|
Yazar admin
|
|
Cumartesi, 15 Eylül 2007 |
|
Türk İşi Mortgage - Zeki Bingöl  Sonunda kararını verdi. Artık Silahlı Kuvvetlerde yapacak bir işi kalmamıştı. Dilekçesini verdi ve Korgeneral N. Ç.nin makamına çıktı.
Korgeneral ona ;Sen kimsin? Şuna bak dedi. Sanki bir itmiş gibi hissetmesini istiyordu binbaşının. Girerken her asker gibi kendini takdim etmişti. O yüzden arz etmiştim dedi. Korgeneral N.Ç. Sen neyine güveniyorsun, arkanda kim var? Ben asıl onu merak ediyorum, delikanlıysan söylersin. Binbaşı gururlu bir şekilde Mustafa Kemal dedi.
O kim dedi, General.
Atatürk dedi, Binbaşı. Korgeneral N. Ç. Atatürk ü duyunca bir an dondu kaldı. Terlemeye başladı. Bak senin hazırladığın rapor elimde dedi. Belli ki askeri şuraya bu rapor da gitmişti.
Korgeneralin tek amacı vardı: Jandarma Genel Komutanlığına Kurmay Başkanı olmak.
Korgeneral aşağılamaya başlayınca Binbaşı ;Ben Cumhuriyetin onurlu bir subayıyım sizinle görüşmem burada bitmiştir dedi.
Seni mahkemeye vereceğim. Tazminat davası açacağım diyordu Korgeneral.
Aç dedi binbaşı ve odadan çıktı gitti.
Türkiye Cumhuriyeti Halkına Saygıyla Duyuruyorum SAYIN BAŞBAKANIM?
HUKUK VAR MI ?
775 Saylı 20.07.1966 tarihli Gecekondu yasası kapsamında hak sahibi olan ve yasanın 25 nci maddesinde:
Madde 25 - Her ne sebeple olursa olsun, bu kanun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmıyan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya her hangi bir yerde bir ev veya apartmanın ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır.
Demesine ve yönetmelikte çok açık tarifi yapılan ve yasaya göre gecekondu önleme bölgesi ilan edilen yerlerin hak sahiplerine verilmemiştir. Hal böyleyken yasanın 27 nci maddesinde ise:
Madde 27: Bu şartlara uymıyanlardan, bu kanuna göre tahsis edilmiş veya edilecek taşınmaz mallar hiçbir hüküm alınmasına lüzum kalınmaksızın geri alınır.
Hükmü gereği Türkiye Cumhuriyeti Devleti Yetkili Makamınca geri alınmasını,
Yine aynı yasanın 11 nci maddesi :
Madde 11 - Belediyeler, bu kanunda yazılı amaçlara tahsis edilmek üzere devraldıkları arazi ve arsaları bu amaçlar dışında tasarruf edemezler.
Gereği başka amaçlar için kullanılan arazİlerin ise yasa kapsamında kullanılmasının sağlanmasını,
Her ne kadar bazı belediyelerce bu yasa kapsamında devri alınan arazilerin başka mevzuata göre işlem yapılmış olsa da 775 sayılı yasanın 40 ve 41 nci maddeler:
Madde 40 - Bu kanun gereğince yapılan kamulaştırmalarda 6830 sayılı İstimlak Kanununun 23 üncü maddesi uygulanmaz.
Madde 41 - Bu kanunun uygulanması gereken yerlerde, diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.
Gereğince yapılan işlemlerin geçersiz olduğunun göz önüne alınmasını,
Yine anılan yasaya aykırı hareket edenlerin yasanın 37 nci maddesine göre cezalandırılmasını,
Fakrü zaruret içinde olan halkımızdan bu yasaya göre hak sahiplerine ev ya da arsa tahsisi yapılmasını,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olarak çocuklarımızın gasp edilen geleceğinin iadesini talep ediyorum. 01.01.2006
Zeki BİNGÖL
Cumhuriyetin kuruluşunu Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşı nda öz ama çok etkileyici şekilde anlatmaktadır. Atatürk ise Cumhuriyetin nasıl bir tehlikeyle karşılaşacağını çok kısa ama açık seçik Gençliğe Hitabı nda anlatmakta ve Cumhuriyeti gençliğe emanet etmektedir. Bu kitabın hazırlanmasında ulusal, yerel basında daha önce yayınlanmış, aleni görülen davalarda kayıtlara geçmiş olaylar hikayelendirilmiştir. Davası devam eden ve basında yer almayan hususlara değinilmemiştir.
