Top Module Empty
Anasayfa arrow Haberler arrow Son Haberler arrow DTP'den aday OLACAĞIM
DTP'den aday OLACAĞIM PDF Yazdır E-posta
Yazar admin   
Pazar, 25 Kasım 2007
DTP'den aday OLACAĞIM
.

Gazeteci Arzu Sarı bugünkü köşesinde DTP’den aday olmak istediğini yazdı. Sarı neden DTP’den aday olmak istediğini bakın hangi cümlelerle ifade etti.

.
25.11.2007 13.44
.

ARZU SARI
 

Yüzyıllar boyu karşımızda çeşitli sorunların kaynağı olarak bulduğumuz İngiltere ve Fransa, destek verdiği terör sorunuyla şimdi yine karşımızda…

 

Menfi çıkarları doğrultusunda bu kez DTP’yi kullanan İtilaf Devletleri;

.

TBMM’ye girmeyi başaran bu Parti’ye “Azınlık Statüsü” kazandırmaya ve Türkiye’yi tahrik etme yoluyla Meclis’ten attırarak “Sürgün Parlamentosu” kurdurmaya çalışıyorlar.

 

Kendime dahi itiraf edemediğim; fakat, geçen yazıda bahsettiğim üzere “DTP’nin siyasi yol haritasını” çizenlerin aslında hep tanıdık, bildik şu bizim İngilizler’in başının altından çıktığını belirtmek için bir solukta sizle paylaştığım bu siyasi gerçek; aslında siyasilerin bilmemezlikten geldiği, sözde; sahte dostlukların bozulmaması için önü alınmayan bir setin taşmasından başka birşey değil…

 

DTP’nin kapatılmasının asla bir çözüm olamayacağı; çünkü yedek bir partinin derhal devreye sokularak bu döngünün devam edeceği gerçeği düğüme düğüm atmaktan başka bir şey olmayacaktır.

 

 

Hala mahkemesi devam eden kapatılmış DEHAP’ın ardından kurulan DTP’nin de aynı süreçlerle bugüne gelmesi, senaryo değişmediği sürece  yeni gelecek bir partiyle de aynı şeylerin devam edeceğinin göstergesidir.

 

Atatürk yaşasaydı; bugün, bu durumda ne yapardı? Oynanılan oyunun daha önce de sahnelendiği bir tarihi kaydı sizlere sunmak istiyorum:

 

I.Dünya Savaşı sonunda Türkiye’de “Kürt Sorunu” başlatmak isteyen İngilizler, Binbaşı Noel’i bu iş için görevlendirerek Anadolu’ya gönderir.

 

Amaç; Güneydoğu ve Doğu’daki Kürt Beyleri’yle görüştürüp bir Kürt Devleti kurdurmak, Türkler’i zayıflatarak böylece kuzeydeki petrol kaynaklarını garantiye almaktır. Karşılarında o zaman Mustafa Kemal’i bulacaklarını bilen İngilizler, öncelikle Kürtler’i kışkırtarak Atatürk’e saldırtmayı planlarlar.

 

Bunu ihbar alan Mustafa Kemal, Noel’i tutuklatmak için emir çıkarır ve Noel yurtdışına, Halep’e kaçar.

 

Bugün, ABD’den beklendiği gibi şüpheli ve karşılıklı(!) bir istihbarata dayanmayan bu bilgi, İngiliz Hükümeti’nin hazırladığı raporlarla da onaylanmıştır.

 

Bugüne kadar küçük çetelerle, ufak ufak kana yayılan bir mikrop gibi kışkırtılarak üzerimize salınan terör, işte bu aşamalardan geçerek tarih sayfalarının arasından tekrar sıyrıldı.

 

Tarih tekerrürden ibarettir sözünün yaşatıldığı sıcak gündemde sorumluluk, ne yazık ki sadece askerin üzerine yükleniyor. Dediğim gibi kışkırtmayla oluşturulan çeteler palazlanınca, sorun askeri boyuta geliyor; ve iş, Mehmetçiğe kalıyor.

