Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow JANDARMA HAKKINDA BİR NUTUK
JANDARMA HAKKINDA BİR NUTUK PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Salı, 27 Kasım 2007

JANDARMA  HAKKINDA  BİR  NUTUK                       Cumhuriyet Gazetesi

M E T İ N   E R K S A N                                                27 Haziran 1999

 

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Genel Kurmay Başkanlığı’na bağlı olan “Jandarma Genel Komutanlığı” 22 Haziran 1930’da , 1706 sayılı yasa ile kurulmuştur.

Şükrü Kaya (1882/1959); 1927/1937 yılları arasında, tam on yıl Türkiye Cumhuriyeti Devleti; İç İşleri Bakanlığı yapmıştır. Cumhurbaşkanı Atatürk, Başbakan İsmet İnönü, Genelkurmay Başkanı Mareşal Feyzi Çakmak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bu çok duyarlı yıllarında, İç İşleri Bakanlığını Şükrü Kaya’ya “emanet” etmişlerdir .

Şükrü Kaya; Galatasaray Lisesinden, İstanbul ve Paris/Sorbon Hukuk Fakültelerinden diploma almıştır . Şükrü Kaya ; 1913/1918 yılları arası İttihat ve Terakki Partisi’nde önemli görevlerde bulunmuş , “Mondros Bırakışması” sonucu İngilizler tarafından yargılanmak üzre Malta adasına sürülmüş , Malta adasından kaçmış , 1923 de Cumhuriyet Halk Partisi Mugla Milletvekili olarak B.M.M. ne girmiştir .

Şükrü Kaya koyu bir Cumhuriyetçidir . Şükrü Kaya ; bilinçli ve coşkulu bir konumda baglı oldugu Atatürk’ü Fransız devriminin büyük öncüsü Robespierre’e (1758/1794) kendisini aşırı Robespierre hayranı olan , Fransız devrimin kuramcısı Saint/Just’e (1767/1794)  benzetirmiş .

Şükrü Kaya Ankara Orduevi’nde ; 1930/1935 yılları arası önce Jandarma Genel Komutanı sonra Genel Kurmay Başkanı (1944/1946) olan , Orgeneral Kazım Orbay (1886/1964) onuruna 1935 de yapılan veda töreninde bir konuşma yapmıştır . Bu konuşmanın kimi bölümleri şöyledir .

“Jandarma ordunun bir bölümüdür . Jandarma ordunun ödevlerinden birini üstlenmiştir . Jandarmanın ödevi barışta ordunun savaşa hazırlanmasına olanak saglamaktır . Eger bir ülkede jandarma gücü bu ödevini yapamıyorsa , o zaman orduyu barışta iç işlerine karıştırmak , dolayısıyla ordunun savaş hazırlıgını aksatmak gibi sakıncalar oluşabilir . Bu nedenle ordu’nun savaşa hazır olması için , jandarma kuruluşunun güçlü olması ve ödevini yapması gerektir” . 

“Jandarmamızın kökleri ordumuzun kökleri gibi “Türk Tarihi”nin içindedir . Türk/Osmanlı Devleti döneminin jandarma gücü olan “zaptiye kuruluşu”na ilişkin asılsız söylenceler ve ögretiler , Türk/Osmanlı Devleti düşmanı yabancı güçler tarafından uydurulmuş yalanlardır” .

“Bir devlet yok edilmek istenildigi zaman , önce o devletin jardarması yok edilmek istenir . Bugün bir devletin bagımsızlık göstergesi tug ve tugra degil , o devletin jandarma kuruluşudur . Jandarması yok edilen Türk/Osmanlı Devleti’nden binlerce kilometre kare toprak çalınmıştır . Tarihimize baktıgımız zaman jandarmanın benim boyumu aşan yükseklikte kan döktügünü ve milyonlarca şehit verdigini görebiliriz” . “Jandarma ödevini Çanakkale/Gelibolu savaşlarının başlangıcından sonuna dek ateş hattında asker olarak savaşıp onurla yapmıştır . Jandarmanın ordunun içindeki yararlıkları ve askeri harekattaki kahramanlıkları için anıtlar dikmek gerektir“ .