Birinci bölüm
Ülkemizde sık ama acı çığlıklarla yaşanan gecekondu yıkımlarını hepimiz biliriz.Basında bunlar yer alır ve okurken veya seyrederken hepimizin yüreği burkulur. Bir yandan bu insanlara da kızarız. Hepimizin hakkı olan topraklara böyle sahiplenmelerine içerleriz.Çünkü bu topraklar kanla sulanarak bize emanet edilmiş ve biz de bizden sonraki nesle teslim edeceğiz.Zaten hala bu topraklar için canlar verilmekte değil mi? Bir memur emekli sandığından, işçi sosyal sigortalar kurumundan, küçük esnaf bağkurdan emekli olunca bir ev parası dahi yapmayan ikramiye alınca geçen otuz yılına nasıl bakar? Peki ya köyünden barkından göç edenler? Öyle birden karşısında polis jandarma eşiğinde dev iş makinelerini yuvam dediği dört duvardan ibaret damlarını yıkmak için geldiklerinde neler hissederler? Feryat figan.. Hikayemiz 1966 yılında başlıyor.775 Sayılı Gecekondu Yasası TBMM tarafından 20.07.1966 tarihinde kabul edilmiş, 30.07.1966 tarihinde 12362 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği Bakanlar kurulunca yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Peki bu yasa neyi emrediyor? Fakir ve gecekonduda yaşayanları ev sahibi yapmayı amaçlıyor. Nasıl mı? Yasa diyor ki ; Belediyeler kendi bölgelerinde eğer gecekondu yerleşim yeri varsa, hazineden, vakıflardan, özel şahıslardan yasaya uygun temin ettikleri arazileri bakanlığın onaylamasıyla beraber gecekondu önleme bölgesi ilan edecek. Bu arsaları ise yasanın 4 üncü maddesine göre temin edecekti. Yasanın ilgili maddelerinin tamamını kitabın sonuna aldık. Ve bazı kısımları anlatım kolaylığı için burada yazmayı uygun gördük. Madde 4 - Gecekonduların ıslah, tasfiye ve önleme bölgeleri içinde bulunan binalı ve binasız vakıf taşınmaz mallardan 3 üncü maddenin ikinci fıkrası kapsamı dışında kalanları, bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere, aşağıdaki şartlarla ve genel hükümlere göre bedeli ödenmek suretiyle ilgili belediyelerin mülkiyetine geçer: Yine aynı yasa gereği Emlak bankasında fon hesabı açılacak ve burada biriken paralarla alt yapısı yapılacak, bütün devlet teşkilatları bu evlerin yapımında bedelsiz olarak , özel kuruş ve kişiler de istekli olanlarda yardımcı olacak ve yüz metre kareden büyük olmayan sosyal konutlar yapılacaktı. Madde 12 - Bu Kanundaki hizmetlerin yürütülebilmesi için aşağıdaki kaynaklardan sağlanacak gelirler, Türkiye Emlak Kredi Bankasında, ilgili belediyeler adına açılacak özel hesaplarda toplanarak birer fon teşkil edilir: Bu konutlar ise yasanın emrettiği fakir ve dar gelirlilere verilecekti.Yasanın yönetmeliği ise fakir ve dar gelirlilerin nasıl tespit edileceğini izah ediyordu. Yasada kısaca ilgili maddesinde: Madde 25 - Her ne sebeple olursa olsun, bu kanun hükümlerince arsa tahsis edilecek kimselerin, yoksul veya dar gelirli olması, kendisinin veya eşinin veya ergin olmıyan çocuğunun herhangi bir belediye sınırı içinde ev yapmaya müsait arsaya veya her hangi bir yerde bir ev veya apartmanın ayrı bir dairesine karşılık olan payına sahip bulunmaması şarttır. Kimlerin yoksul ve dar gelirli sayılacağı, kendisine arsa tahsis edileceklerin öncelik sırası ve yukarda sözü geçen diğer hususların esasları yönetmelikte belirtilir. Öyle ki yasanın emrettiği kişilerin dışındakilere tahsis yapılarak suiistimal olursa herhangi bir mahkeme kararına lüzum kalmaksızın arazinin ve taşınmazın geri alınacağını hükme bağlamıştı. Madde 27: Bu şartlara uymıyanlardan, bu kanuna göre tahsis edilmiş veya edilecek taşınmaz mallar hiçbir hüküm alınmasına lüzum kalınmaksızın geri alınır. Yani TBMM 1966 yılında sosyal hukuk devleti olarak fakir ve dar gelirli vatandaşlarını ev sahibi yapmayı amaçlamıştı.Büyük bir atılımdı. Bir de yasayı çıkaran meclis, yasa çerçevesinde alınan araziler amacına uygun kullanılmaz ise ve suiistimal edilirse diye çok katı önlemler almıştı. Madde 11 - Belediyeler, bu kanunda yazılı amaçlara tahsis edilmek üzere devraldıkları arazi ve arsaları bu amaçlar dışında tasarruf edemezler. Yani araziler başka amaçla kullanılamazdı. Başka yasaların bu yasaya aykırı maddeleri uygulanamazdı.Yani bu yasaya göre belediyelerin tasarrufuna geçen araziler hiçbir şekilde başka amaçla kullanılamazdı. Madde 40 - Bu kanun gereğince yapılan kamulaştırmalarda 6830 sayılı İstimlak Kanununun 23 üncü maddesi uygulanmaz. Madde 41 - Bu kanunun uygulanması gereken yerlerde, diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz. Hatta konut yapılamayacak yerler var ise buralar sosyal amaçlı alışveriş yeri, sinema gibi yerler yapılacak ve elde edilen gelir yine bankadaki fona aktarılacak ve yasanın amacına uygun olarak değerlendirilecekti. Madde 8 - Bu kanun gereğince belediyelere devrolunan arazi ve arsalardan, şehir ve kasabaların ticari, İktisadi, sınai faaliyet merkezlerinde veya kesif iş bölgelerinde bulunan, bu ve sair sebeplerle alımsatım değerleri yüksek veya imar planlarına göre belirli bir kamu hizmetine ayrılmamış olan veya ucuz konut yaptırılması uygun görülmiyenler, belediye meclisi kararı ve İmar ve İskan Bakanlığının tasvibi halinde, belediyelerce, karşılığı bu kanunda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere 12 nci madde ile kurulan fon hesabına yatırılmak şartiyle ve yönetmelik esaslarına göre kiraya verilebilir veya satılabilir veya başka şekil ve surette kıymetlendirilebilir. Ülkede sosyal adalet sağlanacaktı. Yasa bu günlerde Morgate diye bilinen ve insanları ev sahibi yapmayı amaçlayan sistemden çok daha iyiydi. Hatta bu yasa ev sahibi olanların evlerini, o evde doğacak çocukların da geleceklerini garantiye almak için devir, satış, haciz gibi durumlara yirmi yıl müsaade edilmeyeceğini hükme bağlamıştı. Madde 34 - (Değişik fıkra: 02/03/1988-3414/4 md.) Bu Kanun hükümlerine göre belediyelerce tahsis olunan arsalar, yapılar ve bu arsalar üzerinde yapılan bina ile meydana gelen taşınmaz mallar, tahsis tarihinden itibaren 10 yıl süre içinde: a) Devir ve temlik olunamaz. b) Rehin, ve diğer ayni haklarla takyidedilemez. c) Satış va'di sözleşmesine konu teşkil edemez. d) Taksim ve satış suretiyle şüyuun giderilmesi talebine konu olamaz. e) Haczedilemez ve işgal olunamaz. Birde hak sahibi olmayan yani fakir ve dar gelirli olmayıp da bu yasaya göre alınan arazi veya konut edinen olursa hapis cezası getirilmişti. Madde 37 - Bu kanun hükümlerinden faydalanmak amaciyle yalan beyanda bulunan veya hakikate aykırı beyanname verenler ile bu kanunun yayımından sonra belediye sınırları içinde veya dışında belediyelere, Hazineye, özel idarelere veya katma bütçeli dairelere ait arazi ve arsalar üzerinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde izinsiz yapı yapanlar, yaptıranlar, bu gibi yapıları satanlar, bağışlıyanlar, rehin edenler veya diğer şekillerde devredenler ve bilerek devir ve satın alanlar, fiilen ağırlık derecesine göre 3 aydan 1 yıla kadar hapis ve 500 liradan 1000 liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar. Bu suçların tekerrürü halinde cezalar bir misli artırılabilir. Bu araziler Tapu dairesinde şerhli idi ve devlet tarafından takibi yapılıyordu. Gerçekten yapılmış mıydı? Tabi ki, hayır. Atatürk ne demişti:
Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Evet maalesef ülkemizde bu yasaya göre belediyelerin tasarrufuna geçen araziler talan edilmişti. İnsanlarımız arasında sosyal ve maddi uçurumlar meydana gelmiş ve haksız kazançlar, rant cinayetlere, çatışmalara sebep olmuştu. Geçim derdine düşen halkımız yolsuzluğun meydana getirdiği yoksulluk batağında çırpınır duruma düşmüştü.Tabi ki cezaevleri dolup taşarak Bayrampaşa gibi ucubeler meydana gelecekti, Maliye depremzedelerin prefabrik evlerini dahi satarak gelir sağlanmaya çalışırken Etiler"de bu yasaya uygun olarak gecekondu önleme bölgeleri ilan edilmiş olabilir miydi ve bilin bakalım kimlere tahsis edilmişti? Kitabımızda arazi tahsisi yapılan herkesin yasayı bilerek ihlal ettiğini kesinlikle söylemiyoruz. Belki onlar da kandırıldılar. Ama acı olan gerçek; bu yasaya aykırılık o kadar çok ki, eski iç işleri bakanı Saadettin Tantan üç yüz milyar doları bulur diye iyi niyetli tahminde bulunmuştu. Gençlik ülkenin bu sorununa mutlaka sahip çıkmalı. Çalınan, onların gelecekleri değil artık çocuklarının geleceğidir. Yönetmelikte ise kanunun nasıl uygulanacağı yazıyor, nasıl bir ev, nasıl arazi tahsisi yapılır. Yönetmelik incelendiğinde maalesef ne kadar büyük bir yolsuzluk yapıldığı anlaşılıyor. Yönetmeliğin bazı maddelerini kitabın sonuna yazmakta fayda vardı ve yazdık. Bu öyle bir soygundur ki Anayasa Mahkemesine bu yasanın maddelerinin değişmesi yönünde dava konusu olmuştu. Hangi maddesi mi? Tabi ki 40, 21nci maddeleri. Ama mahkemenin kararı oy çokluğu ile bu talebi red etmişlerdi. Kararnın tam metni kitabın sonundadır. Peki bu maddenin iptaline konu olan arazi neresiydi? Neden buna gerek duyulmuştu. O araziyi araştırınca anlaşılırdı belkide. Cumhuriyetin karşılaştığı en büyük tehdit kimine göre irtica, bölücülük, terör yada suç çeteleri olabilir. Ama asıl tehdit bunların yeşerdiği yoksulluk batağını meydana getiren yolsuzluktu. |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 24 Şubat 2008 )
|
|
|
Yazar admin
|
|
Salı, 04 Eylül 2007 |
|
Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği VİDEO ‘Hayata Dönüş’ operasyonu perde arkası Hayata Dönüş Operasyonu’yla ilgili ‘Bayrampaşa Cezaevi Gerçeği’ kitabı yazan emekli binbaşı Bingöl, o güne kadar hiç görmediği bombanın Kara Kuvvetleri’nden getirildiğini söyledi. |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 24 Şubat 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar admin
|
|
Çarşamba, 29 Ağustos 2007 |
|
16. yüzyıldan itibaren Akdeniz çevresinde bazı ülkelere yayılan Alevi-Bektaşilik inancının, Yahudiler tarafından korunmak amacıyla bir şemsiye olarak kullanılmaya başladığı belirtiliyor. Kendilerini gizlemek isteyen Yahudiler, Bektaşi dergâhlarına girerek Bektaşiler gibi davranmaya çalıştı. Zamanla Alevilerle kan bağını geliştiren Yahudiler, Alevilikle birleşip Yahudi-Alevi inancını doğurdular. Bunlar daha çok kendilerini gizleyerek yüzyıllarca hem Aleviler hem de Bektaşiler içinde yaşadılar |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 24 Şubat 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar admin
|
|
Çarşamba, 29 Ağustos 2007 |
|
“Mum söndü”yü Sebataycılar “Mesih”in (Sabetay Sevii'nin) yeniden dirilerek,Dünya'ya yeniden gelmesi için dini bir rükün(emir-ibadet) olarak yapmaktadırlar. |
|
Son Güncelleme ( Pazar, 24 Şubat 2008 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|