 

Kendimizi savunma noktasına gelip de askerimiz gerekeni yaptığında da; bu kez ne hikmetse adımız “Barbar Türkler”e çıkıyor. Oysa; Osman Pamukoğlu, ve Erdal Sarızeybek Paşa’nın da dediği gibi yıllarca başa gelen siyasilerin, çözmek yerine bir düğüm de kendilerinin attığı terör sorunu; bugün İngilizler ve yandaşlarının desteklediği siyasi bir oyun olarak tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.

 

Şimdi…

 

Elimizde ele avuca sığmayan, yıkan, döken, kıran haylaz bir çocuk bulunuyor. Bu çocuğun suçları kaçınılmaz bir gerçek… Bu çocuğun adı: DTP!

 

Ama DTP öyle ya da böyle TBMM çatısına girmiş bir parti, yani yuvanın içinde bir çocuk… Bir parti, Meclis’e niye girer? Seçildiği kesim tarafından bölgelerine eğitim, sosyal hizmetler, yapılanma ve kalkınmayı kazandırmak için.

 

Ama DTP’nin bunlarla uzaktan yakından ilgisi bulunmamakta. Kendisini, yukarıda bahsettiğim üzere İngilizlerin verdiği boş ve yalan vaatlere kaptırmış, asıl görevinden bi’haber bir parti olarak Meclis’in bünyesinde yer alıyor.

 

Kürt asıllı vatandaşlarımız taleplerini bu yönde bildirerek yönlendirmelidir DTP’yi. DTP’den bölgelerini istihdam yaratacak projelerle zenginleştirmelerini beklemelidirler.

 

Ünlü Tarihçi Halil İnancık Hoca da yaptığı açıklamalarla bu konunun üstüne giderken, "Barzani ve PKK bu bütünleşmeyi önlemek için Batı'ya göçen Kürtler arasında, özellikle işsiz gençlik arasında kendi propagandalarını, etnik milliyetçiliği körüklemektedir. O yüzden aramıza gelen bu Kürt vatandaşları mutlaka biz benimsemeliyiz.

 

Bizim için önemli olan, Güneydoğulu halkımızı yanımıza almak, Barzani'nin propaganda savaşından kurtarmakla olacaktır. Aynı zamanda Güneydoğu illerimizde, geniş kapsamlı bir ekonomik sosyal projeyi bir an önce gerçekleştirmek ilk hedefimiz olmalıdır." diyerek DTP’nin sorumluluğunun bu yönde olması gerektiğini ve devletin de partiyi bu yönde çalışmaya yönlendirmesi gerektiğini belirtmiştir.

 

 

Gerçekten de ülkedeki problemler, hepimizin problemleridir; işsizlik, sosyal güvencesizlik ve mevcut tüm beklentiler, hepimizin devletten beklentileridir.

 

DTP’de bir CHP, bir MHP gibi asil davranmalıdır. Asil ve vatandaşının kalkınması ve eğitimi yönünde enerjisini harcamalıdır. Hiçbir devlet, bölücülük amacıyla bir partiyi kabullenemez meclisinde. Ülkemizde yaşayan milyonlarca Kürt asıllı vatandaşımız ihtiyaçlarına vekillik edecek kişileri Ankara’ya bu maksatla göndermiştir.

 

DTP’nin; bir köprü olsun, bölgesine pozitif hizmet etmesi gereklidir, bölücülükten uzaklaşmalı; elin boş vaatlerine inanmamalıdır. DTP diğer partilerle hizmette yarışmalıdır.

 

Ben bu keşmekeşliğin düzeleceğine ve DTP’yi kurtaracağımıza inanıyorum;

 

DTP uyanacak, gerçeği görecek ve ezeli düşmanlarımızın onları kullandığını fark edip; kendisini vatanı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne adayacak!

 

Ben de o zaman gururla, hiçbir partiden değil;

 

DTP’den aday olacağım!...

 

SON SAYFA

 

http://www.turkhaberler.net/haber_2/13137.htm 

 
< Önceki   Sonraki >
© 2008 Zeki Bingöl'ün Web Sitesi