gerekçelere bakın, bana süre uzatımı vermeyin." Peki, Bakanlık ne yapacak; Bakanlığın görevi denetimdir. Burada Bakanlık, hem yargıç hem davalı hem davacı durumundadır, yani, bu iş devam ettiği sürece. Devlet artık konut yapmaz; nasıl, basma yapmadığı gibi, kumaş yapmadığı gibi, ayakkabı üretmemesi gerektiği gibi, devletin konut yapmaması gerekir. Madde burada, aynen; yaptığımız konutları kiraya vermişiz ve bu kiralar düşük "yapım ve onarımını karşılamamaktadır" denilmektedir. Yine, bu bölgeler satılmış; ancak, bedeli alınamamış. Çünkü, işin sahibi yok. Yine, oluşturulan bu bölgeler, amacına uygun olarak açılamamış. Gecekondu önleme bölgesi ilan edilmiş; ama, açılamamış. "Bazı bölgeleri de -artık, tümüyle gecekondu önleme bölgesi olmaktan çıkmış, işgaller olmuş- gecekondu önleme bölgesi olmaktan çıkarmak mecburiyetindeyiz." Yine, gerekçenin bir yerinde "bu gecekondu önleme bölgelerinde -burası da çok önemli, süre uzatılmaması için- 2981, 3280 ve 3336 sayılı Yasalar çerçevesinde -bunlar imar yasalarıdır- belediye başkanları bu bölgelerde imar planları hazırlamışlardır; ancak, hazırladıkları imar planları çok gecikmelidir." Neden; işin sahibi olmadığı için, işi ağırdan almaktadır. Yine, gerekçenin bir yerinde "Ankara İlinin talebini karşılamak için, Temelli bölgesinde gecekondu önleme bölgesi de gecikmiştir; bir an önce bunu da gerçekleştirelim" denilmektedir. Ayrıca, yine Bakanlığın bir gerekçesi var; deniliyor ki "775 sayılı gecekondu önleme bölgesi oluşturulmasıyla ilgili Gecekondu Kanununun yürütülmesiyle ilgili yönetmeliklerde sıkıntımız var. Özürlü vatandaşlarla ilgili de bir değişiklik yapmak istiyoruz." Tabiî, bu haklıdır; ancak, bu süre... Böyle bir yönetmelik dokuz yılda hazırlanmaz; altı ayda, bir ayda böyle bir yönetmelik hazırlamak mümkün. Komisyon müzakerelerinde neler söylendi, onlara baktığımız zaman, değerli milletvekilleri, Komisyon üyeleri "kanunda, büyük şehirlerin yararlandığı, küçük illerin yararlanmadığı bir anlayış hâkim" diyorlar. Bu, doğrudur; Ankara, İstanbul, Kayseri ve Konya gibi büyük illerde daha çok uygulanmıştır. Aslında, bence, bu büyük illerle birlikte -kanun da öyle diyor zaten; büyükşehir belediyesinde ve merkez ilçeler- büyükşehir koordinesinde merkez ilçeler yürütür diyor. Değerli arkadaşlar, Komisyon üyeleri tarafından, Ankara için gecekondu önleme bölgesi -zannediyorum Bakanlık bunu değerlendirecektir- Polatlı-Temelli yerine, Ankara-Çubuk-Samsun alternatif istikâmeti verilmiştir, belki bu da düşünelecektir. Yine, çok önemli bir konu, tezyidi bedel konusudur. Bakanlık istimlak etmiş, istimlak bedelleri 1966'da Bayandırlık Bakanlığı olarak sıfırlanmış; ancak, 1966'dan sonra, bugüne kadar 150 trilyon liraya ulaşmış; tekrar Bakanlığın borcu söz konusu denilmektedir. Ayrıca, burada konu, onbeş yıllık sürenin de yetmediğiyle ilgilidir. Aslında, Bakanlık, biraz daha akılcı davranmış, beş yıl istemiş; yani, 2005 yılı; ama, Komisyon üyeleri 2009 demiş, önümüzdeki teklif paketi de 2009'dur. Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakan da konuşmasında önemli konular üzerinde durmuş ve "Gecekondu Kanunu zaruretten doğdu" demiştir, bu doğru; ancak, bu kanunun yürütülmesini mahallî idarelere bırakmak mecburiyetindeyiz, biraz sonra onu da ifade edeceğim. Sayın Bakan, bu kanunun, özellikle uzatım süresine gerekçe olarak "konut açığı var, zemin etüdü yaptık, istimlak işleri sürüyor. Onun için, biz, Bakanlık olarak buna devam etmek durumundayız" diyor. Halbuki, biz bu görüşe katılmıyoruz. Bunların derhal ilgili belediyelere devredilmesi gerekmektedir. Değerli arkadaşlar, peki, bu kanun çıktığından bu tarafa yapılan işler nedir bir de oraya bakalım. 1966'dan bugüne kadar, yani otuzdört yılda 775 sayılı Kanuna göre yapılan iş şu: 657 adet gecekondu önleme bölgesi ilan edilmiş, 30 742 adet konut yapılmış, 100 000 kişilik kooperatif arsası tahsis edilmiş ve 40 000 arsa tahsisi yapılmış. Bakanlığın yaptığı işin tamamı bu değerli arkadaşlar. Şimdi, Fazilet Partisi olarak, bu tasarıyla dokuz yıl uzatılmasına neden karşı olduğumuzu ifade etmeye çalışacağım. Değerli arkadaşlar, evvela, hükümet çelişki içindedir. Hatırlanacağı üzere, bu hükümet, muhalefet partisinin de katkısıyla birlikte bir mahallî idareler yasa tasarısı hazırladı. Bu tasarıya baktığımız zaman -bu yasa tasarısı hazırlanırken biz de çağırıldık, 67 |