“Jandarma I. Dünya Savaşında ileri ve geri ödevlerde çok başarılı olmuştur . Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra 1925 yılında , dogu bölgemiz dışında ülkemizin ulusal sınırları içinde ; 400 (dörtyüz) eşkiya çetesi vardı . Bunlar Türk/Osmanlı Devleti döneminden arta kalmış çetelerdi” .

“I.Dünya Savaşı içinde , Kurtuluş Savaşı sırasında , Türkiye Cumhuriyeti Devleti döneminde ; yüzlerce eşkiya çetesi , jandarma güçleri tarafından yok edilmeseydi ; tren yolları yapılamaz , asker toplanamaz ve ülkemiz düşman saldırısından kurtulamazdı . Jardarma canı ve kanı pahasına bu eşkiya yuvalarını yok etti . Ülke savunması için ölen jandarma askerlerinin ve subaylarının sayısı ,  ölen evlatlarımızın annelerini ve bizleri aglatacak ve kalplerimizi sızlatacak büyük bir sayıya yükselmiştir . Biz bu şehitlerimize aglıyoruz“ .

“Jandarmanın şu an bir tek eksigi vardır . O da jandarma kuruluşuna alınan genç askerlerdir . 20/21 yaşlarında annelerinin kucaklarından asker ocagına aldıgımız bu cesur çocukları , elleri nasırlı eşkiyaların , katillerin karşısına çıkarıyoruz . Ve bu cesur çocukları eşkiyalara , katillere öldürtüyoruz . Ölenlerin kanı için bir gün hesap vermek zorunda kalırsak , bu cesur gençlerin anneleri : “bizi aldattınız , vatan savunması için askere aldıgınız yavrularımızı canilere , katillere öldürttünüz” diye sorarlarsa bu sözlere verilecek cevap yoktur” .

“İşte jandarmanın acı yönleri bunlardır . Fakat bu ölümlerde yurt savunması içindir . Bu çocukların güvenligi için bir çare bulmalıyız” .

“Ordumuzun çok degerli komutanlarından biri olan , ülkenin askeri harekatlarında büyük ödevler yapan general Kazım Orbay , bu soruna bir çare bulmak için çok çalıştı . Beş yıl içinde yaptıgımız tüm konuşma , tartışma ve çalışmalarımız tümüyle bu konuya ilişkin olmuştur . Bu amaç gerçekleşmiştir” .

“Bu başarı general Kazım Orbay’ındır . Bugün general Kazım Orbay’ın saçlarını biraz beyazlaşmış görüyorsanız , bu beyazlaşma bu yogun çalışmalardan ötürüdür“ .

“Şu nedenle övünçlüyüm ; Jandarma subaylarının ve astsubaylarının bilgileri ve yetenekleri yüksek bir düzeye ulaşmıştır . Bu subaylar ve astsubaylar ödev ve görev yetenekleri yüksek jandarma erleri yetiştirmişlerdir” .

“Yapılan ve geliştirilen program 1940 yılında tümüyle gerçekleşecektir . Bu durum sonucu cesur erlerimiz daha yetenekli , ödevlerini daha büyük bir bilgiyle yapacak düzeye geleceklerdir . Bu programın uygulaması kolay olmıyacaktır . Fakat bu konuda bir tedirginligimiz yoktur . Çünkü bu program ulusumuzca kabul edilmiştir” .

“Bu şu demektir . Jandarmamız ulusca sevilmiş ve artık olumsuz bir propoganda olanagı kalmamıştır . Eskiden kötü bir durum karşısında “anam” diye bagıranlar , şimdi “jandarma” diye bagırmaktadır . Hastalanan jandarmaya koşuyor . Kötü kişilerden kaçanlar jandarmaya sıgınıyor . Yangına , sele jandarma yetişiyor . Jandarma ülkenin ve yurttaşların önünde duran bir koruma kalkanıdır . Jandarmanın tuttugu ve yüceltigi bu koruma kalkanı sürekli pekişecek ve yükselecektir“ .

Türkiye Cumhuriyeti Devleti , İç İşleri Bakanı Şükrü Kaya’nın 64 yıl önce “Jandarma” hakkında söyledigi sözler burada bitmektedir .

 

 

1914/1918 1.Dünya savaşında , 1915 de Çanakkale/Gelibolu savaşlarında   dört (4) seyyar Jandarma taburu görev yapmış ve ateş hattında savaşmıştır . Bu jandarma taburlarının adları ve Çanakkale/Gelibolu savaşlarında bulundukları ve savaştıkları bölgeler şunlardır .

GELİBOLU SEYYAR JANDARMA TABURU . Bu tabur Gelibolu yarımadasının tam orta yerinde olan “Tayfurköy”de yerleşik bir taburdur . G.S.J.T. Arıburnu/Anafarta/Seddülbahir bölgelerini denetlemekte ve gözetlemektedir . Bu tabur  25 Nisan 1915 sabahı saat 5.05 te , Gelibolu yarımadasındaki askeri güçlerin komutanlıgı olan ve karargahı Geliboluda bulunan (5.Ordu Karargahına , Arıburnu/Seddülbahir sahillerinde düşman çıkarmasının başladıgını telefonla bildirmiştir .

Bu telefon Çanakkale/Gelibolu savaşlarında çıkarmanın başladıgını komutanlıga bildiren ilk telefondur . Bu tabur Gelibolu yarımadasında , Arıburnu/Anafarta bölgesinde ateş hattında savaşmıştır .

BURSA SEYYAR JANDARMA TABURU . Seddülbahir/Kirte bölgesinde bulunmaktadır. Bu tabur 25 Nisan 1915 sabahı saat 5.05 te 5.Ordu Karargahına Seddülbahir sahillerinde düşman çıkarmasının başladıgını telefonla bildirmiştir . Bu tabur Gelibolu yarımadasında Seddülbahir/Kirte bölgesinde ateş hattında savaşmıştır .

ÇANAKKALE SEYYAR JANDARMA TABURU . Bu tabur Anadolu yakasında Kumkale/Beşige bölgesinde bulunmaktadır .  Bu tabur ile birlikte 31.Piyade Alay/6.bölük 25 Nisan 1915 sabahı saat 3.30 da Bozcaada’dan bir çok savaş gemisinin hareket ettigini , fakat bu gemilerin Çanakkale Bogazına mı veya Soros körfezine mi gittiklerinin karanlıkta ve yoğun sis içinde seçilmedigini 5.Ordu Karargahına bildirmişlerdir . Ç.S.J.T.’u Anadolu yakasında Kumkale/Beşige bölgesinde ateş hattında savaşmıştır .

İSTANBUL/BEYOGLU SEYYAR JANDARMA TABURU . Bu tabur Anadolu yakasında Kumkale/Beşige bölgesinde bulunmaktadır . Bu tabur 25 Nisan 1915 sabahı saat 3.30 da Bozcaada’dan birçok savaş gemisinin hareket ettigini , fakat bu gemilerin Çanakkale Bogazına mı veya Soros körfezine mi gittiklerinin karanlıkta ve yoğun sis içinde seçilmedigini 5. Ordu Karargahına bildirmiştir . İ.B.S.J.T.’u Kumkale/Beşige bölgesinde ateş hattında savaşmıştır .

1914/1918 1.Dünya Savaşında Çanakkale/Gelibolu bölgesinin savunmasını yapan; Komutanı General Liman von Sanders Paşa , 3.Kolordu komutanı Cevat Çobanlı Paşa , 19.Yedek Piyade Tümen Komutanı kaymakan (Kur.Yarbay) Mustafa Kemal Bey olan ünlü 5.Ordunun haber alma kaynaklarından çok önce , GELİBOLU SEYYAR JANDARMA TABURU  ve diger jandarma taburları 24/25 Nisan 1915 sabahı saat 5.05 de ve 3.30 da , düşmanın Arıburnu/Seddülbahir sahillerine çıkartma yaptıgını Başkomutanlık Karargahına bildirmiştir .

Bu büyük bir şeref ve onurdur . Jandarma ; 5.Ordunun piyade , topçu , süvari , istihkam , muhabere, uçak gibi tüm birimlerinin haber almasından önce davranmıştır . 1914/1918 1.Dünya Savaşında , Çanakkale/Gelibolu Savaşlarında yukarıda adlarını yazdıgım seyyar jandarma taburları ateş hattında kahramanca savaşmışlardır . Bu davranış  büyük bir şeref ve onurdur .

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi